Ana içeriğe geç
Sözlük

deyiş ile cümle

deyiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Diğer bir deyişle koşullara bağlı olan dallanmalar herkese açık olan veriler üzerinden yapılır.Drugim riječima, sve ono što se tamo događa ovisi o dinamici cjeline.
Diğer bir deyişle, tüm gezegeni.Kr. i u cijelom “starom svijetu”.
Başka bir deyişle, Güneş rüzgârları hem negatif elektronlar, hem de pozitif iyonlar içerir.Time je objasnio da se Sunčev vjetar sastoji od negativnih elektrona i pozitivnih iona.
Quo vadis, Nereye gidiyorsun? anlamına gelen Latince bir deyiştir.Quo vadis je latinský výraz, znamená „Kam kráčaš?“.
Diğer bir deyişle, bu iki kuram aynı fenomenin farklı matematiksel tasvirleridir.Povedané ináč, tieto dve teórie sú matematicky odlišné popisy tohto istého javu.
Bir başka deyişle, her ikisi de tarihi olaylarla ilgilenmişler.Obe obce spoločne totiž zdieľali historické osudy.
Latince deyişler listesiZoznam latinských právnických výrazov
Sezar en ünlü deyişi olan 'Veni, Vidi, Vici' (geldim, gördüm, yendim) sözünü bu vesileyle söylemiştir.Je to bitka, po ktorej senátu oznámil Veni, vidi, vici.
Örneğin, "hiçbir zaman uyumayan kent" deyişi New York'u anımsatmaktadır.New Yorku sa vďaka čulému nočnému životu niekedy hovorí Mesto, ktoré nikdy nespí.
Bu silahta .50 BMG, diğer bir deyişle 12.7x99mm'lik mermiler kullanılır.Používa sa v rovnakých úlohách ako náboj .50 BMG (12,7 × 99 mm NATO).
Bu kelimenin diğer bir karşılığı ise morphospecies diğer deyişle morfolojik türdür.Tiež je po ňom pomenovné morfium, čiže morfín.
Başka bir deyişle zamansal nedensellik döngüsü, neden-sonuç zincirinin dairesel olduğu teorik bir olgudur.To znamená, že existuje nový sektor teórie, ktorý je zodpovedný pre prerušenie.
Diğer bir deyişle cadılık bir uygulamadır.Praktikujú seid, čo je rituálna mágia.
Diğer bir deyişle, hava, kaya ve hatta uzay boşluğu aynı yoğunluğa sahip olmalıydı.Če bi to veljalo, bi imeli zrak, kamen in celo vakuum enako gostoto.
Başka bir deyişle, fetal iyi beslenememe, hayat boyu süren bağışıklık sistemi zayıflığına neden olabilir.Podhranjenost fetusa lahko vodi v doživljenjsko oslabelost imunskega sistema.
Başka bir deyişle, tüm bu bağlamsal unsurlar Tim’in büyükbabasını öldürmesiyle uyum içindedir.Vsa dejstva iz konteksta so dejansko sestavljiva s Timovim umorom njegovega starega očeta.
Status quo ante bellum, bir olgunun günümüzdeki durumunu belirten bir Latince deyiştir.Status quo ante bellum je latinski izraz, ki v dobesednem prevodu pomeni stanje, kakršno je bilo pred vojno.
Latince deyişler listesiSeznam latinskih fraz
Bir başka deyişle, Betelgeuse'ün yoğunluğu Güneş'in yoğunluğundan çok daha azdır.Vendar pa ima Betelgeza veliko manjšo gostoto kot naše Sonce.
Başka bir deyişle, 0, 1, 0, 1, … serisinin Cesàro limiti 1⁄2'ye eşittir.Velja enakovredno, da je Cesàrova limita zaporedja 0, 1, 0, 1, ··· enaka 1/2.
Bir başka deyişle atmacacılıkta ilk aşamadır.Najprej se pojavi faza zanikanja.
Örneğin, "hiçbir zaman uyumayan kent" deyişi New York'u anımsatmaktadır.Od tu izhaja vzdevek mesta: »Mesto, ki nikoli ne spi«.
Diğer bir deyişle, bu iki kuram aynı fenomenin farklı matematiksel tasvirleridir.Paprastai pasakius, dvi teorijos yra tiesiog skirtingi to paties reiškinio matematiniai aprašai.
Quo vadis, Nereye gidiyorsun? anlamına gelen Latince bir deyiştir.Quo vadis? (iš lot. − „kur eini?“) − lotyniška frazė, paprastai neverčiama.
Memento Mori aşağıdaki anlamlara gelebilir: Memento Mori, Latincede bir deyiş.Memento mori (lot. atmink, kad mirsi) – lotynų kalbos posakis, primenantis, kad žmogus yra mirtingas.
Sanılanın aksine deyiş Hipokrat yemininde geçmez.Prisiekti galima ir be paskutiniojo sakinio.
Ad fontes, "kaynaklara" veya "kaynaklara doğru" anlamına gelen Latince bir deyiştir.Ad fontes lotyniškai reiškia „į šaltinius, link ištakų, prie versmės“.
Bir başka deyişle insanlar kuzgun tarafından yaratılmıştır.Galiausiai žmonės buvo sukurti iš kukurūzo.
Diğer bir deyişle, plancı planlamada etken değil edilgendir.Sprendėjas kitaip nei planuotojas sprendimo metu neturi žemėlapio.
