Hafif dikkatsizlik büyük bir felakete sebep olabilir.Slight inattention can cause a great disaster.
Çantanı bırakman dikkatsizlikti.It was careless of you to leave your bag.
Yanlış otobüse binmem dikkatsizlikti.It is careless of me to take the wrong bus.
Orman yangını dikkatsizlik yüzünden oldu.The forest fire occurred through carelessness.
O planda büyük dikkatsizlik var.There is big oversight in that plan.
Böyle sorunlar dikkatsizlikten kaynaklanır.Such trouble stems from carelessness.
Katılımcılar onu dikkatsizlikle suçladı.The participants accused him of carelessness.
Arabamın anahtarını kaybetmen dikkatsizlikti.It was careless of you to lose my car key.
Kazalar çoğunlukla dikkatsizlikten kaynaklanır.Accidents often result from carelessness.
Dikkatsizlik kazaları ortaya çıkarır.Accidents arise from carelessness.
Birçok kaza dikkatsizlikten ortaya çıkar.Many accidents arise from carelessness.
Ölümcül hatalar dikkatsizlikten ortaya çıkar.Fatal errors arise from carelessness.
O dikkatsizlik için bir üne sahipti.He had a reputation for carelessness.
Dikkatsizlik çoğunlukla kazalarla sonuçlanır.Carelessness often results in accidents.
Dikkatsizlik ciddi bir kazaya neden olabilir.Carelessness can lead to a serious accident.
Dikkatsizlik çoğunlukla kazalara neden olur.Carelessness often causes accidents.
Dikkatsizlikten,arabasıyla direğe çarptı.By lack of attention, she hit the post with her car.
Dikkatsizlik devamlı kazalara neden olur.Carelessness causes frequent accidents.
Dikkatsizlik ediyorsun.You're getting careless.
Yangın dikkatsizlikten kaynaklanıyordu.The fire originated from carelessness.
"Ben yeteri kadar önem vermediği için, sivil dikkatsizlik ACTA dışarı imzaladı."I signed ACTA out of civic carelessness, because I did not pay enough attention.
Diyarbakır Askerî Mahkemesi olayın dikkatsizlik sonucu gerçekleştiği hükmüne vardı.The High Court of Justice held the Order in Council was invalid.
Bu tarz bir matematiksel dikkatsizlik, kesinlikle sorumsuzca.This kind of mathematical oversight is simply irresponsible.
Bir dikkatsizlik hatası yaptığıma eminim.I'm sure I made a careless mistake.
Hükümetimizin dikkatsizliklerine tanık olduk.We've looked at our government oversight.
Dikkatsizlik için sık sık duyduğunuz bir diğer açıklama da gururdur.Another explanation that you often hear for recklessness is hubris.
Ve aç gözlülük ve gurur dikkatsizlik söz konusu olduğunda sıkıca birbirine dolanmıştır.And greed and hubris are intimately intertwined when it comes to recklessness.
Bu -4/5. Sanırım bu doğru, dikkatsizlikten hata yapmadım.I think that's right, assuming that I didn't make any careless mistakes.
Bir dikkatsizlik hatası yapmamaya çalışıyorum.I always want to make sure I don't make a careless mistake.
Dikkatsizlik hatası yapmak istemiyorum.I don't want to make a careless mistake.
Her Allahın günü hata yaparlar - dikkatsizlikten doğan hatalar.They make mistakes every single day -- mistakes born out of carelessness.
Bu dikkatsizlik hatalarını yapmamalıyım. -Got to make sure I don't make those careless mistakes. That's the tough part.
Şaşırtıcı bir şekilde, bu dikkatsizlik hayali uyaranlara bile uygulanabilir.Surprisingly, this inattention can even apply to imagined stimuli.
Dikkatsizliklerinden rahatsız olan çocuk, bedenleri darağacına geri asar.The boy, annoyed at their carelessness, hung them back up in the gallows.
Dikkatsizlik en büyük düşmandır.Unachtsamkeit ist der größte Feind.
"Ben yeteri kadar önem vermediği için, sivil dikkatsizlik ACTA dışarı imzaladı.«Я подписала ACTA из гражданской беспечности, потому что я не уделила достаточного внимания.
