diş ile cümle

diş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Kayak giysileri soğuk havayı dışarıda tutar.This ski wear keeps out the cold wind.
Bu kayıt, komisyon dışıdır.This register is out of commission.
Koko bir dişi gorildir.Koko is a female gorilla.
Buradan Disneyland'a bir otobüse binebileceğimi anlıyorum.I understand I can get a bus to Disneyland from here.
Onu dışarıda uzun bir süre beklettiler.They kept him waiting outside for a long time.
Yağmur yağmasına rağmen dışarı çıkmak zorundaydım.Although it was raining, I had to go out.
Çiğnerken dişin ağrıyor mu?Does it hurt when you chew?
Gabriel sıcak çorba ve biraz şerinin dışında bir şey almadı.Gabriel took nothing but the hot soup and a little sherry.
Kanada'da ağaç kesmenin yasa dışı olduğu bir sürü alan vardır.In Canada, there are many areas where it is illegal to log trees.
Misafirini dışarıda bekletmemelisin.You mustn't keep your guest waiting outside.
Müşteriler birkaç saat dışarıda yağmurda bekletildi.The customers were made to wait outside in the rain for several hours.
Seni dışarda bırakacağım.I'll shut you out.
Sıra dışı bir şey yapmadım.I did nothing out of the ordinary.
Ellie çok dişil.Ellie is very feminine.
Babam geceleri dışarıya yalnız çıkmama izin vermez.My father doesn't let me go out alone at night.
Benim takımım seninkine karşı şans eseri yenilirse dişimi kıracağım.I'll eat my hat if, by some chance, my team loses to yours.
Benim takımım sizinkine karşı şans eseri yenilirse dişimi kıracağım.I'll eat my hat if, by some chance, my team loses to yours.
Enflasyon kontrolün dışına çıkıyor.Inflation is getting out of control.
Ne zaman dışarı çıkacaksın?When will you go out?
Ne olursa olsun yağmur durduğunda dışarı gideceğim.At any rate I will go out when it stops raining.
Birkaç hata dışında yazınız iyi.Your writing is good except for a few mistakes.
Hayır, o az önce öğle yemeği için dışarı çıktı.No, he has gone out for lunch already.
Anderson ailesi dışında herkes gelecek Perşembe akşamı partiye gidiyor.Everybody except the Anderson family is going to the party next Thursday evening.
Amerika'nın dış borcu 500 milyar doları aştı.America's foreign debt shot past $500 billion.
Şu ikisi dışarı gidiyorlar mı?Are those two going out?
O mağaza mobilya dışında birçok şey satmaktadır.That store sells many things besides furniture.
O tayfun dışarı çıkmamı engelledi.That typhoon prevented me from going out.
Şu gemi bu limandan yurt dışına gider.That ship goes abroad from this port.
O politikacı iç ve dış koşullarda deneyimlidir.That politician is well versed in internal and external conditions.
O köpek erkek mi yoksa dişi mi?Is that dog male or female?
Gece dışarı çıkmamalısın.You must not go out at night.
Yarın dışarı çıkacak mısın?Will you go out tomorrow?
Dışarı gitmemelisiniz.You ought not to go out.
Ona dışarı çıkıp çıkmayacağını sordum.I asked her if she was going out.
Dışarı gitmesen iyi olur.You'd better not go out.
Yağmurda dışarıya şemsiyesiz çıkmaman gerektiğini bilmeliydin.You should have known better than to go out in the rain without an umbrella.
Yağmurda dışarıya şemsiyesiz çıkılmayacağını bilmeliydin.You should have known better than to go out in the rain without an umbrella.
Dışarı çıkmasan iyi olacağını düşündüm.I thought you had better not go out.
Hiç yurt dışında bulundun mu?Have you ever been to a foreign country?
Yurt dışında ne kadar süre kaldın?How long did you stay abroad?
Mini diskler satıyor musunuz?Do you sell mini disks?
Arkadaşlarının dışında kimse geliyor mu?Is anyone coming besides your friends?
Sizin fikirleriniz tamamen çağ dışıdır.Your ideas are all out of date.
Seni görmek isteyen bir adam sen dışarıdayken geldi.A man who wanted to see you came while you were out.
Lütfen dışarı çıkarsan, kapıyı kilitlemeyi unutmamak için dikkatli ol.Please be careful not to forget to lock the door when you go out.
Bu mektup sen dışardayken geldi.This letter arrived while you were out.
Akira birkaç dakika için dışarı çıktı.Akira went out for a few minutes.
Üzgünüm babam dışarıda.I'm sorry, my father is out.
Üzgünüm fakat o şimdi dışarıda.Sorry, but he is out now.
Saat üçte onun evine gittim ama o dışardaydı.I went to his house at 3 o'clock, but he was out.
Dişçiyle saat 3'te randevum var.I have an appointment with the dentist at 3 o'clock.
İki hafta önce, ilk kez Disneyland ziyaret ettim.Two weeks ago, I visited Disneyland for the first time.
Ev bir kedi dışında boştu.The house was empty except for a cat.
Saat 11'e kadar geri döneceğine söz verdiğin sürece, dışarı çıkabilirsin.You can go out, as long as you promise to be back by 11 o'clock.
"Korkunç bir diş ağrım var" "Hemen bir dişçiye gitsen iyi olur""I have a terrible tooth-ache." "You'd better see a dentist at once."
“Neredeydin?” “Diş doktorundaydım.”"Where have you been?" "I've been to the dentist."
"Neredeydin?" "Dişçideydim.""Where have you been?" "I've been to the dentist."
Erkek kardeşim dışarı çıktı.My brother is out.
Kardeşlerin her ikisi de dışarıdalardı.Both the brothers were out.
Sözleşme çantada, öyleyse kutlamak için dışarı çıkalım.The contract is in the bag, so let's go out and celebrate.
İlgili Sayfalar