dik ile cümle

dik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Bu iki çizgi birbirini dik açıyla kesmektedir.These two lines cut across each other at right angles.
Bu çok önemli bir mesele olarak dikkate alınır.This is considered to be a matter of great importance.
Sorunu daha dikkatli şekilde göz önünde bulundurmalıyız.We have to consider the problem more carefully.
Bu soruna hemen dikkat edilmesi gerekir.This problem demands immediate attention.
Şekerin tadı çok dikkat çekicidir.The taste of sugar is too noticeable.
Bu kitap dikkate değer.This book is worthy of attention.
Bu teleskop dikkatlice kullanılmalı.This telescope must be used carefully.
Bu alet, dikkatsizce kullanılırsa çok tehlikeli olabilir.This tool, if used carelessly, can be very dangerous.
Bu noktadan itibaren tırmanış aniden dikleşir.From this point the climb became suddenly steep.
Bu bölgenin demografik yapısına daha dikkatli bakılması gerekir.It is necessary to look more carefully into the demographic configuration of this region.
Bu anıt on yıl önce dikildi.This statue was erected ten years ago.
Bu deneyi yaparken çok dikkatli olamazsın.You can't be too careful when doing this experiment.
Bu deneyde dikkatsiz olacak durumda değilsin.You can't afford to be careless in this experiment.
Bu kaza, sürücünün dikkatsizliğinden kaynaklandı.This accident resulted from the carelessness of the driver.
Bu anıt, Şubat 1985'te dikildi.This monument was erected in February, 1985.
Bu hata onun dikkatsizliği yüzünden.This mistake is due to his carelessness.
Bu dikiş makinasını kavramak ne kadar sürer?How long does it take to get the hang of this sewing machine?
Burada dolaşırken düşen kayalara dikkat etmelisin.When you walk around here, you have to look out for falling rocks.
Bu iki çizgi dik açılıdır.These two lines are at right angles.
Gözlüğü dikkatli kullanın.Handle the glasses carefully.
Bardağı düşürmemek için dikkat et.Take care not to drop that glass.
Bardakları kırmamaya dikkat edin.Take care not to break the glasses.
Civardaki hırsızlara dikkat edin.Watch out for thieves around here.
Burada yankesicilere dikkat edin.Beware of pickpockets here.
Bay Kennedy hatalarımıza dikkat çekti.Mr Kennedy pointed out our mistakes.
Kate tarih dersinde dikkatle not tuttu.Kate took careful notes on the history lecture.
Sınıfa bir bütün olarak davranamazsın, ancak her bir üyeye dikkat etmelisin.You can't treat the class as a whole, but must pay attention to each member.
Dik oturun.Sit up straight.
Onlar Gandhi'nin anısına bir heykel diktiler.They erected a statue in memory of Gandhi.
Üşütmemek için kendine dikkat et.Take care not to catch a cold.
Hava gazını açık bırakmak benim dikkatsizliğimdi.It was careless of me to leave the gas on.
Kendine dikkat et.Watch yourself.
Parana dikkat etmelisin.You should be careful of your money.
Ona kotundaki deliği dikip dikmeyeceğini sor.Ask her if she'll sew up the hole in your jeans.
Evet. Biz çok dikkatli olmalıyız.Yes. We should be very careful.
Ben dikkatsiz bir hata yaptım.I made a careless mistake.
Her zaman başkalarının duygularını dikkate almalıyız.We must always consider the feelings of others.
En dikkatli adam bazen hata yapar.The most careful man sometimes makes mistakes.
Her şeyi dikkate aldım.I have taken everything into consideration.
Şu adama dikkat et.Watch out for that man.
Kitaplardan dikkatli bir seçim yapmak zorundasın.You have to make a careful choice of books.
Onun hastalığına dikkat etmelisin.You should take her illness into consideration.
Ona karşı dikkat et.Be on your guard against her.
Onun ne söylediğini dikkate almalısın.You should take account of what he said.
Yol boyunca adımına dikkat etmelisin.You must watch your step all the way.
Büyük bir hata yapmaktan kaçınmak için daha dikkatli olmalısın.You must be more careful to avoid making a gross mistake.
Kendinize dikkat etmelisiniz.You must take care of yourself.
Öğretmenin söylediklerine daha fazla dikkat etmelisin.You should attend more to what your teacher says.
Yaptığın şeye dikkatini vermelisin.You must concentrate your attention on what you are doing.
Bir araba sürerken çok dikkatli olamazsın.You cannot be too careful when you drive a car.
Para meselelerinde daha dikkatli olmalıydın.You should have been more careful in money matters.
Yaya geçidinde daha dikkatli olmalısın.You should be more careful at a crosswalk.
Daha dikkatli olman gerekiyor.You need to be more careful.
Onu çok daha dikkatli yapmalısın.You must do it much more carefully.
Dikkatsiz davranışının hesabını vermelisin.You must answer for your careless conduct.
Gerçeği dikkate almalısın.You must take the fact into consideration.
Geçen yıl İngilizcede dikkat çekici bir ilerleme yaptın.You've made remarkable progress in English in the past year.
Dikkatli sürücü olmakla alakan yok.You are far from a careful driver.
Parana daha dikkat etmelisin.You should be more careful with your money.
Yaşam tarzınıza dikkatle bir göz atın.Take a fresh look at your lifestyle.

İlgili Sayfalar