Ana içeriğe geç
Sözlük

dijital ile cümle

dijital kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Küçük dijital nükleer başlığı çark kontrolü ile ilişkilendirebildik.So we were able to associate the small digital warhead with the rotor control.
Fikir dijital güvenlik sistemine müdahele edip engellemek.The idea is to circumvent a digital safety system.
Bu yüzden dijital güvenlik sistemlerine ihtiyacımız var.So this is where we need digital safety systems.
Ve bir tesadüf daha, bu yeni teknolojiler genelde dijital.And this is a consequence of the fact that these new technologies tend to be digital.
Bu bizim ilk girişimimiz; Phi X 174 genomunun dijital bilgisiyle işe başladık.And this was our first attempt, starting with the digital information of the genome of phi X174.
Benim uzmanlık alanım dijital teknoloji ve sihirbazlığı bir araya getirmek.Now my own speciality is combining digital technology and magic.
Ve birçok insan bana bunu neden dijitalleştirmediğimi sordu. Tümünü dijitale çevirmek mi?And many people ask me, John, couldn't you just digitize all this?
Dijital Dönem Telif Hakları Yasasının İhlali (Kahkaha)Break the Digital Millennium Copyright Act. (Laughter)
Çocukluğumdan itibaren başlayan teknoloji ve dijital sanata karşı bir tutkum vardır.I've been passionate about technology and digital arts since I was a kid.
İşte tam bu andan itibaren gerçek anlamda teknoloji ve dijital sanat hayatıma girmişti.It's at that moment that technology & digital art became a huge part of my life.
O, tasarım, teknoloji ve dijital sanatla karşılaşandır.He fully embodies design, technology, and digital art.
Bizim zamanımızda, dijitalleşme var.In our day, we have digitization.
İşte, bu örneklerde, biz dijital dünyanın içine uzanabiliyoruz.So in these examples, we are reaching into the digital world.
Fakat, ya bunun yerine tersini yapıp dijital dünyanın bize ulaşmasını sağlarsak?But how about reversing its role and having the digital information reach us instead?
Bunlar sadece dijital ortamdaki veriler -- Basılı yayın ya da TV dahil değil --That's only online -- no print, no TV.
Film dijital ortamda yayınlanmış değil.It's not even online.
Dijital gıda dediğim şeyden bahsetmek istiyorum.I'd like to talk about what I call digital food.
Tamamen dijital bir insan kafası yaratmıştık.We've created a completely digital human head.
18 dakikada dijital bir insan işte böyle yaratılır.That's how to create a digital human in 18 minutes.
Bize mobil, dijital teknolojiyle nelerin yapılabileceğini gösteriyorlar.They're showing us what can be done with mobile, digital technologies.
Yardımlaşma dünyasını analogdan dijitale geçirmeye ihtiyaç duyduğumuza inanıyorum.I believe we need to bring the humanitarian world from analog to digital.
Hepimiz gençlere "dijital yerli" dendiğini duymuşuzdur.I mean, all of us have heard young people referred to as "digital natives."
Gençleri dijital yerliler olarak düşünmeli miyiz emin değilim.I'm not so sure we should be thinking of young people as digital natives.
Ve bunu yapış şeklimiz -- cocuklara dijital hikayeciliği öğretiyoruz.And the way we've done this -- we teach digital storytelling to these kids.
Aslında onlar birer dijital kamera.They're essentially digital cameras.
Dijital bir dosya aynı zamanda.It's a digital file.
Bu bir dijital heykel, bu yüzden bir etkileşim sistemi eklemek istedim.It's a digital sculpture, so I wanted to add an interaction system. So what I did was,
Ama gelecek dijital tıbbi cihazların ta kendisi olacak.But the future are digital medical wireless devices, OK?
Bugün size Dijital Evreni sunuyor olmak benim için bir onur.It's a great honor today to share with you
Ama dijital dünyada aynı zamanda arama da yapabilirsiniz, ya da "Dr.But you can also search in the digital world, or maybe you can write a query, saying,
Etrafımdaki dünyayı bu dijital veriyle genişletebilirim.I can augment the world around me with this digital information.
Ve, elbette, sinyal işlemcisi ve dijital kameralar da var.And, of course, there's signal processing and digital cameras.
Telsiz teleskop cebime koyduğum dijital kamera.The wireless telescope was a digital camera I had tucked in my pocket.
Bu gerçekte dijital dünyada " Kullanıcı tarafından oluşturulan içerik. " şeklinde tarif edilir.This is actually what's called, in the digital world, "user-generated content."
Dijital dünya bize kendimizi daima meşgul, ebediyen meşgul olarak hissetmemiz için planlanmış.The digital world conspires to make us feel eternally busy, perpetually busy.
Bunları dijital hale getirdik ve bunları mevcut hale getirdik.So we've digitized those and made those available.
Bu fiziksel bir kapta yer alan dijital bir depo.That's a digital storage in a physical container.
Burada gördüğünüz gibi, dijital gölgeleri yansıtıyor.It projects down digital shadows, as you see here.
Yani soru şu: dijital dünyadaki şeyleri nasıl fiziksel dünyaya aktarırız?So the question is: how do we get the stuff over from the digital into the physical?
Örneğin, dijital içeriği fiziksel ağırlıkla arttırabiliriz.For example, we can augment digital content with physical mass.
Öyleyse, burada dijitali kavranabilir hale getirmek için üç farklı yolu gördük.So, what we have seen are three ways to make the digital graspable for us.
Dijital Otoyol'daki bu izleri ilk parlatan kişi Alexander Graham Bell olacaktı.The Digital Highway would follow the rutted trail first blazed by Alexander Graham Bell.
Şey ben sadece... mp3 ve dijital kameralar nerdeydi?I was just... Where are the mp3s and digital cameras?
2000 yılında dijital mammografi uygulanmaya başlayana kadar pek az yenilik yapıldı.There have been surprisingly few innovations, until digital mammography was approved in 2000.
Gittiğimiz yer bu -- bu birlik, maddi ve dijital olanın bu kavuşması.That is where we're going -- this union, this convergence of the atomic and the digital.
Ve evet siz dört dakika içinde dijital olarak arşivlendiniz.So you have been digitally preserved in about four minutes.
Pekala, elimizde dijitale çevirmek istediğimiz sinyalimiz varAlright, so, I've got this signal.
Kendinizi dijital hayatta da, tıpkı gerçekte olduğu gibi iyi bir şekilde göstermeniz gerekiyor.You have to present yourself in digital life in a similar way that you would in your analog life.
Müsaade edin, size dijital teknoloji ile bunun nedenini göstereyim.And let me show you why by converting back to the old-time digital technology.
Mİlyonlarca kitabı dijitalize hale getirdiler.They have digitized millions of books.
Şimdi Google bir kitabı dijitalize hale getirdiğinde, onu çok güzel bir formatla sunuyorlar.Now when Google digitizes a book, they put it into a really nice format.
Google, 15 milyon kitabı dijital hale getirdi.Google has started to digitize 15 million books.
Bunun nedeni, bizim, yani 25 üstülerin, dijital öncesi bir dünyada büyümüş olmamız.And the reason is we were brought up in a pre-digital culture, those of us over 25.
Çağımızın çocukları dijital bir dünyada yaşıyorlar, ve onlar için zaman her yerde.Kids now live in a world which is digitized, and the time, for them, is everywhere.
Dijital haya torbası, dijital medya.Digital scrotum, digital media.
Kitapları dijitalleştirmeye çalışan çok fazla proje var.So there's a lot of projects out there trying to digitize books.
Amazon, şimdi Kindle ile, kitapları dijitalleştirmeye çalışıyor.Amazon, now with the Kindle, is trying to digitize books.
Şimdi bir kitabı taramak kitabın her sayfasının dijital fotoğrafını çekmek gibi birşey.Now scanning a book is like taking a digital photograph of every page of the book.
Yani Ticketmaster'dan her bilet alışınızda bir kitabı dijitalleştirmeye yardım ediyorsunuz.So every time you buy tickets on Ticketmaster, you help to digitize a book.
Sonra tabi ki, CAPTCHA dolduruyorsunuz çünkü bize bir kitabı dijitalleştirmede yardım ediyorsunuz.Then of course, you fill out the CAPTCHA because you help us digitize a book.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod