Bir devekuşu havada uçmaz.An ostrich does not fly through the air.
Bir devekuşu bir kangurunun uçabileceğinden daha fazla uçamaz.An ostrich can not fly any more than a kangaroo can.
O, bir devekuşu gibi, kafasını kuma gizler.He hides his head in the sand, like an ostrich.
Bir devekuşu yumurtası, yirmi dört tane kadar tavuk yumurtası ağırlığındadır.An ostrich egg weighs as much as twenty-four chicken eggs.
Kedim devekuşu yemek istiyor.My cat wants to eat an ostrich.
Tom ve Mary Paskalya için bazı devekuşu yumurtalarını boyadı.Tom and Mary painted some ostrich eggs for Easter.
Bir devekuşu neden uçamaz?Why can't an ostrich fly?
Bunlar devekuşu yumurtaları.These are ostrich eggs.
Bir devekuşu uçamaz.An ostrich can't fly.
Başını devekuşu gibi kuma gömüyorsun.You have your head in the sand.
Hayvanat bahçesinde bir devekuşu gördüm.I have seen an ostrich at the zoo.
Bir devekuşu ne kadar tehlikelidir?How dangerous is an ostrich?
Dişi bir devekuşu, birleşik bir yuvada kendi yumurtalarını diğer yumurtalardan ayırt edebilir.A female common ostrich can distinguish her own eggs from the others in a communal nest.
Devekuşu Kabare'de küçük rollerde oynadı.There she played male roles in the Snow Troupe.
Pekala, Devekuşu?So Skunk.
‹‹Devekuşunun kanatları sevinçle dalgalanır, Ama leyleğin kanatları ve tüyleriyle kıyaslanamaz."The wings of the ostrich wave proudly; but are they the feathers and plumage of love?
Devekuşu yumurtalarını yere bırakır, Onları kumda ısıtır,For she leaves her eggs on the earth, warms them in the dust,
Ornithomimidler, dişsiz gagaya sahip, uzun bacaklı, iki ayaklı, devekuşu benzeri dinozorlardı.Ornithomimids were long-legged, bipedal, ostrich-like dinosaurs with toothless beaks.
Bu hayatımda gördüğüm en güzel devekuşu.C'est la plus belle autruche que j'ai jamais vue.
Daha sonra Devekuşu Kabare tiyatrosuyla tekrar tiyatroya döndü.Il revient ensuite une nouvelle fois au théâtre dans Conversations avec mon chat.
İlde devekuşu ve domuz çiftlikleri de bulunmaktadır.Existen granjas avícolas y de porcino.
Başının üzerinde şahin ya da devekuşu tüyü vardı.Possedeva una piccola cresta o corno sulla testa.
Geçmişte en geniş habitata sahip devekuşu alttürüydü.La tempera più utilizzata in passato era quella all'uovo.
Devekuşunun güçlü bacakları çıplaktır, tarsustan itibaren (ayak bileği) pullarla kaplanmaya başlar.Для ног — махи вперед — назад из положения стоя, относительно тазобедренного сустава.
İlde devekuşu ve domuz çiftlikleri de bulunmaktadır.Есть и заводы крупного рогатого скота и породистых свиней.
Buna rağmen, 1999 yılında, Hacıköyü'nde kurulmuş bir devekuşu çiftliği bulunmaktadır.По состоянию на 1997 год, в Озёрах находилась ферма крупного рогатого скота.
Rheidae: Amerika devekuşu Güney Amerika, 45 tür.ريا Rheidae تعيش في أمريكا الجنوبية، ولها 45 نوعا.
Struthionidae: devekuşu Güney Amerika, 2 tür.نعام Struthionidae تعيش في أمريكا الجنوبية، ولها نوعان.
Meksika'nın kuzeyi sığır, keçi ve devekuşu yetiştiriciliğiyle, ve et yemekleriyle—özellikle arrachera—tanınır.يعرف شمال المكسيك بمنتجات البقر والماعز والنعام وأطباق اللحوم ولا سيما أراكيرا.
