Kilise ve devletin anıtlarını hemen hemen hariç tutmuş oluyor.Czyli praktycznie rzecz biorąc budynki sakralne i państwowe.
Kilise ve devletin anıtlarını hemen hemen hariç tutmuş oluyor.Đạo luật này gần như loại trừ những công trình của nhà thờ và của bang.
Kilise ve devletin anıtlarını hemen hemen hariç tutmuş oluyor.Die kirchlichen und staatlichen Gebäude sind davon also fast gänzlich ausgenommen.
Kilise ve devletin anıtlarını hemen hemen hariç tutmuş oluyor.Di fatto esclude i monumenti dello stato e della chiesa.
Kilise ve devletin anıtlarını hemen hemen hariç tutmuş oluyor.Esto prácticamente exime los monumentos de la Iglesia y el Estado.
Kilise ve devletin anıtlarını hemen hemen hariç tutmuş oluyor.Isto basicamente isenta monumentos do Estado e da Igreja.
Kilise ve devletin anıtlarını hemen hemen hariç tutmuş oluyor.교회와 주립 기념관 같은 것들은 매우 많은 면제 사례가 되엇습니다.
Kilise ve devletin anıtlarını hemen hemen hariç tutmuş oluyor.Uitzondering dus voor kerk- en staatsgebouwen.
Kilise ve devletin anıtlarını hemen hemen hariç tutmuş oluyor.Те изключват паметниците на църкви и на щата.
Kilise ve devletin anıtlarını hemen hemen hariç tutmuş oluyor.Эта поправка не касается памятников церкви и государства.
Kilise ve devletin anıtlarını hemen hemen hariç tutmuş oluyor.זה בעיקרון מוציא מהחוק כנסיות ומבנים של המדינה.
Kilise ve devletin anıtlarını hemen hemen hariç tutmuş oluyor.وهذا يعفي المعالم الأثرية للكنيسة والدولة.
Kilise ve devletin anıtlarını hemen hemen hariç tutmuş oluyor.私たちの泡は 45メートル(153フィート)あります
Kullanım kılavuzunu boşverin. Sizlerin kafasını karıştırmak için devletin koyduğu bir kağıt olduğuna eminim.Ignorujte pokyny k užívání, ty tam prostě musí připsat státní úřady, aby vás zmátly.
Kuzey Amerika'da, devletin gücünün sürekli sınanmasına rağmen북미와는 달리, 정부의 힘이 끊임없이 시험되는
Kuzey Amerika'da, devletin gücünün sürekli sınanmasına rağmenוצפון אמריקה, כוחה של המדינה מאותגר כל העת -
Kuzey Amerika'da, devletin gücünün sürekli sınanmasına rağmenاو في امريكا الشمالية فان السلطة كانت على الدوام في موضع تحد\صراع
Kuzey Amerika'da, devletin gücünün sürekli sınanmasına rağmen国家の権力は常に挑発されます 欧州の慣例では
Massachusetts devletinde, Lexington'da, Route 128'deki논쟁을 거듭한 곳은, 하워즈 존슨 식당의 저녁식사 자리
Massachusetts devletinde, Lexington'da, Route 128'dekiוויכוח בזמן ארוחת ערב אצל הווארד ג'ונסון -
Massachusetts devletinde, Lexington'da, Route 128'dekiويتناقشون على الغداء عند مطعم هوارد جونسون --
Monolotik Devletin oldugu yerde, insanligin 5te biri bulunuyordu,자유가 없는 또한 야망을 가진
Monolotik Devletin oldugu yerde, insanligin 5te biri bulunuyordu,שם הייתה מדינה אחת שהכילה חמישית מהאנושות,
Monolotik Devletin oldugu yerde, insanligin 5te biri bulunuyordu,حيث كانت هناك حاله واحدة من التشبث بعدم التغيير تغطى خمس الإنسانية،
Monolotik Devletin oldugu yerde, insanligin 5te biri bulunuyordu,世界人口の20%を擁する 中国で出世を目指すには
Nüfus daireleri (maistraatti) devletin yerel idare yetkilileridir.Les offices locaux d’enregistrement (maistraatti) sont des autorités administratives locales de l’État.
Nüfus daireleri (maistraatti) devletin yerel idare yetkilileridir.Magistraterna (maistraatti) är lokala statliga förvaltningsmyndigheter.
Nüfus daireleri (maistraatti) devletin yerel idare yetkilileridir.Maistraatit ovat valtion paikallisia hallintoviranomaisia.
Nüfus daireleri (maistraatti) devletin yerel idare yetkilileridir.Магистраты (maistraatti) являются местными государственными административными органами.
Nüfus daireleri (maistraatti) devletin yerel idare yetkilileridir.دوائر تسجيل الأنفس (maistraatti) هي سلطات إدارة محلية تابعة للدولة.
Öğrenim borcu Finlandiya devletinin öğrenciye garantilediği bir borçtur.Demandez un prêt à la banque dès que vous avez obtenu la décision de Kela sur la garantie de l'État.
