diş ile cümle

diş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Hava müsait olursa yarın dışarı çıkacağız.We'll go out tomorrow if the weather permits.
Anahtarı içeride bırakıp dışarı çıktım.I was locked out of my house.
Ben dışarı çıkıp havai fişekleri izleyeceğim.I'll go out and see the fireworks.
Benimle dışarıya gel.Come outside with me.
Kahvaltı için dışarı çıkmak ister misin?Do you want to go out for breakfast?
Tom'a hava karardıktan sonra dışarı çıkmamasını tavsiye ettim.I advised Tom not to go out after dark.
Köpeğimin havladığını duydum, bu yüzden perdeleri açtım ve dışarı baktım.I heard my dog barking, so I opened the curtains and looked outside.
Mezun olur olmaz yurt dışına gitmeyi planlıyorum.I plan to go abroad as soon as I graduate.
Tom'a karanlıktan sonra dışarıya çıkmamasını söyledim.I told Tom not to go out after dark.
Tom'a karanlıktan sonra dışarıya gitmemesi gerektiğini söyledim.I told Tom that he shouldn't go out after dark.
Bu akşam dışarıda yiyebileceğimizi umuyordum.I was hoping we could eat out this evening.
Bu kabus dışı bir şey gibiydi.It was like something out of a nightmare.
O bağlam dışına alındı.That was taken out of context.
Bir ara dışarı çıkmalıyız.We should go out sometime.
Yiyecek bir şey için dışarı çıkmak üzereyiz.We're about to go out for something to eat.
Biz zaten olasılıkların yarısını saf dışı bıraktık.We've already eliminated half the possibilities.
Yatağın dışında ne yapıyorsun?What are you doing out of bed?
Hapishanenin dışında ne yapıyorsun?What are you doing out of jail?
Bu kadar geç vakitte dışarıda ne yapıyorsun?What are you doing out so late?
Tom ne için dışarı gitti?What did Tom go outside for?
Bu gece dışarı çıkmamıza ne dersiniz?What do you say we go out tonight?
Bu gece dışarı çıkalım mı?What do you say we go out tonight?
Tom hapishanenin dışında ne yapıyor?What's Tom doing out of jail?
Neden yemek yemek için dışarı çıkmıyoruz?Why don't we go out to eat?
Neden dışarı çıkmıyoruz?Why don't we go outside?
Neden dışarıya çıkmıyoruz?Why don't we go outside?
Dışarı çıkıp biraz eğlenmelisiniz.You should go out and have some fun.
Bu odanın dışına çıkamazsın.You're not allowed outside this room.
Tom Mary'ye hava karardıktan sonra dışarı çıkmamasını tavsiye etti.Tom advised Mary not to go out after dark.
Tom Mary'ye yurt dışına gitmeyi isteyip istemediğini sordu.Tom asked Mary if she wanted to go abroad.
Sen dışarıdayken Tom geldi.Tom came when you were out.
Tom dişlerini sıktı.Tom clenched his teeth.
Tom yurt dışına gitmeye karar verdi.Tom decided to go abroad.
Tom dışarı gelmedi ve öyle söylemedi fakat gerçeği söylemediğimi ima etti.Tom didn't come right out and say so, but he implied that I wasn't telling the truth.
Tom hava karardıktan sonra çocuklarının dışarı çıkmasına izin vermez.Tom doesn't allow his children to go out after dark.
Tom tekrar pencereden dışarıya baktı.Tom glanced out the window again.
Tom pencereden dışarıya baktı.Tom glanced out the window.
Tom kornayı çaldı ve pencereden dışarıya eğildi.Tom honked the horn and leaned out the window.
Tom bir diş öğrencisi.Tom is a dental student.
Tom emekli bir diş hekimi.Tom is a retired dentist.
Tom muhtemelen tam ön kapının dışında.Tom is probably just outside the front door.
Tom muhtemelen arkadaşlarından bazılarıyla dışarıda içki içiyor.Tom is probably out drinking with some of his friends.
Tom muhtemelen Mary ile birlikte dışarıda.Tom is probably out with Mary.
Tom bugün alışılmışın dışında sakin.Tom is unusually quiet today.
Tom'un tek başına dışarı çıkmasına izin verilmez.Tom isn't allowed to go out by himself.
Tom pencereden dışarıya eğildi ve elini salladı.Tom leaned out the window and waved his hand.
Tom arabasının penceresinden dışarıya eğildi ve kapıdaki interkom tuşuna bastı.Tom leaned out the window of his car and pressed the button on the intercom at the gate.
Tom sokakta olağan dışı bir şey fark etti.Tom noticed something out of the ordinary in the alley.
Tom perdeleri biraz açtı ve dışarıya baktı.Tom opened the curtains slightly and looked outside.
Tom ecza dolabını açtı ve diş macununu ve diş fırçasını çıkardı.Tom opened the medicine cabinet and took out the toothpaste and his toothbrush.
Tom malzemesini aldı ve kapıdan dışarı çıktı.Tom picked up his stuff and walked out the door.
Tom muhtemelen dışarı gitmek ve oynamak istedi.Tom probably wanted to go out and play.
Tom pencereden dışarı bakarken masasında oturdu.Tom sat at his desk, staring out the window.
Tom nadiren dışarı gider.Tom seldom goes out.
Tom denizde dışarıya baktı.Tom stared out at the sea.
Tom hüzünle pencereden dışarıya baktı.Tom stared sadly out the window.
Tom takma dişlerini çıkardı.Tom took out his false teeth.
Tom ip merdiveni açtı ve onu pencerenin dışına astı.Tom unrolled the rope ladder and hung it out the window.
Tom genellikle gece dışarı çıkar.Tom usually goes out at night.
Tom derin düşünceye dalmış pencereden dışarıya bakıyordu.Tom was staring out the window deep in thought.
İlgili Sayfalar