devir ile cümle

devir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ağaçları nasıl keseceğini ve devireceğini ve bunun gibi şeyleri bilmiyorlardı.Non sa tagliare gli alberi e via dicendo.
Ağaçları nasıl keseceğini ve devireceğini ve bunun gibi şeyleri bilmiyorlardı.Of niet weten niet hoe bomen te vellen en dat soort dingen.
Ağaçları nasıl keseceğini ve devireceğini ve bunun gibi şeyleri bilmiyorlardı.Og de ved ikke, hvordan man fælder træer og den slags ting.
Ağaçları nasıl keseceğini ve devireceğini ve bunun gibi şeyleri bilmiyorlardı.Și nu știu cum să doboare copaci și lucruri de genul ăsta.
Ağaçları nasıl keseceğini ve devireceğini ve bunun gibi şeyleri bilmiyorlardı.Und sie wissen nicht, wie man Bäume fällt und all diese Dinge.
Ağaçları nasıl keseceğini ve devireceğini ve bunun gibi şeyleri bilmiyorlardı.Và họ không biết cách đốn cây và những việc đại loại vậy.
Ağaçları nasıl keseceğini ve devireceğini ve bunun gibi şeyleri bilmiyorlardı.Y no saben cómo talar árboles y ese tipo de cosas.
Ağaçları nasıl keseceğini ve devireceğini ve bunun gibi şeyleri bilmiyorlardı.Και δεν ξέρουν πώς να κόψουν τα δέντρα και τέτοια πράγματα.
Ağaçları nasıl keseceğini ve devireceğini ve bunun gibi şeyleri bilmiyorlardı.И не знаят как да секат дървета и неща от този сорт.
Ağaçları nasıl keseceğini ve devireceğini ve bunun gibi şeyleri bilmiyorlardı.И они не знают, как валить деревья, и вещи такого рода.
Ağaçları nasıl keseceğini ve devireceğini ve bunun gibi şeyleri bilmiyorlardı.והם לא יודעים איך לעבד עצים ודברים מהסוג הזה.
Ağaçları nasıl keseceğini ve devireceğini ve bunun gibi şeyleri bilmiyorlardı.وأنهم لا يعرفون كيف يقطعون الأشجار وتلك الأعمال الأخرى .
Ağaçları nasıl keseceğini ve devireceğini ve bunun gibi şeyleri bilmiyorlardı.人間社会の中で 交易と専門化を通じて
Alim olduğunuzu iddia ediyorsunuz. Hangi devir?Pretendete di essere sapienti, in quale epoca?
Ama sorun sürekli onu devirmemdi, ama (Kahkahalar)Aber das Problem war: Sie kippte immer vorne über. (Lachen)
Ama sorun sürekli onu devirmemdi, ama (Kahkahalar)Csak az a baj, hogy fordítva, de... (Nevetés)
Ama sorun sürekli onu devirmemdi, ama (Kahkahalar)Dar problema e ca a continuat sa se rastoarne, dar (rasete)
Ama sorun sürekli onu devirmemdi, ama (Kahkahalar)Den blev dog ved med at falde forover, men -- (Latter)
Ama sorun sürekli onu devirmemdi, ama (Kahkahalar)Het had een beetje de vorm van Pamela Anderson. Het probleem echter was dat het maar bleef overlopen. (Gelach)
Ama sorun sürekli onu devirmemdi, ama (Kahkahalar)Jednak ciągle się przewracała. (Śmiech)
Ama sorun sürekli onu devirmemdi, ama (Kahkahalar)근데 문제가 뭐냐면, 이 병이 계속 넘어지는 거예요. (웃음)
Ama sorun sürekli onu devirmemdi, ama (Kahkahalar)Ma il problema era che continuava a rovesciarsi, ma -- (Risate)
Ama sorun sürekli onu devirmemdi, ama (Kahkahalar)Mas o problema é que, ía sempre abaixo, mas... (Risos)
Ama sorun sürekli onu devirmemdi, ama (Kahkahalar)Men problemet var att den hela tiden föll omkull... (Skratt)
Ama sorun sürekli onu devirmemdi, ama (Kahkahalar)Pero el problema es que la botella se volcaba, pero -- (Risas)
Ama sorun sürekli onu devirmemdi, ama (Kahkahalar)Problém tkví v tom, že se stále převracela -- (Smích)
Ama sorun sürekli onu devirmemdi, ama (Kahkahalar)Але біда була в тому, що вона постійно падала на одну сторону, але - (Сміх)
Ama sorun sürekli onu devirmemdi, ama (Kahkahalar)Проблема беше, че непрекъснато се преобръщаше, но... (Смях)
Ama sorun sürekli onu devirmemdi, ama (Kahkahalar)Проблема была в том, что бутылка постоянно падала ... (Смех)
Ama sorun sürekli onu devirmemdi, ama (Kahkahalar)אבל הבעיה היא, שהוא כל הזמן נוטה, אבל -- (צחוק)
Ama sorun sürekli onu devirmemdi, ama (Kahkahalar)لكن المشكلة أنها ظلت تفور, لكن.. (ضحك)
Ama sorun sürekli onu devirmemdi, ama (Kahkahalar)(笑) フィリップ・スタルクのデザイン?
Anthropocene, yani, insanoğlunun gezegen düzeyinde değişime en büyük etken olduğu devir.-Antropocen- -där främst vi själva orsakar förändring- -på planetarisk nivå.
Anthropocene, yani, insanoğlunun gezegen düzeyinde değişime en büyük etken olduğu devir.Antropocen, gdzie ludzie stanowią dominujące źródło zmian, które zachodzą na poziomie planety.
Anthropocene, yani, insanoğlunun gezegen düzeyinde değişime en büyük etken olduğu devir.Antropocenul, unde oamenii sunt motorul principal al schimbării la nivel planetar.
Anthropocene, yani, insanoğlunun gezegen düzeyinde değişime en büyük etken olduğu devir.인류세에 진입했는지도 모릅니다. 이 새로운 시대는 인간이 지구 전체에 변화를 가하고 있는 시대입니다.
Anthropocene, yani, insanoğlunun gezegen düzeyinde değişime en büyük etken olduğu devir.l'Anthropocène, où les humains sont le principal facteur de changement au niveau planétaire.
Anthropocene, yani, insanoğlunun gezegen düzeyinde değişime en büyük etken olduğu devir.l'Antropocene, con gli umani come principali agenti di cambiamento a livello planetario.
Anthropocene, yani, insanoğlunun gezegen düzeyinde değişime en büyük etken olduğu devir.האנטרופוקן, שבו בני האדם הם הגורמים העיקריים לשינוי בקנה מידה פלנטרי.
Anthropocene, yani, insanoğlunun gezegen düzeyinde değişime en büyük etken olduğu devir.عصر الأنثروبوسين، حيث البشر هم قائدوا التغيير المسيطرين على مستوى الكوكب.
Anthropocene, yani, insanoğlunun gezegen düzeyinde değişime en büyük etken olduğu devir.人類である時代です 今 科学者の立場から言えば 証拠は何でしょうか
Aranızda bunu bilenler gözlerini devirip, "evet bunun hakkında herşeyi biliyorum" diyebilirler.Ci z publiczności, którzy wiedzą, mogą przewrócić oczami i powiedzieć: ta, wiem o tym wszystko.
Aranızda bunu bilenler gözlerini devirip, "evet bunun hakkında herşeyi biliyorum" diyebilirler.여러분 중에 이미 아시는 분들은, 눈을 굴리며 말하겠죠, 응. 아주 잘 알지!
Aranızda bunu bilenler gözlerini devirip, "evet bunun hakkında herşeyi biliyorum" diyebilirler.Para quienes en la audiencia lo sepan, abran sus ojos y digan, yep. Ya lo sé.
Aranızda bunu bilenler gözlerini devirip, "evet bunun hakkında herşeyi biliyorum" diyebilirler.Pentru cei din public care stiu , va dati ochi peste cap si spuneti , da, stiam despre asta.
Aranızda bunu bilenler gözlerini devirip, "evet bunun hakkında herşeyi biliyorum" diyebilirler.Per quelli nel pubblico che gia' sanno, alzate pure gli occhi al cielo e dite SI, so gia' tutto.
Aranızda bunu bilenler gözlerini devirip, "evet bunun hakkında herşeyi biliyorum" diyebilirler.Persze vannak akik sokatmondóan pillantanak felém, és azt mondják magukban: "Persze, mindent tudok róla."
Aranızda bunu bilenler gözlerini devirip, "evet bunun hakkında herşeyi biliyorum" diyebilirler.Pour ceux parmi vous qui savent, vous levez les yeux au ciel et vous dîtes : "mouais. Je connais déjà."
Aranızda bunu bilenler gözlerini devirip, "evet bunun hakkında herşeyi biliyorum" diyebilirler.Pro ty z vás v publiku, kdo vědí, koulejí očima a říkají, jasně, tohle znám.
Aranızda bunu bilenler gözlerini devirip, "evet bunun hakkında herşeyi biliyorum" diyebilirler.Quem, na audiência, as conhece, pode revirar os olhos e dizer: "Sim. Eu sei tudo acerca disso".
Aranızda bunu bilenler gözlerini devirip, "evet bunun hakkında herşeyi biliyorum" diyebilirler.Za tiste v občinstvu, ki jih poznate, zavijte z očmi in si recite, ja. Vem vse o tem.
Aranızda bunu bilenler gözlerini devirip, "evet bunun hakkında herşeyi biliyorum" diyebilirler.Zij in het publiek die dit kennen, zijn niet onder de indruk en zeggen 'ja, daar weet ik alles van'.
Aranızda bunu bilenler gözlerini devirip, "evet bunun hakkında herşeyi biliyorum" diyebilirler.Όσοι στο κοινό γνωρίζουν, στρίψτε τη μούρη σας και πείτε: "ναι, τα ξέρω όλα".
Aranızda bunu bilenler gözlerini devirip, "evet bunun hakkında herşeyi biliyorum" diyebilirler.Онези сред публиката, които знаят, забелват очи и казват - да бе. Всичко знам за нея.
Aranızda bunu bilenler gözlerini devirip, "evet bunun hakkında herşeyi biliyorum" diyebilirler.Те из вас, кто знает, что это, сейчас закатят глаза и подумают: "Да, я все про них знаю".
Aranızda bunu bilenler gözlerini devirip, "evet bunun hakkında herşeyi biliyorum" diyebilirler.אלה מכם בקהל שיודעים זאת, אתם מגלגלים את העיניים ואומרים, כן, אני יודע הכל על זה.
Aranızda bunu bilenler gözlerini devirip, "evet bunun hakkında herşeyi biliyorum" diyebilirler.بالنسبة لمن يعرفها من الجمهور، قد تقلبون أعينكم وتقولون، نعم. نعرف كل شيء عنها.
Aranızda bunu bilenler gözlerini devirip, "evet bunun hakkında herşeyi biliyorum" diyebilirler.目を回して たまげたと言うでしょう 面が1つしかない 内側が外側な壺です
Aranızdaki fizikçilerin gözlerini devirdiğini duyabiliyorum ama dayanın.Akik fizikusok Önök között, szinte látom a kételkedést a szemükben.. Még egy kis kitartást kérek.
Aranızdaki fizikçilerin gözlerini devirdiğini duyabiliyorum ama dayanın.An die Physiker unter Ihnen, ich höre wie Sie Ihre Augen verdrehen aber haben Sie Geduld mit mir.

İlgili Sayfalar