Öğrenim borcu Finlandiya devletinin öğrenciye garantilediği bir borçtur.Hae lainaa pankista kun olet saanut Kelasta päätöksen valtiontakauksesta.
Öğrenim borcu Finlandiya devletinin öğrenciye garantilediği bir borçtur.Le prêt étudiant est un prêt que l'Etat finlandais garantit à l'étudiant.
Öğrenim borcu Finlandiya devletinin öğrenciye garantilediği bir borçtur.Se trata de un crédito con el que el Estado finlandés ha decidido apoyar a los estudiantes.
Öğrenim borcu Finlandiya devletinin öğrenciye garantilediği bir borçtur.Solicite el crédito una vez que haya obtenido de Kela la resolución de concesión del crédito.
Öğrenim borcu Finlandiya devletinin öğrenciye garantilediği bir borçtur.Studielånet är ett lån som finska staten ger garanti för åt studeranden.
Öğrenim borcu Finlandiya devletinin öğrenciye garantilediği bir borçtur.Кредит на учёбу - это кредит, который финское государство гарантирует учащимся.
Öğrenim borcu Finlandiya devletinin öğrenciye garantilediği bir borçtur.أطلب القرض من البنك عندما تكون قد حصلت من الكيلا على قرار بخصوص ضمان الدولة.
Onlar, devletin kendileri için bir şeyler yapmasını beklemeyecekler.És nem arra várnak majd, hogy a kormány tegye meg helyettük a dolgokat.
Onlar, devletin kendileri için bir şeyler yapmasını beklemeyecekler.Ils n'attendront pas que les gouvernements fassent quelque chose pour eux.
Onlar, devletin kendileri için bir şeyler yapmasını beklemeyecekler.그들은 정부가 그들을 위해 무언가를 해주기를 기다리지 않을겁니다.
Onlar, devletin kendileri için bir şeyler yapmasını beklemeyecekler.No van a esperar que el gobierno haga las cosas por ellos.
Onlar, devletin kendileri için bir şeyler yapmasını beklemeyecekler.Nu vor sta să aștepte ca guvernul sa facă ceva pentru ei.
Onlar, devletin kendileri için bir şeyler yapmasını beklemeyecekler.Oni nie czekają, aż rząd coś dla nich zrobi.
Onlar, devletin kendileri için bir şeyler yapmasını beklemeyecekler.Sie warten nicht darauf, dass die Regierung die Dinge für sie erledigt.
Onlar, devletin kendileri için bir şeyler yapmasını beklemeyecekler.Zij wachten niet tot de overheid dingen voor hen doet.
Onlar, devletin kendileri için bir şeyler yapmasını beklemeyecekler.Δεν περιμένουν την κυβέρνηση να τους λύσει τα προβλήματα.
Onlar, devletin kendileri için bir şeyler yapmasını beklemeyecekler.Они не станут ждать, пока правительство сделает всё за них.
Onlar, devletin kendileri için bir şeyler yapmasını beklemeyecekler.Те няма да чакат правителството да направи нещо за тях.
Onlar, devletin kendileri için bir şeyler yapmasını beklemeyecekler.הם לא מתכוונים לחכות לממשלה שתעשה דברים בשבילם.
Onlar, devletin kendileri için bir şeyler yapmasını beklemeyecekler.إنهم لن ينتظروا الحكومة حتى تحقق لهم شيئا
Onlar, devletin kendileri için bir şeyler yapmasını beklemeyecekler.これがチーター世代です
Onu aldattılar, ta ki Osmanlı Devletindeki İslam Hilafetine karşı durana kadar.Ellos lo engañaron hasta que se opuso al Khilafa Musulmán del Imperio Otomano.
Onu aldattılar, ta ki Osmanlı Devletindeki İslam Hilafetine karşı durana kadar.Lo imbrogliarono fino a quando si sollevò contro il Khilafa dell'Impero Ottomano.
Onu aldattılar, ta ki Osmanlı Devletindeki İslam Hilafetine karşı durana kadar.Sie legten ihn herein, bis er sich gegen das Muslimische Khilafa des Osmanischen Reiches erhob.
Osmanlı Devletindeki İslam Hilafetine karşı durana kadar.Мусульманского Халифа Османской Империи.
Partenon, Atina kent devletinin tanrıçası olan Atena'ya ithaf edilmişti.Byl zasvěcen bohyni Athéně, bohyni městského státu Athény.
Partenon, Atina kent devletinin tanrıçası olan Atena'ya ithaf edilmişti.Care mai era pe deasupra dedicata zeitei Atena, protectoarea orasului-stat Atena.
Partenon, Atina kent devletinin tanrıçası olan Atena'ya ithaf edilmişti.la quale era la dea della città stato di Atena.
Partenon, Atina kent devletinin tanrıçası olan Atena'ya ithaf edilmişti.Αφιερωμένο στην θεά Αθηνά που ήταν η θεά της πόλεως-κράτους της Αθήνας.