dikkatli ile cümle
dikkatli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Dikkatlice bak. Nasıl yapıldığını sana göstereceğim.Look carefully. I'm going to show you how it's done.
Onu kızdırmamak için dikkatli olmalısın.You must be careful not to make him angry.
Fazla yemek yememek için dikkatli olsan iyi olur.You had better be careful not to overeat.
Araba kullanırken çok dikkatli olamazsın.You cannot be too careful when driving.
Güvenliğiniz hakkında daha dikkatli olmalısın.You should be more thoughtful of your safety.
Dersi not alırken dikkatli olmanızı tavsiye ederim.I advise you to be careful in making notes for the lecture.
Daha dikkatli olmalısın.You should be more careful.
Daha dikkatli olmalıydın.You ought to have been more careful.
Daha dikkatli ol.Her şeye acele etmek işlerini berbat edecektir.Be more careful. Rushing through things is going to ruin your work.
Dikkatli olmazsan seni haklayacak.She'll get the better of you if you aren't careful.
Eğer dikkatli olmazsan ,kayabilir ve buzlu basamakların üstüne düşebilirsin.If you're not careful, you might slip and fall on the icy steps.
Çok dikkatliydim fakat soğuk aldım.I was very careful, but I caught a cold.
Denizde yüzerken dikkatli olmalısın.You must be careful when swimming in the sea.
Biz çok dikkatli hareket etmeliyiz.We've got to move very carefully.
Yaptığımız hakkında her zaman dikkatli olmalıyız.We should always be careful of what we do.
Barut çok dikkatli şekilde işlenmeli.Gunpowder needs to be handled very carefully.
Bilim, dikkatli gözleme dayanmaktadır.Science is based on careful observation.
Sürücünün yeterince dikkatli olmadığı belliydi.It was obvious that the driver had not been careful enough.
Araba sürerken çok dikkatli olamazsın.You cannot be too careful when you drive.
Dikkatlice dinle.Listen carefully.
Dikkatlice dinleyin, yoksa onun söylediklerini kaçıracaksın.Listen carefully, or you'll miss what he says.
Daha dikkatli sür yoksa kaza yapacaksın.Drive more carefully, or you will have an accident.
Dikkatli bir okuyucu hatayı fark ederdi.A careful reader would have noticed the mistake.
Sana tekrar tekrar dikkatli olmanı söyledim.I've told you again and again to be more careful.
Daha dikkatli ol, yoksa hata yapacaksın..Be more careful, or you will make mistakes.
O zaman dikkatli olsaydı, korkunç kaza olmazdı.If he had been careful then, the terrible accident would not have happened.
O, o zaman dikkatli olsaydı, korkunç kaza olmazdı.If he had been careful then, the terrible accident would not have happened.
Herkes çok dikkatli dinliyordu.Everyone was listening very carefully.
Bob'a kalırsa, bir şey dönüyor. Buna karşılık, Jane çok dikkatli.As far as Bob is concerned, anything goes. By contrast, Jane is very cautious.
Başarılı bir iş dikkatli finansal yönetim üzerine inşa edilmiştir.A successful business is built on careful financial management.
Sürücü bize otobüsten inerken dikkatli olmamızı söyledi.The driver told us to be careful when we got off the bus.
Yabancılarla iş yaparken dikkatli olacaksın.You should be on your guard when doing business with strangers.
Merdivenden tırmanırken dikkatli olun.Take care when you climb up the ladder.
Merdivenden yukarı çıkarken dikkatli olun.Take care when you climb up the ladder.
İşlek bir caddeyi geçerken dikkatli olmalısın.You must be careful when crossing a busy street.
Mochida'nın elinden geleni yaptığı doğru ama yeterince dikkatli değildi.It is true that Mochida did his best, but he wasn't careful enough.
Bir bıçakla dikkatli olmalısın.You should be careful with a knife.
Lütfen kartları dikkatlice karıştır.Please shuffle the cards carefully.
Her iki seçeneği de dikkatlice düşündük.We have given careful thought to both alternatives.
Lütfen dikkatli sürün.Please drive carefully.
Dikkatli dinlemen için sana yalvarıyorum.I beg of you to listen carefully.
Sonunda, dikkatlice geri saymaya başladılar.At last, they began to count down cautiously.
Dikkatli değildim ve yanlışlıkla hatalı otobüse bindim.I wasn't being mindful and got on a wrong bus by mistake.
Bu dikkatli bir değerlendirme gerektirir.That requires careful consideration.
Daha dikkatli yapılmalıdır.It must be done more carefully.
Yaşlı adam yolu dikkatlice yürüyerek geçti.The old man walked across the road carefully.
Meseleyi daha dikkatli araştır.Look into the matter more carefully.
Doktor, hangi ilacı vereceğine karar vermeden önce dikkatlice düşünür.The doctor thinks carefully before deciding what medicine to give.
İkisini dikkatlice karşılaştır ve farkı göreceksin.Compare the two carefully, and you will see the difference.
Yankesicilere karşı dikkatli olun.Be on your guard against pickpockets.
Bu sorun, ancak, daha dikkatli değerlendirilmelidir.This problem, however, should be considered more carefully.
Sorunu daha dikkatli şekilde göz önünde bulundurmalıyız.We have to consider the problem more carefully.
Bu teleskop dikkatlice kullanılmalı.This telescope must be used carefully.
Bu bölgenin demografik yapısına daha dikkatli bakılması gerekir.It is necessary to look more carefully into the demographic configuration of this region.
Bu deneyi yaparken çok dikkatli olamazsın.You can't be too careful when doing this experiment.
Gözlüğü dikkatli kullanın.Handle the glasses carefully.
Evet. Biz çok dikkatli olmalıyız.Yes. We should be very careful.
En dikkatli adam bazen hata yapar.The most careful man sometimes makes mistakes.
Kitaplardan dikkatli bir seçim yapmak zorundasın.You have to make a careful choice of books.
Büyük bir hata yapmaktan kaçınmak için daha dikkatli olmalısın.You must be more careful to avoid making a gross mistake.