Ana içeriğe geç
Sözlük

dikkati ile cümle

dikkati kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Soyle diyebiliriz, insanlarin dikkatini cekmek icin korkuyu kullandik.Nous nous sommes servis de la peur, si vous voulez, pour attirer l'attention des gens.
Soyle diyebiliriz, insanlarin dikkatini cekmek icin korkuyu kullandik.Používali jsme strach, abychom přitáhli pozornost lidí.
Soyle diyebiliriz, insanlarin dikkatini cekmek icin korkuyu kullandik.Používame pri tom strach, či sa vám to páči, alebo nie, aby sme pritiahli pozornosť ľudí.
Soyle diyebiliriz, insanlarin dikkatini cekmek icin korkuyu kullandik.Se preferite, abbiamo utilizzato la paura per catturare l'attenzione della gente.
Soyle diyebiliriz, insanlarin dikkatini cekmek icin korkuyu kullandik.Temos usado o medo, se quiserem, para chamar a atenção das pessoas.
Soyle diyebiliriz, insanlarin dikkatini cekmek icin korkuyu kullandik.Vi har använt fruktan, om jag får säga så, för att fånga människors uppmärksamhet.
Soyle diyebiliriz, insanlarin dikkatini cekmek icin korkuyu kullandik.Vi har brugt frygt, om I vil, for at fange folks opmærksomhed.
Soyle diyebiliriz, insanlarin dikkatini cekmek icin korkuyu kullandik.We hebben angst gebruikt om de aandacht van de mensen te grijpen.
Soyle diyebiliriz, insanlarin dikkatini cekmek icin korkuyu kullandik.Wenn Sie so wollen, haben wir uns der Angst bedient, um die Aufmerksamkeit der Menschen zu wecken.
Soyle diyebiliriz, insanlarin dikkatini cekmek icin korkuyu kullandik.Wykorzystywaliśmy strach, by przyciągnąć uwagę ludzi.
Soyle diyebiliriz, insanlarin dikkatini cekmek icin korkuyu kullandik.Χρησιμοποιήσαμε τον φόβο αν θέλετε για να κερδίσουμε την προσοχή των ανθρώπων.
Soyle diyebiliriz, insanlarin dikkatini cekmek icin korkuyu kullandik.Если можно так сказать, мы использовали страх, чтобы привлечь внимание людей.
Soyle diyebiliriz, insanlarin dikkatini cekmek icin korkuyu kullandik.Използвахме дори страха, за да привлечем вниманието на хората.
Soyle diyebiliriz, insanlarin dikkatini cekmek icin korkuyu kullandik.אם תרצו, השתמשנו בפחד, כדי לתפוס את תשומת הלב של הציבור.
Soyle diyebiliriz, insanlarin dikkatini cekmek icin korkuyu kullandik.فنحن - كمنظمات بيئية - نستخدم الخوف والترهيب لجذب اهتمام العامة
Soyle diyebiliriz, insanlarin dikkatini cekmek icin korkuyu kullandik.人々の関心を引いてきたのです 心理学者なら
Şu an Sylvia Earle dikkatimi bu mercana çekti.Sylvia Earle mi-a atras atenția fix către același coral.
Şu an Sylvia Earle dikkatimi bu mercana çekti.Sylvia Earle trok mijn aandacht op precies ditzelfde koraal.
Şu an Sylvia Earle dikkatimi bu mercana çekti.Alors, Sylvia Earle m'a orienté sur ce même corail.
Şu an Sylvia Earle dikkatimi bu mercana çekti.Foi a Sylvia Earle que me mostrou este coral.
Şu an Sylvia Earle dikkatimi bu mercana çekti.Fu Syliva Earle a portare il mio interesse su questo preciso corallo.
Şu an Sylvia Earle dikkatimi bu mercana çekti.Giờ đây, Sylvia Earle khích động tôi về cùng cái san hô này.
Şu an Sylvia Earle dikkatimi bu mercana çekti.그리고 실비아 얼 박사는 제 관심을 이 산호로 돌렸습니다.
Şu an Sylvia Earle dikkatimi bu mercana çekti.Sekarang, Sylvia Earle meneliti karang yang sama
Şu an Sylvia Earle dikkatimi bu mercana çekti.Sylvia Earle brachte mich auf eben diese Koralle.
Şu an Sylvia Earle dikkatimi bu mercana çekti.Sylvia Earle hívta fel a figyelmemet erre a korallra.
Şu an Sylvia Earle dikkatimi bu mercana çekti.Sylvia Earle me indujo a estudiar este mismo coral.
Şu an Sylvia Earle dikkatimi bu mercana çekti.Sylwia Earle naprowadziła mnie na dokładnie taki sam koral.
Şu an Sylvia Earle dikkatimi bu mercana çekti.Η Σύλβια Ερλ με γύρισε σε αυτό ακριβώς το ίδιο κοράλλι.
Şu an Sylvia Earle dikkatimi bu mercana çekti.Мое внимание к этому кораллу привлекла Сильвия Эрл.
Şu an Sylvia Earle dikkatimi bu mercana çekti.Сега, Силвия Ърл ме насочи към точно този същия корал.
Şu an Sylvia Earle dikkatimi bu mercana çekti.עכשיו, סילביה ארל הפנתה אותי בדיוק לאלמוג הזה.
Şu an Sylvia Earle dikkatimi bu mercana çekti.الآن، سيلفيا إيرل حولتني الى نفس هذه الشعبة المرجانية بالضبط.
Şu an Sylvia Earle dikkatimi bu mercana çekti.彼女はジョン・ローレットと 1994年に潜っていました
Swartz için önemli olan ţey, internet trafiđinin akýţýydý. Dikkatimizi yöneten ţey neydi?Ce qui compte pour Swartz, c'est l'évolution du trafic sur Internet, et aussi ce qui attire notre attention.
