Ancak insanların 'sözlük' deyince düşündükleri daha çok şöyle bir şeydir.Но онова, което хората често мислят за речника, е - мислят по-скоро така.
Ancak insanların 'sözlük' deyince düşündükleri daha çok şöyle bir şeydir.Но что действительно люди думают о словарях - они думают примерно так.
Ancak insanların 'sözlük' deyince düşündükleri daha çok şöyle bir şeydir.אבל מה שאנשים לעתים קרובות חושבים על מילון, זה יותר בכיוון הזה
Ancak insanların 'sözlük' deyince düşündükleri daha çok şöyle bir şeydir.لكن قكرة الناس عادة عن القاموس , إنهم عادة يفكرون مثل .
Ancak insanların 'sözlük' deyince düşündükleri daha çok şöyle bir şeydir.辞書編集に笛など使いませんからお間違いなく
-Anderton. Clive deyin lütfen- Anderton, llámeme Clive.
-Anderton. Clive deyin lütfen- Anderton, mi chiami Clive.
-Anderton. Clive deyin lütfen- Anderton, mów mi Clive.
-Anderton. Clive deyin lütfenΚύριε...; - Άντερτον, λέγετε με Κλάιβ.
-Anderton. Clive deyin lütfen- Андертон, зовите меня Клайвом.
Arhippusa, ‹‹Rab yolunda üstlendiğin görevi tamamlamaya dikkat et!›› deyin.A povedzte Archippovi: Vidz službu, ktorú si prijal v Pánovi, aby si ju vyplnil.
Arhippusa, ‹‹Rab yolunda üstlendiğin görevi tamamlamaya dikkat et!›› deyin.A powiedzcie Archipowi: Patrzaj na to posługiwanie, któreś przyjął w Panu, abyś je wypełnił.
Arhippusa, ‹‹Rab yolunda üstlendiğin görevi tamamlamaya dikkat et!›› deyin.A rcete Archippovi: Viz, abys služebnost, kterouž jsi přijal od Pána, vyplnil.
Arhippusa, ‹‹Rab yolunda üstlendiğin görevi tamamlamaya dikkat et!›› deyin.Dan beritahukan Arkhipus, "Selesaikanlah tugas yang diberikan kepadamu guna melayani Tuhan.
Arhippusa, ‹‹Rab yolunda üstlendiğin görevi tamamlamaya dikkat et!›› deyin.Decid a Arquipo: "Cuida el ministerio que has recibido del Señor, para que lo cumplas.
Arhippusa, ‹‹Rab yolunda üstlendiğin görevi tamamlamaya dikkat et!›› deyin.Dite ad Archippo: «Considera il ministero che hai ricevuto nel Signore e vedi di compierlo bene»
Arhippusa, ‹‹Rab yolunda üstlendiğin görevi tamamlamaya dikkat et!›› deyin.E dizei a Arquipo: Cuida do ministério que recebestes no Senhor, para o cumprires.
Arhippusa, ‹‹Rab yolunda üstlendiğin görevi tamamlamaya dikkat et!›› deyin.És mondjátok meg Arkhippusnak: Vigyázz a szolgálatra, melyre vállalkoztál az Úrban, hogy azt betöltsed!
Arhippusa, ‹‹Rab yolunda üstlendiğin görevi tamamlamaya dikkat et!›› deyin.Et dites à Archippe: Prends garde au ministère que tu as reçu dans le Seigneur, afin de le bien remplir.
Arhippusa, ‹‹Rab yolunda üstlendiğin görevi tamamlamaya dikkat et!›› deyin.Ja sanokaa Arkippukselle: "Ota vaari virasta, jonka olet saanut Herrassa, että sen täysin toimitat".
Arhippusa, ‹‹Rab yolunda üstlendiğin görevi tamamlamaya dikkat et!›› deyin.아킵보에게 이르기를 주 안에서 받은 직분을 삼가 이루라고 하라
Arhippusa, ‹‹Rab yolunda üstlendiğin görevi tamamlamaya dikkat et!›› deyin.Og siger til Arkippus: Giv Agt på den Tjeneste, som du har modtaget i Herren, at du fuldbyrder den.
Arhippusa, ‹‹Rab yolunda üstlendiğin görevi tamamlamaya dikkat et!›› deyin.Og si til Arkippus: Gi akt på den tjeneste som du har mottatt i Herren, at du fullbyrder den!
Arhippusa, ‹‹Rab yolunda üstlendiğin görevi tamamlamaya dikkat et!›› deyin.Şi spuneţi lui Arhip: ,,Ia seama să împlineşti bine slujba pe care ai primit -o în Domnul.``
Arhippusa, ‹‹Rab yolunda üstlendiğin görevi tamamlamaya dikkat et!›› deyin.Und saget Archippus: Siehe auf das Amt, das du empfangen hast in dem HERRN, daß du es ausrichtest!
Arhippusa, ‹‹Rab yolunda üstlendiğin görevi tamamlamaya dikkat et!›› deyin.Zeg tegen Archippus: "Zorg dat u de taak die de Here u heeft gegeven, goed uitvoert."
Arhippusa, ‹‹Rab yolunda üstlendiğin görevi tamamlamaya dikkat et!›› deyin.Και ειπατε προς τον Αρχιππον Προσεχε εις την διακονιαν, την οποιαν παρελαβες εν Κυριω, δια να εκπληροις αυτην.
Arhippusa, ‹‹Rab yolunda üstlendiğin görevi tamamlamaya dikkat et!›› deyin.Скажите Архиппу: смотри, чтобы тебе исполнить служение, которое ты принял в Господе.
Arhippusa, ‹‹Rab yolunda üstlendiğin görevi tamamlamaya dikkat et!›› deyin.така щото станахте пример на всички вярващи в Македония и в Аханя.
