diğer taraftan ile cümle
diğer taraftan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
14
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Diğer taraftan bu sayı, eyâlet nüfusunun yarısından biraz azdır.See moodustab ligi poole Ahvenamaa rahvaarvust.
Ancak diğer taraftan da, 9.6 km'lik birşeyin büyük zararlar vermesine de pek ihtiyacımız yok.위협하진 않을 테니 다행이죠. 그렇지만 비단 10km 정도의 소행성만이 막대한 피해를 줄 수 있는 건 아닙니다.
Ancak diğer taraftan da, 9.6 km'lik birşeyin büyük zararlar vermesine de pek ihtiyacımız yok.Dar se dovedeşte că nu-i nevoie de ceva de 10 kilometri pentru a face multe daune.
Ancak diğer taraftan da, 9.6 km'lik birşeyin büyük zararlar vermesine de pek ihtiyacımız yok.Maar het hoeft geen 10 kilometer doormeter te zijn om al veel schade te veroorzaken.
Ancak diğer taraftan da, 9.6 km'lik birşeyin büyük zararlar vermesine de pek ihtiyacımız yok.Mas acontece que não é preciso uma coisa de 9,5 km de diâmetro para fazer grandes estragos.
Ancak diğer taraftan da, 9.6 km'lik birşeyin büyük zararlar vermesine de pek ihtiyacımız yok.No fue tan grave. Pero resulta que no se necesita algo de 10 km para hacer mucho daño.
Ancak diğer taraftan da, 9.6 km'lik birşeyin büyük zararlar vermesine de pek ihtiyacımız yok.W rzeczywistości, wcale nie potrzeba odłamka o szerokości 9 km, aby wyrządzić tak ogromne szkody.
Ancak diğer taraftan da, 9.6 km'lik birşeyin büyük zararlar vermesine de pek ihtiyacımız yok.אבל זה לא יכחיד את כל החיים על כדוה"א, כך שזה בסדר. אבל מתברר שלא צריך משהו ברוחב 10 ק"מ
Ancak diğer taraftan da, 9.6 km'lik birşeyin büyük zararlar vermesine de pek ihtiyacımız yok.عن وجه الأرض، لذا فلا بأس. لكن إتضح أننا لسنا بحاجة لشئ بعرض ستة أميال ليسبب الكثير من التلف.
Ancak diğer taraftan da, 9.6 km'lik birşeyin büyük zararlar vermesine de pek ihtiyacımız yok.しかし直径10キロ無くても 大災害は起こり得るのです 隕石には小さなものと大きなものだけでなく
Ancak diğer taraftan da, 9.6 km'lik birşeyin büyük zararlar vermesine de pek ihtiyacımız yok.所以還好,不過好明顯 你唔想一個6英里長嘅嘢 飛來造成破壞
"Anne?" Diğer taraftan kardeş çağırdı."Äiti?" Kutsutaan sisar toiselta puolelta.
"Anne?" Diğer taraftan kardeş çağırdı."Anya?" Nevű húga a másik oldalról.
"Anne?" Diğer taraftan kardeş çağırdı."Ibu?" Disebut adik dari sisi lain.
"Anne?" Diğer taraftan kardeş çağırdı."어머니는?"반대편에서 동생을했다.
"Anne?" Diğer taraftan kardeş çağırdı."Madre?" Llamó a la hermana desde el otro lado.
"Anne?" Diğer taraftan kardeş çağırdı."Mãe?" Chamou a irmã do outro lado.
"Anne?" Diğer taraftan kardeş çağırdı."Mama?" Numit sora din cealaltă parte.
"Anne?" Diğer taraftan kardeş çağırdı."Mamma?" Chiamato la sorella dall'altra parte.
"Anne?" Diğer taraftan kardeş çağırdı."Mamma?" Kallas syster från den andra sidan.
"Anne?" Diğer taraftan kardeş çağırdı."Mati?", Ki se imenuje sestro z druge strani.
"Anne?" Diğer taraftan kardeş çağırdı."Matka?" Volala sestra z druhej strany.
"Anne?" Diğer taraftan kardeş çağırdı."Matka?" Volala sestra z druhé strany.
"Anne?" Diğer taraftan kardeş çağırdı."Matka?" Zwana siostra z drugiej strony.
"Anne?" Diğer taraftan kardeş çağırdı."Mẹ?" Được gọi là các em gái từ phía bên kia.
"Anne?" Diğer taraftan kardeş çağırdı."Mère?" Appelé la soeur de l'autre côté.
"Anne?" Diğer taraftan kardeş çağırdı."Moeder?" Riep de zuster van de andere kant.
"Anne?" Diğer taraftan kardeş çağırdı."Mor?" Kaldte søster fra den anden side.
"Anne?" Diğer taraftan kardeş çağırdı."Mutter?" Rief die Schwester von der anderen Seite.
"Anne?" Diğer taraftan kardeş çağırdı."Μητέρα;" ονομάζεται η αδελφή από την άλλη πλευρά.
"Anne?" Diğer taraftan kardeş çağırdı."Майка?", Наречен на сестрата от другата страна.
"Anne?" Diğer taraftan kardeş çağırdı."Мати"? Називається сестра з іншого боку.
"Anne?" Diğer taraftan kardeş çağırdı."Мать"? Называется сестра с другой стороны.
"Anne?" Diğer taraftan kardeş çağırdı."אמא?" כינה את אחותו מן הצד השני.
"Anne?" Diğer taraftan kardeş çağırdı.ودعا "الأم؟" شقيقة من الجانب الآخر.
"Anne?" Diğer taraftan kardeş çağırdı.彼らは自分自身がグレの部屋を通して理解作っていた。
Bir diğer taraftan bu, 60,000 tutkulu gönüllünün açık adres rehberinde ürettikleridir.60،000 متطوع شغوفين في مشروع الفهرس المفتوح.
Bir diğer taraftan bu, 60,000 tutkulu gönüllünün açık adres rehberinde ürettikleridir.Andererseits ist dies was 60.000 überzeugte Freiwillige im Open Directory Project schaffen.
Bir diğer taraftan bu, 60,000 tutkulu gönüllünün açık adres rehberinde ürettikleridir.Asta, pe de altă parte, e ceea ce 60.000 de voluntari pasionați au produs în Proiectul de Registru Deschis.
Bir diğer taraftan bu, 60,000 tutkulu gönüllünün açık adres rehberinde ürettikleridir.Ceci, d'un autre coté, est ce que 60 000 volontaires passionnés ont produit pour l'Open Directory Project.
Bir diğer taraftan bu, 60,000 tutkulu gönüllünün açık adres rehberinde ürettikleridir.Esto, por otro lado, es lo que 60,000 voluntarios apasionados producen en el Proyecto del Directorio Abierto.
Bir diğer taraftan bu, 60,000 tutkulu gönüllünün açık adres rehberinde ürettikleridir.Isto, por outro lado, é o que 60 000 voluntaries muito motivados produzem no Open Directory Project.
Bir diğer taraftan bu, 60,000 tutkulu gönüllünün açık adres rehberinde ürettikleridir.오픈 디렉토리 프로젝트라는 것도 있습니다.
Bir diğer taraftan bu, 60,000 tutkulu gönüllünün açık adres rehberinde ürettikleridir.Questo, d'altro canto, é ciò che 60.000 volontari fanno nell'Open Directory Project.
Bir diğer taraftan bu, 60,000 tutkulu gönüllünün açık adres rehberinde ürettikleridir.Z drugiej strony 60 000 wolontariuszy-pasjonatów umieszcza te informacje w Open Directory Project -- dmoz.org.
Bir diğer taraftan bu, 60,000 tutkulu gönüllünün açık adres rehberinde ürettikleridir.От друга страна около 60, 000 страстни доброволци произвеждат Open Directory Project.
Bir diğer taraftan bu, 60,000 tutkulu gönüllünün açık adres rehberinde ürettikleridir.מתנדבים מסורים מייצרים ב"פרוייקט המדריך הפתוח."
Bir diğer taraftan bu, 60,000 tutkulu gönüllünün açık adres rehberinde ürettikleridir.各人が自分が大事だと思う事について1、2時間費やすというもので、
Bir speakerı var ve diğer taraftan konusabiliyorum.Ici j'ai un micro où je peux parler à travers.
Bir speakerı var ve diğer taraftan konusabiliyorum.Má to něco jako reproduktor, na druhé straně, přes který můžu mluvit.
Bir speakerı var ve diğer taraftan konusabiliyorum.Tiene una bocina... y una ventanilla
Burada 1,000 Yuan'lık talep var ancak satılan Yuan miktarı sadece 500. Veya diğer taraftan da bakabiliriz.Je zde poptávka na 1 000 jüanů, ale může být prodáno pouze 500 jüanů.
Bu taraf diğer taraftan daha negatif, diğer taraf ise bu taraftan daha positiftir.Sie fühlen sich wie diesseits negativer als diese Seite ist oder dieser Seite ist positiver als die Seite.
Bu taraf diğer taraftan daha negatif, diğer taraf ise bu taraftan daha positiftir.Tato strana bude více záporná než tato nebo tahle strana je více kladná než tato.
Değil mi? Diğer taraftan ise benim benlik tanımım güvenilirliğinden koskoca bir parça kaybetti.- правильно? - а з іншого - моє поняття сутності щойно стало набагато менш правдоподібним.
Değil mi? Diğer taraftan ise benim benlik tanımım güvenilirliğinden koskoca bir parça kaybetti.- правильно? - а с другой - мое понятие сущности только что потеряло всякую объективность.
Derimi delip geçeceğim ve bu iğneyi diğer taraftan çıkaracağım.Átszúrom a bőröm és keresztüldöföm ezt a tűt.
Derimi delip geçeceğim ve bu iğneyi diğer taraftan çıkaracağım.Ik ga mijn huid doorboren en deze naald door mijn arm heen steken, tot ik erdoorheen ben.
Derimi delip geçeceğim ve bu iğneyi diğer taraftan çıkaracağım.Îmi voi găuri pielea şi o voi înţepa cu acest ac.
Derimi delip geçeceğim ve bu iğneyi diğer taraftan çıkaracağım.Jeg vil gennembore min hud og køre denne nål gennem til den anden side.