Giderlerimize dikkat etmek zorundayız.We have to be careful with expenses.
Katılımcılar onu dikkatsizlikle suçladı.The participants accused him of carelessness.
İşinize daha fazla dikkat edin.Pay more attention to your work.
Lütfen işimi yaparken dikkatimi dağıtma.Please don't distract me from my work.
Mesleğini seçerken ne kadar dikkatli olsan azdır.You cannot be too careful when you choose your job.
Gözlerini zorlamamaya dikkat et.Take care not to strain your eyes.
Ben onlara hikaye anlatıyorken çocuklar dikkatle dinliyorlardı.The children were all ears when I was telling them the story.
Talimatları dikkatle okursanız, yanlış yapmazsınız.You can't go wrong if you read the instructions carefully.
Sana söyleyeceklerimi dikkatlice dinle.Listen carefully to what I am going to tell you.
Hislerinizi dikkate alacağız.We'll take your feelings into account.
Her şeyden önce, sağlığımıza dikkat etmeliyiz.We must, first of all, be careful of our health.
Biz bir tek kelime kaçırmamak için dikkatle dinledik.We listened carefully in order not to miss a single word.
Bir tek kelimesini bile kaçırmamak için dikkatlice dinledik.We listened carefully in order not to miss a single word.
Bu heykeli çok dikkatli taşımalıyız.We must move this statue very carefully.
Bana öyle geliyor ki o çok dikkatsiz.It seems to me that he is too careless.
Beni dikkatlice dinle ve gerçekten ne demek istediğimi anlayacaksın.Listen to me carefully, and you will understand what I really mean.
Beni dikkatlice dinle.Listen to me carefully.
Hatamın onun dikkatinden kaçacağını umuyorum.I hope my mistake will escape his notice.
Arabamın anahtarını kaybetmen dikkatsizlikti.It was careless of you to lose my car key.
Gerçekten benim dikkatsizliğimdi.It was very careless of me.
Söylediğimi dikkatlice dinle.Listen carefully to what I say.
Dikkatimi derse verdim.I concentrated my attention on the lecture.
Dakik olmaya dikkat ederim.I make a point of being punctual.
Dikkat kesildim.I was all ears.
Öğretmenimin söylediği her şeyi dikkatlice not ettim.I carefully took down everything that my teacher said.
Ben dikkatli bir adamım.I'm a careful man.
Ben cevapları dikkatlice yazdım.I wrote the answers carefully.
Onun yüzüne dikkatlice baktım.I looked at his face carefully.
Dikkatimi okumaya odaklamaya çalıştım.I tried to focus my attention on reading.
Ona bir uyarı verdim, o buna hiç dikkat etmedi.I gave him a warning, to which he paid no attention.
Ben onu dikkatle dinlemeye çalıştım.I tried to listen to him carefully.
Onu kızdıracak bir şey söylememek için dikkat ettim.I was careful not to say anything to make him angry.
Yazmadan önce cümleleri aklımda düzenlemeye dikkat ederim.I make a point of arranging sentences in my mind before writing them down.
Sorunları dikkatlice düşünmeliyiz.We must think over the issues carefully.
Daha dikkatli olmalıydık.We should have been more careful.
Çevre sorunlarına dikkat etmeliyiz.We must pay attention to environmental problems.
Kazalar çoğunlukla dikkatsizlikten kaynaklanır.Accidents often result from carelessness.
Dikkatsizlik kazaları ortaya çıkarır.Accidents arise from carelessness.
Zamanı boşa harcamamak için dikkatli olmalısın.You must be careful not to waste time.
Bisiklet sürerken çok dikkatli olamazsın.You cannot be too careful in riding a bicycle.
Araba sürerken yayalara dikkat et.Look out for pedestrians when you drive a car.
Kendine dikkat etmelisin.You must be careful of yourself.
Anahtarı arabada bırakmak senin dikkatsizliğindi.It was careless of you to leave the key in the car.
Arabana dikkat et.Look out for the car.
Dikkatli sür.Drive carefully.
İşlek bir caddeden geçerken dikkatli ol.Be alert when you cross a busy street!
Anahtarı arabanda bırakman senin dikkatsizliğin.It was careless of you to leave the key in your car.
Araba sürerken dikkat etmelisiniz.You must take care when you drive a car.
Genç insanlarda olduğu gibi, o, sağlığına çok dikkat etmez.As is often the case with young men, he does not pay much attention to his health.
Parmaklarına dikkat et!Watch your fingers!
Birkaç kitabı dikkatle okumak, birçok kitabı rastgele okumaktan daha iyidir.It is better to read a few books carefully than to read many at random.
Çok dikkatli olmalıyız.We should be very careful.
Sözleşmeyi imzalamadan önce dikkatlice incelesen iyi olur.You'd better examine the contract carefully before signing.
Kız, arkadaşından daha dikkatli değildi.The girl was not more careful than her friend.
Arabayı dikkatli sürmek önemlidir.It is important to drive carefully.
Diyetime dikkat etmeli miyim?Should I watch my diet?
Işığın kırmızıya döndüğüne dikkat etmedim.I didn't notice the light turn red.
Sağlığımıza dikkat etmeliyiz.We must be careful of our health.
İnsanoğlu çevreye dikkat etmezse çevre insanoğlunu yok edebilir.If mankind doesn't take care of the environment, the environment may eliminate mankind.
Bebek dikkatli bir adım daha attı.The baby took another careful step.