Bir Alman devriyesi tarafından bulunur ve hastaneye kaldırılır.독일의 함부르크에서 산책을 하던 중 정신을 잃고 병원으로 옮겨졌으나 숨졌다.
Devriye botu, genellikle kıyı savunması görevleri için tasarlanmış nispeten küçük bir askerî gemi.ספינת סיור היא כלי שיט חמוש קטן, המיועד לרוב למשימות הגנה במים הטריטוריאליים.
1913 yılında Taylor Buz Devriye gemisi Scotia’da bir meteorolog olarak görev aldı.בשנת 1913 שימש טיילור כמטאורולוג על סיפונה של ספינת סקוטיה בבעלותה של סיירת הקרח הבריטית.
Küçük ve daha az yoğun istasyonlar içinde devriyeler olacaktı.הם החלו בקרבות בקבוצות קטנות וללא קשר עם המטה.
Savur ilçesinde ise devriye gezen iki polis öldü.בנוסף למעפילים, מתו שני שוטרים באסון.
Bir motorsikletli devriye polisi arabaya doğru yanaşır.השיירה זוהתה על ידי רוכב האופנוע בדרכה דרומה.
Cohortes urbanae, "Şehir kohortu": başkentte devriye gezen askeri polis birliği.Cohortes urbanae — полицейски кохорти патрулиращи в столицата.
Sualtı bombaları gemiler, devriye uçakları ve helikopterler tarafından atılabilir.Дълбочинните бомби могат да се пускат от кораби, патрулни самолети, или хеликоптери.
Yunan devriyeleri 5 Ocak günü saat 08:20'de Osmanlı filosunun göründüğünü merkeze bildirmişlerdir.В 8:20 сутринта на 5 януари, гръцки патрули сигнализират за появата на османската флота.
Bir Alman devriyesi tarafından bulunur ve hastaneye kaldırılır.Пленен е във Фоча от немците и е изпратен в лагер.
Bu devriye gemileri, ağ şamandıralarının ağağı çekildiğini Çanakkale'deki donanma üssüne rapor ettiler.Двата кораба са законсервирани в базата за съхранение на резерва на флота в Чатам.
Devriyelerden sonra ise baş başa kalıp vakit geçirmişlerdir.По-късно воините ги настигат и продължават похода си.
Sürekli geceleri birlikte devriyelere çıkmaya başlamışlardır.Нощем към краищата им се прикрепвали фенери.
Faşist tanklar vuruldu ve piyade devriyeleri harekete geçti.Krenuli su srpski tenkovi, a za njima pješaštvo.
Cohortes urbanae, "Şehir kohortu": başkentte devriye gezen askeri polis birliği.Cohortes urbanae, „mestská kohorta“: jednotka vojenskej polície, ktorá hliadkovala v Ríme.
Gövdesi aynı zamanda Lockheed P-3 Orion deniz devriye uçağı için temel olarak kullanılmıştır.Spoločne tak nahradia zastarané námorné hliadkovacie lietadlá nahradia P-3 Orion.
Bu hat devriyerle tutulmaktaydı ve özellikle geceleri çok güvensizdi.Ob suši so jih celo stražili, posebno ponoči.
Avro Shackleton, Avro tarafından üretilen bir Birleşik Krallık yapımı uzun menzilli deniz devriye uçağıdır.Avro Shackleton je bil britansko štirimotorno mornariško patruljno letalo z dolgim dosegom.
Buffy'ye bir süre devriyelerde yardım etmiştir.Poleg tega se je nekaj časa boril z bulimijo.
Diğer askerlerle birlikte devriye dolaşırlar.Jos plisdavo kartu su kareiviais.
Normal Carabinieri devriye araçları beyaz tavanlı ve çok koyu mavi renklidir.Patruliniai karabinierių automobiliai yra labai tamsiai mėlyni su baltu stogu ir raudona juosta šone.
Buffy'ye bir süre devriyelerde yardım etmiştir.Kęstutis kurį laiką rėmė Jogailą.
Savur ilçesinde ise devriye gezen iki polis öldü.Bėgdami ne mirtinai peršovė du policijos pareigūnus.
Devriye botu, genellikle kıyı savunması görevleri için tasarlanmış nispeten küçük bir askerî gemi.Patrulinis kateris (angl. patrol boat) – mažas karo laivas, daugiausia naudojamas kranto gynybai.
Aynı zamanda organizasyonlarda polisler ve güvenlik görevlileri devriye gezer.Izraelio policija ir saugos tarnybos taip pat naudoja šią sistemą.
Keşif: Devriye hareketi daha yakından idare edilebilir.Luure: patrullide liikumist saab jälgida lähemalt.
Bir motorsikletli devriye polisi arabaya doğru yanaşır.Teel liikus aga vastu politseiauto.
Seriyye: Devriyeler.Lugeja – rahvuslane!
Ama bu ülkede ne kalıcı üsler kuracağız, ne de kent ve dağlarında devriye yapacağız.그러나 우리는 이 나라에 영구적인 기지를 건설하거나, 도시와 산들을 순찰하지 않을 것입니다.
Ama bu ülkede ne kalıcı üsler kuracağız, ne de kent ve dağlarında devriye yapacağız.Pero no construiremos bases permanentes en este país, ni patrullaremos sus ciudades y montañas.
Ama bu ülkede ne kalıcı üsler kuracağız, ne de kent ve dağlarında devriye yapacağız.これらはアフガニスタンの人々の仕事となります。
Askerler, La Realidad'da devriye gezmeye devam etti, bazen haftada iki, bazen de günde iki kere.Armáda pokračuje v nájezdech na La realidad, někdy dvakrát za týden, někdy dvakrát za den.
Bakımcı karıncalar taşıyıcı olurlar. Devriyeler taşıyıcı olurlar.le addette alla manutenzione nido diventano raccoglitrici, e anche le ricognitrici diventano raccoglitrici.
Central 3. Bölgesi İnzibat devriyesinden.Det här är militärpolisen i sektor 3.
Central 3. Bölgesi İnzibat devriyesinden.Dette er militærpolitiet i sektor 3.
Central 3. Bölgesi İnzibat devriyesinden.Fala a Patrulha da PM, Sector 3 da Central.
Central 3. Bölgesi İnzibat devriyesinden.Habla la policía militar del Sector 3 de Central.
Central 3. Bölgesi İnzibat devriyesinden.Qui è il settore centrale 3.
Central 3. Bölgesi İnzibat devriyesinden.Tämä on kolmossektorin SP-partio.
Central 3. Bölgesi İnzibat devriyesinden.Tu patrol żandarmerii Central, sektor 3.
Central 3. Bölgesi İnzibat devriyesinden.Εδώ περιπολία Σέντραλ, Τομέας 3.
Central 3. Bölgesi İnzibat devriyesinden.Говорит патруль ВП сектора 3 Централа.
Devriye bir süre gelmeyecek.A patrulha não aparece tão cedo.
Devriye bir süre gelmeyecek.Il guardiano non passerà per un po'.
Devriye bir süre gelmeyecek.La patrulla no tardará en marcharse.
Devriye bir süre gelmeyecek.Partiokierrokseen on aikaa.
Devriye bir süre gelmeyecek.Patrol jakiś czas tu nie zajrzy.
Devriye bir süre gelmeyecek.Patruljen er ikke i nærheden.
Devriye bir süre gelmeyecek.Patrullen är långt borta.
Devriye bir süre gelmeyecek.Η περίπολος θα αργήσει να περάσει.
Devriye bir süre gelmeyecek.Патрульных не будет ещё какое-то время.
"Devriye koyamayacağın yerler var, mesela keskin virajlar."Son lugares en los que no puedes ubicar fácilmente una patrulla, como en curvas cerradas.
"Devriye koyamayacağın yerler var, mesela keskin virajlar.„Vannak helyek, ahova nem lehet járőrt állítani, például éles kanyarokba.
"Devriye koyamayacağın yerler var, mesela keskin virajlar.Он пояснил: «Есть такие места, где невозможно разместить пост, например, на крутых поворотах.
Devriyeler--bir büyüteç gibi-- ...ilginç bir grupturlar.Die Patrouilleure -- das da soll eine Lupe darstellen -- sind eine interessante Gruppe.
Devriyeler--bir büyüteç gibi-- ...ilginç bir grupturlar.일종의 돋보기같은 역할을 하는 순찰담당개미가 있습니다. 식량징발개미들이 활동하기 이전인 이른 아침에 서식지를 나서는
Devriyeler--bir büyüteç gibi-- ...ilginç bir grupturlar.הסיירות - זוהי אמורה להיות זכוכית מגדלת - הן קבוצה מעניינת שיוצאות החוצה מוקדם בבוקר
Devriyeler--bir büyüteç gibi-- ...ilginç bir grupturlar.والدوريات -- هذه من المفترض أن تكون العدسة المكبرة -- هي مجموعة مثيرة للاهتمام التي تخرج في الصباح الباكر
Devriyeler--bir büyüteç gibi-- ...ilginç bir grupturlar.食糧アリの活動前に 早朝から動きだす面白い集団です
- Devriyeler...- Guardia...