Ana içeriğe geç
Sözlük

diğeri ile cümle

diğeri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Bir diğeri sosyal ticaret olabilir.خيار آخر قد يكون التجارة الاجتماعية.
Bir diğeri sosyal ticaret olabilir.ソーシャルコマースには Facebook、Twitterなどが挙げられるでしょう
Bir diğeri:Vrouw 3:
Bir diğeriyle dayanışmak ve bir bütün olarak ayağa kalmak,تضامن الناس مع بعض، والوقوف وقفة واحدة،
Bir diğeri:Жена № 3:
Bir diğeri:Третья женщина:
Bir DNA seti bir tarafa, diğeri öteki tarafa gidiyor - bire bir DNA kopyaları.Az egyik adag DNS megy az egyik oldalra, a másik oldalnak jut a másik adag DNS -- a két azonos másolatból.
Bir DNA seti bir tarafa, diğeri öteki tarafa gidiyor - bire bir DNA kopyaları.Część DNA przechodzi na jedną stronę, z drugiej mamy pozostałą część. Są to dwie identyczne kopie DNA.
Bir DNA seti bir tarafa, diğeri öteki tarafa gidiyor - bire bir DNA kopyaları.한 세트의 DNA는 한쪽으로 가고, 다른 세트는 반대쪽으로 가죠 -- 똑같은 DNA 복사본으로요.
Bir DNA seti bir tarafa, diğeri öteki tarafa gidiyor - bire bir DNA kopyaları.Een set DNA gaat naar de ene kant, de andere kant krijgt de andere set DNA - identieke kopieën van DNA.
Bir DNA seti bir tarafa, diğeri öteki tarafa gidiyor - bire bir DNA kopyaları.En niz DNK gre na eno stran, druga stran pa dobi novega oz. identično kopijo DNK.
Bir DNA seti bir tarafa, diğeri öteki tarafa gidiyor - bire bir DNA kopyaları.Jeden set DNA ide na jednu stranu, druhá strana dostane druhý set DNA -- identické kópie DNA.
Bir DNA seti bir tarafa, diğeri öteki tarafa gidiyor - bire bir DNA kopyaları.Jeden soubor DNA se vydá na jednu stranu, druhý set DNA na druhou stranu -- identické kopie DNA.
Bir DNA seti bir tarafa, diğeri öteki tarafa gidiyor - bire bir DNA kopyaları.Một bộ ADN sẽ tới một phía, và bộ ADN còn lại sẽ tới phía kia -- đó là hai bản giống nhau của ADN.
Bir DNA seti bir tarafa, diğeri öteki tarafa gidiyor - bire bir DNA kopyaları.Satu set DNA masuk ke sel yang satu dan set yang lain masuk ke sel DNA yang lain -- salinan DNA yang identik.
Bir DNA seti bir tarafa, diğeri öteki tarafa gidiyor - bire bir DNA kopyaları.Uma parte do DNA vai para um lado, a outra parte de DNA vai para o outro -- cópias identicas de DNA.
Bir DNA seti bir tarafa, diğeri öteki tarafa gidiyor - bire bir DNA kopyaları.Una parte del ADN va para un lado, la otra parte del ADN va del otro
Bir DNA seti bir tarafa, diğeri öteki tarafa gidiyor - bire bir DNA kopyaları.Una parte di DNA va da un lato, l'altra parte di DNA va dall'altro - copie identiche di DNA.
Bir DNA seti bir tarafa, diğeri öteki tarafa gidiyor - bire bir DNA kopyaları.Un lanț de ADN se duce într-o parte, cealaltă parte primește celălalt lanț de ADN -- două copii ADN identice.
Bir DNA seti bir tarafa, diğeri öteki tarafa gidiyor - bire bir DNA kopyaları.Единият комплект ДНК отива на една страна, другият комплект отива на другата страна - идентични копия на ДНК.
