% 1, lütfen zar atın veya çift deyin.%1, サイコロを振るかダブルしてください。
% 1, lütfen zar atın veya çift deyin.أو double.
45-45-90 üçgeninde bir dik kenara x deyince, diğer dik kenar da x olacak. -I en 45-45-90-trekant er der nemlig 2 ens ben eller sider. Der er 2 sider, der er x.
45-45-90 üçgeninde bir dik kenara x deyince, diğer dik kenar da x olacak. -그 다음엔 피타고라스 정리를 이용해서
45-45-90 üçgeninde bir dik kenara x deyince, diğer dik kenar da x olacak. -V 45°-45°-90° trikotniku označimo eno kateto z X. Potem vemo, da bo druga kateta enako dolga.
45-45-90 üçgeninde bir dik kenara x deyince, diğer dik kenar da x olacak. -כי במשולש 45-45-90, אם אנחנו נסמן כל, אם נסמן את אחד מהשוקיים X השוק השניה היא גם X.
-Ah güzel, Bay..? -Anderton. Clive deyin lütfen>テイラー トムです。よろしく。
Amanda Kitts'e hoşgeldin deyin.Chào mừng Amanda Kitts.
Amanda Kitts'e hoşgeldin deyin.Diamo il benvenuto ad Amanda.
Amanda Kitts'e hoşgeldin deyin.Graag een welkomstapplaus voor Amanda Kitts.
Amanda Kitts'e hoşgeldin deyin.Heißen Sie Amanda Kitts willkommen.
Amanda Kitts'e hoşgeldin deyin.아만다 킷츠를 박수로 맞이해 주세요.
Amanda Kitts'e hoşgeldin deyin.Por favor, una bienvenida para Amanda Kitts.
Amanda Kitts'e hoşgeldin deyin.Przywitajcie ją, proszę.
Amanda Kitts'e hoşgeldin deyin.Vă rog să o poftiţi pe Amanda Kitts.
Amanda Kitts'e hoşgeldin deyin.Παρακαλώ καλωσορίστε την Αμάντα Κιτς.
Amanda Kitts'e hoşgeldin deyin.Моля посрещнете Аманда Китс.
Amanda Kitts'e hoşgeldin deyin.Поприветствуйте, пожалуйста, Аманду Киттс.
Amanda Kitts'e hoşgeldin deyin.אמנדה קיטס, בבקשה.
Amanda Kitts'e hoşgeldin deyin.الرجاء الترحيب بأماندا كيتس.
Amanda Kitts'e hoşgeldin deyin.(拍手)
Ama ne derseniz deyin, bu kadar müthiş şeyleri yapabiliyor.Apapun anda menyebutnya, ia melakukan segala hal yang menakjubkan ini.
Ama ne derseniz deyin, bu kadar müthiş şeyleri yapabiliyor.Como quer que você queira chamá-lo, ele faz todas essas coisas incríveis.
Ama ne derseniz deyin, bu kadar müthiş şeyleri yapabiliyor.Comunque tu lo voglia chiamare, fa tutte queste cose straordinarie.
Ama ne derseniz deyin, bu kadar müthiş şeyleri yapabiliyor. Farklı uzunluklara odaklanabiliyor.Y el ejemplo que normalmente se da es el ojo humano, que es un instrumento realmente asombroso.
Ama ne derseniz deyin, bu kadar müthiş şeyleri yapabiliyor.Hoe je het ook noemt, het doet allerlei ongelofelijke dingen.
Ama ne derseniz deyin, bu kadar müthiş şeyleri yapabiliyor.뭐라고 부르던간에 눈은 정말 많은 엄청난 일들을 하는데요
Ama ne derseniz deyin, bu kadar müthiş şeyleri yapabiliyor.Lidské oko má spoustu skvělých vlastností.
Ama ne derseniz deyin, bu kadar müthiş şeyleri yapabiliyor.Oricum ai vrea sa-l numesti, iti produce toate aceste lucruri fantastice.
Ama ne derseniz deyin, bu kadar müthiş şeyleri yapabiliyor.Quel qu'il soit, il est capable de faire toutes ces choses incroyables.
Ama ne derseniz deyin, bu kadar müthiş şeyleri yapabiliyor.Wie auch immer man es nennt, es macht alle diese unglaublichen Sachen.
Ama ne derseniz deyin, bu kadar müthiş şeyleri yapabiliyor.Как его ни назвать, он способен делать удивительные вещи.
Ama ne derseniz deyin, bu kadar müthiş şeyleri yapabiliyor.Както и да гледате на него, то извършва толкова изумителни неща.
Ama ne derseniz deyin, bu kadar müthiş şeyleri yapabiliyor.Якою б не була назва, воно виконує ці дивовижні речі.
