Aralık başında, Batı Almanya ve Avusturya sınırlarında bulunan tüm dikenli teller ve diğer engeller söküldü.Бодливата тел по границата със Западна Германия и Австрия е премахната в началото на декември.
Asteroidea sınıfı Echinodermata (derisi dikenliler) şubesinde sınıflandırılır.Морските звезди (Asteroidea) са клас животни от тип Иглокожи (Echinodermata).
Kuzeyde Gran Chaco'nun dikenli çalı savanalarıyla birleşir.Na sjeveru je grmovita savana regije Gran Chaco.
Eğer iyi hissetmeni engellemesini isteseydim onu dikenli olarak falan yaratırdım.Da nisam želio da se osjećaš dobro dok to činiš, bio bih dodao šiljke ili već nešto.
Kısa burunlu dikenli karıncayiyenler Avustralya'nın en yaygın memelileridir.Nakon Europe, svijetla boja kose je najčešća među australskim Aboridžinima.
Düşman ateşi altında, dikenli teller ve diğer düşman engellerini yararak, yol açanlar.Hrabro izazivajući neprijateljske pucnje, marširamo naprijed!
Vücut yanlarındaki pullar az dikenlidir.Boky na spodku tela má tmavšie.
İngiltere'de funda (Calluna vulgaris) ve dikenli katırtırnağı (Ulex europaeus) üzerinde yaşar.V krovinnom poschodí sú to najmä, zob vtáčí (Ligustrum vulgare) a bršlen európsky (Euonymus europaea).
Gerektiğinde dikenli bitkiler ve kuru otlarla beslenebilir.Je možné podávať kompletné granulované zmesi a sušené krmivo pre vodné korytnačky.
Harry Potter Dikenli Defneden yapılmıştır.Harry Potter ustanovi obrambni krožek.
Dikenli bitkilerden üzüm, devedikenlerinden incir toplanabilir mi?Zakaj izbrati posodo s keramično prevleko?
Nehir vadisinin dışında sadece dikenli çalı ve kaktüsler vardır.Iš Žaliosios bažnytkaimio liko tik pelenai ir griuvėsiai.
Dikenli tel, iki ayrı düz telin birbirine burularak sarılması suretiyle kuvvetlendirilir.Galva didelė, abi šnervės atsiveria viršugalvyje atskirai.
Dikenli karıncayiyenlerinin en eski kalıntıları Pliyosen çağından kalmadır.Vanimaid kiilkirjaga savitahvleid on säilinud Sumeri riigi ajast.
Akın akın gelip derin vadilerde, kaya kovuklarında, dikenli çalılıklarda, otlaklarda konaklayacaklar.다 와서 거친 골짜기와 바위틈과 가시나무 울타리와 모든 초장에 앉으리라
Akın akın gelip derin vadilerde, kaya kovuklarında, dikenli çalılıklarda, otlaklarda konaklayacaklar.ובאו ונחו כלם בנחלי הבתות ובנקיקי הסלעים ובכל הנעצוצים ובכל הנהללים׃
Akın akın gelip derin vadilerde, kaya kovuklarında, dikenli çalılıklarda, otlaklarda konaklayacaklar.فتأتي وتحل جميعها في الاودية الخربة وفي شقوق الصخور وفي كل غاب الشوك وفي كل المراعي.
Akın akın gelip derin vadilerde, kaya kovuklarında, dikenli çalılıklarda, otlaklarda konaklayacaklar.都 必 飛 來 、 落 在 荒 涼 的 谷 內 、 磐 石 的 穴 裡 、 和 一 切 荊 棘 籬 笆 中 、 並 一 切 的 草 場 上
Akın akın gelip derin vadilerde, kaya kovuklarında, dikenli çalılıklarda, otlaklarda konaklayacaklar.都 必飛來 、 落在 荒涼 的 谷內 、 磐石 的 穴裡 、 和 一切 荊棘籬 笆中 、 並一切 的 草場上
Ama dikenli bitki, devedikeni üreten toprak yararsızdır; lanetlenmeye yakındır, sonu yanmaktır.Ako pa rodi trnje in osat, je zavržena in blizu prokletja, ki mu je konec požig.
Ama dikenli bitki, devedikeni üreten toprak yararsızdır; lanetlenmeye yakındır, sonu yanmaktır.Ale tá, ktorá rodí tŕnie a bodľač, je nesúca a je blízka zlorečenstva, ktorej koniec je, aby bola spálená.
