deyi ile cümle
deyi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Aslında, Dominik Cumhuriyeti'nin başkentinde, başka bir deyişle도미니카 공화국 수도에서 자랐다고 생각하실 수 있지만
Aslında, Dominik Cumhuriyeti'nin başkentinde, başka bir deyişleבעצם, ניתן לומר שגדלתי בבירת הרפובליקה,
Aslında, Dominik Cumhuriyeti'nin başkentinde, başka bir deyişleفي الواقع ، يمكن أن تقول أنني نشأت في عاصمه الجمهوريه الدونميكيه.
Aslında, Dominik Cumhuriyeti'nin başkentinde, başka bir deyişleでなければ、ニューヨーク市のワシントン・ハイツですが
Avukatların deyimiyle iddia ediyorum ki bu komik kedi resimleri yaratılabilecek en aptal şey.Ahora quiero estipular, como dicen los abogados, que los LOLcats son el acto creativo más estúpido posible.
Avukatların deyimiyle iddia ediyorum ki bu komik kedi resimleri yaratılabilecek en aptal şey.Chciałbym zastrzec, że te kotki to najgłupszy z możliwych aktów twórczych.
Avukatların deyimiyle iddia ediyorum ki bu komik kedi resimleri yaratılabilecek en aptal şey.Chtěl bych se ohradit, jak říkají právníci, LOLcats jsou nejpitomější z možných tvůrčích umění.
Avukatların deyimiyle iddia ediyorum ki bu komik kedi resimleri yaratılabilecek en aptal şey.Ik zou willen stipuleren, zoals advocaten dat zeggen, dat LOLcats de meest dwaze creatieve daad zijn.
Avukatların deyimiyle iddia ediyorum ki bu komik kedi resimleri yaratılabilecek en aptal şey.변호사들이 종종 그렇게 하듯, 저도 굳이 규정을 내리자면 고양이짤방은 창작행위 중에서도 가장 바보같은 것입니다.
Avukatların deyimiyle iddia ediyorum ki bu komik kedi resimleri yaratılabilecek en aptal şey.LOLcatsは およそ考えうる 最も馬鹿げた創作です 他にもそのようなものはあるでしょうが
Avukatların deyimiyle iddia ediyorum ki bu komik kedi resimleri yaratılabilecek en aptal şey.Nun möchte ich behaupten, dass LOLcats die albernsten kreativen Werke sind.
Avukatların deyimiyle iddia ediyorum ki bu komik kedi resimleri yaratılabilecek en aptal şey.Ora vorrei stipulare, come dicono gli avvocati, che i lolcats sono il più stupido atto creativo:
Avukatların deyimiyle iddia ediyorum ki bu komik kedi resimleri yaratılabilecek en aptal şey.Szeretném kikötni, ahogy az ügyvédek mondják, hogy a LOLcats a lehetséges legbutább alkotó tevékenység.
Avukatların deyimiyle iddia ediyorum ki bu komik kedi resimleri yaratılabilecek en aptal şey.Teraz chcem upresniť, ako právnici hovoria, že LOLcats sú tím najhlúpejším možným kreatívnym počinom.
Avukatların deyimiyle iddia ediyorum ki bu komik kedi resimleri yaratılabilecek en aptal şey.Vreau să precizez, așa cum spun avocații, că pisicuțele amuzante sunt cele mai stupide acte creative posibile.
Avukatların deyimiyle iddia ediyorum ki bu komik kedi resimleri yaratılabilecek en aptal şey.Θέλω να συνομολογήσω, όπως λένε οι δικηγόροι, ότι τα LOLcats είναι πιθανά η πιο ηλίθια δημιουργική πράξη.
Avukatların deyimiyle iddia ediyorum ki bu komik kedi resimleri yaratılabilecek en aptal şey.כעת מה שאני רוצה להדגיש, כפי שעורכי-דין נוהגים לומר, שחתולים מצחיקים הם מעשה היצירה הטפשי ביותר האפשרי.
Avukatların deyimiyle iddia ediyorum ki bu komik kedi resimleri yaratılabilecek en aptal şey.الآن أنا أريد أن أنص على أن، كما يقول المحامون، أن القطط الكوميدية هي أغبى عمل إبداعي ممكن.
Ayýkla deyip kaçýyorlar.Ще видим.
- Baba, baba deyip durma bana.Dady, do not call me dady.
Bagel Fırını, El Dorado Sokağı'nda. Bir numarayı seçmek için 1'e basın ya da "bir numara" deyiniz.Panetteria Bagel in El Dorado Street. per scegliere primo risultato, puoi premere 1 o dire "numero uno"
Bak! TV'deyiz!Mira! estamos en la TV!
Bak! TV'deyiz!Patrzcie, jesteśmy w TV!
Bak! TV'deyiz!Siamo in TV!
Bak! TV'deyiz!Suntem la TV!
Baltası oduna deyince her şey yok olacaktı, büyük patlama yeniden olacaktı.Als die bijl het stuk hout raakt, zal alles vernietigd worden en de big bang zal opnieuw gebeuren.
Baltası oduna deyince her şey yok olacaktı, büyük patlama yeniden olacaktı.E quando l'ascia colpisce il tronco, tutto viene distrutto e si riproduce il big bang.
Baltası oduna deyince her şey yok olacaktı, büyük patlama yeniden olacaktı.도끼가 나무를 내려찍을 때, 그 때 모든 것이 파괴될 거에요. 빅뱅이 다시 일어나는 것이겠죠.
Baltası oduna deyince her şey yok olacaktı, büyük patlama yeniden olacaktı.Og når den økse rammer det stykke træ, så er det dér alting vil ødelægges og 'big bang' vil indtræde igen.
Baltası oduna deyince her şey yok olacaktı, büyük patlama yeniden olacaktı.Saat kapak itu membelah kayu, adalah saatnya semua akan hancur dan Big Bang akan terjadi lagi.
Baltası oduna deyince her şey yok olacaktı, büyük patlama yeniden olacaktı.Và khi chiếc rìu đó chạm vào miếng gỗ, đó là lúc mọi thứ bị hủy diệt và Big Bang sẽ lại xảy ra.
Baltası oduna deyince her şey yok olacaktı, büyük patlama yeniden olacaktı.Wenn die Axt das Holzstück trifft, dann wird alles zerstört und es kommt wieder zum Urknall.
Baltası oduna deyince her şey yok olacaktı, büyük patlama yeniden olacaktı.Y cuando ese hacha golpeó el leño fue que todo se destruyó y se produjo nuevamente el big bang.
Baltası oduna deyince her şey yok olacaktı, büyük patlama yeniden olacaktı.И в момент, когда топор срубает кусок дерева, всё рушится и вновь происходит большой взрыв.
Baltası oduna deyince her şey yok olacaktı, büyük patlama yeniden olacaktı.И когато брадвата му удари това дърво, тогава ще се унищожи всичко и големият взрив ще се случи отново.
Baltası oduna deyince her şey yok olacaktı, büyük patlama yeniden olacaktı.У мить, коли сокира цюкне поліно, усе зруйнується і знову станеться Великий вибух.
Baltası oduna deyince her şey yok olacaktı, büyük patlama yeniden olacaktı.וכאשר הגרזן מכה בחתיכת העץ הזאת, אז הכל ייהרס והמפץ הגדול יתרחש שוב.
Baltası oduna deyince her şey yok olacaktı, büyük patlama yeniden olacaktı.وعندما ضربت الفأس قطعة الخشب، عندها سيدمر كل شي ويحصل الانفجار الكبير ثانيةً.
Baltası oduna deyince her şey yok olacaktı, büyük patlama yeniden olacaktı.全てが破壊されて 再びビッグバンが起きるのです でもビッグバンの前には 木こりが存在していました
Bana, ‹‹Hani, RABbin sözü nerede? Haydi, gelsin yerine bakalım›› deyip duruyorlar.Aj, oni říkají mi: Kdež jest to, což předpovídal Hospodin? Nechť již přijde.
Bana, ‹‹Hani, RABbin sözü nerede? Haydi, gelsin yerine bakalım›› deyip duruyorlar.Ecco, essi mi dicono: «Dov'è la parola del Signore? Si compia finalmente!»
Bana, ‹‹Hani, RABbin sözü nerede? Haydi, gelsin yerine bakalım›› deyip duruyorlar.Eis que eles me dizem: Onde está a palavra do Senhor? venha agora.
