Ana içeriğe geç
Sözlük

dikme ile cümle

dikme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Odada dikiş dikmek için yeterli ışık yok.There's not enough light in this room for sewing.
Ona kotundaki deliği dikip dikmeyeceğini sor.Ask her if she'll sew up the hole in your jeans.
Yalnız hasta dikiş dikmekten zevk alıyor.The lonely patient derives pleasure from sewing.
Kendime bir elbise yapabileyim diye dikiş dikmeyi öğreniyorum.I'm learning to sew so that I can make myself a dress.
İğneye iplik geçiremediğim için dikiş dikmeyi sevmiyorum.I don't like sewing because I can't thread the needle.
Elbiseni dikmeyi bitirmek için geç saatlere kadar yatmadı.She stayed up late to finish sewing your dress.
Dikiş dikmeyi bıraktı ve biraz çay içti.She stopped sewing and had some tea.
Dikiş dikmekte çok iyisin.You are very good at sewing.
Bu yalnız hasta dikiş dikmekten zevk alır.This lonely patient takes pleasure from sewing.
Bunu dikmek birkaç saatimi aldı.It took me several hours to sew it.
Bahçeye ağaç dikmek zorundayım.I have to plant trees in the garden.
O bana dikiş dikmeyi bilip bilmediğimi sordu.She asked me whether I know how to sew.
Bu düğmeleri dikmek için bir iğnen var mı?Do you have a needle to sew on these buttons?
Ben dikiş dikmeyi sevmiyorum ama bu pantolonu kısaltmak zorundayım.I don't like to sew, but I shall have to shorten these trousers.
Dikiş dikmeyi seviyorum.I like sewing.
Onların giysilerini ben dikmem.I don't sew their clothes.
Biz daha çok çiçek dikmemiz gerekir.We should plant more flowers.
Tom Mary'ye yeni bir dikiş makinesi aldı ve ona dikiş dikmeyi öğretti.Tom bought Mary a new sewing machine and she taught him how to sew.
Tom, Mary'nin marulu dikmesini istediği yeri bilmiyor.Tom doesn't know where Mary wants him to plant the lettuce.
Bu çalıyı dikmeme yardım edebilir misin?Can you help me replant this shrub?
Dikmeyi nasıl öğrenirim?How do I learn to sew?
O, dikiş dikmekte çok iyi.She's very good at sewing.
Terzi kırmızı malzemeden yapılmış bir elbise dikmek için dikiş makinesini kullanıyor.The dressmaker is using her sewing machine to sew a dress made from red material.
"Bir Kadın Sanatçı Şükriye Dikmen / Sukriye Dikmen as a Woman Artist" (PDF)."Bir Kadın Sanatçı Şükriye Dikmen / Sukriye Dikmen as a Woman Artist" (PDF).
"Cafer Fahri Dikmen"."Cafer Fahri Dikmen".
1990'da Battulga, yerel olarak Macaristan'da kot pantolon dikmeye ve satmaya başladı.In 1990, Battulga started sewing and selling jeans locally and in Hungary.
Görevi, şehir duvarlarını tekrar dikmek ve şehir nüfusunu arttırmaktı.His task is to rebuild the walls and to re-populate the city.
Şükriye Dikmen, 1918 yılında İstanbul'da doğdu.Şükriye Dikmen was born in İstanbul in 1918.
Eşit olmayan kenara indirilen dikme hem açıortay, hem kenarortay özelliği gösterir.It is how he adds layers of meaning, without seeming to, that sets him apart.
Onlar burada katliam kurbanlarının anısına bir anıt dikmeyi planlamaktadırlar.They intend to erect their own monument in memory of victims of the massacre.
Dikmen Yaylası, Sakarya ili, Hendek ilçesi sınırlarındaki yayla.Panels, Lining, or Padding: Cushioning on the underside of the saddle.
Tek bildiğim tepeden diğer kenara bir dikme çizdiğim. .All I know is I went from this vertex and I dropped a line that's perpendicular to this other side.
Kadınları yeni ağaçlar dikmeye ve onları azar azar da olsa sulamaya ikna eder.She gets the women to plant new trees and water them, drop by drop.