Arhippusa, ‹‹Rab yolunda üstlendiğin görevi tamamlamaya dikkat et!›› deyin.Та скажіть Архипові: Гледи служення, що прийняв єси в Господї, щоб довершив його.
Arhippusa, ‹‹Rab yolunda üstlendiğin görevi tamamlamaya dikkat et!›› deyin.ואמרו אל ארכפוס שית לבך לעבודה אשר קבלתה באדון למען תמלאנה׃
Arhippusa, ‹‹Rab yolunda üstlendiğin görevi tamamlamaya dikkat et!›› deyin.وقولوا لارخبس انظر الى الخدمة التي قبلتها في الرب لكي تتممها.
Arhippusa, ‹‹Rab yolunda üstlendiğin görevi tamamlamaya dikkat et!›› deyin.要 對 亞 基 布 說 、 務 要 謹 慎 、 盡 你 從 主 所 受 的 職 分
Arhippusa, ‹‹Rab yolunda üstlendiğin görevi tamamlamaya dikkat et!›› deyin.要 對亞 基 布說 、 務要 謹慎 、 盡 你 從主 所 受 的 職分
Bagel Fırını, El Dorado Sokağı'nda. Bir numarayı seçmek için 1'e basın ya da "bir numara" deyiniz.Panetteria Bagel in El Dorado Street. per scegliere primo risultato, puoi premere 1 o dire "numero uno"
Baltası oduna deyince her şey yok olacaktı, büyük patlama yeniden olacaktı.Als die bijl het stuk hout raakt, zal alles vernietigd worden en de big bang zal opnieuw gebeuren.
Baltası oduna deyince her şey yok olacaktı, büyük patlama yeniden olacaktı.E quando l'ascia colpisce il tronco, tutto viene distrutto e si riproduce il big bang.
Baltası oduna deyince her şey yok olacaktı, büyük patlama yeniden olacaktı.도끼가 나무를 내려찍을 때, 그 때 모든 것이 파괴될 거에요. 빅뱅이 다시 일어나는 것이겠죠.
Baltası oduna deyince her şey yok olacaktı, büyük patlama yeniden olacaktı.Og når den økse rammer det stykke træ, så er det dér alting vil ødelægges og 'big bang' vil indtræde igen.
Baltası oduna deyince her şey yok olacaktı, büyük patlama yeniden olacaktı.Saat kapak itu membelah kayu, adalah saatnya semua akan hancur dan Big Bang akan terjadi lagi.
Baltası oduna deyince her şey yok olacaktı, büyük patlama yeniden olacaktı.Và khi chiếc rìu đó chạm vào miếng gỗ, đó là lúc mọi thứ bị hủy diệt và Big Bang sẽ lại xảy ra.
Baltası oduna deyince her şey yok olacaktı, büyük patlama yeniden olacaktı.Wenn die Axt das Holzstück trifft, dann wird alles zerstört und es kommt wieder zum Urknall.
Baltası oduna deyince her şey yok olacaktı, büyük patlama yeniden olacaktı.Y cuando ese hacha golpeó el leño fue que todo se destruyó y se produjo nuevamente el big bang.
Baltası oduna deyince her şey yok olacaktı, büyük patlama yeniden olacaktı.И в момент, когда топор срубает кусок дерева, всё рушится и вновь происходит большой взрыв.
Baltası oduna deyince her şey yok olacaktı, büyük patlama yeniden olacaktı.И когато брадвата му удари това дърво, тогава ще се унищожи всичко и големият взрив ще се случи отново.
Baltası oduna deyince her şey yok olacaktı, büyük patlama yeniden olacaktı.У мить, коли сокира цюкне поліно, усе зруйнується і знову станеться Великий вибух.
Baltası oduna deyince her şey yok olacaktı, büyük patlama yeniden olacaktı.וכאשר הגרזן מכה בחתיכת העץ הזאת, אז הכל ייהרס והמפץ הגדול יתרחש שוב.
Baltası oduna deyince her şey yok olacaktı, büyük patlama yeniden olacaktı.وعندما ضربت الفأس قطعة الخشب، عندها سيدمر كل شي ويحصل الانفجار الكبير ثانيةً.
Baltası oduna deyince her şey yok olacaktı, büyük patlama yeniden olacaktı.全てが破壊されて 再びビッグバンが起きるのです でもビッグバンの前には 木こりが存在していました
Basit deyince irkiliyorum dolambaçsız.Até estremeço se disser simples; é fácil de compreender.
Basit deyince irkiliyorum dolambaçsız.Boję się nazwać ją prostą. Jest nieskomplikowana.
Basit deyince irkiliyorum dolambaçsız.Dat wil niet zeggen dat ze simpel is: ze is rechttoe rechtaan, zonder franjes.
Basit deyince irkiliyorum dolambaçsız.Ich möchte nicht sagen "einfach"; sie ist unkompliziert.
Basit deyince irkiliyorum dolambaçsız.Je tremble à l'idée de dire simple ; elle est sans fioriture.
Basit deyince irkiliyorum dolambaçsız.단순하다고 하는 말에 몸서리가 쳐집니다. 이것은 간단합니다.
Basit deyince irkiliyorum dolambaçsız.Me estremece decir simple; es sencilla.
Basit deyince irkiliyorum dolambaçsız.Merem állítani; hogy ez egy különösen hasznos gép.
Basit deyince irkiliyorum dolambaçsız.Mi-e teamă să spun simplu; este de încredere.
Basit deyince irkiliyorum dolambaçsız.Oserei dire semplice; pragmatica.
Basit deyince irkiliyorum dolambaçsız.Saya segan untuk mengatakan sederhana; namun dapat dilihat dengan jelas.