Ama dikenli bitki, devedikeni üreten toprak yararsızdır; lanetlenmeye yakındır, sonu yanmaktır.Ale vydávající trní a bodláky zavržená jest, a blízká zlořečení, jejížto konec bývá spálení.
Ama dikenli bitki, devedikeni üreten toprak yararsızdır; lanetlenmeye yakındır, sonu yanmaktır.A mely pedig töviseket és bojtorjánokat terem, megvetett és közel van az átokhoz, annak vége megégetés.
Ama dikenli bitki, devedikeni üreten toprak yararsızdır; lanetlenmeye yakındır, sonu yanmaktır.Dar dacă aduce spini şi mărăcini, este lepădat şi aproape să fie blestemat, şi sfîrşeşte prin a i se pune foc.
Ama dikenli bitki, devedikeni üreten toprak yararsızdır; lanetlenmeye yakındır, sonu yanmaktır.만일 가시와 엉겅퀴를 내면 버림을 당하고 저주함에 가까와 그 마지막은 불사름이 되리라
Ama dikenli bitki, devedikeni üreten toprak yararsızdır; lanetlenmeye yakındır, sonu yanmaktır.Lecz która przynosi ciernie i osty, odrzucona jest i bliska przeklęstwa, która na koniec bywa spalona.
Ama dikenli bitki, devedikeni üreten toprak yararsızdır; lanetlenmeye yakındır, sonu yanmaktır.ma se produce pruni e spine, non ha alcun valore ed è vicina alla maledizione: sarà infine arsa dal fuoco
Ama dikenli bitki, devedikeni üreten toprak yararsızdır; lanetlenmeye yakındır, sonu yanmaktır.mas se produz espinhos e abrolhos, é rejeitada, e perto está da maldição; o seu fim é ser queimada.
Ama dikenli bitki, devedikeni üreten toprak yararsızdır; lanetlenmeye yakındır, sonu yanmaktır.men bærer den torner og tistler, da er den uduelig og forbannelse nær, og enden med den er å brennes.
Ama dikenli bitki, devedikeni üreten toprak yararsızdır; lanetlenmeye yakındır, sonu yanmaktır.men når den bærer Torne og Tidsler, er den ubrugbar og Forbandelse nær; Enden med den er at brændes.
Ama dikenli bitki, devedikeni üreten toprak yararsızdır; lanetlenmeye yakındır, sonu yanmaktır.Nhưng đất nào chỉ sanh ra những cỏ rạ , gai gốc , thì bị bỏ , và hầu bị rủa , cuối_cùng phải bị đốt .
Ama dikenli bitki, devedikeni üreten toprak yararsızdır; lanetlenmeye yakındır, sonu yanmaktır.Nhưng đất nào chỉ sanh ra những cỏ rạ, gai gốc, thì bị bỏ, và hầu bị rủa, cuối cùng phải bị đốt.
Ama dikenli bitki, devedikeni üreten toprak yararsızdır; lanetlenmeye yakındır, sonu yanmaktır.Pero la que produce espinos y abrojos es desechada, está cercana a la maldición, y su fin es ser quemada
Ama dikenli bitki, devedikeni üreten toprak yararsızdır; lanetlenmeye yakındır, sonu yanmaktır.Welche aber Dornen und Disteln trägt, die ist untüchtig und dem Fluch nahe, daß man sie zuletzt verbrennt.
Ama dikenli bitki, devedikeni üreten toprak yararsızdır; lanetlenmeye yakındır, sonu yanmaktır.οταν ομως εκφυη ακανθας και τριβολους, ειναι αδοκιμος και πλησιον καταρας, της οποιας το τελος ειναι να καυθη.
Ama dikenli bitki, devedikeni üreten toprak yararsızdır; lanetlenmeye yakındır, sonu yanmaktır.а котра приносить терни та бодяки, непотрібна і близька прокляття, котрої кінець на спаленне.
Ama dikenli bitki, devedikeni üreten toprak yararsızdır; lanetlenmeye yakındır, sonu yanmaktır.а производящая терния и волчцы негодна и близка к проклятию, которого конец – сожжение.
Ama dikenli bitki, devedikeni üreten toprak yararsızdır; lanetlenmeye yakındır, sonu yanmaktır.ואשר תוציא קוץ ודרדר נמאסה היא וקרובה למארה וסופה להשרף׃
Ama dikenli bitki, devedikeni üreten toprak yararsızdır; lanetlenmeye yakındır, sonu yanmaktır.ولكن ان اخرجت شوكا وحسكا فهي مرفوضة وقريبة من اللعنة التي نهايتها للحريق
Ama dikenli bitki, devedikeni üreten toprak yararsızdır; lanetlenmeye yakındır, sonu yanmaktır.若 長 荊 棘 和 蒺 藜 、 必 被 廢 棄 、 近 於 咒 詛 、 結 局 就 是 焚 燒
Ama dikenli bitki, devedikeni üreten toprak yararsızdır; lanetlenmeye yakındır, sonu yanmaktır.若長荊棘 和 蒺藜 、 必被 廢棄 、 近 於 咒詛 、 結局 就是 焚燒
Bir, lütfen kamu yapılarının çevresine dikenli bitkiler koymaktan vazgeçin.Abych uvedla pár příkladů, zaprvé prosím přestaňte sázet pichlavé rostliny okolo státních budov.
Bir, lütfen kamu yapılarının çevresine dikenli bitkiler koymaktan vazgeçin.Digo, por citar algunas cosas, por favor dejen de poner plantas espinosas alrededor de los edificios públicos.
Bir, lütfen kamu yapılarının çevresine dikenli bitkiler koymaktan vazgeçin.Egy párat felsorolok.
Bir, lütfen kamu yapılarının çevresine dikenli bitkiler koymaktan vazgeçin.제 말은, 몇가지 얘기해 보자면, 첫번째, 제발 공공건물 주변에
Bir, lütfen kamu yapılarının çevresine dikenli bitkiler koymaktan vazgeçin.Naj navedem le nekaj: Prvič: prosim, nehajte postavljati bodičaste rastline okoli javnih zgradb.
Bir, lütfen kamu yapılarının çevresine dikenli bitkiler koymaktan vazgeçin.Nie obsadzajmy budynkó użyteczności publicznej kolczastymi roślinami.
Bir, lütfen kamu yapılarının çevresine dikenli bitkiler koymaktan vazgeçin.Nur ein paar Beispiele.
Bir, lütfen kamu yapılarının çevresine dikenli bitkiler koymaktan vazgeçin.Solo per citare un paio di cose.
Bir, lütfen kamu yapılarının çevresine dikenli bitkiler koymaktan vazgeçin.Spomeniem len pár vecí.
Bir, lütfen kamu yapılarının çevresine dikenli bitkiler koymaktan vazgeçin.Voici quelques actions possibles. Un, cessez de mettre des plantes épineuses autour des bâtiments publics.
Bir, lütfen kamu yapılarının çevresine dikenli bitkiler koymaktan vazgeçin.Πρώτον, σας παρακαλώ σταματήστε να φυτεύετε φυτά με αγκάθια γύρω από δημόσια κτήρια.
Bir, lütfen kamu yapılarının çevresine dikenli bitkiler koymaktan vazgeçin.Вот несколько примеров.
Bir, lütfen kamu yapılarının çevresine dikenli bitkiler koymaktan vazgeçin.Искам да кажа, че ще изброя някои неща.
Bir, lütfen kamu yapılarının çevresine dikenli bitkiler koymaktan vazgeçin.הנה רק כדי לציין כמה. ראשית, תפסיקו לשתול
Bir, lütfen kamu yapılarının çevresine dikenli bitkiler koymaktan vazgeçin.أعني، دعوني أذكر بعضها. واحد، يرجى التوقف عن وضع
Bir, lütfen kamu yapılarının çevresine dikenli bitkiler koymaktan vazgeçin.周りに植えないで下さい 土地の無駄です (笑)
Bu dikenli bitki, topraktaki yüksek azot konsantrasyonlarının göstergesi niteliğindedir.A planta que pica era um indicador de elevados níveis de concentrações de nitrogénio no solo.
Bu dikenli bitki, topraktaki yüksek azot konsantrasyonlarının göstergesi niteliğindedir.Das war kein Zufall, denn die Brennnessel ist ein Indikator für eine hohe Stickstoffkonzentration im Boden.
Bu dikenli bitki, topraktaki yüksek azot konsantrasyonlarının göstergesi niteliğindedir.Då växte de runt en komposthög som också användes som upplagringsplats för hönsgödsel.