Anında yazmayı devre dışı bırakDeaktivér brænding "On- The- Fly"
Anında yazmayı devre dışı bırakDesactivar a gravação na altura
Anında yazmayı devre dışı bırakDesactivar grabación al vuelo
Anında yazmayı devre dışı bırakDésactivation de la gravure à la volée
Anında yazmayı devre dışı bırakDezactivează inscripționarea din mers
Anında yazmayı devre dışı bırakDisabilita la scrittura al volo
Anında yazmayı devre dışı bırakInaktivera bränning i farten
Anında yazmayı devre dışı bırak직접 기록 사용하지 않기
Anında yazmayı devre dışı bırakOn-the-fly branden uitschakelen
Anında yazmayı devre dışı bırakOn-the-fly-Brennen deaktivieren
Anında yazmayı devre dışı bırakWyłącz nagrywanie w locie.
Anında yazmayı devre dışı bırakZakázat vypalování za běhu
Anında yazmayı devre dışı bırakΑπενεργοποίηση απευθείας εγγραφής
Anında yazmayı devre dışı bırakВимкнути запис « на ходу »
Anında yazmayı devre dışı bırakВыключить запись "на лету"
Anında yazmayı devre dışı bırakИзключване на "бърз запис"
Anında yazmayı devre dışı bırakオンザフライ書き込みを無効にする
Bağlantısı kesilmiş çıkışları devre dışı bırak ve bağlanmış olanları varsayılan ayarlar ile devreye sokDeaktiviere nicht mehr verbundene Ausgangsgeräte und aktiviere verbundene Ausgänge mit Standardeinstellungen
Baştaki 30 liderden 20'sini devre dışı bırakarak, Al Qaeda'nın liderliğini yerle bir ettik.알 카에다 최고 지도층 30명 중 20명을 축출해, 알 카에다의 리더십을 붕괴 시켰습니다.
Baştaki 30 liderden 20'sini devre dışı bırakarak, Al Qaeda'nın liderliğini yerle bir ettik.Abbiamo devastato il vertice di al Qaeda, eliminando 20 dei suoi principali capi.
Baştaki 30 liderden 20'sini devre dışı bırakarak, Al Qaeda'nın liderliğini yerle bir ettik.Debilitamos el liderazgo de al Qaeda, derribando a 20 de sus 30 cabecillas más importantes.
Baştaki 30 liderden 20'sini devre dışı bırakarak, Al Qaeda'nın liderliğini yerle bir ettik.Nous avons dévasté l'encadrement d'Al Qaida, en éliminant plus de 20 de leurs 30 chefs principaux.
Baştaki 30 liderden 20'sini devre dışı bırakarak, Al Qaeda'nın liderliğini yerle bir ettik.Wir verwüsteten al-Qaidas Leitung und vernichteten mehr als 20 von ihren 30 Top-Führungskräfte..
Baştaki 30 liderden 20'sini devre dışı bırakarak, Al Qaeda'nın liderliğini yerle bir ettik.Zdevastovali sme vedenie al Qaedy, vyše 20 z ich 30 najvyšších predstaviteľov.
Baştaki 30 liderden 20'sini devre dışı bırakarak, Al Qaeda'nın liderliğini yerle bir ettik.また、1年前には、ここアフガニスタンの基地から、オサマ・ビンラディンを殺害する作戦が開始されました。
Bir arayüzü etkinleştir/devre dışı bırakActive/Désactive une interface
Bir arayüzü etkinleştir/devre dışı bırakAtiva / desativa uma interface
Bir arayüzü etkinleştir/devre dışı bırakAttiva/disattiva un'interfaccia
Bir konfigürasyon dosyasını devre dışı bırakDeaktiviere eine Konfigurationsdatei
Bir konfigürasyon dosyasını devre dışı bırakDesactiva um ficheiro de configuração
Bir konfigürasyon dosyasını devre dışı bırakDésactive un fichier de configuration
Bir konfigürasyon dosyasını devre dışı bırakDesativa um arquivo de configuração
Bir konfigürasyon dosyasını devre dışı bırakDeshabilita un archivo de configuración
Bir konfigürasyon dosyasını devre dışı bırakDisattiva un file di configurazione
Bir konfigürasyon dosyasını devre dışı bırak禁用配置文件
Bir modülü devre dışı bırakDeaktiviere ein Modul
Bir modülü devre dışı bırakDesactiva um módulo
Bir modülü devre dışı bırakDésactive un module
Bir modülü devre dışı bırakDesativa um módulo
Bir modülü devre dışı bırakDeshabilita un módulo
Bir modülü devre dışı bırakDisattiva un modulo
Bir modülü devre dışı bırak禁用模块
Böyle yaparak sağda duran adamı devre dışı bırakmıştı;Daardoor zette hij de man rechts,
Böyle yaparak sağda duran adamı devre dışı bırakmıştı;E facendo questo, bandì l'uomo sulla destra,
Böyle yaparak sağda duran adamı devre dışı bırakmıştı;E por causa disso arrumou o homem à direita,
Böyle yaparak sağda duran adamı devre dışı bırakmıştı;És ez által száműzte a jobb oldali férfit,
Böyle yaparak sağda duran adamı devre dışı bırakmıştı;I robiąc to pozbawił do tego prawa człowieka
Böyle yaparak sağda duran adamı devre dışı bırakmıştı; Kendisi, Cavendish'de profesör Sir Lawrence Bragg'dır.A přitom vykázal muže napravo, sira Lawrence Bragga, který byl profesorem v Cavendishi.
Böyle yaparak sağda duran adamı devre dışı bırakmıştı; Kendisi, Cavendish'de profesör Sir Lawrence Bragg'dır.Κάνοντάς το αυτό, εξόρισε τον άνθρωπο στα δεξιά, τον Σερ Λώρενς Μπράγκ, ο οποίος ήταν καθηγητής στο Κάβεντις.
Böyle yaparak sağda duran adamı devre dışı bırakmıştı;그의 오른편에 있는 캐번디시 교수인
Böyle yaparak sağda duran adamı devre dışı bırakmıştı;la structure alpha hélicoïdale pour les protéines.
Böyle yaparak sağda duran adamı devre dışı bırakmıştı;Og ved at gøre det, forviste han manden til højre,
Böyle yaparak sağda duran adamı devre dışı bırakmıştı;Prin aceasta, l-a îndepărtat pe omul acela din dreapta,
Böyle yaparak sağda duran adamı devre dışı bırakmıştı;Und indem er das tat, vertrieb er den Mann hier zur Rechten,
Böyle yaparak sağda duran adamı devre dışı bırakmıştı;Untuk itu dia mengusir keluar lelaki di kanan,
Böyle yaparak sağda duran adamı devre dışı bırakmıştı;Y al hacerlo, desterró al hombre a la derecha,
Böyle yaparak sağda duran adamı devre dışı bırakmıştı;И по този начин той прогони мъжът отдясно -
Böyle yaparak sağda duran adamı devre dışı bırakmıştı;הוא הדיח את האיש שעומד מימין,
Böyle yaparak sağda duran adamı devre dışı bırakmıştı;كان قد نفى الرجل الذي يقف على اليمين،
Böyle yaparak sağda duran adamı devre dışı bırakmıştı;キャベンディッシュの教授だったローレンス ブラッグ卿