Lütfen dikkat edebilir misin?Can you pay attention, please?
Lütfen dikkat eder misin?Will you pay attention, please?
Sen bile dikkat etmiyorsun.You're not even paying attention.
Tom'un söylediği her şeye dikkat edin!Pay attention to everything Tom says.
Tom dikkat ediyor gibi görünmüyor.Tom doesn't seem to be paying attention.
Tom her çileği dikkatle dilimledi.Tom sliced each strawberry carefully.
Adresimi bir yabancıya verdiğimde dikkatli olurum.I am careful when I give my address to a stranger.
Tom bize dikkatli olmamızı söyledi.Tom told us to be careful.
Tom sizin için dikkat etmemi istedi.Tom told me to watch out for you.
Tom bana daha dikkatli olmam gerektiğini söyledi.Tom told me that I should be more careful.
Ne yapılması gerektiğini Tom'a söylemeye çalıştım ama o dikkat ediyor gibi görünmüyordu.I tried to tell Tom what needed to be done, but he didn't seem to be paying attention.
Tom'un direksiyondaki dikkatsizliği onun hayatına mal oldu.Tom's inattention at the wheel cost him his life.
Aptalca bir şey söylememeye dikkat et.Be careful not to say anything stupid.
Aptalca bir şey söylememek için dikkatli ol.Be careful not to say something stupid.
Cevaplarını dikkatle kontrol et.Check your answers carefully.
Dikkat etmelisin.You've got to pay attention.
Dikkat etmen gerek.You need to pay attention.
Dikkatli olmanı söyledim. Dikkatsiz demedim.I told you to be careful. I didn't say careless.
Tökezlememek ve düşmemek için dikkatli ol.Be careful not to trip and fall.
Benim talimatlarımı dikkatli dinlerseniz, size biraz zaman kazandırır.If you listen carefully to my instructions, it'll save you some time.
Dikkatli bir şekilde talimatları izlemek zorundasın.It's imperative that you follow the instructions carefully.
Dikkatli ol! Kendini yakma.Careful! Don’t burn yourself.
O her zaman dikkatli sürmemi söyler.He always tells me to drive cautiously.
Onlar dikkat etmediler.They didn't pay attention.
Bir şey Tom'un dikkatini çekti.Something caught Tom's eye.
Bu dikkate değer bir şey değil.It's nothing worth considering.
Kırık test tüpleri, kırık deney şişeleri - Laboratuvarda dikkatsiz öğrencilerin çalışması.Broken test tubes, cracked beakers - the work of careless students in the laboratory.
Dikkatli olmak zorundayız.We've got to be careful.
Hepimiz birbirimize dikkat ederiz.We all look out for each other.
Biz birbirimize dikkat ederiz.We look out for each other.
Birbirimize dikkat ederiz.We could help each other.
Hepimizin dikkati dağıldı.We all got distracted.
Dikkatli olmaya çalıştık.We tried to be careful.
Dikkatinizi alabilir miyim?Can I have your attention?
Lütfen herkesin dikkatini çekebilir miyim?Can I have everyone's attention please?
Dikkatinizi rica edebilir miyim, lütfen?Can I have your attention, please?
Dikkatini çekebilir miyim, lütfen?Can I get your attention, please?
Herkesin dikkatini çekebilir miyim?Can I have everybody's attention?
O dikkati seviyor.He likes attention.
Yeterince dikkatli değildim.I wasn't careful enough.
Daha dikkatli olmalıydım.I should've been more careful.
Dikkatli değildim.I wasn't careful.
Olmam gerektiği kadar dikkatli değildim.I wasn't as careful as I should've been.
Olmam gerektiği kadar dikkatli değilim.I'm not as attentive as I should be.
Ben sadece Tom'un dikkatini çekmek istedim.I just wanted to get Tom's attention.
Dikkat etsen iyi olur.You'd better watch out.
Dikkatli olmazsan onu kıracaksın.You're going to break it if you're not careful.
Gelecek sefer benimle daha dikkatli konuş.Next time, speak to me more carefully.
Tom'un öğretmeni ona, noktalamasına daha fazla dikkat etmesini söyledi.Tom's teacher told him to pay more attention to his punctuation.
Dikkatli olmazsan her şeyini kaybedebilirsin.You could lose everything if you're not careful.
Gelecek sefer biraz daha dikkatli olmak isteyebilirsin.You might want to be a little more careful next time.
Lütfen biraz dikkat gösterin.Please show some consideration.
Tom neyin dikkate değer olduğunu bilir.Tom knows what's worth paying attention to.
Biranı dökmemek için dikkatli ol.Be careful not to spill your beer.
Kız ona hiç dikkat etmiyor gibi görünüyordu.The girl seemed to pay no attention to him.
Dikkat, bilgeliğin büyük kızıdır.Caution is the eldest daughter of wisdom.
Tom neden bana hiç dikkat etmiyor?Why doesn't Tom pay any attention to me?
Hep biraz dikkate ihtiyacım var.I always needed some attention.
Her şey en büyük dikkatle yapılmalı.Everything should be done with the greatest caution.
Dikkatli ol. Bu bir tuzak olabilir.Be careful. It might be a trap.