dişleri ile cümle
dişleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Dişlerinizi fırçalarken diş etlerinizde kanama oluyor mu?Do your gums bleed when you brush your teeth?
Git de dişlerini fırçala hemen.Go brush your teeth now.
Diş fırçalamak dişleri çürümeye karşı korumaya yardımcı olur.Brushing the teeth helps protect against dental caries.
Dişlerimi sıktım.I clenched my teeth.
Felix yemek yedi ve dişlerini fırçaladı.Felix ate and brush his teeth.
Felix yemek yiyip dişlerini fırçaladı.Felix ate and brush his teeth.
Lukas, Rima'ya dişlerini fırçalamasını tavsiye etti.Lukas advised Rima to brush her teeth.
Yerlilerin dişleri bile siyahtır.Even the natives' teeth are black.
Deniz dişleri (Lat.Sea When Absent (liner notes).
Hapishanede Hummatov tüberküloz hastalığına yakalandı ve hemen hemen bütün dişlerini kaybetti.In prison Hummatov fell ill with tuberculosis and lost almost all of his teeth.
Dişleri iyi gelişmiştir.The teeth were well developed.
Dişleri yoktur.There are no teeth.
Dişlerin kendini daha fazla temizleyebilmesi için mekanizma sağlarlar.Also, they provide a mechanism for teeth to be more self cleansing.
Kalıcı dişler ya da yetişkin dişleri difiyodont memelilerde oluşan ikinci diş takımıdır.Permanent teeth or adult teeth are the second set of teeth formed in diphyodont mammals.
Ayrıca kurbanların genital bölge, dudak, meme ve dillerini dişleriyle yaraladığını itiraf etti.He also confessed to tearing at victims' genitalia, lips, nipples and tongues with his teeth.
Dişlerin numaralandırılması her bir grup için 1'den başlar.Teeth are numbered starting at 1 in each group.
Dişlerimi günde üç kez fırçalarım.He sheds his skin 3 times a year.
Dişleri yoktur; dilleri uzun ve solucan şeklindedir.They do not have teeth, while the tongue is very long.
Dişleri oldukça küçüktür.The teeth are small.
Mücadele eden iki erkek birbirlerine karşı ağırlıklarını ve köpek dişlerini kullanırlar.Two fighting males use their weight and canine teeth against each other.
Dişleri ve tırnakları modern etçillerde olduğu kadar iyi gelişmiş değildi.However, the tooth and jaw development were not as closely integrated as in modern gnathostomes.
Dillerinin üzerinde diloit dişleri vardır.They do have a patch of teeth on their tongue.
Yine de Poe, dişlerin çekildiği sahneyi öyküye eklememiştir.Poe does not actually include the scene where the teeth are pulled out.
Dişlerinin şekilleri yumuşak suda yetişen bitkileri yediklerini gösterir.The shape of their teeth suggests that they ate soft water vegetation.
Bu nedenle hayvana zarar vermeden dişleri sökmek zordur.Thus it would be difficult to remove it without harming the animal.
Örneğin, at dişlerinin ot ve çimleri öğütecek şekildeki adaptasyonu.For example, the adaptation of horses' teeth to the grinding of grass.
Atın dişleri "mezarsı ve iğrenç" sözleriyle tanımlanır.The horse's teeth are described as "sepulchral and disgusting".
Makrodonti, dişlerin normal boyutlarından büyük olması durumudur.Macrodontia is where teeth are larger than the usual size.
Bu dişlerin pozisyonu açık kapanış ya da diastema olup olmayacağını belirleyebilir.The position of these teeth may determine the existence of an open bite or diastema.
Frengi gibi sistemik hastalıklar dişlerin görünüşünü etkileyebilir.Systemic disease, such as syphilis, may affect the appearance of teeth.
Karakteristik bir kafatası şekli ve dişleri vardır.They have a characteristic skull shape and teeth.
Birçok farklı türün dişleri olsa da, gelişimleri büyük oranda insanınkiyle aynıdır.Although many diverse species have teeth, their development is largely the same as in humans.
Dişleri temizlemenin amacı çoğunlukla bakterilerden oluşan plağı uzaklaştırmaktır.The purpose of cleaning teeth is to remove plaque, which consists mostly of bacteria.
Son zamanlarda, hassas dişlerin tedavisi için diş macununda potasyum nitrat kullanımı artmaktadır.Recently, the use of potassium nitrate in toothpastes for treating sensitive teeth has increased.
Oklüzyon ya da kapanış, diş bağlamında, basitçe dişlerin arasındaki temas demektir.Occlusion, in a dental context, means simply the contact between teeth.
Kalıcı birinci azı dişleri, kalıcı dentisyonun doğru gelişimi için önemlidir.These first permanent molars are important for the correct development of a permanent dentition.
Bunun yerine yeni dişler ağzın arkasında çıkar ve eski dişleri ağzın önüne doğru iter.Instead, new teeth grow in at the back of the mouth and move forward to push out the old ones.
Çekilmiş dişlerin neredeyse %45'i mandibular birinci molarlardan oluşmaktadır.Up to 21% of all extracted teeth are maxillary first molars.
Süt dişleri için diş formülü şöyle gösterilir: 2.1.0.22.1.0.2.The dental formula for primary teeth is 2.1.0.22.1.0.2.
Dentisyon, dişlerin gelişimi ve ağızdaki konumlanması ile alakalıdır.Dentition pertains to the development of teeth and their arrangement in the mouth.
Bu dişler süt dişleri, birincil dişler ve ya bebek dişleri olarak da bilinir.These are called deciduous teeth, primary teeth, baby teeth or milk teeth.
Çocuğun dişleri ve kemik parçaları evin bacasında bulunur.The boy's teeth and bits of bone were discovered in the home's chimney.
Mikrodonti, dişlerin normal boyutlarından küçük olması durumudur.Microdontia is a condition where teeth are smaller than the usual size.
Ağzından ateş saçar, dişlerinden asit akıtır.'Ay!' she cries, and her teeth cannot hold the quivering lips.
Kalıcı dişlerin 16 tanesi maksillada ve geri kalan 16 tanesi mandibulada bulunur.Among permanent teeth, 16 are found in the maxilla and the other 16 in the mandible.
Dişlerini sıktı.Tom breaks his teeth.
Sonra İason’un ejderhayı öldürmesi ve onun dişlerini toprağa ekmesi gerekir.Following the advice of Athena, Cadmus tore out the dragon's teeth and planted them in the earth.
Mamelonlar ön dişlerin insizal kenarlarında üç küçük tümsek olarak kendini gösterir.Mammelons are usually found as three small bumps on the incisal edges of anterior teeth.
Yirmi yaş dişleri aynı zamanda semptomların ve rahatsızlıkların varlığına göre sınıflandırılır.Wisdom teeth are also classified by the presence of symptoms and disease.
Başlangıçta bağırmamak için kendimi tutuyor, dişlerimi sıkıyordum.At first I was afraid of collapsing, of tumbling and hurting myself.
Hipostomun şekli ve dişlerin sayısı cinslere göre farklılık gösterir.The number and form of the teeth vary according to diet.
Dişleri küçük, üç çatallı ve oldukça keskindir.Most teeth are small and tricuspid or three-pointed.
Üçüncü azı dişlerinin olmaması araştırılan popülasyonların %9-30'u arasında görülmüştür.Missing third molars occur in 9-30% of studied populations.
Keskin dişleri vardır.He has pointy teeth.
Š=Ť ve Ž=Ď harfleri Peltek seslerdir; dil ucu ile dişlerin arasından çıkar.The marmoset will then lick up the exudates or swoop them with the teeth.
Öte yandan Homo erectus’un dişleri, başka hiçbir insan türünde rastlanmayan ölçüde iridir.He seems to know more about the mysterious Societas Eruditorum than any non-member.
Azı-dişi-tipinde fazladan dişlerin görülmesi en nadir olan şeklidir.Molar-type extra teeth are the rarest form.
Filin tipik yaşam süresi boyunca çiğneme dişleri altı kere değişir.The chewing teeth are replaced six times in a typical elephant's lifetime.
Kesme ve koparma dişleri eksiktir.There will be wailing and gnashing of teeth.
Dişleri çok büyük ve korkunçtur.The teeth were large and sharp.