dişleri ile cümle

dişleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
52
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ya RAB, kalk, ey Tanrım, kurtar beni! Vur bütün düşmanlarımın çenesine, Kır kötülerin dişlerini.En al staan nu aan weerszijden van mij 10.000 vijanden, ik raak er niet meer door van streek.
Ya RAB, kalk, ey Tanrım, kurtar beni! Vur bütün düşmanlarımın çenesine, Kır kötülerin dişlerini.En pelkää kymmentuhantista joukkoa, joka asettuu yltympäri minua vastaan.
Ya RAB, kalk, ey Tanrım, kurtar beni! Vur bütün düşmanlarımın çenesine, Kır kötülerin dişlerini.Jag fruktar icke för skaror av många tusen, som lägra sig mot mig runt omkring.
Ya RAB, kalk, ey Tanrım, kurtar beni! Vur bütün düşmanlarımın çenesine, Kır kötülerin dişlerini.Jeg frykter ikke for titusener av folk, som har lagt sig mot mig rundt omkring.
Ya RAB, kalk, ey Tanrım, kurtar beni! Vur bütün düşmanlarımın çenesine, Kır kötülerin dişlerini.여호와여 일어나소서 나의 하나님이여 나를 구원하소서 주께서 나의 모든 원수의 뺨을 치시며 악인의 이를 꺽으셨나이다
Ya RAB, kalk, ey Tanrım, kurtar beni! Vur bütün düşmanlarımın çenesine, Kır kötülerin dişlerini.Nebudem sa báť mnoho tisíc ľudí, ktorí sa vôkol kladú proti mne.
Ya RAB, kalk, ey Tanrım, kurtar beni! Vur bütün düşmanlarımın çenesine, Kır kötülerin dişlerini.Nebuduť se báti mnoha tisíců lidí, kteříž se vůkol kladou proti mně.
Ya RAB, kalk, ey Tanrım, kurtar beni! Vur bütün düşmanlarımın çenesine, Kır kötülerin dişlerini.Nem félek sok ezernyi néptõl sem, a mely köröskörül felállott ellenem.
Ya RAB, kalk, ey Tanrım, kurtar beni! Vur bütün düşmanlarımın çenesine, Kır kötülerin dişlerini.Nie ulęknę się wielu tysięcy ludu, którzy się na mię zewsząd zasadzili.
Ya RAB, kalk, ey Tanrım, kurtar beni! Vur bütün düşmanlarımın çenesine, Kır kötülerin dişlerini.Non temo la moltitudine di genti che contro di me si accampano
Ya RAB, kalk, ey Tanrım, kurtar beni! Vur bütün düşmanlarımın çenesine, Kır kötülerin dişlerini.Rejs dig, HERRE, frels mig, min Gud, thi alle mine Fjender slog du på Kind, du brød de gudløses Tænder!
Ya RAB, kalk, ey Tanrım, kurtar beni! Vur bütün düşmanlarımın çenesine, Kır kötülerin dişlerini.Selamatkanlah aku, ya TUHAN Allahku, hukumlah dan lumpuhkanlah semua lawanku
Ya RAB, kalk, ey Tanrım, kurtar beni! Vur bütün düşmanlarımın çenesine, Kır kötülerin dişlerini.קומה יהוה הושיעני אלהי כי הכית את כל איבי לחי שני רשעים שברת׃
Ya RAB, kalk, ey Tanrım, kurtar beni! Vur bütün düşmanlarımın çenesine, Kır kötülerin dişlerini.‎قم يا رب. خلّصني يا الهي. لانك ضربت كل اعدائي على الفك. هشمت اسنان الاشرار‎.
Ya RAB, kalk, ey Tanrım, kurtar beni! Vur bütün düşmanlarımın çenesine, Kır kötülerin dişlerini.耶 和 華 阿 、 求 你 起 來 . 我 的 神 阿 、 求 你 救 我 . 因 為 你 打 了 我 一 切 仇 敵 的 腮 骨 、 敲 碎 了 惡 人 的 牙 齒
Ya RAB, kalk, ey Tanrım, kurtar beni! Vur bütün düşmanlarımın çenesine, Kır kötülerin dişlerini.耶和華 阿 、 求你 起來 . 我 的 神阿 、 求 你 救我 . 因為 你 打 了 我 一切 仇敵 的 腮骨 、 敲碎 了 惡人 的 牙齒
Yatmadan önce dişlerimi fırçalamamı söylemek için!Damit ich das Zähneputzen nicht vergesse.
Yatmadan önce dişlerimi fırçalamamı söylemek için!Pour me dire de me brosser les dents !
Yatmadan önce dişlerimi fırçalamamı söylemek için!Sã-mi spunã sã nu uit sã-mi spãl dinþii înainte de culcare!
Yatmadan önce dişlerimi fırçalamamı söylemek için!Żeby mi powiedzieć żebym umył żeby wieczorem!
Yatmadan önce dişlerimi fırçalamamı söylemek için!Για να μου πει να μην ξεχάσω να βουρτσίσω τα δόντια μου πριν πέσω στο κρεβάτι!
