Eğer dikkatli olmazsan kaza geçirebilirsin.If you're not careful, you might have an accident.
Tom mektubu dikkatle zarftan çıkardı.Tom carefully removed the letter from the envelope.
Sadece daha dikkatli olman gerektiğini düşünüyorum, bu kadar.I just think you should be more careful, that's all.
Bunun tekrar olmasına izin vermemek için her zaman dikkatli olmalıyız.We'll always have to be careful not to let this happen again.
Gazeteci olmak istiyorsan dikkatli olmalısın.If you want to be a newspaperman, you have to be observant.
Kız, sütü bir dikişte içti.The girl drank down the milk in one gulp.
En dikkatli şekilde yapılmış planlar bile sık sık başarısızlıkla sonuçlanır.Even the most carefully made plans frequently result in failure.
Üzerinize bir şey düşebilir, bu yüzden dikkatli olun.Something might fall on you, so be careful.
Hiç kimse Tom'a dikkat etmiyor.No one pays attention to Tom.
Treni kaçırmamak için dikkatli olun.Be careful not to miss the train.
Treni kaçırmamak için dikkat et.Take care not to miss the train.
Affedersiniz, dikkat etmiyordum.Sorry, I wasn't paying attention.
Herkes gözlerini Tom'a dikti.Everyone stared at Tom.
Herkes Tom'a dik dik baktı.Everyone stared at Tom.
Tom'a çok benzeyen birisi kapının yanında dikiliyor.Someone who looks a lot like Tom is standing near the gate.
Tom dik başlı.Tom's headstrong.
Dikkatle izleyin.Watch carefully.
O dikkate değer.That's remarkable.
Dikkatini dağıtmaya çalıştım, ama boşuna oldu.I tried to distract him, but it was in vain.
O dikkat çekici.It's remarkable.
Kuşları dikkatle ve sevinçle izledi.She watched the birds intently and joyfully.
Formuna dikkat etmek zorundasın.You have to keep fit.
O bana dikiş dikmeyi bilip bilmediğimi sordu.She asked me whether I know how to sew.
Onu dikkate alacağım.I'll take that into consideration.
Güzel kız yüzünden dikkati dağılmıştı.He was distracted by the beautiful girl.
Sadece onun dikkatini çekmeye çalıştım.I just wanted to get her attention.
Zombilere dikkat et.Watch out for zombies.
İlk başta az dikkat ettim ama yavaş yavaş ilgim uyandı.At first I paid little attention, but slowly my interest awoke.
Gezegenimize dikkat et.Take care of our planet.
Sen dikkatlisin.You're careful.
Tom dikkatsiz.Tom is careless.
Sen dikkatsizsin.You're careless.
Tom dikkatli.Tom is observant.
Biz dikkatliyiz.We're observant.
Tom dikkat çekici.Tom is remarkable.
Sen dikkat çekicisin.You're remarkable.
Siz dikkatlisiniz.You're thorough.
Neden dik oturmayı denemiyorsun?Why don't you try sitting up?
Neden dikkat etmeye çalışmıyorsun?Why don't you try to pay attention?
Tom bunu dikkate alacak.Tom will consider it.
Sen her zaman dikkatlisin.You're always careful.
Dikkatsizlik ediyorsun.You're getting careless.
Gittikçe dikkatsizleşiyorsun.You're getting careless.
Bana dik dik bakmaya devam etti.He kept staring at me.
Dikkatli olun, bu alanda pumalar var.Be careful, there are cougars in this area.
O neden bana dik dik bakıyor?Why is he staring at me?
Tom'un dikkatini çek.Get Tom's attention.
Tom dikkatli şekilde cevap verdi.Tom answered carefully.
Tom dikkatlice yaklaştı.Tom approached cautiously.
Tom'un dikkati dağılmış.Tom is distracted.
Tom dikkatlice dinledi.Tom listened attentively.
Tom dikkatle dinledi.Tom listened carefully.
Tom dikkatli bir şekilde taşındı.Tom moved cautiously.
Tom içeriye dikkatle baktı.Tom peered inside.
Tom dikkati dağılmış görünüyor.Tom seems distracted.
Tom dikkatle baktı.Tom stared intently.
Tom dikkat çekiciydi.Tom was remarkable.
Tom dikkatle izledi.Tom watched attentively.
Tom dikkatlice izledi.Tom watched carefully.
Tom dikkatle yazdı.Tom wrote carefully.