Dikkatsizlik çoğunlukla kazalarla sonuçlanır.Neglijența conduce adesea la accidente.
Diyarbakır Askerî Mahkemesi olayın dikkatsizlik sonucu gerçekleştiği hükmüne vardı.בית-המשפט המחוזי קבע כי התקיימה גניבת עין.
8. Bu dikkatsizlik hatalarını yapmamalıyım. -Tengo que asegurarme de no hacer esos errores por descuido esa es la parte difícil
Bazen saflık, küstahlık veya bencillik, bazense dikkatsizlikten ortaya çıkabilir.Cela peut sortir de l'innocence, de l'arrogance, ou de l'égoïsme, et même parfois de la négligence.
Bazen saflık, küstahlık veya bencillik, bazense dikkatsizlikten ortaya çıkabilir.순진함이나 오만함으로부터 얻어집니다. 혹은 이기심이나 부주의함으로부터 생기죠.
Bazen saflık, küstahlık veya bencillik, bazense dikkatsizlikten ortaya çıkabilir.Lo si raggiunge per ingenuità o arroganza per egoismo, o talvolta per disinteresse.
Bazen saflık, küstahlık veya bencillik, bazense dikkatsizlikten ortaya çıkabilir.Może wypływać z niewinności lub arogancji, albo z egoizmu, czasami z nonszalancji.
Bazen saflık, küstahlık veya bencillik, bazense dikkatsizlikten ortaya çıkabilir.Poate fi obţinut din inocenţă sau aroganţă, sau din egoism, uneori din nepăsare.
Bazen saflık, küstahlık veya bencillik, bazense dikkatsizlikten ortaya çıkabilir.Se puede lograr como producto de arrogancia o inocencia, o producto de egoísmo e inlcuso descuido.
Bazen saflık, küstahlık veya bencillik, bazense dikkatsizlikten ortaya çıkabilir.Може да се постигне от невинност или арогантност или от себичност, понякога от небрежност.
Bazen saflık, küstahlık veya bencillik, bazense dikkatsizlikten ortaya çıkabilir.Это может быть достигнуто по наивности, или самонадеянности, или из эгоизма, иногда по беспечности.
Bazen saflık, küstahlık veya bencillik, bazense dikkatsizlikten ortaya çıkabilir.הוא יכול להיווצר מתוך תמימות או יהירות או מתוך אנוכיות, לפעמים מתוך חוסר שימת לב
Bazen saflık, küstahlık veya bencillik, bazense dikkatsizlikten ortaya çıkabilir.ويمكن أن يكون وليد البراءة أو الغطرسة, أو الأنانية، وأحيانا وليد عدم الاكتراث.
Bazen saflık, küstahlık veya bencillik, bazense dikkatsizlikten ortaya çıkabilir.身勝手 時には 注意不足の 産物です たいていは よく説明がつかない
Bir dikkatsizlik hatası yapmamaya çalışıyorum.Ahora, déjenme eliminar esta entrada de aquí.
Bir dikkatsizlik hatası yapmamaya çalışıyorum.Vždy se chci ujistit, že neudělám chybu z nedbalosti.
Bir dikkatsizlik hatası yapmamaya çalışıyorum.Zawsze sprawdzam, czy nie popełniłem głupiego błędu.
Bir dikkatsizlik hatası yapmamaya çalışıyorum.ارغب دائماً بالتأكد انني لم ارتكب خطأ غير مقصود
Bir dikkatsizlik hatası yaptığıma eminim.Estes são as coisas que menos gosto de fazer.
Bir dikkatsizlik hatası yaptığıma eminim.Estoy seguro que cometi un error superficial.
Bir dikkatsizlik hatası yaptığıma eminim.Jag är säker på att jag gjort en slarvig misstag.
Bir dikkatsizlik hatası yaptığıma eminim.J'ai Voudre telephoné pour cou de fille
Bir dikkatsizlik hatası yaptığıma eminim.Tôi chắc mình đã làm sai ở đâu
Bu dikkatsizlik hatalarını yapmamalıyım. -있는지 확인 있어 내가 그 부주의로 실수 하지 마십시오. 그 힘든 부분입니다.