dike ile cümle

dike kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Arılar gibi sardılar beni, Ama diken ateşi gibi sönüverdiler; RABbin adıyla püskürttüm onları.M'au înconjurat ca nişte albine: se sting ca un foc de spini; în Numele Domnului, le tai în bucăţi.
Arılar gibi sardılar beni, Ama diken ateşi gibi sönüverdiler; RABbin adıyla püskürttüm onları.Me rodearon como abejas, ardieron como fuego de espinos; en el nombre de Jehovah yo las destruiré
Arılar gibi sardılar beni, Ama diken ateşi gibi sönüverdiler; RABbin adıyla püskürttüm onları.Mi hanno circondato come api, come fuoco che divampa tra le spine, ma nel nome del Signore li ho sconfitti
Arılar gibi sardılar beni, Ama diken ateşi gibi sönüverdiler; RABbin adıyla püskürttüm onları.Obdali so me kakor čebele, a ugasnili so kakor trnov ogenj; zares, v imenu GOSPODOVEM sem jih uničil.
Arılar gibi sardılar beni, Ama diken ateşi gibi sönüverdiler; RABbin adıyla püskürttüm onları.Obkľúčili ma jako včely, ale vyhasnú jako oheň z tŕnia, lebo v mene Hospodinovom ich posekám.
Arılar gibi sardılar beni, Ama diken ateşi gibi sönüverdiler; RABbin adıyla püskürttüm onları.Ogarnęły mię jako pszczoły, ale zgasły jako ogieó z ciernia; bo w imieniu Pańskiem wytraciłem ich.
Arılar gibi sardılar beni, Ama diken ateşi gibi sönüverdiler; RABbin adıyla püskürttüm onları.Sie umgeben mich wie Bienen; aber sie erlöschen wie Feuer in Dornen; im Namen des HERRN will ich sie zerhauen.
Arılar gibi sardılar beni, Ama diken ateşi gibi sönüverdiler; RABbin adıyla püskürttüm onları.Ssuli se na mne jako včely, však zhasli jako oheň z trní: nebo ve jménu Hospodinovu vyplénil jsem je.
Arılar gibi sardılar beni, Ama diken ateşi gibi sönüverdiler; RABbin adıyla püskürttüm onları.Обиколиха ме като пчели, но угаснаха като огън от тръне; Защото в името Господно ще ги отсека.
Arılar gibi sardılar beni, Ama diken ateşi gibi sönüverdiler; RABbin adıyla püskürttüm onları.סבוני כדבורים דעכו כאש קוצים בשם יהוה כי אמילם׃
Arılar gibi sardılar beni, Ama diken ateşi gibi sönüverdiler; RABbin adıyla püskürttüm onları.‎احاطوا بي مثل النحل. انطفأوا كنار الشوك. باسم الرب ابيدهم.
Arılar gibi sardılar beni, Ama diken ateşi gibi sönüverdiler; RABbin adıyla püskürttüm onları.他 們 如 同 蜂 子 圍 繞 我 、 好 像 燒 荊 棘 的 火 、 必 被 熄 滅 . 我 靠 耶 和 華 的 名 、 必 剿 滅 他 們
Arılar gibi sardılar beni, Ama diken ateşi gibi sönüverdiler; RABbin adıyla püskürttüm onları.他 們 如同 蜂子 圍繞 我 、 好像 燒荊棘 的 火 、 必被 熄滅 . 我 靠 耶和華 的 名 、 必剿滅 他 們
Arkalı Önlü (Dikey)Dobbeltsidet (portræt)
Arkalı Önlü (Dikey)Doble cara (vertical)
Arkalı Önlü (Dikey)Dois Lados (Retrato)
Arkalı Önlü (Dikey)Doppelseitig (Hochformat)
Arkalı Önlü (Dikey)Doppia faccia (verticale)
Arkalı Önlü (Dikey)Double Side (Portrait)
Arkalı Önlü (Dikey)Dubbelsidig (stående)
Arkalı Önlü (Dikey)Dubbelzijdig (portret)
Arkalı Önlü (Dikey)Dublă- față (Portret)
Arkalı Önlü (Dikey)Dvostransko (pokončno)
Arkalı Önlü (Dikey)Kaksipuolinen sivu (pystysuunta)
Arkalı Önlü (Dikey)kétoldalas (álló)
Arkalı Önlü (Dikey)양면 (인물)
Arkalı Önlü (Dikey)Mặt đôi (thẳng đứng)
Arkalı Önlü (Dikey)Obojstranne (na výšku)
Arkalı Önlü (Dikey)Obustronny (portret)
Arkalı Önlü (Dikey)Recto-verso (portrait)
Arkalı Önlü (Dikey)Διπλή πλευρά (πορτραίτο)
Arkalı Önlü (Dikey)Две скобы по стороне (книга)
Arkalı Önlü (Dikey)Дві скоби збоку (книга)
Arkalı Önlü (Dikey)כפול, בצד (לאורך)
Arkalı Önlü (Dikey)ثنائي الوجه (طولي)
Arkalı Önlü (Dikey)二重 横 (縦長)
Askerler de dikenlerden bir taç örüp Onun başına geçirdiler. Sonra Ona mor bir kaftan giydirdiler.A vojaci upletúc korunu z tŕnia položili mu ju na hlavu a odiali ho šarlátovým plášťom
Askerler de dikenlerden bir taç örüp Onun başına geçirdiler. Sonra Ona mor bir kaftan giydirdiler.A žoldnéři zpletše korunu z trní, vstavili na hlavu jeho, a pláštěm šarlatovým přioděli jej.
