diş ile cümle
diş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Bir seferde dışarıya kaç kitap çıkarabilirim?How many books can I take out at one time?
Birlikte dışarıda akşam yemeği yemeye ne diyorsun?What do you say to dining out together?
Benimle birlikte dışarıda yemeğe ne dersin?How about eating out with me?
Dış görünüşe bakılırsa, hiçbir şey daha makul olamazdı.Nothing could be more reasonable, on the face of it.
Bütün aile bir yürüyüş için dışarıda.The whole family is out for a walk.
Doktor dışarı çıkmama izin vermedi.The doctor didn't allow me to go out.
Dışarıda oynamak için çok kalabalık.It is too dark to play outside.
Dışarıda oynamak için çok karanlık.It's too dark to play outside.
Karanlıktan sonra onun dışarı çıkmasına izin verme.Don't let her go out after dark.
Hava karardıktan sonra dışarı gitme.Don't go out after it gets dark.
Karanlıktan sonra dışarı çıkma.Don't go out after dark.
Hava karardıktan sonra dışarı çıkmayı sevmiyorum.I don't like to go out after dark.
Kötü havadan dolayı dışarı çıkamadım.I couldn't go out on account of the bad weather.
Bize iyi ders vermesinin dışında Dünyada bir şey yok.There is nothing in the world but teaches us some good lesson.
Üçümüz dışında hiç kimse gerçek hikayeyi bilmiyordu.No one ever knew the true story except the three of us.
Kahvaltıdan sonra biraz iş yaptım ve dışarı çıktım.I did some work after breakfast and went out.
Linda, dilini dışarı çıkardı.Linda stuck her tongue out.
Aslan kafesinden dışarı çıkmak için mücadele etti.The lion struggled to get out of his cage.
Sık sık dışarıda yer misin?Do you eat out often?
Güzel bir gün, değil mi? Neden bir yürüyüş için dışarı çıkmıyoruz?A nice day, isn't it? Why not go out for a walk?
En sonunda kafa karıştıran labirentten dışarı çıkabildim.I finally found my way out of the confusing maze.
Daha genç olsam, okumak için yurt dışına giderim.If I were younger, I would go abroad to study.
Yarın hava güzel olursa dışarı çıkacağım.I will go out if it is fine tomorrow.
Eğer yurt dışında yaşasam, İngiltere'de yaşarım.If I were to live abroad, I would live in Britain.
O stok dışı, sana yeniden kullanma hakkı verebilirim.It's out of stock, but I can give you a rain check.
Şimdi dışarı çıkmasan iyi olur. Saat neredeyse 11.You had better not go out now. It's almost 11.
Yakında dışarı çıkmana izin verilecektir.You will be allowed to go out soon.
O zaten öğle yemeği için dışarı çıktı.He has gone out for lunch already.
O pazar günü nadiren dışarı çıkar.Rarely does he go out on Sunday.
Mary ve John'un dışında odada kimse yoktu.There was no one in the room besides Mary and John.
Mary ve John dışında odada kimse yoktu.There was no one in the room besides Mary and John.
Birkaç hatanın dışında, kompozisyonun mükemmeldi.Apart from a few mistakes, your composition was excellent.
Mayuko odadan dışarı çıktı.Mayuko came out of the room.
Mike geçen hafta dişlerini kontrol ettirdi.Mike had his teeth checked last week.
Mike neredeyse her gece dışarda yer.Mike eats out almost every night.
Paul dışarı çıkmadan önce eldivenlerini giydi.Paul put on gloves before going out.
Ben salonun soğuk olması dışında konserden zevk aldım.I enjoyed the concert except that the hall was cold.
Holmes kimseye haber vermeden odadan dışarı çıktı.Holmes went out of the room without being noticed by anyone.
Kötü bir diş ağrım var.I have a bad toothache.
Kötü bir fırtına nedeniyle dışarı çıkamadı.He could not go out because of a bad storm.
Yoğun kar dışarı çıkmamızı engelledi.The heavy snow kept us from going out.
Yoğun bir kar fırtınası dışarı çıkmamızı engelledi.A heavy snowstorm kept us from going out.
Şiddetli yağmurdan dolayı dışarı çıkamadı.He could not go out because of the heavy rain.
Bütün Parisliler dışardaydı.All the Parisians have gone outdoors.
Oynamak için dışarı çıkabilir miyim, baba?Can I go out to play, Dad?
Bir arı pencereden dışarı uçtu.A bee flew out of the window.
Sabit disk parçalanmış gibi görünüyor.It looks like your hard disk is fragmented.
Delikten dışarıya bir fare fırladı.A mouse scurried out of the hole.
Haber dışarı sızdırılmış.The news leaked out.
Nancy tek başına yurt dışında yaşamayı istemiyordu.Nancy didn't mind living abroad by herself.
O ne kadar çok çalışırsa çalışsın labirentin dışına çıkamadı.No matter how hard he tried, he could not get out of the maze.
Tom ders çalışmanın dışında herhangi bir şey yapar.Tom does anything but study.
Tom Cumartesi akşamı kız arkadaşını dışarı çıkardı.Tom took his girlfriend out on Saturday night.
Tom dişçiye dün gitmeliydi.Tom should have gone to the dentist yesterday.
Tom normal çalışma saatlerinin dışında çalıştığında %50 zamlı aldı.Tom got time and a half when he worked beyond his usual quitting time.
Tom'un dışında herkes mevcuttu.All but Tom were present.
Ne kadar süredir yurt dışındasınız?How long have you been abroad?
Her halükârda, sadece yağmur durursa, sonra dışarı çıkabiliriz.Anyway, if it just stops raining, then we might be able to go out.
Çok soğuk olduğu için dışarı çıkmadım.I didn't go out because it was very cold.
O kadar soğuktu ki kimse dışarı çıkmak istemedi.It was so cold that no one wanted to go outside.
İlgili Sayfalar