Ana içeriğe geç
Sözlük

dikkatlice ile cümle

dikkatlice kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Tom sözlerini dikkatlice seçti.Tom picked his words carefully.
Tom peçeteleri dikkatlice katladı.Tom folded the napkins carefully.
Tom arkadaşlarını dikkatlice seçer.Tom chooses his friends carefully.
Tom kelimeleri dikkatlice telaffuz etti.Tom carefully pronounced the words.
Tom odaya dikkatlice bakındı.Tom looked around the room carefully.
Bunu çok dikkatlice düşündüm.I have considered that very carefully.
Lütfen bu evraklara dikkatlice bak.Please look at these papers carefully.
Dikkatlice dinle ve yapmanı söylediğim şeyi yap.Listen carefully and do what I tell you to do.
Tom Mary'nin söylediği her şeyi dikkatlice dinledi.Tom listened carefully to everything Mary said.
Dikkatlice dinle ve tam olarak sana söylediğimi yap.Listen carefully and do exactly what I tell you.
Tom dikkatlice yaklaştı.Tom approached cautiously.
Tom dikkatlice dinledi.Tom listened attentively.
Tom dikkatlice izledi.Tom watched carefully.
Onlar dikkatlice devam etti.They continued cautiously.
Onlar dikkatlice girdiler.They entered cautiously.
Şimdi dikkatlice dinle.Now listen up.
Tom'u dikkatlice izledim.I watched Tom carefully.
Karar vermeden önce seçeneklerimi dikkatlice düşündüm.I carefully considered my options before making my decision.
Tom parmak izlerini bıçaktan dikkatlice sildi.Tom carefully wiped his fingerprints off the knife.
Çok az zamanımız var, bu yüzden dikkatlice dinle.We have very little time, so listen carefully.
Tom cihazı dikkatlice inceledi.Tom inspected the equipment carefully.
Bence senin sorunun insanlar bir şeyler açıklarken dikkatlice dinlememen.I think your problem is that you don't listen carefully when people are explaining things.
O kapıyı dikkatlice kapat.Shut that door carefully.
Tom Mary'nin John'un söylediği her şeyi dikkatlice dinlemesini istedi.Tom asked Mary to listen carefully to everything John said.
Dikkatlice sür.Drive cautiously.
Dikkatlice sür! Yollar tehlikeli.Drive carefully! The roads are treacherous.
Ben daha dikkatlice okuyacağım.I'll read more attentively.
Montaj talimatlarını dikkatlice okuyun.Read the assembly instructions carefully.
Talimatları dikkatlice okuyun.Read the instructions carefully.
Tom heykele dikkatlice baktı.Tom regarded the statue carefully.
Lütfen söylediğimi dikkatlice dinle.Please listen carefully to what I say.
Tom cılız merdivene dikkatlice tırmandı.Tom carefully climbed up the rickety staircase.
Tom dikkatlice açık kapıyı itti ve odaya girdi.Tom cautiously pushed the door open and entered the room.
Tom dikkatlice duvardaki deliğe elini soktu.Tom cautiously stuck his hand into the hole in the wall.
Tom kumaşı bir makasla dikkatlice kesti.Tom carefully cut the fabric with a pair of scissors.
Dikkatlice araba kullanırsanız, kazalardan kaçınırsınız.If you drive carefully you'll avoid accidents.
Sakin kalalım ve bunu enine boyuna dikkatlice düşünelim.Let's stay calm and think this through carefully.
Söylemek zorunda olduğum şeyi dikkatlice dinle.Listen carefully to what I have to say.
Tom bir tane aldı ve ona dikkatlice baktı.Tom picked up one and looked at it carefully.
İnsanlar spikeri dikkatlice dinledi.The people listened to the speaker attentively.
Tom işi dikkatlice yaptı.Tom did the work carefully.
Tom toplantı için dikkatlice hazırlandı.Tom prepared carefully for the meeting.
Karanlık sokakta dikkatlice aşağıya doğru yürüdüm.Tom walked cautiously down the dark alley.
Şimdi dikkatlice dinlemeni istiyorum.Now, I want you to listen carefully.
Şimdi, beni dikkatlice dinle.Now, listen to me carefully.
Tom dikkatlice zarfı açtı.Tom cautiously opened the envelope.
Çok dikkatlice dinle.Listen very closely.
Cevaplamadan önce dikkatlice düşün.Think carefully before answering.
Tom beni dikkatlice izledi.Tom watched me carefully.
Onu dikkatlice izledim.I watched him carefully.
Herkes bizi dikkatlice izledi.Everyone watched us carefully.
Herkes onları dikkatlice izledi.Everyone watched them carefully.
Herkes beni dikkatlice izledi.Everyone watched me carefully.
Herkes onu dikkatlice izledi.Everyone watched him carefully.
Teğmen Dan Anderson DNA testi için örnekleri dikkatlice topladı.Lieutenant Dan Anderson carefully collected samples for DNA testing.
Bunu dikkatlice düşünmek zorundayım.I have to think this over carefully.
Annem kapağı dikkatlice açtı.My mother carefully opened the door.
Etiketi dikkatlice okuyun.Read the label carefully.
Bunu yalnızca bir kere söyleyeceğim bu yüzden dikkatlice dinle.I will say this only once, so listen carefully.
Tom dikkatlice bir iyimserdi.Tom is cautiously optimistic.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod