dişler ile cümle
dişler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Ve biz de günümüzde dişlerimizi değiştiriyoruz.És manapság is változik a fogazatunk.
Ve biz de günümüzde dişlerimizi değiştiriyoruz.Kita juga mengubah gigi kita sekarang.
Ve biz de günümüzde dişlerimizi değiştiriyoruz.또한 지금 현재에도 우리의 치아를 변경하고 있는 중입니다.
Ve biz de günümüzde dişlerimizi değiştiriyoruz.Nawet teraz nasze uzębienie zmienia się.
Ve biz de günümüzde dişlerimizi değiştiriyoruz.Nous aussi sommes en train de transformer nos dents actuellement.
Ve biz de günümüzde dişlerimizi değiştiriyoruz.Ook onze tanden zijn op dit moment aan het veranderen.
Ve biz de günümüzde dişlerimizi değiştiriyoruz.Și noi ne modificăm dinții chiar acum.
Ve biz de günümüzde dişlerimizi değiştiriyoruz.Và hàm răng của chúng ta cũng đang thay đổi tại thời điểm này.
Ve biz de günümüzde dişlerimizi değiştiriyoruz.Y también estamos cambiando nuestra dentadura hoy en día.
Ve biz de günümüzde dişlerimizi değiştiriyoruz.Τα δόντια μας εξακολουθούν και τώρα να αλλάζουν.
Ve biz de günümüzde dişlerimizi değiştiriyoruz.И ние също променяме зъбите си точно сега.
Ve biz de günümüzde dişlerimizi değiştiriyoruz.І ми також змінюємо наші зуби сьогодні.
Ve biz de günümüzde dişlerimizi değiştiriyoruz.Мы тоже изменяем наши зубы прямо сейчас.
Ve biz de günümüzde dişlerimizi değiştiriyoruz.ואנחנו גם משנים את השיניים שלנו עכשיו.
Ve biz de günümüzde dişlerimizi değiştiriyoruz.ونحن أيضاً تتغير بنية أسنانُنا ..
Ve biz de günümüzde dişlerimizi değiştiriyoruz.その証拠に
Ve daha sonra son kombinasyon bu alel ve şu alel yani mavi gözler ve küçük dişler.E poi la combinazione finale è questo allele e che allele, così gli occhi azzurri e i piccoli denti.
Ve daha sonra son kombinasyon bu alel ve şu alel yani mavi gözler ve küçük dişler.그래고 마지막 결합은 이 대립형질과 저 대립형질인데 그래서 파란 눈과 작은 이빨이 되는 것이죠
Ve daha sonra son kombinasyon bu alel ve şu alel yani mavi gözler ve küçük dişler.Těmihle kombinacemi může matka přispět, včetně téhle poslední, to jsou modré oči a malé zuby.
Ve daha sonra son kombinasyon bu alel ve şu alel yani mavi gözler ve küçük dişler.Und zum Schluss bleibt die Kombination ist dies Allel und das Allel, blauenAugen und kleine Zähne.
Ve daha sonra son kombinasyon bu alel ve şu alel yani mavi gözler ve küçük dişler.Y, a continuación, la combinación final es este alelo y alelo, por lo que los ojos azules y pequeños dientes.
Ve daha sonra son kombinasyon bu alel ve şu alel yani mavi gözler ve küçük dişler.Последната комбинация е този алел и този алел, т.е. сините очи и малките зъби.
Ve daha sonra son kombinasyon bu alel ve şu alel yani mavi gözler ve küçük dişler.و بعد ذلك التركيب النهائى يكون هذا الأليل وذلك الأليل اذن لون العين الأزرق و حجم الأسنان الصغير
Ve dövüldü, aç bırakıldı, işkence gördü -- bütün dişlerini hapishanede kaybetti.Dan dia dipukuli, dibiarkan kelaparan, disiksa -- kehilangan semua giginya.
Ve dövüldü, aç bırakıldı, işkence gördü -- bütün dişlerini hapishanede kaybetti.En hij was geslagen, uitgehongerd, gemarteld -- verloor al zijn tanden in de gevangenis.
Ve dövüldü, aç bırakıldı, işkence gördü -- bütün dişlerini hapishanede kaybetti.E Paldin è stato picchiato, lasciato senza cibo, torturato. Ha perso tutti i denti mentre era in prigione.
Ve dövüldü, aç bırakıldı, işkence gördü -- bütün dişlerini hapishanede kaybetti.Et, il était battu, il souffrait de faim, il avait été torturé -- il a perdu toutes ses dents en prison.
Ve dövüldü, aç bırakıldı, işkence gördü -- bütün dişlerini hapishanede kaybetti.I był on bity, głodzony, torturowany, stracił w więzieniu wszystkie zęby.
Ve dövüldü, aç bırakıldı, işkence gördü -- bütün dişlerini hapishanede kaybetti.그리고 온갖 고초를 겪었으며 감옥에서의 고문으로 이까지 잃으셨습니다.
Ve dövüldü, aç bırakıldı, işkence gördü -- bütün dişlerini hapishanede kaybetti.Ouvi muitas destas histórias dos refugiados que tinham fugido do Tibete para Dharamsala.
