dişleri ile cümle
dişleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ve biz de günümüzde dişlerimizi değiştiriyoruz.И ние също променяме зъбите си точно сега.
Ve biz de günümüzde dişlerimizi değiştiriyoruz.І ми також змінюємо наші зуби сьогодні.
Ve biz de günümüzde dişlerimizi değiştiriyoruz.Мы тоже изменяем наши зубы прямо сейчас.
Ve biz de günümüzde dişlerimizi değiştiriyoruz.ואנחנו גם משנים את השיניים שלנו עכשיו.
Ve biz de günümüzde dişlerimizi değiştiriyoruz.ونحن أيضاً تتغير بنية أسنانُنا ..
Ve biz de günümüzde dişlerimizi değiştiriyoruz.その証拠に
Ve dövüldü, aç bırakıldı, işkence gördü -- bütün dişlerini hapishanede kaybetti.Dan dia dipukuli, dibiarkan kelaparan, disiksa -- kehilangan semua giginya.
Ve dövüldü, aç bırakıldı, işkence gördü -- bütün dişlerini hapishanede kaybetti.En hij was geslagen, uitgehongerd, gemarteld -- verloor al zijn tanden in de gevangenis.
Ve dövüldü, aç bırakıldı, işkence gördü -- bütün dişlerini hapishanede kaybetti.E Paldin è stato picchiato, lasciato senza cibo, torturato. Ha perso tutti i denti mentre era in prigione.
Ve dövüldü, aç bırakıldı, işkence gördü -- bütün dişlerini hapishanede kaybetti.Et, il était battu, il souffrait de faim, il avait été torturé -- il a perdu toutes ses dents en prison.
Ve dövüldü, aç bırakıldı, işkence gördü -- bütün dişlerini hapishanede kaybetti.I był on bity, głodzony, torturowany, stracił w więzieniu wszystkie zęby.
Ve dövüldü, aç bırakıldı, işkence gördü -- bütün dişlerini hapishanede kaybetti.그리고 온갖 고초를 겪었으며 감옥에서의 고문으로 이까지 잃으셨습니다.
Ve dövüldü, aç bırakıldı, işkence gördü -- bütün dişlerini hapishanede kaybetti.Ouvi muitas destas histórias dos refugiados que tinham fugido do Tibete para Dharamsala.
Ve dövüldü, aç bırakıldı, işkence gördü -- bütün dişlerini hapishanede kaybetti.Paldint összeverték, éheztették, megkínozták.
Ve dövüldü, aç bırakıldı, işkence gördü -- bütün dişlerini hapishanede kaybetti.Si a fost batut, infometat, torturat -- i-au cazut toti dintii in timpul inchisorii.
Ve dövüldü, aç bırakıldı, işkence gördü -- bütün dişlerini hapishanede kaybetti.Tibet. Y le golpearon, le privaron de comida,
Ve dövüldü, aç bırakıldı, işkence gördü -- bütün dişlerini hapishanede kaybetti.Und er wurde geschlagen, ausgehungert, gefoltert - er verlor alle Zähne im Gefängnis.
Ve dövüldü, aç bırakıldı, işkence gördü -- bütün dişlerini hapishanede kaybetti.Và ông bị đánh đập, bỏ đói, tra tấn -- mất hết răng khi ở trong tù.
Ve dövüldü, aç bırakıldı, işkence gördü -- bütün dişlerini hapishanede kaybetti.Τον έδειραν, τον άφησαν νηστικό, τον βασάνισαν -- έχασε όλα του τα δόντια στη φυλακή.
Ve dövüldü, aç bırakıldı, işkence gördü -- bütün dişlerini hapishanede kaybetti.Его били, он голодал, его пытали - в тюрьме он потерял все зубы.
Ve dövüldü, aç bırakıldı, işkence gördü -- bütün dişlerini hapishanede kaybetti.И той е бил бит, лишаван от храна, измъчван -- изгубил зъбите си по време на годините затвора.
Ve dövüldü, aç bırakıldı, işkence gördü -- bütün dişlerini hapishanede kaybetti.והוא הוכה, הורעב, עונה- איבד את כל שיניו בכלא.
Ve dövüldü, aç bırakıldı, işkence gördü -- bütün dişlerini hapishanede kaybetti.وهناك .. تم ضربه .. وتجويعه ... وتعذيبه .. وقد فقد كل اسنانه نتيجة لذلك في السجن
Ve dövüldü, aç bırakıldı, işkence gördü -- bütün dişlerini hapishanede kaybetti.刑務所にいる間に殴られ 飢え 拷問を受け 全ての歯を失いました 私が出会った時 彼は優しく親切な老人でした
Ve takma dişlerini neden getirmediğini.I nie przyniosłaś jej szczęki.
Ve takma dişlerini neden getirmediğini."pour m'apporter mon dentier ?"
Ve takma dişlerini neden getirmediğini.Και γιατί δεν της πας την μασέλα.
Yani, büyük dişleri olan şeylere olan ilgimize benzer.D'accord ? C'est similaire à notre intérêt pour les choses qui ont des grandes dents.
Yani, büyük dişleri olan şeylere olan ilgimize benzer.Das entspricht unserem Interesse für Dinge mit großen Zähnen.
Yani, büyük dişleri olan şeylere olan ilgimize benzer.Dette er parallelt med vores interesse for det med store tænder.
Yani, büyük dişleri olan şeylere olan ilgimize benzer.Es decir, esto es análogo a nuestro interés en las cosas que tienen dientes grandes.