Bunun yerine, protokol ailesi ya da diğer bir deyişle protokol takımı kullanırlar.Laiškai dažniausiai išsiunčiami naudojant SMTP protokolą ar kitokį metodą.
Aksi takdirde, akım denir durağan olmayan (diğer bir deyişle, geçici ).Todėl sakoma: Tu turi būti atidesnis (o ne atidesniu).
Başka bir deyişle tümdengelim yanılgısıdır.Plačiąja prasme – šmeižtas.
Başka bir deyişle, çevremizde birçok olay meydana gelir ve biz bunların sadece küçük bir kısmını algılarız.Teisisõnu, meie ümber toimub palju ja me korjame sellest üles vaid väikese hulga.
Quo vadis, Nereye gidiyorsun? anlamına gelen Latince bir deyiştir.Quo vadis on ladinakeelne fraas, mis tähendab 'Kuhu lähed' või 'Kuhu sa lähed'.
In situ, "yerinde" manasına gelen Latince bir deyiştir.In situ tähendab ladina keeles 'koha peal'.
Latince deyişler listesiLadinakeelne originaaltekst
Bu deyişle ilintili farklı bir kavram olan status quo ante "olguların geçmişteki durumunu" belirtir.'Eelnimetatud diafoonia lähem vaatlus näidete abil.'
Yani bir başka deyişle bu parçacıklar küçük birer mıknatıs gibi davranıyorlardı.Kuna taolised materjalid esinesid väikeste tükkidena, siis olid ka nikerdused miniatuursed.
Diğer bir deyişle, çok kısa mesafe.Seda muidugi lühiajaliselt ja ainult lühikese distantsini.
Başka bir deyişle pleji kadar ağır olmayan kuvvet kayıplarına parezi denir.Deplaneerumiseks nimetatakse tugevusõpetuses mitteümarate varraste kõverdumist väändel.
Farklı bir deyişle “Komplemanter” ya da nötr renkler.Näiteks: "Kõik varesed on musta või mingit muud värvi".
1 pozitif yük ortaya çıkıyor ya da başka bir deyişle bir pozitron yayılıyor. -Uvolnil jsem něco jako kladný náboj, tedy pozitron.
1 pozitif yük ortaya çıkıyor ya da başka bir deyişle bir pozitron yayılıyor. -Uwolnił się jeden ładunek dodatni, czyli pozyton.
2. Adam: Benim olduğum marka benim deyişimle, rahat takılmaktır."Az én márkám, úgy mondanám, laza hapsi."
2. Adam: Benim olduğum marka benim deyişimle, rahat takılmaktır.Marca ce mă reprezintă pe mine este, aş spune eu, lejeră.
2. Adam: Benim olduğum marka benim deyişimle, rahat takılmaktır.Merekku adalah casual fly.
2. Adam: Benim olduğum marka benim deyişimle, rahat takılmaktır.Moje značka je, pohodář.
2. Adam: Benim olduğum marka benim deyişimle, rahat takılmaktır.Чолов'яга 2: якби я був брендом, то назвав би його випадковий політ.
-3(s+5)'i (s+5) parantezine alırsak, başka bir deyişle (s+5)'e bölersek, geriye -3 kalır.마찬가지로 -3 ( s + 5 ) 에서 ( s + 5 ) 를 뽑아내면 -3 만 남습니다
-3(s+5)'i (s+5) parantezine alırsak, başka bir deyişle (s+5)'e bölersek, geriye -3 kalır.A podobně, když vezmete -3 krát (s+5), a vytknete (s+5), neboli vydělíte (s+5), vyjde vám -3, přesně takto.
-3(s+5)'i (s+5) parantezine alırsak, başka bir deyişle (s+5)'e bölersek, geriye -3 kalır.(s+5)でまとめ、または、(s+5)で割り、 ー 3 が残ります。 完了です。
-3(s+5)'i (s+5) parantezine alırsak, başka bir deyişle (s+5)'e bölersek, geriye -3 kalır.ثم بشكل مشابه، اذا اخذنا -3 × (s + 5)، واستخرجنا العامل s + 5، او قسمنا على s + 5 سوف يتبقى لدينا -3، هكذا
Adam: Benim olduğum marka benim deyişimle, rahat takılmaktır.Diria que a marca que sou é informal.
Ama anne ve babam için, babamın deyişine göre,하지만, 그것에 대해 얘기 하는 내 어머니 내 아버지, 그것에 대해 얘기로
Ama "Çünkü orada" deyişini sloganı haline getirdiği söylenir.Aan hem wordt echter de zin toegeschreven: "Omdat hij er staat."
Ama "Çünkü orada" deyişini sloganı haline getirdiği söylenir.Ale Mallory je známý jako autor výroku "Protože tam je."
Ama "Çünkü orada" deyişini sloganı haline getirdiği söylenir.Ale przypisywano mu ukucie frazy: "Bo tam jest".
Ama "Çünkü orada" deyişini sloganı haline getirdiği söylenir.Dar el a fost creditat cu aceasta frază: "Pentru că este acolo."
Ama "Çünkü orada" deyişini sloganı haline getirdiği söylenir.De az ő nevéhez fűződik e mondás megalkotása: "Mert ott van."
Ama "Çünkü orada" deyişini sloganı haline getirdiği söylenir.Ihm wird der Satz "Weil er da ist." zugeschrieben.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod