O onun dikkatini çekmek için kasten mendilini düşürdü.She dropped her handkerchief on purpose to draw his attention.
Herkesin dikkatini çekmek zorunda kaldım.I had to get everyone's attention.
İki adam onun dikkatini çekmek için yarıştı.The two men competed for her attention.
Tom öğretmenin dikkatini çekmek için elini kaldırdı.Tom raised his hand to get the teacher's attention.
Ben sadece Tom'un dikkatini çekmek istedim.I just wanted to get Tom's attention.
Tom Mary'nin dikkatini çekmek için herhangi bir şey yapardı.Tom would do anything to get Mary's attention.
Tom Mary'nin dikkatini çekmek için kollarını salladı.Tom waved his arms to get Mary's attention.
Sitenin anonim topluluğu ve kültürü sıklıkla medyanın dikkatini çekmektedir.The site's anonymous community and culture have often provoked media attention.
Nadiren de olsa, bu kristaller insanın dikkatini çekmek için yeterlidir.These crystals, though rare, are enough to attract the attention of humans.
Annesinin dikkatini çekmek için yeterli oldu.That was enough to catch his mother's attention.
Soyle diyebiliriz, insanlarin dikkatini cekmek icin korkuyu kullandik.We've used fear, if you like, to grab people's attention.
Dünyadaki caz dinleyici kitlelerinin dikkatini çekmek ikinci planda olmalıdır."Getting the attention of jazz audiences in the world should come after."
Thunberg, öğretmenlerinin dikkatini çekmek için görüşlerinin birbirlerinden ayrıldığını söylüyor.Thunberg says her teachers are divided in their views about her missing class to make her point.
Bebeklerin dikkatini çekmek için kareler renk değiştirdi.The squares changed color in order to catch the infants' attention.
Reklamcılar halkın dikkatini çekmek için yarıştı.Advertisers competed to attract public attention.
Kore filmlerinin bu başarısı Hollywood'un da dikkatini çekmekte gecikmemiştir.Ce film a suffisamment de succès au Québec pour retenir l'attention des studios d'Hollywood.
Ancak, Homer'ın dikkatini çekmekten zevk alır.Por lo que abraza a Homer.
Yavru kedilerin annelerinin dikkatini çekmek için kullandıkları sestir.المواء هو لفظ تستخدمه القطط الصغيرة للحصول على الاهتمام من القطط الأم.
Sitenin anonim topluluğu ve kültürü sıklıkla medyanın dikkatini çekmektedir.Anonymous, uma comunidade e cultura do site, muitas vezes provocou a atenção da mídia.
Bunun ardından gemi, yakınlarda bulunan diğer gemilerin dikkatini çekmek için işaret fişekleri atmaya başlar.O navio começa então a lançar fogos de artifício para tentar chamar a atenção de outros navios.
Bir kimseyi iğnelemek, uyarmak veya dikkatini çekmek amaçlı yapılan söz sanatı da denilebilir.Que um Arhat pode estar faltando em conhecimento, ter dúvidas ou se destacar por outros.
Ancak, Homer'ın dikkatini çekmekten zevk alır.Pelo lado positivo, ele passa a gostar da atenção recém descoberta de Homer.
Böylece medyanın dikkatini çekmek zapin kendisinden daha önemli oldu.Wzrosło natomiast zainteresowanie mediów jego osobą.
Bu dönemlerde devlet ve toplum düzenindeki bozulmalar hükümdarların da dikkatini çekmekteydi.W kraju widoczne było powszechne niezadowolenie z ówczesnego poziomu życia i polityki rządzących.
Nadiren de olsa, bu kristaller insanın dikkatini çekmek için yeterlidir.Vzácné krystaly trvale vzbuzují pozornost sběratelů.
Ancak, Homer'ın dikkatini çekmekten zevk alır.Otthon viszont élvezte Homer odaadását.
Bunun ardından gemi, yakınlarda bulunan diğer gemilerin dikkatini çekmek için işaret fişekleri atmaya başlar.Alukselta aletaan ampua ilotulituksia, lähellä olevien laivojen huomion herättääkseen.
Böylece medyanın dikkatini çekmek zapin kendisinden daha önemli oldu.Nyt murhaajan paljastaminen on entistäkin tärkeämpää.
Yine 1992 yılında dünyanın bu konuya dikkatini çekmek için Paris'te uluslararası bir toplantı düzenlendi.Έγινε διεθνής συνάντηση, επίσης, το 1992 στο Παρίσι ώστε να δημοσιοποιηθεί το θέμα και να αναληφθεί δράση.
