dişler ile cümle

dişler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Yani, büyük dişleri olan şeylere olan ilgimize benzer.Αυτό είναι ανάλογο με το ενδιαφέρον μας για τα πράγματα που έχουν μεγάλα δόντια.
Yani, büyük dişleri olan şeylere olan ilgimize benzer.זה דומה להתעניינות שלנו בדברים
Yani, büyük dişleri olan şeylere olan ilgimize benzer.أعني, هذا مشابه لاهتمامنا بالأشياء التي
Yani, büyük dişleri olan şeylere olan ilgimize benzer.興味を持つのと似ていますね ー(笑)
Yani dişsiz doğdunuz. İlk dişlerinizin hepsini de diş perisine verdiniz.Quiero decir, nacen sin dientes, dan todos sus dientes al hada de los dientes;
Yani dişsiz doğdunuz. İlk dişlerinizin hepsini de diş perisine verdiniz. Yeni bir diş seti çıkarıyorsunuz.Schließlich ist man ohne Zähne geboren, gibt alle Zähne an die Zahnfee ab und bekommt einen neuen Satz Zähne.
Yani dişsiz doğdunuz. İlk dişlerinizin hepsini de diş perisine verdiniz.В смысле, вы ведь рождаетесь без зубов отдаете все свои молочные зубы зубной фее
Yani hastanın gerçekten de gidip dişlerini fırçalayacağını düşünüp düşünmediği.Arról volt szó, hogy a betegek mennyire érezték, valóban fogat mosnak majd és fogselymet is használnak majd.
Yani hastanın gerçekten de gidip dişlerini fırçalayacağını düşünüp düşünmediği.Đó là ý niệm liệu bệnh nhân có cảm thấy mình phải thực sự thay đổi và đi đánh răng, và dùng chỉ nha khoa
Yani hastanın gerçekten de gidip dişlerini fırçalayacağını düşünüp düşünmediği.그 개념은 환자들이 실제로 양치질이나 치실사용을 계속할 수 있다고 느끼는 지를 알아보는 것이었습니다.
Yani hastanın gerçekten de gidip dişlerini fırçalayacağını düşünüp düşünmediği.Pojęciem tym określono, czy pacjenci czuli, że faktycznie będą czyścic i szczotkować zęby.
Yani hastanın gerçekten de gidip dişlerini fırçalayacağını düşünüp düşünmediği.Αυτή ήταν η έννοια αν οι ασθενείς αισθάνονταν ότι όντως θα προχωρούσαν στη σωστή περιποίηση των δοντιών.
Yani hastanın gerçekten de gidip dişlerini fırçalayacağını düşünüp düşünmediği.Это было ощущение пациентов что они действительно хотят взять и пойти чистить зубы.
Yani hastanın gerçekten de gidip dişlerini fırçalayacağını düşünüp düşünmediği.הכוונה לשאלה אם החולים הרגישו שהם אכן ירתמו למשימת הצחצוח והשימוש בחוט דנטאלי.
Yani hastanın gerçekten de gidip dişlerini fırçalayacağını düşünüp düşünmediği.وكان يعني هذا المفهوم هو ان المريض هل يظن نفسه انه سوف يقوم فعلا بالبدء بفرش اسنانه وتلميعها
Yani hastanın gerçekten de gidip dişlerini fırçalayacağını düşünüp düşünmediği.かどうかという概念です。 開始時に患者に
Yani hastanın gerçekten de gidip dişlerini fırçalayacağını düşünüp düşünmediği.即係話﹐病人自己認為佢哋會唔會 真係去刷牙同埋用牙線。
Ya RAB, kalk, ey Tanrım, kurtar beni! Vur bütün düşmanlarımın çenesine, Kır kötülerin dişlerini.En al staan nu aan weerszijden van mij 10.000 vijanden, ik raak er niet meer door van streek.
Ya RAB, kalk, ey Tanrım, kurtar beni! Vur bütün düşmanlarımın çenesine, Kır kötülerin dişlerini.En pelkää kymmentuhantista joukkoa, joka asettuu yltympäri minua vastaan.