Şu an ağaç dikmeye bir alternatif var ve umit ediyoruz ki onlar kesilmeyecek.Now there is an alternative to just planting trees and hoping that they won't get chopped down.
Mezarını işaretleyemeyeceğimize göre, en azından o sopayı toprağa dikmelisin.Since we can't mark his grave, you should at least stick that on the ground.
Size bir saksının içine bir otlak dikmenizi söylemiyorum, fakat otlakta bir saksıdan bahsediyorum.So I'm not saying that you should plant a meadow of pot, but a pot in a meadow.
Bayrağını dikmek istedi"I was here first."
Kendi kendime dikiş dikmeyi, tesisatı tamir etmeyi, mobilya kurmayı öğrendim.I've taught myself to sew, cook, fix plumbing, build furniture,
Mercutio 'ye söyle en az Tis; kadran müstehcen el için şimdi öğle dikmek üzerine.MERCUTlO 'Tis no less, I tell ye; for the bawdy hand of the dial is now upon the prick of noon.
Evi dikme etme işini, topluiğne başının üstünde küçük oyuklar açarak hallettim.And then I constructed it. And how I constructed it, is by making grooves in the top of the pinhead.
Gözümü asla öbür kızlara dikmem.I'll never stare at other girls.
Madam Wang benden bir elbise dikmemi istediMdm. Wang once asked me to make her a burial costume.
Kafaya dikmelisiniz yalnız, bunun gibi.Have to toss it off, though. Like this.
Şöyle de diyebiliriz, bu doğruların her biri kenarların orta dikmesidir. -And you might also say Well gee each of these line are also then the perpendicular
Gözlerimizi dikmeyi bırakmalım,su sadece eski bir kilise.Don't stop to stare, it's just an old church.
"Ölmeden önce bir ağaç dikmek istiyorum.""Before I die, I want to plant a tree."
Tanrınız RAB'bin nefret ettiği dikili taş dikmeyeceksiniz.Neither shall you set yourself up a pillar; which Yahweh your God hates.
Doğmanın zamanı var, ölmenin zamanı var. Dikmenin zamanı var, sökmenin zamanı var.a time to be born, and a time to die; a time to plant, and a time to pluck up that which is planted;
Yırtmanın zamanı var, dikmenin zamanı var. Susmanın zamanı var, konuşmanın zamanı var.a time to tear, and a time to sew; a time to keep silence, and a time to speak;
İsa şu karşılığı verdi: ‹‹Göksel Babamın dikmediği her fidan kökünden sökülecektir.But he answered, "Every plant which my heavenly Father didn't plant will be uprooted.
Ben hiç kimsenin altınına, gümüşüne ya da giysisine göz dikmedim.I coveted no one's silver, or gold, or clothing.
Allah'ın sizi birbirinizden üstün kıldığı şeylere göz dikmeyin.Do not covet what God has favoured some with more than He has some others.
(Resulüm!) Mümin erkeklere, gözlerini (harama) dikmemelerini, ırzlarını da korumalarını söyle.Tell the believing men to lower their eyes and guard their private parts.
Onlardan bazı zümrelere kendilerini denemek için verdiğimiz dünya hayatının süsüne gözlerini dikme.Do not be envious of what We have given to some people as means of enjoyment and worldly delight.
Sakın, onlardan bazı çiftlere verdiğimiz nimet ve zevklere gözlerini dikme. Onlar için tasalanma da.Do not yearn for other people's property and wives and do not grieve (that they do not believe).
Onların bazılarına, sınamak için verdiğimiz dünya hayatının süslerine gözünü dikme.Do not be envious of what We have given to some people as means of enjoyment and worldly delight.
Sakın, onlardan bazı çiftlere verdiğimiz nimet ve zevklere gözlerini dikme.Strain not thine eyes.
Türkiye, kampanya kapsamında yılda yaklaşık 200 milyon ağaç dikme sözü verdi.As part of the campaign, the country has pledged to plant some 200m trees annually.
Kültür ve Spor: Türkiye gazetecinin anısına heykel dikmeyi planlıyorCulture and Sports: Turkey plans for statue to commemorate journalist
Onur Dikmen (d. 2 Temmuz 1981, İstanbul), Türk oyuncudur.Onur Dikmen (born 2 July 1981) is a Turkish actor.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod