Dişli sayısıContador de engranajes
Dişli sayısıFogaskerékszám
Dişli sayısıHammasrattaiden määrä
Dişli sayısı공 카운트
Dişli sayısıLiczba trybików
Dişli sayısıNombre de boules
Dişli sayısıNumărul de bile
Dişli sayısıNúmero de engrenagens
Dişli sayısıNumero di ruote dentate
Dişli sayısıPočet lôpt
Dişli sayısıPočet míčků
Dişli sayısıSố Bóng
Dişli sayısıŠtevilo krogel
Dişli sayısıΠλήθος μπαλών
Dişli sayısıБрой топки
Dişli sayısıКількість шестерень
Dişli sayısıКоличество мячей
Dişli sayısıמספר כדורים
Dişli sayısıالكرة العدد
Dişli sayısıギアの数
Doktor bu siyah dişli sarı bebeğe baktığında annemin gözlerinin içine bakıpA když se doktor podíval na to žluté dítě, podíval se mojí matce do očí a řekl,
Doktor bu siyah dişli sarı bebeğe baktığında annemin gözlerinin içine bakıpA keď doktor sa pozrel na toto žlté decko s čiernymi zubami, pozrel sa priamo na mamu a povedal:
Doktor bu siyah dişli sarı bebeğe baktığında annemin gözlerinin içine bakıpKiedy lekarz rzucił okiem na to żółte dziecko z czarnymi zębami, popatrzył na moją mamę i powiedział:
Doktor bu siyah dişli sarı bebeğe baktığında annemin gözlerinin içine bakıp그리고 의사가 이 까만치아를 가진 색이 노란 아이를 보았을때 우리 엄마를 똑바로 쳐다 보며,
Doktor bu siyah dişli sarı bebeğe baktığında annemin gözlerinin içine bakıpNär doktorn kastat ett öga på det gula barnet med svarta tänder, tittade han på min mamma och sa,
Doktor bu siyah dişli sarı bebeğe baktığında annemin gözlerinin içine bakıpOg da lægen kiggede på denne gule dreng, med sorte tænder kiggede han direkte på min mor og sagde,
Doktor bu siyah dişli sarı bebeğe baktığında annemin gözlerinin içine bakıpŞi când doctorul a consultat acest copil palid cu dinţi negri, s-a uitat la mama şi la tata şi a spus,
Doktor bu siyah dişli sarı bebeğe baktığında annemin gözlerinin içine bakıpToen de dokter dit gele kind met zwarte tanden bekeek, keek hij strak naar mijn moeder en zei:
Doktor bu siyah dişli sarı bebeğe baktığında annemin gözlerinin içine bakıpVà bác sĩ nhìn đứa trẻ da vàng răng đen ông ấy nhìn thẳng vào mẹ tôi và nói
Doktor bu siyah dişli sarı bebeğe baktığında annemin gözlerinin içine bakıpY cuando el médico vio a este bebé amarillo con los dientes negros miró fijamente a mamá y le dijo:
Doktor bu siyah dişli sarı bebeğe baktığında annemin gözlerinin içine bakıpΌταν ο γιατρός είδε αυτό το κιτρινιασμένο παιδί με τα μαύρα δόντια, κοίταξε τη μαμά μου και της είπε:
Doktor bu siyah dişli sarı bebeğe baktığında annemin gözlerinin içine bakıpДоктор взглянул на жёлтого ребёнка с чёрными зубами, посмотрел на мою маму и сказал:
Doktor bu siyah dişli sarı bebeğe baktığında annemin gözlerinin içine bakıpКогато докторът видял това жълтеникаво бебе с черни зъби, той погледнал право към майка ми и й казал,
Doktor bu siyah dişli sarı bebeğe baktığında annemin gözlerinin içine bakıpכשהרופא הביט בילד הצהוב הזה עם השיניים השחורות, הוא הביט היישר בעיני אמי ואמר,
Doktor bu siyah dişli sarı bebeğe baktığında annemin gözlerinin içine bakıpوحين نظر الطبيب إلى هذا الطفل الأصفر ذي الأسنان السوداء، نظر مباشرة إلى أمي وقال،
Doktor bu siyah dişli sarı bebeğe baktığında annemin gözlerinin içine bakıp母をじっと見て 「この子は 生きられないでしょう」 と言ったそうです
Dünya üstünde yaşadığımız için o perspektifle çok içli dışlı olmuyoruz sadece.C'est juste que nous n'avons pas mis cela en perspective du fait de vivre ici sur la Terre.
Dünya üstünde yaşadığımız için o perspektifle çok içli dışlı olmuyoruz sadece.Jen si to při životě tady na Zemi, neuvědomujeme.
Dünya üstünde yaşadığımız için o perspektifle çok içli dışlı olmuyoruz sadece.لكن الأمر هو أننا لم نجلب هذا الفهم
Evet , tüpleri sıkan dişlilerle beraber çalışıyor.Da, sînt servomecanisme cu came care strîng tuburile de cauciuc.
Evet , tüpleri sıkan dişlilerle beraber çalışıyor.Igen, ezek szervós kamerák, amik elszorítják a gumicsöveket.
Evet , tüpleri sıkan dişlilerle beraber çalışıyor.Ja, das sind Klampen die diese Plastikröhrchen kneifen.
Evet , tüpleri sıkan dişlilerle beraber çalışıyor.Ja, het zijn servo's met nokken die de rubberen tubes dichtknijpen.
Evet , tüpleri sıkan dişlilerle beraber çalışıyor.고무 튜브들을 잡고있죠.
Evet , tüpleri sıkan dişlilerle beraber çalışıyor.Oui, ce sont des servomécanismes avec des caméras qui pincent ces tubes en caoutchouc.
Evet , tüpleri sıkan dişlilerle beraber çalışıyor.Sim, são servo mecanismos com câmaras que apertam estes tubos de borracha.
Evet , tüpleri sıkan dişlilerle beraber çalışıyor.Sì, sono dei servo con delle camme che stringono questi tubi di gomma.
Evet , tüpleri sıkan dişlilerle beraber çalışıyor.Sí, son "servos" con levas que aprietan estos tubos de goma.
Evet , tüpleri sıkan dişlilerle beraber çalışıyor.Tak, to są siłowniki z kamerkami, one uciskają na rurki gumowe.
Evet , tüpleri sıkan dişlilerle beraber çalışıyor.Ναι, είναι σερβομηχανισμοί με άξονες που σφίγγουν αυτούς τους λαστιχένιους σωλήνες.
Evet , tüpleri sıkan dişlilerle beraber çalışıyor.Да, они управляются на расстоянии камерами, которые прикрепляются на резиновые шланги.
Evet , tüpleri sıkan dişlilerle beraber çalışıyor.Да, свързани са с разпределителни валове, които прищипват тези гумен тръби.
Evet , tüpleri sıkan dişlilerle beraber çalışıyor.שצובטים את שפופרות הגומי האלו.
Evet , tüpleri sıkan dişlilerle beraber çalışıyor.قرص هذه الأنابيب المطاطية.
Evet , tüpleri sıkan dişlilerle beraber çalışıyor.きつくはさむと絵の具が止まり
İnce dişli tarak ile aradık,<br />ama yine bulamadık.<br />Ne yapacağız?Abbiamo cercato dappertutto,<br />ma non riusciamo a trovarlo.<br />Cosa dobbiamo fare?
İnce dişli tarak ile aradık,<br />ama yine bulamadık.<br />Ne yapacağız?Am cautat peste tot, dar nu am gasit nimic. Ce ne facem?
İnce dişli tarak ile aradık,<br />ama yine bulamadık.<br />Ne yapacağız?Kami mencarinya dengan teliti, tapi kami masih tidak menemukannya.
İnce dişli tarak ile aradık,<br />ama yine bulamadık.<br />Ne yapacağız?Nous l'avons cherchée partout, mais nous n'avons pas pu la trouver.
İnce dişli tarak ile aradık,<br />ama yine bulamadık.<br />Ne yapacağız?Szukaliśmy go dokładnie, <br />ale nadal go nie znaleźliśmy. <br />Co zrobić?