Bana, ‹‹Hani, RABbin sözü nerede? Haydi, gelsin yerine bakalım›› deyip duruyorlar.Glej, oni mi pravijo: Kje je beseda GOSPODOVA? Pride naj skoraj!
Bana, ‹‹Hani, RABbin sözü nerede? Haydi, gelsin yerine bakalım›› deyip duruyorlar.He aquí que ellos me dicen: "¿Dónde está la palabra de Jehovah? A ver, pues, que se cumpla!
Bana, ‹‹Hani, RABbin sözü nerede? Haydi, gelsin yerine bakalım›› deyip duruyorlar.Hľa, oni mi hovoria: Kdeže je to slovo Hospodinovo? Nože nech prijde!
Bana, ‹‹Hani, RABbin sözü nerede? Haydi, gelsin yerine bakalım›› deyip duruyorlar.Iată, ei îmi zic: ,,Unde este Cuvîntul Domnului? Să se împlinească dar!``
Bana, ‹‹Hani, RABbin sözü nerede? Haydi, gelsin yerine bakalım›› deyip duruyorlar.Ímé, õk azt mondják nékem: Hol van az Úr szózata? Most jõjjön el!
Bana, ‹‹Hani, RABbin sözü nerede? Haydi, gelsin yerine bakalım›› deyip duruyorlar.Katso, he sanovat minulle: "Missä on Herran sana? Toteutukoon se!"
Bana, ‹‹Hani, RABbin sözü nerede? Haydi, gelsin yerine bakalım›› deyip duruyorlar.그들이 내게 이르기를 여호와의 말씀이 어디 있느뇨 이제 임하게 할지어다 하나이다
Bana, ‹‹Hani, RABbin sözü nerede? Haydi, gelsin yerine bakalım›› deyip duruyorlar.Nầy là lời người ta bảo tôi: Lời phán của Ðức Giê-hô-va ở đâu? Rày hãy ứng nghiệm!
Bana, ‹‹Hani, RABbin sözü nerede? Haydi, gelsin yerine bakalım›› deyip duruyorlar.Nầy là lời người_ta bảo tôi : Lời phán của Ðức_Giê - hô-va ở đâu ? Rày hãy ứng_nghiệm !
Bana, ‹‹Hani, RABbin sözü nerede? Haydi, gelsin yerine bakalım›› deyip duruyorlar.Orang berkata kepadaku, "Di mana semua ancaman TUHAN itu? Biarlah sekarang dilaksanakan!
Bana, ‹‹Hani, RABbin sözü nerede? Haydi, gelsin yerine bakalım›› deyip duruyorlar.Oto oni do mnie mówią: Gdzież jest to słowo Pańskie? Niechże już przyjdzie;
Bana, ‹‹Hani, RABbin sözü nerede? Haydi, gelsin yerine bakalım›› deyip duruyorlar.Se, de andre siger til mig: "Hvor er HERRENs Ord? Lad det konmme!"
Bana, ‹‹Hani, RABbin sözü nerede? Haydi, gelsin yerine bakalım›› deyip duruyorlar.Se, de sier til mig: Hvor blir det av Herrens ord? La det komme!
Bana, ‹‹Hani, RABbin sözü nerede? Haydi, gelsin yerine bakalım›› deyip duruyorlar.Se, dessa säga till mig: »Vad bliver av HERRENS ord? Må det fullbordas!»
Bana, ‹‹Hani, RABbin sözü nerede? Haydi, gelsin yerine bakalım›› deyip duruyorlar.Siehe, sie sprechen zu mir: Wo ist denn des HERRN Wort? Laß es doch kommen!
Bana, ‹‹Hani, RABbin sözü nerede? Haydi, gelsin yerine bakalım›› deyip duruyorlar.Voici, ils me disent: Où est la parole de l`Éternel? Qu`elle s`accomplisse donc!
Bana, ‹‹Hani, RABbin sözü nerede? Haydi, gelsin yerine bakalım›› deyip duruyorlar.Ιδου, ουτοι λεγουσι προς εμε, Που ο λογος του Κυριου; ας ελθη τωρα.
Bana, ‹‹Hani, RABbin sözü nerede? Haydi, gelsin yerine bakalım›› deyip duruyorlar.Вот, они говорят мне: „где слово Господне? пусть оно придет!"