Şimdi dikkatlice dinlemeni istiyorum.Now, I want you to listen carefully.
Şimdi, beni dikkatlice dinle.Now, listen to me carefully.
Dikkatle dinlemeni istiyorum.I want you to listen carefully.
Hey, kendine dikkat et.Hey, watch yourself.
Hey, sözlerine dikkat et.Hey, watch your mouth.
Büyük bir dikkatle devam etmeliyiz.We should proceed with great caution.
Tom gelecekte daha dikkatli olacağına söz verdi.Tom promised that he would be more careful in the future.
Bu konuda çok dikkatli düşünmeni istiyorum.I want you to think about this very carefully.
Çok fazla içmemeye dikkat et.Be careful not to drink too much.
Kendini incitmemeye dikkat et.Be careful not to hurt yourself.
Tom'u üzecek bir şey söylememeye dikkat et.Be careful not to say anything that will upset Tom.
Yolun yanlış tarafından sürmemeye dikkat et.Be careful not to drive on the wrong side of the road.
Tom Mary'yi kızdıracak bir şey söylememek için dikkatliydi.Tom was careful not to say anything that would make Mary mad.
Tom bana hiç dikkat etmiyor.Tom isn't paying any attention to me.
Tom çok fazla gürültü yapmamak için dikkatliydi.Tom was careful not to make too much noise.
Tom Mary'nin dikkatli olmadığını fark etti.Tom noticed Mary wasn't being careful.
Tom dikkatli olmazsa kendini öldürtecek.Tom is going to get himself killed if he's not careful.
Sadece dikkat edip etmediğini görmek istedim.I just wanted to see if you were paying attention.
Dikkat etmeni istiyorum.I'd like you to pay attention.
Sanırım detaylara daha yakından dikkat etmelisin.I think you ought to pay closer attention to details.
Hepimiz Tom'un söylediklerini daha dikkatli dinlemeliyiz.We all need to pay closer attention to what Tom says.
Tom bugün derste dikkatini vermiyordu.Tom wasn't paying attention in class today.
Tom ayakkabılarını çamur etmemek için dikkatliydi.Tom was careful not to get his shoes muddy.
Tom daha dikkatli sürmeliydi.Tom should've driven more carefully.
Dikkatli dinlemeyi öğrendim.I've learned to listen carefully.
Mary ona hayat hikayesini anlatırken Tom soğuk ve dikkati dağılmış görünüyordu.Tom looked distant and distracted while Mary told him her life story.
Bu arada, bir noktaya daha dikkatinizi çekmek istiyorum.Meanwhile, I want to draw your attention to a point.
O, senin kadar dikkatli bir biçimde araba kullanır.He drives as carefully as you do.
Tüm istediğim biraz daha dikkatti.All I wanted was a little more attention.
Onlar onun uyarılarına dikkat etmedi.They paid no attention to his warnings.
Dikkatli olmayan insanlar çok hata yapar.People who are not careful make many mistakes.
Tom benim kadar dikkatli araba sürmez.Tom doesn't drive as carefully as I do.
Mary oldukça dikkat çekici bir genç bayan.Mary is quite a remarkable young lady.
Hâlâ dikkat etmem gereken bazı şeyler var.I still have some things to take care of.
Araba kullanırken, kör noktaya dikkat etmeniz gerekir.When driving a car, you must pay attention to the blind spot.
Tom televizyona dikkat etmiyor.Tom's not paying attention to the TV.
Tom dikkatlice zarfı açtı.Tom cautiously opened the envelope.
Tom'un önerisini dikkate almak zorunda kaldım.I had to consider Tom's proposal.
Tom kutuları dikkatle istifliyor.Tom is carefully stacking the boxes.
Tom sandıkları dikkatle yığıyor.Tom is carefully stacking the boxes.
Adımlara dikkat edin.Watch out for the steps.
Dikkatsiz olduğunu hatırlamıyorum.I don't remember you being careless.
Tom'un çıkarlarına dikkat etmek zorundayım.I have an obligation to look out for Tom's interests.
Sadece dikkat etsen iyi olur.You'd just better watch out.
Tom sadece sana dikkat ediyor.Tom is just looking out for you.
Tom, Mary'ye dikkatle baktı.Tom looked at Mary intently.
Tom'un Mary tarafından dikkati dağıtıldı.Tom was distracted by Mary.
Bu dikkat çekici değil mi?Isn't it remarkable?
Onların dikkatlerini ne çeker?What would get their attention?
Lütfen kendinizi fazla zorlamamaya dikkat edin.Please be careful not to overexert yourself.
Tom'un söylediğine daha çok dikkat etmeliydim.I should've paid more attention to what Tom was saying.
Çok fazla yapmamak için dikkatli olmalısın.You should be careful not to do too much.
Çok fazla yardım etmemek için dikkatli olmalısın.You should be careful not to help too much.
Çok fazla söylememek için dikkatli olmalısın.You should be careful not to say too much.
Çok fazla söylememek için her zaman dikkatliydim.I've always been careful to not say too much.
Her şey olabilir bu yüzden dikkatli ol.Anything might happen, so be careful.
Her zaman dikkatli olun.Always be careful.
Tom Mary'nin daha dikkatli olmasını istedi.Tom wanted Mary to be more careful.
Daha dikkatli olmam gerektiğini düşünüyorum.I think I should've been more careful.
Tom daha dikkatli olmalıydı.Tom ought to have been more careful.