diş ile cümle
diş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
O, işini yaptıktan sonra dışarı çıktı.Having done his work, he went out.
Onlar işini bitirdikten sonra dışarı çıktılar.After they had finished their work, they went out.
İşi yaptırmak için hepimiz dışarı çıktık.We went all out to get the job done.
Bebek doğduğundan beri neredeyse hiç dışarı çıkmadım.They have scarcely gone out since the baby was born.
Çocukların gece tek başına dışarı çıkmaları tehlikelidir.It is dangerous for children to go out alone at night.
Televizyon seyretmek yerine, çocuklar dışarıda oynadılar.Instead of watching television, the children played outside.
Çocuklar dışarı çıkmak istediler.The children wanted to go out.
Çocuklar karanlıkta dışarı çıkmayı sevmezler.Children don't like to go out in the dark.
Çocuklar dışarıda oynamayı severler.Children like playing outside.
Çocuklar dışarıda oynamalılar.Children should play outside.
Çocuklar oynamak için dışarı çıktılar.The children went out to play.
Yönetici dışarıdaydı, bu yüzden onun sekreterine bir mesaj bıraktım.The manager was out, so I left a message with his secretary.
Ben yurt dışındayken o benim için kedilere bakacak.He will look after the cats for me while I'm abroad.
O ben dışardayken geldi.He came when I was out.
Ben dışarda iken çocuklara bakar mısın?Will you take care of the children while I'm out?
Ben eve geldiğimde babam dışarı çıkmak üzereydi.My father was on the point of going out when I came home.
Genç olsam, yurt dışına giderim.Were I young, I would go abroad.
Telefon çaldığında, dışarı çıkmak üzereydim.I was about to go out, when the telephone rang.
Geçen hafta gitmesinin dışında bir şey bilmiyorum.I know nothing except that she left last week.
Kutuyu açar açmaz bir kurbağa dışarı zıpladı.No sooner had I opened the box than a frog jumped out.
Ben aradığımda o dışardaydı.She was out when I called.
Saat sekizden sonra dışarıda olmamız tehlikelidir.It is dangerous for us to be out after eight o'clock.
Biz dışarıdayken o köpeğimize baktı.He looked after our dog while we were out.
Yurt dışından bazı yeni kitaplar sipariş ettik.We ordered some new books from abroad.
Disko müzik eşliğinde dans ettik.We danced to the disco music.
Sadece çok yağmur yağdığından dolayı bu akşam dışarıda yemek yemedik.We didn't eat out this evening only because it was raining hard.
Biz yağmura rağmen dışarı çıktık.We went out in spite of the rain.
Biz haftada bir kez akşam yemeğini dışarıda yeriz.We dine out once a week.
Biz dışarı gittik ve asla geri dönmedik.We went out and never returned.
Biraz temiz hava için dışarı çıktık.We went out for some fresh air.
Onlar dışarı çıkarken görüldü.They were seen to go out.
Her Yaz yurt dışına gideriz.We go abroad every summer.
Akşam yemeğinden sonra yürüyüş için dışarı çıktık.We went out for a walk after dinner.
İki kötü dişim var.I have two bad teeth.
Ben dışarıdayken günlüğümü okuyan kimdi?Who was it that read my diary while I was out?
Amcam yıllarca yurt dışında yaşadı.My uncle lived abroad for many years.
Benim dışımda, üç arkadaşım bara kabul edildi.Three of my friends, besides me, were admitted to the bar.
Benim evim kentin dış mahallelerinde.My house is on the outskirts of town.
Ben dışardayken beni arayan oldu mu?Did anyone call me when I was out?
O, ben dışardayken aradı.She called while I was out.
Hastalarımın çoğu bana kasaba dışından geliyor.The majority of my patients come to me from out of town.
Erkek kardeşim yurt dışında eğitim görmek istiyor.My brother wants to study abroad.
Suçum bana gerçek dışı görünüyor.My crime seems unreal to me.
Çocuğum diş hekimini sevmez.My child dislikes the dentist.
Benim dişlerimden biri acıyor.One of my teeth hurts.
Hayatım gerçek dışı görünüyor.My life seems unreal.
Benim tavşan dişlerim var.I have buck teeth.
Babam yıllardır dış ticaretle meşgul.My father has been engaged in foreign trade for many years.
Benim küçük kardeşim geçen geceden beri diş ağrısından kıvranıyordu.My little sister has been suffering from a toothache since last night.
Hayalim yurt dışında eğitim almak.My dream is to study abroad.
Arkadaşlarımdan biri yurt dışında öğrenim görüyor.A friend of mine is studying abroad.
Eğer partim seçimi kazanmazsa, dişimi kıracağım.I'll eat my hat if my candidate does not win the election.
Ben dışardayken beni herhangi biri aradı mı?Did anyone call me while I was out?
Onun yurt dışı yatırımlarda çok deneyimli olduğunu duydum.I heard that he was very experienced in overseas investments.
Ben genellikle dışarıda yerim.I usually eat out.
Paul'ün dışarıda olduğunu ancak Mary'nin evde olduğunu söyledim.I said Paul was out, but that Mary was at home.
Saat 10'dan sonra dışarıda kalmam yasak.I am forbidden to stay out after 10 o'clock.
On yıl yurt dışında yaşadım.I lived abroad for ten years.
Her iki günde bir diş hekimine giderim.I go to the dentist every second day.
Gün aşırı dişçiye giderim.I go to the dentist's every other day.
İlgili Sayfalar