Ah, bana lütfen Angela deyin.Oh, please call me Angela.
Benim adım James ama lütfen bana Jim deyiniz.My name is James, but please call me Jim.
Lütfen bana Joe deyin.Please call me Joe.
İlaçlara hayır deyiniz.Say no to drugs.
Ne derseniz deyin Japon Anglisizmi Japoncadır.No matter what you say, Japanese Anglicisms are Japanese.
O tamam deyinceye kadar gitmiyorsun.You're not leaving until I say it's OK.
"Aah" deyin.Say "aah."
Ne derseniz deyin.Call it what you like.
Bu işler öyle ha deyince olmaz.Things don't just happen.
Üç deyince!On the count of three!
Lütfen bana Angela deyin.Please call me Angela.
Hayata elveda deyin!Say goodbye to life!
Her zaman "Lütfen", "Teşekkürler", "Afedersiniz" ve "Hoş geldiniz" deyin.Always say "Please," "Thank you," "Excuse me," and "You're welcome."
Bu vur deyince öldürmek olur Tom.It would be overkill, Tom.
Lütfen bana sadece Yakov Matveyeviç deyiniz.Please only call me Yakov Matveevich.
"'Cumhurbaşkanımızın talimatıyla Hatay'a değil Afrin'e iniyoruz' deyince...""'Cumhurbaşkanımızın talimatıyla Hatay'a değil Afrin'e iniyoruz' deyince..."
Play deyin (yüklediyseniz)."Surely You Jost!".
Buna sonsuzluk deyin."Call it Eternity."
Sonra ben hain deyince kızıyorlar.They say they have been called traitors.
Hepiniz hala burada mısınız? Merhaba deyin.Since you guys are here already, say hello.
Ama ne derseniz deyin, bu kadar müthiş şeyleri yapabiliyor.Whatever you want to call it, it does all of these amazing things.
Bir numarayı seçmek için 1'e basın ya da "bir numara" deyiniz.To select number one, you can press one or say "number one."
Sizi bağlayacağım, ya da "detaylar" veya "geri dön" deyiniz.I'll connect you, or say "details," or "go back."
Aklınıza getirin. Ve şimdi üzerine kafa yorun deyin ki, "Bu karara nasıl vardım?"Bring that to mind, and now reflect on that and say, "How did I come up that decision?
Aile deyince hep ablandan bahsediyorsun. Annen, baban, onlar sayýlmýyor mu?When I mention your family, you always talk about your sister.
"Ben heerd'n 'utanç verici' deyin, ben yaptım," dedi Hall."I heerd'n say 'disgraceful'; that I did," said Hall.
Sadece sana geldim Sanki, ve deyin 've' bir sürü.Does it show?
Dae-jin Han Eun-soo merhaba deyin.Dae-jin say hello to Han Eun-soo.
Basit deyince irkiliyorum dolambaçsız.I shudder to say simple; it's straightforward.
Ben "azaltın" deyince insanlar hep üzülüyorlar.People are always upset when I say, "Cut."
Üç deyince seni çekeceğim kediyi bırakıp, elimi tut.I will pull you out after I say "1, 2, 3,".<br />So put down the cat and grab my hand.
İsterseniz 100 çarpı 0, eksi 3 çarpı 0 deyin.You can say 100 times 0, minus 3, times 0.
Önce, " Ben sevgi dolu farkındalığım" deyin.Start with 'I am loving awareness',
Ancak insanların 'sözlük' deyince düşündükleri daha çok şöyle bir şeydir.But what people really often think about the dictionary is, they think more like this.
Birçok hususta deyince... ...kulağa biraz tuhaf geliyor.If you say "in many areas", then it's going to have a strange nuance.
Arkadaşlarınıza tamam deyin.Announce that the coin has flipped.
Siz ne derseniz deyin, yine de ücretinizi alacaksınızdır.You're being paid regardless of what you say.
Merhaba deyin.Say hello.
Lütfen cinsel organı olmayan misafirimize merhaba deyin, Ted!Please welcome, a guest without genitals, Ted!
Bayan Gil Ra Im, lütfen merhaba deyin.Gil Ra Im, say hello.
"Bu arada, bu adam berbat bir çalışan" deyin.Say, "By the way, that guy's a crappy employee."
"Bunlar da iyi çalışanlar" deyin.And say, "These ones are good ones."
["Hala ulaşabilirim" deyin.]["It still is."]
İsterseniz buna Coca-Cola yöntemi deyin, tamamen aynı yöntem.You could call it the Coca-Cola approach if you like -- it was exactly the same thing.
"Biz bunlarla büyüdük deyin." diyorlar.They tell me to say, "No, tell them that we grew up with that."
Türkiye'de... işgal evi deyince bir çok şey gelebilir insanın aklına.We should start from this point of view.
GREGORY daha iyi deyin; burada benim ana akrabaları gelir.GREGORY Say better; here comes one of my master's kinsmen.
'nasıl yapılabileceğini bilmiyorum'la karıştırıyorsun." deyin.'I don't know how to do it.'"
Teşekkürler," deyin.Thank you."
"Ben", deyin. Seyirciler:Say, "Aye." Audience:
Kaç kişi burada neyden bahsettiğimi biliyor? "Ben", deyin.Do you know what I'm talking about?
Dürüst olun, iyi ya da kötü? "Ben.", deyin.Better or worse.
"Ben.", deyin.Say, "Aye." Audience:
Kaçınız bunu yaşadı? "Ben.", deyin.Say, "Aye." Audience:
Kimler şimdiye kadar yakın bir ilişkide incindi? "Ben.", deyin. (Gülüşmeler)Who here has been hurt in an intimate relationship?
Onlara, hemen defolun gidin deyin.Tell them. Tell them they need to get out right away.
Ne bir açıklama yapın ne de fikirlerini alın sadece çekin gidin deyinDon't explain or ask what they think, just tell them to go.
Bundaki esas sorun bizim sağlık hizmeti deyince ne anladığımıza, değil mi?And the problem with this is the way we conceive healthcare. Right?
-Anderton. Clive deyin lütfen- Anderton, call me Clive.
Bu ilham verici bir ifade, buna sonra tekrar deyineceğim.It's kind of an inspiring statement, and I'll go back at the end of this.