Ve dövüldü, aç bırakıldı, işkence gördü -- bütün dişlerini hapishanede kaybetti.Paldint összeverték, éheztették, megkínozták.
Ve dövüldü, aç bırakıldı, işkence gördü -- bütün dişlerini hapishanede kaybetti.Si a fost batut, infometat, torturat -- i-au cazut toti dintii in timpul inchisorii.
Ve dövüldü, aç bırakıldı, işkence gördü -- bütün dişlerini hapishanede kaybetti.Tibet. Y le golpearon, le privaron de comida,
Ve dövüldü, aç bırakıldı, işkence gördü -- bütün dişlerini hapishanede kaybetti.Und er wurde geschlagen, ausgehungert, gefoltert - er verlor alle Zähne im Gefängnis.
Ve dövüldü, aç bırakıldı, işkence gördü -- bütün dişlerini hapishanede kaybetti.Và ông bị đánh đập, bỏ đói, tra tấn -- mất hết răng khi ở trong tù.
Ve dövüldü, aç bırakıldı, işkence gördü -- bütün dişlerini hapishanede kaybetti.Τον έδειραν, τον άφησαν νηστικό, τον βασάνισαν -- έχασε όλα του τα δόντια στη φυλακή.
Ve dövüldü, aç bırakıldı, işkence gördü -- bütün dişlerini hapishanede kaybetti.Его били, он голодал, его пытали - в тюрьме он потерял все зубы.
Ve dövüldü, aç bırakıldı, işkence gördü -- bütün dişlerini hapishanede kaybetti.И той е бил бит, лишаван от храна, измъчван -- изгубил зъбите си по време на годините затвора.
Ve dövüldü, aç bırakıldı, işkence gördü -- bütün dişlerini hapishanede kaybetti.והוא הוכה, הורעב, עונה- איבד את כל שיניו בכלא.
Ve dövüldü, aç bırakıldı, işkence gördü -- bütün dişlerini hapishanede kaybetti.وهناك .. تم ضربه .. وتجويعه ... وتعذيبه .. وقد فقد كل اسنانه نتيجة لذلك في السجن
Ve dövüldü, aç bırakıldı, işkence gördü -- bütün dişlerini hapishanede kaybetti.刑務所にいる間に殴られ 飢え 拷問を受け 全ての歯を失いました 私が出会った時 彼は優しく親切な老人でした
Ve takma dişlerini neden getirmediğini.I nie przyniosłaś jej szczęki.
Ve takma dişlerini neden getirmediğini."pour m'apporter mon dentier ?"
Ve takma dişlerini neden getirmediğini.Και γιατί δεν της πας την μασέλα.
Yani, büyük dişleri olan şeylere olan ilgimize benzer.D'accord ? C'est similaire à notre intérêt pour les choses qui ont des grandes dents.
Yani, büyük dişleri olan şeylere olan ilgimize benzer.Das entspricht unserem Interesse für Dinge mit großen Zähnen.
Yani, büyük dişleri olan şeylere olan ilgimize benzer.Dette er parallelt med vores interesse for det med store tænder.
Yani, büyük dişleri olan şeylere olan ilgimize benzer.Es decir, esto es análogo a nuestro interés en las cosas que tienen dientes grandes.
Yani, büyük dişleri olan şeylere olan ilgimize benzer.Je to analogické s naším záujmom o veci, ktoré majú veľké zuby.
Yani, büyük dişleri olan şeylere olan ilgimize benzer.이건 우리가 이빨이 커다란 녀석들에 관심을 갖는 것과
Yani, büyük dişleri olan şeylere olan ilgimize benzer. Öyle değil mi?Dat is vergelijkbaar met onze interesse in dingen die grote tanden hebben.
Yani, büyük dişleri olan şeylere olan ilgimize benzer. Öyle değil mi?E un interes analog cu interesul în tot ce are colți mari.
Yani, büyük dişleri olan şeylere olan ilgimize benzer. Öyle değil mi?Isto é análogo ao nosso interesse por coisas que têm grandes dentes.
Yani, büyük dişleri olan şeylere olan ilgimize benzer. Öyle değil mi?Maksud saya, ini sama saja dengan ketertarikan kita akan benda bergigi besar, bukan?
Yani, büyük dişleri olan şeylere olan ilgimize benzer. Öyle değil mi?To jest analogiczne do naszego zainteresowania stworzeniami, które mają duże zęby.
Yani, büyük dişleri olan şeylere olan ilgimize benzer. Öyle değil mi?Úgy értem, ez párhuzamba állítható a nagyfogú dolgok iránti érdeklődésünkkel.
Yani, büyük dişleri olan şeylere olan ilgimize benzer. Öyle değil mi?Искам да кажа, това е аналогично на нашия интерес към неща, които имат големи зъби, нали?
Yani, büyük dişleri olan şeylere olan ilgimize benzer. Öyle değil mi?Этот интерес сродни нашему интересу к зубастым чудовищам.
Yani, büyük dişleri olan şeylere olan ilgimize benzer.Voglio dire, questo è analogo al nostro interesse a cose che hanno i denti grandi.
Yani, büyük dişleri olan şeylere olan ilgimize benzer.Ý tôi là, điều này tương tự với sự yêu thích của chúng ta về những "con vật" với những chiếc răng to lớn.