Bir DNA seti bir tarafa, diğeri öteki tarafa gidiyor - bire bir DNA kopyaları.Один набір ДНК йде в одну сторону, інша сторона отримує другий набір ДНК - ці набори ДНК ідентичні.
Bir DNA seti bir tarafa, diğeri öteki tarafa gidiyor - bire bir DNA kopyaları.Один набор ДНК отходит в одну сторону, другой стороне достаётся другой набор ДНК, идентичные копии ДНК.
Bir DNA seti bir tarafa, diğeri öteki tarafa gidiyor - bire bir DNA kopyaları.קבוצת DNA אחת עוברת לצד אחד, לצד האחר מגיעה קבוצת ה-DNA השניה -- העתקים זהים של DNA.
Bir DNA seti bir tarafa, diğeri öteki tarafa gidiyor - bire bir DNA kopyaları.فيذهب نصفه لجهة و النصف الاخر لجهة اخرى وهي نسختين متطابقتين من الحمض النووي
Bir DNA seti bir tarafa, diğeri öteki tarafa gidiyor - bire bir DNA kopyaları.もう一組は他方へ行きます 複製した全く同じDNAです そして細胞が真ん中で分離します
Bir doğrudan diğerine ulaşmak için kısa bir yol boyunca döndürmeniz yeterli. . . .1 つの線を回転し、 小さくすると、 ここになります。
Bir doğrudan diğerine ulaşmak için kısa bir yol boyunca döndürmeniz yeterli. . . .Jeho přímky... Jednu přímku byste museli otočit méně, abyste se dostali ke druhé.
Bir doğrudan diğerine ulaşmak için kısa bir yol boyunca döndürmeniz yeterli. . . .이 선들이 다른 선에 도달하기 위해서 이 선을
Bir doğrudan diğerine ulaşmak için kısa bir yol boyunca döndürmeniz yeterli. . . .Неговите линии са .. Ще трябва по-малко да въртим едната линия до другата, отколкото ето тук.
Bir doğrudan diğerine ulaşmak için kısa bir yol boyunca döndürmeniz yeterli. . . .Нужно поворачивать одну линию, чтобы она совпала со второй, меньше, чем здесь.
Bir doğrudan diğerine ulaşmak için kısa bir yol boyunca döndürmeniz yeterli. . . .وخطوطها سيكون عليك ان تدير خطاً واحداً قليلاً حتى تحصل على الخط الآخر
Bir doğru şöyle gidiyor, diğerinin de eğimi aynı, ama ötelenmiş, y keseni farklı. -Et ils nous donnent deux équations ici.
Bir doğru şöyle gidiyor, diğerinin de eğimi aynı, ama ötelenmiş, y keseni farklı. -그리고 여기에 두개의 방정식이 주어졌네요.
Bir doğru şöyle gidiyor, diğerinin de eğimi aynı, ama ötelenmiş, y keseni farklı. -Tady máme dvě rovnice.
Bir doğru şöyle gidiyor, diğerinin de eğimi aynı, ama ötelenmiş, y keseni farklı. -Vi har fået 2 ligninger her.
Bir doğru şöyle gidiyor, diğerinin de eğimi aynı, ama ötelenmiş, y keseni farklı. -تابعه أو مستقلة، وهم أعطونا
Bir elektronu taşımak diğerini bırakmak istedim.Egy lépéssel még tovább akartam menni, és egy elektront akartam be- és egyet kiengedni.
Bir elektronu taşımak diğerini bırakmak istedim.Ik wilde een stapje verder gaan. en één elektron aanzetten en één elektron uit.
Bir elektronu taşımak diğerini bırakmak istedim.한 전자는 켜고 한 전자는 끄고 싶었습니다.
Bir elektronu taşımak diğerini bırakmak istedim.ורציתי לדחוף את זה צעד אחד קדימה, ורציתי להדליק אלקטרון אחד
Bir elektronu taşımak diğerini bırakmak istedim.وأردت تحريك الكترون واحد تارة وإيقاف أخر تارة أخرى.
Bir elektronu taşımak diğerini bırakmak istedim.それぞれの状態を実現したいと思いました 周りからは それは無理だと言われました
Bir elimde beyaz bir baston diğerinde de raporlarımla dolu bir bavul vardı.A mala som bielu palicu v jednej ruke a kufor plný lekárskych záznamov v druhej.
Bir elimde beyaz bir baston diğerinde de raporlarımla dolu bir bavul vardı.Fehér bot volt az egyik kezemben és egy bőröndnyi kórházi lelet a másikban.
Bir elimde beyaz bir baston diğerinde de raporlarımla dolu bir bavul vardı.Ich hatte einen weissen Stock in der einen und einen Koffer voller medizinischer Berichte in der anderen Hand.
Bir elimde beyaz bir baston diğerinde de raporlarımla dolu bir bavul vardı.Ik had een witte stok in de ene hand en een koffer vol met medische dossiers in de andere hand.
Bir elimde beyaz bir baston diğerinde de raporlarımla dolu bir bavul vardı.J'avais une canne blanche dans une main, et une valise pleine de dossiers médicaux dans l'autre.
Bir elimde beyaz bir baston diğerinde de raporlarımla dolu bir bavul vardı.한 손엔 하얀색 지팡이를 짚고 있었고, 다른 쪽 손엔 서류가방 가득 병원기록들을 들고 있었지요.
Bir elimde beyaz bir baston diğerinde de raporlarımla dolu bir bavul vardı.Og jeg havde en hvid stok i en hånd og en kuffert fyldt med journaler i den anden hånd.
Bir elimde beyaz bir baston diğerinde de raporlarımla dolu bir bavul vardı.Saya memegang tongkat putih di satu tangan dan tas penuh dengan rekam medis di tangan lainnya.
Bir elimde beyaz bir baston diğerinde de raporlarımla dolu bir bavul vardı.Şi aveam un baston alb într-o mână şi o valiză plină cu rezultate și scrisori medicale în cealaltă.
Bir elimde beyaz bir baston diğerinde de raporlarımla dolu bir bavul vardı.Tenevo un bastone bianco in una mano e una valigetta piena di cartelle cliniche nell'altra.
Bir elimde beyaz bir baston diğerinde de raporlarımla dolu bir bavul vardı.Tenía un bastón blanco en una mano y un maletín con todos mis registros clínicos en la otra.
Bir elimde beyaz bir baston diğerinde de raporlarımla dolu bir bavul vardı.Tinha uma bengala branca numa mão e uma mala cheia de relatórios médicos na outra mão.
Bir elimde beyaz bir baston diğerinde de raporlarımla dolu bir bavul vardı.Và tôi có một cái gậy màu trắng trong một tay và một cái vali đầy những bản ghi chép y tế trong tay kia.
Bir elimde beyaz bir baston diğerinde de raporlarımla dolu bir bavul vardı.W jednej ręce trzymałam białą laskę, a w drugiej, walizkę pełną dokumentów ze szpitala.
Bir elimde beyaz bir baston diğerinde de raporlarımla dolu bir bavul vardı.Είχα ένα λευκό μπαστούνι στο ένα χέρι και μια βαλίτσα γεμάτη ιατρικούς φακέλους στο άλλο.
Bir elimde beyaz bir baston diğerinde de raporlarımla dolu bir bavul vardı.В одной руке я держала белую трость, в другой - чемодан переполненный документами с историей болезни.
Bir elimde beyaz bir baston diğerinde de raporlarımla dolu bir bavul vardı.С едната си ръка се подпирах на бял бастун а в другата носех куфар с болнични изследвания.
Bir elimde beyaz bir baston diğerinde de raporlarımla dolu bir bavul vardı.Я тримала в одній руці білу палицю, а в іншій - цілу валізу медичних записів.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod