Ana içeriğe geç
Sözlük

deyiş ile cümle

deyiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Başka bir deyişle, derme çatma kalsın ve çok fazla mükemmel olmasın.Cu alte cuvinte, muncește din greu, însă nu perfecționa prea mult.
Latince deyişler listesiLocuțiuni în limba latină
Diğer bir deyişle "ekosistem" olarak tanımlanabilir.Un PRA este ceea ce economiștii ar numi un model structural.
Diğer bir deyişle, elektronun yörüngesi güneş sistemindeki gezegenlerin yörüngelerine benzer.El a descris electronii ca fiind asemănători planetelor aflate pe o orbită solară.
Ecce Homo - "İşte (bakın) İnsan" anlamına gelen Latince deyiş.Substantivul latin homō (genitiv hominis) înseamnă "om, ființă umană".
Başka bir deyişle tümevarım yanılgısıdır.Dacă ajung în urechi umane este din greșeală.
Deyişe kaynaklık eden anlayış, bu anlayışa sahip birçok dinin kutsal metinlerinde görülebilir.O calitate sacră este căutată în această națiune și în memoriile populare pe care le trezește.
Başka bir deyişle bir elementin birleşme yeteneğinin ölçüsüdür.Valența este puterea de combinare a unui element.
Primum non nocere, "Önce, zarar verme!" anlamına gelen Latince deyiştir.Primum non nocere – mindenekelőtt ne árts.
Diğer bir deyişle, p ve E gibi.Ilyen például a π és az e.
Deyişleri sık sık kullanır.Gyakran csak szavakat használt.
Status quo ante bellum, bir olgunun günümüzdeki durumunu belirten bir Latince deyiştir.Status quo ante bellum latin kifejezés.
Başka bir deyişle, Güneş rüzgârları hem negatif elektronlar, hem de pozitif iyonlar içerir.A napszél tehát egyaránt hordoz negatív töltésű elektronokat és pozitív töltésű ionokat is.
Mart 1989’da Exxon Valdez kazası ya da diğer bir deyişle petrol felaketi yaşandı.1989. március 24.: az Exxon Valdez katasztrófája.
Alevîlik’te duaz ve deyişlerde kullanılan dil Türkçe’dir.Lásd Igeragozás és igehasználat a román nyelvben, Igenemek.
İkili söyledikleri deyişlerle birbirlerini tanırlar.Egymást szavát, vajon hogyan értik meg?
Diğer bir deyişle, tüm noktalar haricinde tek bir nokta seçilebilir.A legfeljebb egyetlen pont kivételével kitétel szükséges.
Başka bir deyişle Sezar'ın son yıllarıdır.Mozart utolsó éve.
Bu deyişle ilintili farklı bir kavram olan status quo ante "olguların geçmişteki durumunu" belirtir.A hasonló kifejezés status quo ante azt jelenti: „a dolgok állása, ahogy eddig volt”.
16 -18. yüzyıllarda ise retorik yalnızca deyişe indirgenmiştir.A 18–19. század fordulóján továbbra is meghatározó volt az egyszólamúság.
2. Aytışmak: Karşılıklı konuşmak, deyişmek (Ayıtmak/Aytmak: Konuşmak).Jelentéstartalom: reflexív (visszaható: királlyá teszi magát), reciprok (kölcsönös: beszélgetnek egymással).
Diğer bir deyişle sistemin kararlılığını koruyarak kazancı 37.44'e kadar yükseltebiliriz.Később a stadion befogadóképességét 47 900-ra növelték.
Per capita, Latince deyiş.A "Szózat" latinul.
Daha iyi bir deyişle, x'in çevresine bir koordinat sistemi döşenebilir.Ekkor megadható olyan x-et tartalmazó halmazok rendszere, amely approximálja x-et.
Bir başka deyişle, nesneler onun için zihinsel kalıcılık kazanır.Ezek közül az értelem az a pszichikum anyagi részei.
Latince deyiş genellikle nosce te ipsum olarak çevrilir.A köznyelv gyakran sima rózsaszínként említi.
Magnum opus (bazen opus magnum), Latince "büyük iş" anlamına gelen bir deyiştir.Magnum opus (joskus myös Opus magnum, monikossa magna opera) on latinaa ja tarkoittaa ”suuri teos”.
Ecce Homo - "İşte (bakın) İnsan" anlamına gelen Latince deyiş.Nimi ”Ecce homo” on latinaa ja tarkoittaa ’katso, ihminen’.
Diğer bir deyişle, tüm gezegeni.Sisältää koko maailmankaikkeuden.
Diğer bir deyişle, Deniz Ezgisi biri erkekler biri kadınlar olmak üzere paralel olarak iki kere söylendi.Toisin sanoen laulu merellä esitettiin kahdesti, miehille ja naisille.
Pedro Miguel Carreiro Resendes ya da lakabı ve genel deyişle Pauleta(d.Pedro Miguel Carreiro Resendes, pelaajanimeltään Pauleta, (s.
Diğer bir deyişle, p ve E gibi.P niin kuin per... (engl.
Başka bir deyişle kendimize ve başkalarına sorduğumuz sorulara cevap verebilmeye çalışmaktır.Ystävälliset todistajat vastasivat itseään ja muita koskeviin kysymyksiin.
Bir başka deyişle, olmadan kullanmakta.Holopainen ellei toisin mainita.
Bir başka deyişle, A üzerinde ilerledikçe, A ve B arasındaki mesafe azalır ve sıfıra yaklaşır.Kun B:tä kuljetaan eteenpäin rajatta, etäisyys A:n ja B:n välillä kutistuu kohti nollaa.
Başka bir deyişle 1 googol, 1 rakamına yüz sıfır ekleyerek yazılır.Googol on luku 10100, jossa numeroa 1 seuraa sata nollaa.
Stockton kariyerinin 19 yılını bir başka deyişle tamamını Utah Jazz'de geçirdi.Stockton edusti koko uransa ajan Utah Jazzia.
Başka bir deyişle Sezar'ın son yıllarıdır.Kyseinen kausi jäi lopulta Césarin pelaajauran viimeiseksi.
Deyişlerinde toplumsal konulara da kayıtsız kalmaz.Hänen tuotantonsa ei sisällä yhteiskunnallisia näkemyksiä.
Başka bir deyişle, İsa başlangıcı olmayan, sonsuz ve her şeye gücü yeten gerçek tanrı değildir.Täten kristinuskon jumala on ikuinen, vailla alkua ja loppua.
Bazı deyişleri nedeniyle tutuklanmıştır.Osa pidätettiin mielipiteidensä vuoksi.
Football Club de Nantes ya da genel deyişle FC Nantes, 1943 yılında Fransa'nın Nantes şehrinde kuruldu.FC Nantes on Ranskan Nantesissa toimiva jalkapalloseura, joka on perustettu vuonna 1943.
Kinaye başka bir deyişle gerçeği mecaz yoluyla dolaylı olarak anlatmaktır.Muita merkityksiä on täsmennyssivulla Totuus.
Diğer bir deyişle, bileşenler esas değişikliği ile aynı dönüşüme göre farklılık gerekir.Lisäksi voidaan kysyä, miten alkuaineet säilyvät muuttumattomina yhdisteissä.
Zaman türevi sözde hidrodinamik türevdir, diğer bir deyişle akışkanla hareket ederken hızın artışıdır.Näin käy esimerkiksi ihmisen hyperventiloidessa eli hengittäessä liian nopeassa tahdissa.
Bu deyiş, dinsel bir tanım olmaktan ziyade etnik bir terimdir.Syyn tulee olla vähintään yhtä todellinen formaalisti kuin ajatuksen.
Başka bir deyişle, çevremizde birçok olay meydana gelir ve biz bunların sadece küçük bir kısmını algılarız.Με άλλα λόγια, πολλά συμβαίνουν γύρω μας και εμείς διαλέγουμε ένα μικρό κομμάτι από αυτά.
Diğer bir deyişle, asla homoseksüel değildir .Τρίτον: Δεν είμαι ομοφυλόφιλος.
Diğer bir deyişle, iki boyutta dış çarpım bölgenin bir taban bağımsız formülasyonunu sağlar.Με άλλα λόγια, το εξωτερικό γινόμενο σε δύο διαστάσεις παρέχει μια ανεξάρτητη βάση διαμόρφωσης του εμβαδού.
Başka bir deyişle, z0 p(z) 'nin bir sıfırıdır.Με άλλα λόγια cj είναι μηδέν ρ (ζ).
Zaman türevi sözde hidrodinamik türevdir, diğer bir deyişle akışkanla hareket ederken hızın artışıdır.Κύκλοτρο ονομάζεται η συσκευή επιτάχυνσης φορτισμένων σωματιδίων, δηλαδή είναι επιταχυντής.
Ana liste için Latince deyişler listesine bakınız.Δείτε το πρωτότυπο στο The Latin Library.
Bir başka deyişle bir birey, bir seçeneği daha üste çıkarmak suretiyle aşağı çekemez.Ένα άτομο δεν θα πρέπει να είναι σε θέση να βλάψει μια επιλογή από την υψηλότερη κατάταξη.
Diğer bir deyişle henüz 10 yaşında 70 yaşındaki bir insan görünümüne sahiptir.Μπορείς να ζωγραφίσεις το Family Guy ακόμα και αν είσαι 10 χρονών.
Quo vadis, Nereye gidiyorsun? anlamına gelen Latince bir deyiştir.Quo vadis, Domine er latin for “Hvor går du hen, Herre?”.
Diğer bir deyişle, çok kısa mesafe.Desuden er den fysiske afstand meget kort.
Status quo ante bellum, bir olgunun günümüzdeki durumunu belirten bir Latince deyiştir.Begrebet status quo ante bellum kommer fra latin og betyder bogstaveligt talt som tingene var før krigen.
Başka bir deyişle, birden fazla biçimin bulunması olarak da tanımlanabilir.Man kan også lave opgaver for at få en meget hurtigere form.
Başka bir deyişle D-Pad, klavyedeki ok tuşları ile aynı işleve sahiptir.DTU: Sikkerheden vil blive lige så god i Lundtofte.
Bir başka deyişle, iniş disipliniyle büyük slalomun bir araya gelmiş hâlidir.I den sammenhæng er det relevant at kende hvilestrømmen gennem primærspolen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod