dike ile cümle
dike kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Çocuk: Dikenli.(Ragazzo:) "È aculeata"
Çocuk: Dikenli.ילד: קוצני.
Çocuk: Dikenli.الطفل: شوكي.
Çocuk: Dikenli.そうトゲがあるんだ たくさんあるでしょう?痛いよね
Çok çok daha fazla dikebilirdik, ama istemedik; çünkü istihdamı istikrarlı tutmak istedik.Am fi putut sa plantam mult mai multi, dar nu am vrut pentru ca am vrut sa pastram numarul de joburi constant.
Çok çok daha fazla dikebilirdik, ama istemedik; çünkü istihdamı istikrarlı tutmak istedik.더 많이 심을 수야 있었지만 그렇지 않았습니다 그래야 일자리수를 유지할 수 있었기 때문입니다
Çok çok daha fazla dikebilirdik, ama istemedik; çünkü istihdamı istikrarlı tutmak istedik.Nie sadziliśmy więcej, aby utrzymać stałą liczbę miejsc pracy.
Çok çok daha fazla dikebilirdik, ama istemedik; çünkü istihdamı istikrarlı tutmak istedik.Sokkal többet is lehetett volna, de stabilizálni akartuk a munkahelyek számát.
Çok çok daha fazla dikebilirdik, ama istemedik; çünkü istihdamı istikrarlı tutmak istedik.יכולנו לשתול הרבה, הרבה יותר, אבל לא רצינו,
Çok çok daha fazla dikebilirdik, ama istemedik; çünkü istihdamı istikrarlı tutmak istedik.كان يمكننا أن نزرع المزيد، والمزيد أكثر ، ولكننا لم نرغب لأننا كنا بحاجة للحفاظ على عدد من الوظائف مستقرة.
Çok çok daha fazla dikebilirdik, ama istemedik; çünkü istihdamı istikrarlı tutmak istedik.長期の安定した労働を保持したかったからです。 ここで働くことになる住民を
Çok kaba, çok gürültücü ve diken gibi azabı.Alltför oförskämd, för bullrande, och det idioter som Thorn.
Çok kaba, çok gürültücü ve diken gibi azabı.Demasiado rudo, demasiado bullicioso, y pincha como espina.
Çok kaba, çok gürültücü ve diken gibi azabı.For uhøflig, for larmende, og det stikker ligesom torn.
Çok kaba, çok gürültücü ve diken gibi azabı.너무 무례하고 너무 거친, 그리고 가시처럼 모여서.
Çok kaba, çok gürültücü ve diken gibi azabı.Liian töykeä, liian riehakas, ja se tutkainta kuin piikki.
Çok kaba, çok gürültücü ve diken gibi azabı.Muito rude, muito barulhenta, e pica como espinho.
Çok kaba, çok gürültücü ve diken gibi azabı.Prea nepoliticos, prea zgomotos, şi-l intepaturi ca spini.
Çok kaba, çok gürültücü ve diken gibi azabı.Preveč nesramno, preveč Bučan, in ga pricks kot trn.
Çok kaba, çok gürültücü ve diken gibi azabı.Příliš hrubý, příliš bouřlivý, a to píchnutí jako trn.
Çok kaba, çok gürültücü ve diken gibi azabı.Príliš hrubý, príliš búrlivý, a to pichnutie ako tŕň.
Çok kaba, çok gürültücü ve diken gibi azabı.Quá thô lỗ, quá náo nhiệt, và nó pricks như cái gai.
Çok kaba, çok gürültücü ve diken gibi azabı.Te grof, te onstuimig, en het prikt als doorn.
Çok kaba, çok gürültücü ve diken gibi azabı.Terlalu kasar, terlalu kencang, dan itu menusuk seperti duri.
Çok kaba, çok gürültücü ve diken gibi azabı.Trop grossier, trop bruyant, et il pique comme des épines.
Çok kaba, çok gürültücü ve diken gibi azabı.Troppo rude, troppo chiassosa, e punge come spina.
Çok kaba, çok gürültücü ve diken gibi azabı.Túl durva, túl hangos, és faszok, mint a tövis.
Çok kaba, çok gürültücü ve diken gibi azabı.Za rude, zbyt hałaśliwe, i to kutasy jak cierń.
Çok kaba, çok gürültücü ve diken gibi azabı.Zu grob, zu stürmisch, und es sticht wie Dorn.
Çok kaba, çok gürültücü ve diken gibi azabı.Πάρα πολύ αγενής, πολύ θορυβώδης? Και τσιμπήματα σαν αγκάθι.
Çok kaba, çok gürültücü ve diken gibi azabı.Слишком грубо, слишком шумные, и он уколов, как шип.
Çok kaba, çok gürültücü ve diken gibi azabı.Твърде грубо, твърде буйна и тръни като трън.
