devlet bütçesi ile cümle

devlet bütçesi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
14
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Eylül 2008'de Miroslav Kalousek, 2009'da %5 GSYİH artışı ile devlet bütçesini oluşturdu.In September 2008, Miroslav Kalousek formed state budget with projection of 5% GDP increase in 2009.
Düşük devlet bütçesi nedeniyle, çoğunlukla bağışlarla korunmaktadır.Due to the low state budget, the collection is preserved mostly by donations.
Devlet bütçesine baktığınızda, görünen durum böyle.If you look at the federal budget, this is what it looks like.
Komsiç'in ilk yazısı 2008 devlet bütçesinin onay prosedürüyle ilgiliydi.His first post was about the approval procedure for the 2008 state budget.
Ancak bu değişiklikler devlet bütçesine 1,1 milyar avroya mal oldu.These changes, however, have cost the state budget 1.1 billion euros.
Fona göre, Sırbistan'ın devlet bütçesi harcamaları karşılamıyor.According to the Fund, Serbia's state budget does not cover the expense.
Toplamda, büyük şirketlerin devlete olan borcu devlet bütçesinin neredeyse üçte birine eşit.Altogether, the balance owed by large companies amounts to as much as a third of the state budget.
Devleti işletmek değil, hep devlet bütçesinden çalmaya çalışıyorlar.They don’t want to run the state but to steal more and more money from the state budget.
Güneş paneli alanlara devlet bütçesinden 300 avro civarında bir eş ödeme yapılacak.Purchasers will receive a copayment of around 300 euros from the government budget.
Büyümesini devlet bütçesinden desteklemek gerçekçi olmazdı.It would be unrealistic now to finance its growth from the state budget.
Söz konusu tedbirler Başbakan Emil Boc'un sunduğu 2009 devlet bütçesinde öngörülüyor.The 2009 state budget, which Prime Minister Emil Boc presented, envisions the measures.
Şu anda meblağın tümü merkezi devlet bütçesine gidiyor.Currently, the entire amount goes to the central state budget.
Bugün bile devlet bütçesinin beşte birini bu şirket sağlıyor.Even today, one fifth of the state budget comes solely from this company.
Başbakan, devlet bütçesinin açığı büyütmeyecek şekilde ayarlanacağını belirtti.He said the state budget would be adjusted so not to increase the deficit.
Elde edilecek kazancın %80'i belediyelerde kalırken, %20'si devlet bütçesine gidecek.Municipalities will retain 80% of the earnings while allocating 20% to the state budget.
Grubun devlet bütçesini en az 5 milyon avro zarara uğrattığınden şüpheleniliyor.The group is suspected of damages to the state budget worth at least 5m euros.
Hükümet olmayan yerde devlet bütçesi de olamıyor.No state government means no state budget.
Yolsuzluğun "devlet bütçesine ciddi zarar verdiği" de belirtiliyor.The fraud caused "considerable financial budget damage", they add.
Masrafları devlet bütçesinden karşılanmak üzere bu tipte yaklaşık 1000 müdahale yapılacak.Around 1,000 such interventions will be conducted annually, with financing from the state budget.
Kamu idaresi, Makedonya'nın devlet bütçesinin en büyük payını oluşturuyor.Public administration accounts for the largest share of Macedonia's state budget.
Bunlara devlet bütçesinden önemli ölçüde daha az kaynak sağlanacak.They will receive considerably less funding from the state budget.
Yatırım 2004 devlet bütçesinin iki katından fazla.The investment is more than twice the 2004 state budget.
Devlet bütçesi aracılığıyla eğitim ve sağlık hizmetlerine daha fazla kaynak ayrılmasi gerekir.More resources have to be assigned, via the public budget, to education and health care services.
Açıklamada, liderlerin gelecek yılki devlet bütçesini hazırlamada anlaştıkları da belirtildi.They also saw eye to eye on drafting the state budget for next year, the statement indicated.
Makedon hükümeti 2006 devlet bütçesi taslağını onayladı.The Macedonian government adopted the draft state budget for 2006.
Ülkenin elektrik ihtiyacını başka ülkelerden karşılamak zorunda olması devlet bütçesini sarsıyor.As the country is forced to buy electricity abroad, the state budget suffers.
Belgrad bu kurumlarını meşru görüyor ve bunlara devlet bütçesinden kaynak sağlıyor.Belgrade sees its institutions as legitimate and funds them from the state budget.
Devlet bütçesinde yapılan yolsuzluğun tahmini miktarı 1,25 ile 10,5 milyon avro arasında değişiyor.Estimates of the amount the state budget was defrauded range between 1.25m to 10.5m euros.
Devlet bütçesine yapılan transferler defon çıkışının önemli bir parçasını oluşturmaktadır.Transfers to the state budget also constitute a significant component of the Fund's outflow.
Bilim Geliştirme Vakfı, devlet bütçesine finanse edilmektedir.Science Development Foundation is financed at the expense of the state budget.
