dişleri ile cümle
dişleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Süt dişlerin gelişimi 6-8. haftalarda rahimde başlar.Molar teeth will develop at around 6 to 8 months old.
Şeker yemekten dişleri çürümüştür.They lose their egg tooth at the same time.
Keliser oluğu kutikula dişleri ile örtülüdür.These spiders are covered with dense hair.
İki tane zehir dişleri vardır.There are two dental practices.
Sarı boynuzu ve sivri dişleri ile her an saldırıya hazırdır.Each Sliver (original or copy) attacks with its sharp teeth aggressively.
Daha sonra ejderha ağzında gizlediği dişlerini çıkarır ve balığı yer.The magician then pulls fish from his mouth the fill the tank.
Barytherium cinsi hayvanların sekiz kesici dişleri uzamıştır.The maxilla bears at least eight teeth.
Karakulaklarda diğer kediler gibi avlarını dişleriyle boğarak öldürürler.They seduce and then kill the samurai like cats, tearing their throats with teeth.
Dişleri keskin ve sivridir (yani et yemeye yatkındır).The teeth themselves are small and serrated - designed to grasp and shear food.
Jenny anlıyor ki tek çözüm, çürük dişleri çekmek.Jenny realizes that the only solution is to pull out the bad teeth.
Yani, büyük dişleri olan şeylere olan ilgimize benzer.I mean, this is analogous to our interest in things that have big teeth.
Ağlamaya, ancak dişlerini yere vermedi.She did not cry, but ground her teeth.
Dişlerimde bazı sorunlar var ve gitmem gereken adam Albul Wahid.I've been having trouble with my canines and Abdul Wahid is the man.
Küçükken çok şeker yediğimden dişlerimde bazı sorunlar var.I had a problem with my teeth when I was young because I had too much sugar.
Dişlerinin temizlenmesi gerektiğini söylüyor.He says they need cleaning.
- Dişlerinin ovalanmasını ister misin?- You want him to scrub your teeth?
Dişlerinin temizlenmesini ister misin?To clean them? You need cleaning.
Dişlerimi fırçalıyorum.I do clean them, honestly.
İnsanı rahatlatan şey, burada sorunlu dişlerimle oturup... ...duvara bakmak.What is really reassuring is to sit here with my poor old teeth and look at that on the wall.
Sağlıklı dişlerin nasıl olması gerektiğini görebiliyorum.I can see the image of how teeth should be.
Yemek yakalamak için yemi yok, yakalasa bile yiyecek dişleri yok.He has no lure for attracting food and no teeth for eating it when it gets there.
Hepimiz hayatımızı dişlerimizi kaybetmeden 100 yaşına kadar yaşamaya çalışarak geçiriyoruz.We spend all of our lifetime trying to live to be 100 without losing our teeth.
"Ayaklar alın, onun dişleri arasında" dedi Jaffers."Get the feet," said Jaffers between his teeth.
Ses ve iki çene aynı anda masaya vurdu ve dişlerin iki takım sallandı.Voice; and two chins struck the table simultaneously, and two sets of teeth rattled.
Ayağı kalk... ...ve o alçağın dişlerini tekmeleyebildiğin kadar hızlı tekmele.Get up. And you kick that bastard as hard as you can right in the teeth.
"İyi! şimdi, bu dost şeyler var, "Phineas dişleri arasında, diye mırıldandı."Good! now, there's stuff in that fellow," muttered Phineas, between his teeth.
Hurma cigniyordu ki dislerinin yillar gectikce iyice kirmiziya donmesine bu neden olmustu.She was chewing betel nut, which caused her teeth over the years to turn very red.
Ve biz de günümüzde dişlerimizi değiştiriyoruz.And we are also changing our teeth right now.
İnsan ağzının ve dişlerinin giderek daha da küçüldüğüne dair kanıtlar var.There is evidence that the human mouth and teeth are growing smaller all the time.
Diyelim ki küçük t, küçük dişleri gösteriyor.So let's say little t is equal to small teeth.
Diyelim ki büyük T, büyük dişleri gösteriyor.Let's say big T is equal to big teeth.
Çin hayaletinin dişlerinin ne kadar korkunç olduğunu biliyor musun?Do you know how scary the China ghosts' teeth are?
Bir yamyamı kafanızda canlandırın, insan derisine batan insan dişleri, ateşte kavrulan insan eti.Picture a cannibal, human teeth sinking into human skin, human flesh roasting over a fire.
Tuhaf dişleri olan.You. Yeah. (Laughter)
Bugün bebeğinizin dişlerini temizleyeceğiz.So we are going to be cleaning your baby's teeth.
Ya da sadece parmağınıza azıcık diş macunu sürün ve bebeğinizin dişlerini böyle temizleyin.Or you could simply put some toothbrush on your finger and clean the baby's teeth that way.
Fil parçalara ayrılmadan çürüdü ve onlarda sadece dişlerini aldılar.The elephant just decayed and they just got the tusks.
-Dişlerini yaptırmadan önceki mi, sonraki mi?Lizzy Mcquire, before or after she got her teeth done? Bree: After!
Kaybettim tüm dişlerimiLost all my teeth
Konodontlar ise plankton yemelerine yardımcı olacak dişleri geliştirdiler.Conodonts evolved teeth to help with ingesting plankton.
Dişleri olan bir tavuk.This is a chicken with teeth.
Dİşleri olan tavuklar yapabiliriz.We can make a chicken with teeth.
İnsanlar dişlerini fırçalıyo ve diş ipi kullanıyorlar.They don't do it as much as they should, but they do it.
Sonunda veridikleri mesaj şimdi gidin ve dişlerinizi fırçalayın imiş.That was the message. That was the experiment. Now they measured one other variable.
Ve alt çenesini, dudaklarını, üst çenesini ve dişlerini kaybetti.And he lost his lower jaw, his lip, his chin and his upper jaw and teeth.
Zaman boyunca dişleri yaşlandırmalıydık.We had to age the teeth over time.
Bugün öpüşebileceğimizi söylediler diye dişlerimi bile temizlettim.They said we might kiss today so I even got my teeth scaled.
Ve dövüldü, aç bırakıldı, işkence gördü -- bütün dişlerini hapishanede kaybetti.And he was beaten, starved, tortured -- lost all his teeth while in prison.
Dişlerim için kullanıyorum.For my teeth. man:
Dişlerinizi fırçaladınız mı, profesör?Have you brushed your teeth, Professor?
İlk dişlerinizin hepsini de diş perisine verdiniz.You give away all your teeth to the tooth fairy.
Kral olduğunu söyledin dişlerinin arasında yalan çıktıYou said you was king you lied through your teeth
Sonucunda yapay bir burnum, porselen dişlerim ve bunun gibi bir sürü şeyim oldu.And I ended up with a plastic nose, porcelain teeth and all kinds of other things.
Çentikleri ve bir yığın dişleri var.It's got a bunch of notches and a bunch of teeth.
Ama takma dişlerini bıraktı.But left her dentures.
Yatmadan önce dişlerimi fırçalamamı söylemek için!To tell me not to forget to brush my teeth before bed!
Ve takma dişlerini neden getirmediğini.And bring her the dentures.
Büyükannemin takma dişlerini gördünüz mü?Have you seen my granny's dentures?
Bu yüzden... ...takma dişlerini geri vermeme izin vermiyorlar.So... They won't let me give her the dentures.
Dişlerimi düzenli olarak fırçaladım.And I brushed my teeth diligently.