Yani, büyük dişleri olan şeylere olan ilgimize benzer.Je to analogické s naším záujmom o veci, ktoré majú veľké zuby.
Yani, büyük dişleri olan şeylere olan ilgimize benzer.이건 우리가 이빨이 커다란 녀석들에 관심을 갖는 것과
Yani, büyük dişleri olan şeylere olan ilgimize benzer. Öyle değil mi?Dat is vergelijkbaar met onze interesse in dingen die grote tanden hebben.
Yani, büyük dişleri olan şeylere olan ilgimize benzer. Öyle değil mi?E un interes analog cu interesul în tot ce are colți mari.
Yani, büyük dişleri olan şeylere olan ilgimize benzer. Öyle değil mi?Isto é análogo ao nosso interesse por coisas que têm grandes dentes.
Yani, büyük dişleri olan şeylere olan ilgimize benzer. Öyle değil mi?Maksud saya, ini sama saja dengan ketertarikan kita akan benda bergigi besar, bukan?
Yani, büyük dişleri olan şeylere olan ilgimize benzer. Öyle değil mi?To jest analogiczne do naszego zainteresowania stworzeniami, które mają duże zęby.
Yani, büyük dişleri olan şeylere olan ilgimize benzer. Öyle değil mi?Úgy értem, ez párhuzamba állítható a nagyfogú dolgok iránti érdeklődésünkkel.
Yani, büyük dişleri olan şeylere olan ilgimize benzer. Öyle değil mi?Искам да кажа, това е аналогично на нашия интерес към неща, които имат големи зъби, нали?
Yani, büyük dişleri olan şeylere olan ilgimize benzer. Öyle değil mi?Этот интерес сродни нашему интересу к зубастым чудовищам.
Yani, büyük dişleri olan şeylere olan ilgimize benzer.Voglio dire, questo è analogo al nostro interesse a cose che hanno i denti grandi.
Yani, büyük dişleri olan şeylere olan ilgimize benzer.Ý tôi là, điều này tương tự với sự yêu thích của chúng ta về những "con vật" với những chiếc răng to lớn.
Yani, büyük dişleri olan şeylere olan ilgimize benzer.Αυτό είναι ανάλογο με το ενδιαφέρον μας για τα πράγματα που έχουν μεγάλα δόντια.
Yani, büyük dişleri olan şeylere olan ilgimize benzer.זה דומה להתעניינות שלנו בדברים
Yani, büyük dişleri olan şeylere olan ilgimize benzer.أعني, هذا مشابه لاهتمامنا بالأشياء التي
Yani, büyük dişleri olan şeylere olan ilgimize benzer.興味を持つのと似ていますね ー(笑)
Yani dişsiz doğdunuz. İlk dişlerinizin hepsini de diş perisine verdiniz.Quiero decir, nacen sin dientes, dan todos sus dientes al hada de los dientes;
Yani dişsiz doğdunuz. İlk dişlerinizin hepsini de diş perisine verdiniz. Yeni bir diş seti çıkarıyorsunuz.Schließlich ist man ohne Zähne geboren, gibt alle Zähne an die Zahnfee ab und bekommt einen neuen Satz Zähne.
Yani dişsiz doğdunuz. İlk dişlerinizin hepsini de diş perisine verdiniz.В смысле, вы ведь рождаетесь без зубов отдаете все свои молочные зубы зубной фее
Yani hastanın gerçekten de gidip dişlerini fırçalayacağını düşünüp düşünmediği.Arról volt szó, hogy a betegek mennyire érezték, valóban fogat mosnak majd és fogselymet is használnak majd.
Yani hastanın gerçekten de gidip dişlerini fırçalayacağını düşünüp düşünmediği.Đó là ý niệm liệu bệnh nhân có cảm thấy mình phải thực sự thay đổi và đi đánh răng, và dùng chỉ nha khoa
Yani hastanın gerçekten de gidip dişlerini fırçalayacağını düşünüp düşünmediği.그 개념은 환자들이 실제로 양치질이나 치실사용을 계속할 수 있다고 느끼는 지를 알아보는 것이었습니다.
Yani hastanın gerçekten de gidip dişlerini fırçalayacağını düşünüp düşünmediği.Pojęciem tym określono, czy pacjenci czuli, że faktycznie będą czyścic i szczotkować zęby.
Yani hastanın gerçekten de gidip dişlerini fırçalayacağını düşünüp düşünmediği.Αυτή ήταν η έννοια αν οι ασθενείς αισθάνονταν ότι όντως θα προχωρούσαν στη σωστή περιποίηση των δοντιών.
Yani hastanın gerçekten de gidip dişlerini fırçalayacağını düşünüp düşünmediği.Это было ощущение пациентов что они действительно хотят взять и пойти чистить зубы.
Yani hastanın gerçekten de gidip dişlerini fırçalayacağını düşünüp düşünmediği.הכוונה לשאלה אם החולים הרגישו שהם אכן ירתמו למשימת הצחצוח והשימוש בחוט דנטאלי.
Yani hastanın gerçekten de gidip dişlerini fırçalayacağını düşünüp düşünmediği.وكان يعني هذا المفهوم هو ان المريض هل يظن نفسه انه سوف يقوم فعلا بالبدء بفرش اسنانه وتلميعها
Yani hastanın gerçekten de gidip dişlerini fırçalayacağını düşünüp düşünmediği.かどうかという概念です。 開始時に患者に
Yani hastanın gerçekten de gidip dişlerini fırçalayacağını düşünüp düşünmediği.即係話﹐病人自己認為佢哋會唔會 真係去刷牙同埋用牙線。