Çok kaba, çok gürültücü ve diken gibi azabı.גסות מדי, קולנית מדי, וזה כמו דקירות קוץ.
Çok kaba, çok gürültücü ve diken gibi azabı.وقحا جدا ، صاخبة جدا ، ويحرك مثل شوكة.
Çok kaba, çok gürültücü ve diken gibi azabı.愛はあなたとラフになる場合マーキューシオ、愛とラフである。
Çünkü insanlar dikiş dikerlerdi ve bir iğnedenliğe ihtiyaç duyarlardı.Akkoriban még sokan varrtak és kellett nekik egy tűpárna.
Çünkü insanlar dikiş dikerlerdi ve bir iğnedenliğe ihtiyaç duyarlardı.왜냐하면 사람들은 바느질을 하곤 했고 그러면 핀 쿠션이 필요했습니다.
Çünkü insanlar dikiş dikerlerdi ve bir iğnedenliğe ihtiyaç duyarlardı.Leute nähen und sie brauchen ein Nadelkissen.
Çünkü insanlar dikiş dikerlerdi ve bir iğnedenliğe ihtiyaç duyarlardı.Ludzie wtedy szyli i potrzebowali poduszeczek.
Çünkü insanlar dikiş dikerlerdi ve bir iğnedenliğe ihtiyaç duyarlardı.Parce que les gens avaient l'habitude de coudre et ils avaient besoin d'une pelote à épingles.
Çünkü insanlar dikiş dikerlerdi ve bir iğnedenliğe ihtiyaç duyarlardı.Pentru că oamenii coseau şi aveau nevoie de pernuţă pentru ace.
Çünkü insanlar dikiş dikerlerdi ve bir iğnedenliğe ihtiyaç duyarlardı.Perché la gente cuciva e aveva bisogno di puntaspilli.
Çünkü insanlar dikiş dikerlerdi ve bir iğnedenliğe ihtiyaç duyarlardı.Porque la gente solía coser y necesitaban almohadillas.
Çünkü insanlar dikiş dikerlerdi ve bir iğnedenliğe ihtiyaç duyarlardı.Protože lidé byli zvyklí šít, potřebovali polštářek na špendlíky.
Çünkü insanlar dikiş dikerlerdi ve bir iğnedenliğe ihtiyaç duyarlardı.Vì trước đây mọi người hay khâu vá và họ cần 1 cái gối cắm kim.
Çünkü insanlar dikiş dikerlerdi ve bir iğnedenliğe ihtiyaç duyarlardı.Want toen naaiden mensen nog en hadden dus speldenkussen nodig.
Çünkü insanlar dikiş dikerlerdi ve bir iğnedenliğe ihtiyaç duyarlardı.Γιατί τότε οι άνθρωποι έραβαν και χρειάζονταν μαξιλαράκια για καρφίτσες.
Çünkü insanlar dikiş dikerlerdi ve bir iğnedenliğe ihtiyaç duyarlardı.Бо люди шили, й потребували подушечок для шпильок.
Çünkü insanlar dikiş dikerlerdi ve bir iğnedenliğe ihtiyaç duyarlardı.Защото хората шиеха и им трябваха игленици.
Çünkü insanlar dikiş dikerlerdi ve bir iğnedenliğe ihtiyaç duyarlardı.Потому что люди шьют, и им нужна подушечка для иголок.
Çünkü insanlar dikiş dikerlerdi ve bir iğnedenliğe ihtiyaç duyarlardı.בגלל שאנשים היו תופרים והם היו צריכים כריות לסיכות
Çünkü insanlar dikiş dikerlerdi ve bir iğnedenliğe ihtiyaç duyarlardı.لكي يجدها الناس عندما يريدونها .. - الدبابيس -
Çünkü insanlar dikiş dikerlerdi ve bir iğnedenliğe ihtiyaç duyarlardı.私が気付いたのは 選択肢が必要だということです
Çünkü tam dikeyimizde, eğer böyle bakarsanız,Car à la verticale, si je regarde comme ça,
Çünkü tam dikeyimizde, eğer böyle bakarsanız,Denn direkt über uns, wenn man so guckt:
Çünkü tam dikeyimizde, eğer böyle bakarsanız,Deoarece chiar deasupra noastră, dacă priviţi aşa,
Çünkü tam dikeyimizde, eğer böyle bakarsanız,Karena pada pandangan vertikal diri kita, jika kita melihat seperti itu,
Çünkü tam dikeyimizde, eğer böyle bakarsanız,수직적으로, 여러분이 그렇게 본다면
Çünkü tam dikeyimizde, eğer böyle bakarsanız,Omdat als je verticaal naar boven kijkt...
Çünkü tam dikeyimizde, eğer böyle bakarsanız,Perché alla nostra verticale, se la guardate così