Yemek yakalamak için yemi yok, yakalasa bile yiyecek dişleri yok.Dia tak punya alat pemancing untuk menarik mangsa dan tak punya gigi untuk memakan mangsanya.
Yemek yakalamak için yemi yok, yakalasa bile yiyecek dişleri yok.Er hat keinen Köder um Beute anzulocken und keine Zähne um sie zu fressen.
Yemek yakalamak için yemi yok, yakalasa bile yiyecek dişleri yok.Han har ikke noget blink til at tiltrække mad med og ingen tænder til at spise det med når det kommer dertil.
Yemek yakalamak için yemi yok, yakalasa bile yiyecek dişleri yok.Hij heeft geen aas om prooi aan te trekken en geen tanden om hem op te eten als het er is.
Yemek yakalamak için yemi yok, yakalasa bile yiyecek dişleri yok.Il n'a pas de leurre pour attirer de la nourriture ni de dents pour manger quand une proie arrive.
Yemek yakalamak için yemi yok, yakalasa bile yiyecek dişleri yok.미끼를 유혹할 미끼도 없고 미끼를 먹을 이빨도 없습니다.
Yemek yakalamak için yemi yok, yakalasa bile yiyecek dişleri yok.Nemá návnadu na prilákanie jedla, ani zuby na zožranie prípadnej koristi.
Yemek yakalamak için yemi yok, yakalasa bile yiyecek dişleri yok.Nie ma przynęty do wabienia ofiary, ani zębów do zjedzenia jej, kied w końcu jakaś się trafi.
Yemek yakalamak için yemi yok, yakalasa bile yiyecek dişleri yok.Non ha esca per attrarre il cibo ne' denti per mangiarlo quando si avvicina.
Yemek yakalamak için yemi yok, yakalasa bile yiyecek dişleri yok.No tiene señuelos para atrapar comida, y no tiene dientes para comerla cuando la atrape.
Yemek yakalamak için yemi yok, yakalasa bile yiyecek dişleri yok.Nu are o nadă pentru a atrage mâncarea și nici dinți pentru a o mânca.
Yemek yakalamak için yemi yok, yakalasa bile yiyecek dişleri yok.Няма примамка за привличане на храна и няма зъби, за да я яде, когато се появи.
Yemek yakalamak için yemi yok, yakalasa bile yiyecek dişleri yok.У него нет приманки для привлечения пищи, и нет зубов для ее поглощения.
Yemek yakalamak için yemi yok, yakalasa bile yiyecek dişleri yok.אין לו פיתיון למשיכת מזון ואין שיניים לאכול אותו כאשר זה מגיע.
Yemek yakalamak için yemi yok, yakalasa bile yiyecek dişleri yok.ليس لديه طعم لجذب الطعام او أسنان لأكله عندما يحصل عليه.
Yemek yakalamak için yemi yok, yakalasa bile yiyecek dişleri yok.やっと餌を捕まえたとしても歯がなくて食べられません この惑星上で生きるには
Yemin ederim, Protez dişlerim daha az canımı acıtmıştır. tamam, tamam.Je jure devant Dieu que mes implants dentaires m'ont fait moins mal.
Yiyecekler, ağzınızdaki tükürükle karışıyor. Dişleriniz öğütürken, tükürük de yiyeceği eritmeye başlıyor.Докато се сдъвква и разкъсва в устната кухина чрез зъбите, тя се смесва със слюнката, която разгражда храната.
Zaman boyunca dişleri yaşlandırmalıydık.A trebuit să îmbătrânim dinţii.
Zaman boyunca dişleri yaşlandırmalıydık.Chúng tôi phải làm răng lão hóa theo thời gian.
Zaman boyunca dişleri yaşlandırmalıydık.그리고 치아가 시간에 따라 노화되게 했죠.
Zaman boyunca dişleri yaşlandırmalıydık.Musieliśmy odpowiednio postarzyć zęby.
Zaman boyunca dişleri yaşlandırmalıydık.Ook de tanden moesten in de loop van de tijd verouderen.
Zaman boyunca dişleri yaşlandırmalıydık.Plus Benjamin était vieux, plus ses dents devaient paraitre usées.
Zaman boyunca dişleri yaşlandırmalıydık.Teníamos que envejecer sus dientes.
Zaman boyunca dişleri yaşlandırmalıydık.Έπρεπε να γεράσουμε τα δόντια.
Zaman boyunca dişleri yaşlandırmalıydık.Нам довелось зістарити зуби.
Zaman boyunca dişleri yaşlandırmalıydık.Нам пришлось состарить зубы в соответствии с возрастом героя.
Zaman boyunca dişleri yaşlandırmalıydık.Трябваше да състарим зъбите.
Zaman boyunca dişleri yaşlandırmalıydık.كان علينا أن نسن الأسنان مع مرور الوقت.
Zaman boyunca dişleri yaşlandırmalıydık.それから言葉をしっかり発音するための舌も必要でした

İlgili Sayfalar