Askerler de dikenlerden bir taç örüp Onun başına geçirdiler. Sonra Ona mor bir kaftan giydirdiler.A żołnierze uplótłszy koronę z cierni, włożyli na głowę jego i płaszczem szarłatowym przyodziali go,
Askerler de dikenlerden bir taç örüp Onun başına geçirdiler. Sonra Ona mor bir kaftan giydirdiler.Bọn lính đương một cái mão triều bằng gai , đội trên đầu Ngài , và mặc cho Ngài một cái áo điều .
Askerler de dikenlerden bir taç örüp Onun başına geçirdiler. Sonra Ona mor bir kaftan giydirdiler.Bọn lính đương một cái mão triều bằng gai, đội trên đầu Ngài, và mặc cho Ngài một cái áo điều.
Askerler de dikenlerden bir taç örüp Onun başına geçirdiler. Sonra Ona mor bir kaftan giydirdiler.E os soldados, tecendo uma coroa de espinhos, puseram-lha sobre a cabeça, e lhe vestiram um manto de púrpura;
Askerler de dikenlerden bir taç örüp Onun başına geçirdiler. Sonra Ona mor bir kaftan giydirdiler.És a vitézek tövisbõl koronát fonván, a fejére tevék, és bíbor köntöst adának reá,
Askerler de dikenlerden bir taç örüp Onun başına geçirdiler. Sonra Ona mor bir kaftan giydirdiler.In vojaki spleto krono iz trnja in mu jo denejo na glavo, in mu oblečejo škrlaten plašč;
Askerler de dikenlerden bir taç örüp Onun başına geçirdiler. Sonra Ona mor bir kaftan giydirdiler.군병들이 가시로 면류관을 엮어 그의 머리에 씌우고 자색 옷을 입히고
Askerler de dikenlerden bir taç örüp Onun başına geçirdiler. Sonra Ona mor bir kaftan giydirdiler.Ostaşii au împletit o cunună de spini, I-au pus -o pe cap, şi L-au îmbrăcat cu o haină de purpură.
Askerler de dikenlerden bir taç örüp Onun başına geçirdiler. Sonra Ona mor bir kaftan giydirdiler.А воїни сплівши вінець їз тернини, наділи на голову Йому, і в одежу червону одягли Його,
Askerler de dikenlerden bir taç örüp Onun başına geçirdiler. Sonra Ona mor bir kaftan giydirdiler.И воины, сплетши венец из терна, возложили Ему на голову, и одели Его в багряницу,
Askerler de dikenlerden bir taç örüp Onun başına geçirdiler. Sonra Ona mor bir kaftan giydirdiler.И тъй, взеха Исусовото тяло и Го обвиха в плащаница с ароматите, според юдейския обичай на погребване.
Askerler de dikenlerden bir taç örüp Onun başına geçirdiler. Sonra Ona mor bir kaftan giydirdiler.וישרגו אנשי הצבא עטרת קצים וישימו אתו על ראשו ויעטהו לבוש ארגמן׃
Askerler de dikenlerden bir taç örüp Onun başına geçirdiler. Sonra Ona mor bir kaftan giydirdiler.وضفر العسكر اكليلا من شوك ووضعوه على راسه وألبسوه ثوب ارجوان.
Askerler de dikenlerden bir taç örüp Onun başına geçirdiler. Sonra Ona mor bir kaftan giydirdiler.兵 丁 用 荊 棘 編 作 冠 冕 、 戴 在 他 頭 上 、 給 他 穿 上 紫 袍
Askerler de dikenlerden bir taç örüp Onun başına geçirdiler. Sonra Ona mor bir kaftan giydirdiler.兵丁 用 荊棘編 作 冠冕 、 戴在 他 頭上 、 給他 穿上 紫 袍
Aslında dediği, gerçekte, hükümetlerimiz, dikey yapılı,Es ist die Fähigkeit eines Landes, Institutionen zu vernetzen.
Aslında dediği, gerçekte, hükümetlerimiz, dikey yapılı,사실 수직적으로 또는 산업혁명의 경제적인 모델로 구성된
Aslında dediği, gerçekte, hükümetlerimiz, dikey yapılı,Ține de capacitatea de cooperare a instituțiilor sale.
Aslında dediği, gerçekte, hükümetlerimiz, dikey yapılı,Závisí na schopnosti spolupráce institucí. A toto je velice důležité.
Aslında dediği, gerçekte, hükümetlerimiz, dikey yapılı,זה אומר לנו, למעשה, שממשלותינו, הבנויות מלמטה למעלה,
Aslında dediği, gerçekte, hükümetlerimiz, dikey yapılı,يخبرنا أنه في الواقع حكومتنا، العمودية البنية،
Aslında dediği, gerçekte, hükümetlerimiz, dikey yapılı,経済モデルに基づいて 構成された

İlgili Sayfalar