Böylece medyanın dikkatini çekmek zapin kendisinden daha önemli oldu.Oppmerksomheten fra media gjorde henne enda mer kjent.
Yine 1992 yılında dünyanın bu konuya dikkatini çekmek için Paris'te uluslararası bir toplantı düzenlendi.Nó đã tổ chức một cuộc họp quốc tế vào năm 1992 tại Paris để đặt chủ đề trước thế giới và bắt đầu hành động.
Böylece medyanın dikkatini çekmek zapin kendisinden daha önemli oldu.メディアの注目を集めるにあたって、最も重要なのはそのアイデアそのものだった。
Bunun dışında, okuyucunun dikkatini çekmek için bu unsur zekice önceden ima edilebilir.^ 展開的には読者に考えさせるため、あえて不明にしているとも受け取れる描き方ではある。
Yavru kedilerin annelerinin dikkatini çekmek için kullandıkları sestir.母に作ってもらった猫のぬいぐるみを大切に持っている。
Sitenin anonim topluluğu ve kültürü sıklıkla medyanın dikkatini çekmektedir.이 익명의 커뮤니티와 문화는 가끔 미디어의 주목을 받기도 한다.
Böylece medyanın dikkatini çekmek zapin kendisinden daha önemli oldu.미디어 관심을 끄는 데 중요한 것은 바로 아이디어 그 자체입니다.
Yavru kedilerin annelerinin dikkatini çekmek için kullandıkları sestir.Katės patraukė kačių mylėtojų dėmesį.
Bunun ardından gemi, yakınlarda bulunan diğer gemilerin dikkatini çekmek için işaret fişekleri atmaya başlar.Samuti lasti taevasse signaalrakett, et äratada teiste laevade tähelepanu.
Musetta Marcello'nun tekrar dikkatini çekmek sistediği açıktır.Musetta käitumine on äärmiselt väljakutsuv ja seda selleks, et Marcello tähelepanu endale tõmmata.
Annesinin dikkatini çekmek için yeterli oldu.Asta a fost suficient pentru a atrage atentia mamei sale.
Annesinin dikkatini çekmek için yeterli oldu.Cela a suffi pour attirer l'attention de sa mère.
Annesinin dikkatini çekmek için yeterli oldu.Das war genug, um seine Mutter aufmerksam zu machen.
Annesinin dikkatini çekmek için yeterli oldu.Dat was genoeg om zijn moeder de aandacht te vangen.
Annesinin dikkatini çekmek için yeterli oldu.Det räckte för att fånga sin mammas uppmärksamhet.
Annesinin dikkatini çekmek için yeterli oldu.Det var nok til at fange sin mors opmærksomhed.
Annesinin dikkatini çekmek için yeterli oldu.Đó là đủ để thu hút sự chú ý của mẹ mình.
Annesinin dikkatini çekmek için yeterli oldu.Eso fue suficiente para captar la atención de su madre.
Annesinin dikkatini çekmek için yeterli oldu.Ez elég volt ahhoz, hogy utolérjék az anyja figyelmét.
Annesinin dikkatini çekmek için yeterli oldu.Isso foi o suficiente para travar a atenção de sua mãe.
Annesinin dikkatini çekmek için yeterli oldu.Itu sudah cukup untuk menangkap perhatian ibunya.
Annesinin dikkatini çekmek için yeterli oldu.그것은 그의 어머니의 관심을 잡으려고 충분했다.
Annesinin dikkatini çekmek için yeterli oldu.Questo è stato sufficiente a catturare l'attenzione della madre.
Annesinin dikkatini çekmek için yeterli oldu.Se riitti kiinni äitinsä huomion.
Annesinin dikkatini çekmek için yeterli oldu.To bolo dosť chytiť jeho matky pozornosť.
Annesinin dikkatini çekmek için yeterli oldu.To bylo dost chytit jeho matky pozornost.
Annesinin dikkatini çekmek için yeterli oldu.To je bilo dovolj, da ulov njegove matere pozornost.
Annesinin dikkatini çekmek için yeterli oldu.To wystarczyło, aby złapać matki uwagę.
Annesinin dikkatini çekmek için yeterli oldu.Αυτό ήταν αρκετό για να τραβήξετε την προσοχή της μητέρας του.
Annesinin dikkatini çekmek için yeterli oldu.Това беше достатъчно, за да привлече вниманието на майка си.
Annesinin dikkatini çekmek için yeterli oldu.Цього було достатньо, щоб привернути увагу своєї матері.