Ama ne derseniz deyin, bu kadar müthiş şeyleri yapabiliyor.הדברים המדהימים האלו. העין יכולה להתמקד במרחקים שונים,
Ama ne derseniz deyin, bu kadar müthiş şeyleri yapabiliyor.اي اسم تختاره سوف يصفها هذ اشياء
Ama ne derseniz deyin, bu kadar müthiş şeyleri yapabiliyor.目にはすごい働きがあるんだ。 例えば、色んな距離に焦点を合わせられる。
Anayasayı --ya da isterseniz gay ajandası deyin -- yazarken ne yaptıkların bilen insanlar.Azt mondják, ők tudták, mit csinálnak, amikor megírták az alkotmányt -- a meleg összeesküvést, ha úgy tetszik.
Anayasayı --ya da isterseniz gay ajandası deyin -- yazarken ne yaptıkların bilen insanlar.De mensen die wisten wat ze deden toen ze de Grondwet opschreven. Of de homoseksuele agenda, als je wil.
Anayasayı --ya da isterseniz gay ajandası deyin -- yazarken ne yaptıkların bilen insanlar.그분들이 우리가 '게이 어젠다'라고 부르는 헌법을 제정했을 때 대충 하지는 않았을 겁니다
Anayasayı --ya da isterseniz gay ajandası deyin -- yazarken ne yaptıkların bilen insanlar.Lidé, kteří, jak říkáme, věděli, co dělají, když psali Ústavu, homosexuální agendu, pokud chcete.
Anayasayı --ya da isterseniz gay ajandası deyin -- yazarken ne yaptıkların bilen insanlar.Ludzie, którzy wiedzieli co robią pisząc konstytucję, czy, inaczej, gejowską agendę.
Anayasayı --ya da isterseniz gay ajandası deyin -- yazarken ne yaptıkların bilen insanlar.Oamenii care, spunem noi, știau ce făceau când au scris Constituția - agenda gay, dacă vreți.
Anayasayı --ya da isterseniz gay ajandası deyin -- yazarken ne yaptıkların bilen insanlar.Οι άνθρωποι που, λέμε, ήξεραν τι έκαναν όταν συνέτασσαν το Σύνταγμα - την ατζέντα των γκέι, αν θέλετε.
Anayasayı --ya da isterseniz gay ajandası deyin -- yazarken ne yaptıkların bilen insanlar.האנשים שלטענתנו ידעו מה הם עושים כשכתבו את החוקה, את האג'נדה של הגייז, אם תרצו.
Anayasayı --ya da isterseniz gay ajandası deyin -- yazarken ne yaptıkların bilen insanlar.ゲイアジェンダと言ってもいいですよ その努力が無視されているわけです
Ancak insanların 'sözlük' deyince düşündükleri daha çok şöyle bir şeydir.Aber was die Leute oft wirklich über das Wörterbuch denken, ist eher dies.
Ancak insanların 'sözlük' deyince düşündükleri daha çok şöyle bir şeydir.Ce crede lumea în realitate despre dicţionare arată mai degrabă aşa.
Ancak insanların 'sözlük' deyince düşündükleri daha çok şöyle bir şeydir.Co si lidé většinou myslí o slovníku je, že vypadá spíš takhle.
Ancak insanların 'sözlük' deyince düşündükleri daha çok şöyle bir şeydir.De az emberek többnyire valami ilyesmit gondolnak a szótárról.
Ancak insanların 'sözlük' deyince düşündükleri daha çok şöyle bir şeydir.오히려 사람들은 제가 무슨 교통 경찰인 줄 알아요.
Ancak insanların 'sözlük' deyince düşündükleri daha çok şöyle bir şeydir.La façon dont les gens voient vraiment les dictionnaires, c'est plutôt ça.
Ancak insanların 'sözlük' deyince düşündükleri daha çok şöyle bir şeydir.Ma l'idea che spesso la gente ha del dizionario è piuttosto questa.
Ancak insanların 'sözlük' deyince düşündükleri daha çok şöyle bir şeydir.Men hvad folk rigtigt ofte tænker om ordbogen er mere sådan her.
Ancak insanların 'sözlük' deyince düşündükleri daha çok şöyle bir şeydir.Myśląc o słownikach...
Ancak insanların 'sözlük' deyince düşündükleri daha çok şöyle bir şeydir.Nhưng cái mà người ta thật sự hay nghĩ về từ điển là, họ nghĩ nhiều hơn như thế này.
Ancak insanların 'sözlük' deyince düşündükleri daha çok şöyle bir şeydir.Pero lo que la gente piensa a menudo que el diccionario es algo así.
Ancak insanların 'sözlük' deyince düşündükleri daha çok şöyle bir şeydir.Ponavadi si ljudje slovar predstavljajo bolj tako.
Ancak insanların 'sözlük' deyince düşündükleri daha çok şöyle bir şeydir.Wat mensen vaker over het woordenboek denken, is iets dergelijks.
Ancak insanların 'sözlük' deyince düşündükleri daha çok şöyle bir şeydir.Οι άνθρωποι στην πραγματικότητα, σκέφτονται συνήθως το λεξικό κάπως έτσι.