Devlet bütçesinin hazırlanması.The preparation of the state budget.
Bu ve diğer projeler devlet bütçesinin yapısını daha kötü hale gelmesine yol açtı.Immerhin haben diese und andere Maßnahmen die finanzielle Lage des Hochstifts verbessert.
Trakya'daki Yahudi okullarına diğer Türk okulları gibi devlet bütçesinden yardım edildi.Die Gelder wurden für den Unterhalt kirchlicher Schulen in Trinidad verwendet.
2004 yılında eğitim bütçesi GSYİH'nın %3.6 veya konsolide devlet bütçesinin %13'ü olarak gerçekleşmiştir.Em 2004, a despesa do estado com a educação atingiu 3,6% do PIB russo, ou 13% do orçamento do Estado.
Bu ve diğer projeler devlet bütçesinin yapısını daha kötü hale gelmesine yol açtı.Estas e outras funções aumentaram drasticamente a importância dos ministros religiosos.
Bu ve diğer projeler devlet bütçesinin yapısını daha kötü hale gelmesine yol açtı.Antika historiker hävdar att dessa och andra projekt tärde hårt på statens budget.
2004 yılında eğitim bütçesi GSYİH'nın %3.6 veya konsolide devlet bütçesinin %13'ü olarak gerçekleşmiştir.Státní výdaje na vzdělávání byly v roce 2004 ve výši 13 % státního rozpočtu (3,6 % HDP).
Eylül 2008'de Miroslav Kalousek, 2009'da %5 GSYİH artışı ile devlet bütçesini oluşturdu.Miroslav Kalousek pět měsíců před předčasnými sněmovními volbami roku 2009 přemýšlel o založení nové strany.
Bu ve diğer projeler devlet bütçesinin yapısını daha kötü hale gelmesine yol açtı.Kostnadene for dette og andre prosjekter førte til stor gjeld til europeiske banker.
2004 yılında eğitim bütçesi GSYİH'nın %3.6 veya konsolide devlet bütçesinin %13'ü olarak gerçekleşmiştir.Tahun 2004, belanja negara untuk pendidikan mencapai 3.6% PDB atau 13% anggaran negara.
Bu ve diğer projeler devlet bütçesinin yapısını daha kötü hale gelmesine yol açtı.Tema ja teiste jõupingutused sundisid direktiivorganeid sellest projektist loobuma.
Bu kuruluþ, devlet bütçesi tarafýndan desteklenmektedir.Cette organisation est nancée par le budget de l’État.
Bu kuruluþ, devlet bütçesi tarafýndan desteklenmektedir.Die Doktorandenvertretung wird aus dem Staatshaushalt nanziert.
Bu kuruluþ, devlet bütçesi tarafýndan desteklenmektedir.Órganos de decisión, asesoramiento, gestión y supervisión en la educación superior
Devlet bütçesine baktığınızda, görünen durum böyle.Dacă priviţi bugetul federal, cam aşa arată.
Devlet bütçesine baktığınızda, görünen durum böyle.Guardate come é composto il budget federale:
Devlet bütçesine baktığınızda, görünen durum böyle.Ha benézünk az államkincstárba, ezt találjuk.
Devlet bütçesine baktığınızda, görünen durum böyle.Jeśli popatrzycie na budżet federalny, to właśnie tak wygląda.
Devlet bütçesine baktığınızda, görünen durum böyle.Kijk naar het federale budget. Het ziet er zo uit.
Devlet bütçesine baktığınızda, görünen durum böyle.미국 연방 예산을 한번 보면 딱 이렇습니다.
Devlet bütçesine baktığınızda, görünen durum böyle.Si ven el presupuesto federal, así es como se ve,
Devlet bütçesine baktığınızda, görünen durum böyle.Si vous regardez le budget fédéral, il ressemble à ça.
Devlet bütçesine baktığınızda, görünen durum böyle.Wenn man sich den Bundeshaushalt anschaut, sieht das so aus.
Devlet bütçesine baktığınızda, görünen durum böyle.Εάν κοιτάξετε τον ομοσπονδιακό προϋπολογισμό, μοιάζει κάπως έτσι.
Devlet bütçesine baktığınızda, görünen durum böyle.Ако погледнете федералния бюджет, ето как изглежда той.
Devlet bütçesine baktığınızda, görünen durum böyle.Если вы взглянете на федеральный бюджет, вы поймете, на что это похоже:
Devlet bütçesine baktığınızda, görünen durum böyle.אם תסתכלו על התקציב הפדרלי, כך הוא נראה:
Devlet bütçesine baktığınızda, görünen durum böyle.إذا نظرتم إلى الميزانية الفيدرالية , هكذا تبدو .
Devlet bütçesine baktığınızda, görünen durum böyle.オレンジ色のスライスが自由裁量の部分です
Konsey faaliyetlerinin masraflarý devlet bütçesi tarafýndan karþýlanmaktadýr.Die Kosten für die Tätigkeiten des Rates trägt der Staat.
İlgili Sayfalar