Ya RAB, kalk, ey Tanrım, kurtar beni! Vur bütün düşmanlarımın çenesine, Kır kötülerin dişlerini.Jag fruktar icke för skaror av många tusen, som lägra sig mot mig runt omkring.
Ya RAB, kalk, ey Tanrım, kurtar beni! Vur bütün düşmanlarımın çenesine, Kır kötülerin dişlerini.Jeg frykter ikke for titusener av folk, som har lagt sig mot mig rundt omkring.
Ya RAB, kalk, ey Tanrım, kurtar beni! Vur bütün düşmanlarımın çenesine, Kır kötülerin dişlerini.여호와여 일어나소서 나의 하나님이여 나를 구원하소서 주께서 나의 모든 원수의 뺨을 치시며 악인의 이를 꺽으셨나이다
Ya RAB, kalk, ey Tanrım, kurtar beni! Vur bütün düşmanlarımın çenesine, Kır kötülerin dişlerini.Nebudem sa báť mnoho tisíc ľudí, ktorí sa vôkol kladú proti mne.
Ya RAB, kalk, ey Tanrım, kurtar beni! Vur bütün düşmanlarımın çenesine, Kır kötülerin dişlerini.Nebuduť se báti mnoha tisíců lidí, kteříž se vůkol kladou proti mně.
Ya RAB, kalk, ey Tanrım, kurtar beni! Vur bütün düşmanlarımın çenesine, Kır kötülerin dişlerini.Nem félek sok ezernyi néptõl sem, a mely köröskörül felállott ellenem.
Ya RAB, kalk, ey Tanrım, kurtar beni! Vur bütün düşmanlarımın çenesine, Kır kötülerin dişlerini.Nie ulęknę się wielu tysięcy ludu, którzy się na mię zewsząd zasadzili.
Ya RAB, kalk, ey Tanrım, kurtar beni! Vur bütün düşmanlarımın çenesine, Kır kötülerin dişlerini.Non temo la moltitudine di genti che contro di me si accampano
Ya RAB, kalk, ey Tanrım, kurtar beni! Vur bütün düşmanlarımın çenesine, Kır kötülerin dişlerini.Rejs dig, HERRE, frels mig, min Gud, thi alle mine Fjender slog du på Kind, du brød de gudløses Tænder!
Ya RAB, kalk, ey Tanrım, kurtar beni! Vur bütün düşmanlarımın çenesine, Kır kötülerin dişlerini.Selamatkanlah aku, ya TUHAN Allahku, hukumlah dan lumpuhkanlah semua lawanku
Ya RAB, kalk, ey Tanrım, kurtar beni! Vur bütün düşmanlarımın çenesine, Kır kötülerin dişlerini.קומה יהוה הושיעני אלהי כי הכית את כל איבי לחי שני רשעים שברת׃
Ya RAB, kalk, ey Tanrım, kurtar beni! Vur bütün düşmanlarımın çenesine, Kır kötülerin dişlerini.‎قم يا رب. خلّصني يا الهي. لانك ضربت كل اعدائي على الفك. هشمت اسنان الاشرار‎.
Ya RAB, kalk, ey Tanrım, kurtar beni! Vur bütün düşmanlarımın çenesine, Kır kötülerin dişlerini.耶 和 華 阿 、 求 你 起 來 . 我 的 神 阿 、 求 你 救 我 . 因 為 你 打 了 我 一 切 仇 敵 的 腮 骨 、 敲 碎 了 惡 人 的 牙 齒
Ya RAB, kalk, ey Tanrım, kurtar beni! Vur bütün düşmanlarımın çenesine, Kır kötülerin dişlerini.耶和華 阿 、 求你 起來 . 我 的 神阿 、 求 你 救我 . 因為 你 打 了 我 一切 仇敵 的 腮骨 、 敲碎 了 惡人 的 牙齒
Yatmadan önce dişlerimi fırçalamamı söylemek için!Damit ich das Zähneputzen nicht vergesse.
Yatmadan önce dişlerimi fırçalamamı söylemek için!Pour me dire de me brosser les dents !
Yatmadan önce dişlerimi fırçalamamı söylemek için!Sã-mi spunã sã nu uit sã-mi spãl dinþii înainte de culcare!
Yatmadan önce dişlerimi fırçalamamı söylemek için!Żeby mi powiedzieć żebym umył żeby wieczorem!
Yatmadan önce dişlerimi fırçalamamı söylemek için!Για να μου πει να μην ξεχάσω να βουρτσίσω τα δόντια μου πριν πέσω στο κρεβάτι!
Yemek yakalamak için yemi yok, yakalasa bile yiyecek dişleri yok.Dia tak punya alat pemancing untuk menarik mangsa dan tak punya gigi untuk memakan mangsanya.
Yemek yakalamak için yemi yok, yakalasa bile yiyecek dişleri yok.Er hat keinen Köder um Beute anzulocken und keine Zähne um sie zu fressen.
Yemek yakalamak için yemi yok, yakalasa bile yiyecek dişleri yok.Han har ikke noget blink til at tiltrække mad med og ingen tænder til at spise det med når det kommer dertil.
Yemek yakalamak için yemi yok, yakalasa bile yiyecek dişleri yok.Hij heeft geen aas om prooi aan te trekken en geen tanden om hem op te eten als het er is.
Yemek yakalamak için yemi yok, yakalasa bile yiyecek dişleri yok.Il n'a pas de leurre pour attirer de la nourriture ni de dents pour manger quand une proie arrive.
Yemek yakalamak için yemi yok, yakalasa bile yiyecek dişleri yok.미끼를 유혹할 미끼도 없고 미끼를 먹을 이빨도 없습니다.
Yemek yakalamak için yemi yok, yakalasa bile yiyecek dişleri yok.Nemá návnadu na prilákanie jedla, ani zuby na zožranie prípadnej koristi.
Yemek yakalamak için yemi yok, yakalasa bile yiyecek dişleri yok.Nie ma przynęty do wabienia ofiary, ani zębów do zjedzenia jej, kied w końcu jakaś się trafi.
Yemek yakalamak için yemi yok, yakalasa bile yiyecek dişleri yok.Non ha esca per attrarre il cibo ne' denti per mangiarlo quando si avvicina.
Yemek yakalamak için yemi yok, yakalasa bile yiyecek dişleri yok.No tiene señuelos para atrapar comida, y no tiene dientes para comerla cuando la atrape.
Yemek yakalamak için yemi yok, yakalasa bile yiyecek dişleri yok.Nu are o nadă pentru a atrage mâncarea și nici dinți pentru a o mânca.
Yemek yakalamak için yemi yok, yakalasa bile yiyecek dişleri yok.Няма примамка за привличане на храна и няма зъби, за да я яде, когато се появи.
Yemek yakalamak için yemi yok, yakalasa bile yiyecek dişleri yok.У него нет приманки для привлечения пищи, и нет зубов для ее поглощения.
Yemek yakalamak için yemi yok, yakalasa bile yiyecek dişleri yok.אין לו פיתיון למשיכת מזון ואין שיניים לאכול אותו כאשר זה מגיע.
Yemek yakalamak için yemi yok, yakalasa bile yiyecek dişleri yok.ليس لديه طعم لجذب الطعام او أسنان لأكله عندما يحصل عليه.
Yemek yakalamak için yemi yok, yakalasa bile yiyecek dişleri yok.やっと餌を捕まえたとしても歯がなくて食べられません この惑星上で生きるには
Yemin ederim, Protez dişlerim daha az canımı acıtmıştır. tamam, tamam.Je jure devant Dieu que mes implants dentaires m'ont fait moins mal.
Yiyecekler, ağzınızdaki tükürükle karışıyor. Dişleriniz öğütürken, tükürük de yiyeceği eritmeye başlıyor.Докато се сдъвква и разкъсва в устната кухина чрез зъбите, тя се смесва със слюнката, която разгражда храната.
Zaman boyunca dişleri yaşlandırmalıydık.A trebuit să îmbătrânim dinţii.
Zaman boyunca dişleri yaşlandırmalıydık.Chúng tôi phải làm răng lão hóa theo thời gian.
Zaman boyunca dişleri yaşlandırmalıydık.그리고 치아가 시간에 따라 노화되게 했죠.
Zaman boyunca dişleri yaşlandırmalıydık.Musieliśmy odpowiednio postarzyć zęby.

İlgili Sayfalar