Burası dışında, çok basit değil.Except that here, it's not so simple.
Yurt dışına gitmek ister misin?Would you like to go abroad?
Ne sıklıkta yurt dışına gidersin?How often do you go abroad?
Fikirlerin oldukça çağ dışı.Your ideas are quite old fashioned.
Konunun dışına çıktın.You are off the point.
Amcan hâlâ yurt dışında mı?Is your uncle still abroad?
Para kaybı onun yurt dışına gitmesini imkansız hale getirdi.The loss of money made it impossible for him to go abroad.
Birçok genç Japon bu günlerde yurt dışına seyahat ediyor.Many young Japanese travel overseas these days.
Balık suyun dışında yaşayamaz.Fish cannot live out of water.
Bir balık suyun dışına fırladı.A fish leaped out of the water.
Eski arkadaşım bana yazdı, yurt dışından dönüşü ile ilgili bilgi verdi.My old friend wrote to me, informing me of his return from abroad.
Tatil için yurt dışına seyahat eden öğrenci sayısı artıyor.The number of students who travel abroad for vacation is increasing.
Tatillerinizde bazen yurt dışına çıkıyor musunuz?Do you sometimes go abroad on your holidays?
O, okul dışında, evi olmayan, karton kutularda yaşayan insanları gördü.Outside the school, she saw people with no homes living in cardboard boxes.
Dışişleri bakanı görüşmelere katıldı.The foreign minister attended the talks.
Dışişleri Bakanı, savaşın kaçınılmaz olduğunu söyledi.The Foreign Minister said that war was inevitable.
Yurt dışında seyahat etmek çok ilginçtir.Traveling abroad is very interesting.
Yurt dışına gönderilme fikri onları sevindirdi.The very idea of being sent abroad delighted them.
İnsanlar yurt dışına çıktıklarında farklı davranır mı?Do people behave differently when they go abroad?
Mary'nin yurt dışına gitme hayali sonunda gerçek oldu.Mary's dream of going abroad finally became a reality.
Yurt dışına çıkmak istiyorum.I want to go abroad.
Yurt dışına gitmek istiyorum.I want to go abroad.
Yurt dışında yaşamaktan hiç rahatsızlık hissetmiyor musun?Don't you feel any inconvenience living abroad?
Yurt dışında yaşamak bir yabancı dili öğrenmek için en iyi yoldur.Living abroad is the best way to learn a foreign language.
Yurt dışına gitsem, tekne ile gitmek isterim.If I were to go abroad, I would go by boat.
Onları yurt dışından almak zorundayız.We have to buy them from abroad.
Yurt dışında bir gezi size yarar sağlayacaktır.You will benefit by a trip abroad.
Yurt dışına seyahat etmek ister misiniz?Would you like to travel abroad?
Yurt dışına seyahat etmek benim en sevdiğim şeylerden biridir.Traveling abroad is one of my favorite things.
Yurt dışında seyahat şimdi daha popüler.Traveling abroad is now more popular.
Yurt dışında seyahat etme fırsatım oldu.I had a chance to travel abroad.
Yurt dışında bir geziye davet edildim, ama ben gitmek istemiyorum.I've been invited on a trip abroad, but I don't want to go.
Yurt dışında seyahat söz konusu değil.Traveling abroad is out of the question.
Eğer yurt dışında ilk yaşama deneyiminse, Kanada gidilecek iyi bir yerdir.Canada is a good place to go if it's your first experience living abroad.
Yurt dışına seyahat edersen, genellikle bir pasaporta ihtiyacın vardırWhen you travel abroad, you usually need a passport.
Yurt dışına seyahat ettiğinizde, genellikle bir pasaporta ihtiyacınız olur.When you travel abroad, you usually need a passport.
Gittikçe daha fazla çift balayı gezilerine yurt dışına gitmektedir.More and more couples go on honeymoon trips abroad.
Yurt dışına çıkan Japon sayısı yıldan yıla artmaktadır.The number of Japanese going overseas has been increasing year by year.
Eğer yurt dışına gidiyorsanız, bir pasaporta sahip olmak gereklidir.If you are going abroad, it's necessary to have a passport.
Şartlar benim yurt dışına gitmeme izin vermedi.The circumstances did not allow me to go abroad.
Yurt dışındaki Japon turistler çok para harcarlar.Japanese tourists abroad are big spenders.
Yurt dışı şubeleri seçkin ürünleri dışarı çıkarıyor.Overseas subsidiaries are putting out top-of the-line products.
Yurt dışına gittiğinizde, bahşiş vermenin gerekli olduğunu aklınızda tutsanız iyi olur.When you go abroad, you'd better keep in mind that tipping is necessary.
Yurt dışında hiç bulunmadım.I've never been abroad.
Yurt dışında eğitim görerek, öğrenciler diğer görgü ve gelenekler ile temas kurabilirler.By studying overseas, students can come into contact with other manners and customs.
Şirket yöneticilerinden bazıları bir konferans için şehir dışındalar.Some of the company's executives are out of town for a conference.
Sık dişini.Bite the bullet.
Firmamızın yurt dışından birçok müşterisi var.Our company has many clients from abroad.
Lütfen evin dışında bekle.Please wait outside of the house.
Birçok genç yaz tatilinde yurt dışına çıkar.Many young people go abroad during summer vacation.
Biz onu oranın dışında yaptık.We made it out of there.
Sıra dışı bir şeyin kokusunu alıyor musun?Don't you smell something unusual?
Yurt dışına gidersem, Fransa'ya giderim.If I were to go abroad, I would go to France.
Arka dişim kırıldı.My back tooth has chipped.
Sanırım karısı kasabanın dışına gidiyor.I think his wife is going out of town.
Birçok bisiklet istasyonun önünde yasa dışı olarak park edilmektedir.A lot of bicycles are illegally parked in front of the station.
İstasyonun dışında eski bir arkadaşıma rastladım.I ran into an old friend of mine outside the station.
Görüntü odak dışında.The image is out of focus.
Üst sağ yirmilik dişim ağrıyor.My upper right wisdom tooth hurts.
Bize iyi ders vermesinin dışında Dünyada bir şey yok.There is nothing in the world but teaches us some good lesson.