Swartz için önemli olan ţey, internet trafiđinin akýţýydý. Dikkatimizi yöneten ţey neydi?Lo que llama la atención de Swartz es cómo fluye el tráfico en internet y lo que demanda nuestra atención.
Swartz için önemli olan ţey, internet trafiđinin akýţýydý. Dikkatimizi yöneten ţey neydi?O co ale Swartzovi šlo, jak funguje provoz na internetu a co upoutává naši pozornost.
Swartz için önemli olan ţey, internet trafiđinin akýţýydý. Dikkatimizi yöneten ţey neydi?Μεγάλη υπόθεση για τον Swartz είναι πώς ρέει η κυκλοφορία στο διαδίκτυο, και τι προστάζει την προσοχή μας.
Swartz için önemli olan ţey, internet trafiđinin akýţýydý. Dikkatimizi yöneten ţey neydi?Голямата работа според Шварц е колко трафик минава по интернет, и какво ни направлява вниманието.
Swartz için önemli olan ţey, internet trafiđinin akýţýydý. Dikkatimizi yöneten ţey neydi?Что такое большое дело, чтобы Шварц как трафик потоков в Интернете, и какие команды нашего внимания.
Swartz için önemli olan ţey, internet trafiđinin akýţýydý. Dikkatimizi yöneten ţey neydi?الشيء المهم بالنسبة لسوارتز هو تدفّق الحركة في الإنترنت وما الذي يجذب اهتمامنا
Tabii ki en önemli şey: dikkatini vermeyi öğrenmek, yoğunlaşmak ya da odaklanmaktır.E, claro, o principal: aprender a prestar atenção, a concentrar e focar a vossa atenção.
Tabii ki en önemli şey: dikkatini vermeyi öğrenmek, yoğunlaşmak ya da odaklanmaktır.En natuurlijk het belangrijkste: leer op te letten, te concentreren en je aandacht te richten.
Tabii ki en önemli şey: dikkatini vermeyi öğrenmek, yoğunlaşmak ya da odaklanmaktır.E ovviamente, la cosa più importante: imparare a essere attenti, a concentrarsi e focalizzare l'attenzione.
Tabii ki en önemli şey: dikkatini vermeyi öğrenmek, yoğunlaşmak ya da odaklanmaktır.És természetesen, a legfontosabb dolog: megtanulunk figyelni, koncentrálni és összpontosítani a figyelmünket.
Tabii ki en önemli şey: dikkatini vermeyi öğrenmek, yoğunlaşmak ya da odaklanmaktır.물론, 주요점은: 주목하는것과, 집중하는것과 스스로에 주목하는것을 배우는 것이죠.
Tabii ki en önemli şey: dikkatini vermeyi öğrenmek, yoğunlaşmak ya da odaklanmaktır.Oczywiście, główny powód: uczcie się przykładać uwagę i koncentrowania się.
Tabii ki en önemli şey: dikkatini vermeyi öğrenmek, yoğunlaşmak ya da odaklanmaktır.Và dĩ nhiên điều chủ chốt là: học cách tập trung, chú ý.
Tabii ki en önemli şey: dikkatini vermeyi öğrenmek, yoğunlaşmak ya da odaklanmaktır.Y por supuesto, lo más importante: aprender a prestar atención a concentrarse y a enfocar su atención.
Tabii ki en önemli şey: dikkatini vermeyi öğrenmek, yoğunlaşmak ya da odaklanmaktır.И, конечно же, главное: научиться направлять и концентрировать внимание.
Tabii ki en önemli şey: dikkatini vermeyi öğrenmek, yoğunlaşmak ya da odaklanmaktır.И, разбира се, основното: да се научиш да внимаваш, да се концентрираш и да фокусираш вниманието си.
Tabii ki en önemli şey: dikkatini vermeyi öğrenmek, yoğunlaşmak ya da odaklanmaktır.וכמובן, הנושא העיקרי: ללמוד לשים לב, להתרכז ולמקד את תשומת הלב.
Tabii ki en önemli şey: dikkatini vermeyi öğrenmek, yoğunlaşmak ya da odaklanmaktır.وبالطبع، الشئ الرئيسي: تعلم الإنتباه، التركيز على شد إنتباهك.
Tabii ki en önemli şey: dikkatini vermeyi öğrenmek, yoğunlaşmak ya da odaklanmaktır.周囲に注意を払いつつ 自分の仕事に集中するということです これはほんの150年ほど前に始まったものです
Takımının dikkatini odaklayan oyuncular daha çok oyun kazanır.Jucătorii care ajută echipa să se concentreze câştigă mai multe jocuri.
Takımının dikkatini odaklayan oyuncular daha çok oyun kazanır.Spelare som håller sitt lag fokuserat vinner fler matcher.
Takımının dikkatini odaklayan oyuncular daha çok oyun kazanır.Spieler, die dafür sorgen, dass ihr Team das Ziel nicht aus den Augen verliert, gewinnen mehr Spiele -
Takımının dikkatini odaklayan oyuncular daha çok oyun kazanır.Οι παίκτες που κρατούν την ομάδα τους συγκεντρωμένη κερδίζουν περισσότερα παιχνίδια.
Takımının dikkatini odaklayan oyuncular daha çok oyun kazanır.Игроки, которые помогают команде собраться, выигрывают чаще.
Tamam, dikkati laboratuvarda nasıl ölçeceğimizi biliyoruz.Aandacht kunnen we meten in het laboratorium.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
dikkati ile cümle - Sayfa 44 - dikkati kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App