Daha sonra Devekuşu Kabare tiyatrosuyla tekrar tiyatroya döndü.Hierna keerde Van Houten terug naar het theater.
Başının üzerinde şahin ya da devekuşu tüyü vardı.Ze hadden een hond met een golvende of krullende vacht bij zich.
1972 - "Dün Bugün" (Yazan: Haldun Taner) - Devekuşu Kabare Tiyatrosu.I går, i dag Still too Young (I går, i dag) ^ ”Svensktoppen”.
İlde devekuşu ve domuz çiftlikleri de bulunmaktadır.Птахо-товарна і свинотоварна ферми.
S. c. syriacus, Arap devekuşu veya Orta Doğu devekuşu.S.c. syriacus ze Středního východu byl znám také jako arabský pštros nebo Středovýchodní pštros.
S. c. molybdophanes, Somali devekuşu.S. c. molybdophanes ή Σομαλική στρουθοκάμηλος.
Bazı zamanlar kanatlı tanrıça, şahinli tanrıça veya başında devekuşu tüyü olan bir tanrıça olarak tanımlandı.Hun bliver afbilledet som en gudinde med en femtakket stjerne på sit hoved.
Bayağı Devekuşu (S. Struthio) S. c. australis, Güney devekuşu.Treliste Struthio camelus, slettestruts S. c. australis i sørlige deler av Afrika.
Daha sonra Devekuşu Kabare tiyatrosuyla tekrar tiyatroya döndü.Etter Presidenten gikk Schiff tilbake til teatret.
İlde devekuşu ve domuz çiftlikleri de bulunmaktadır.Ngoài ra còn có chăn nuôi lợn và gia cầm.
Bazı analizler Somali devekuşunun ayrı bir tür olarak alınması gerektiğini göstermektedir.Một số học giả cho rằng đà điểu Somali có thể chính là một loài riêng biệt.
Bayağı Devekuşu (S. Struthio) S. c. australis, Güney devekuşu.南非鴕鳥,亞種名S.c.australus(藍頸鴕鳥)。
S. c. camelus, Kuzey Afrika devekuşu veya Kırmızı boyunlu devekuşu.북아프리카타조(S. c. camelus) 혹은 붉은목타조.
Geçmişte en geniş habitata sahip devekuşu alttürüydü.В миналото е била много популярна Гумаровската чешма.
Rheidae: Amerika devekuşu Güney Amerika, 45 tür.Eucalyptus, 45 vrsta.
Bazı analizler Somali devekuşunun ayrı bir tür olarak alınması gerektiğini göstermektedir.Analize kažejo, da bi bilo somalskega noja morda bolje obravnavati kot samostojno vrsto.
Geçmişte en geniş habitata sahip devekuşu alttürüydü.Minevikus oli tähtsaim küla Ipota.
‹‹Devekuşunun kanatları sevinçle dalgalanır, Ama leyleğin kanatları ve tüyleriyle kıyaslanamaz.( 39 : 16 ) Chim lạc_đà đập cánh vui_mừng ; Nhưng cánh và lông ấy , há có biết thương_yêu sao ?
‹‹Devekuşunun kanatları sevinçle dalgalanır, Ama leyleğin kanatları ve tüyleriyle kıyaslanamaz.(39:16) Chim lạc đà đập cánh vui mừng; Nhưng cánh và lông ấy, há có biết thương yêu sao?
‹‹Devekuşunun kanatları sevinçle dalgalanır, Ama leyleğin kanatları ve tüyleriyle kıyaslanamaz.(39:16) L`aile de l`autruche se déploie joyeuse; On dirait l`aile, le plumage de la cigogne.
‹‹Devekuşunun kanatları sevinçle dalgalanır, Ama leyleğin kanatları ve tüyleriyle kıyaslanamaz.Aripa struţului bate cu veselie, de-ai zice că este aripa şi penişul berzei.
‹‹Devekuşunun kanatları sevinçle dalgalanır, Ama leyleğin kanatları ve tüyleriyle kıyaslanamaz.Betapa cepatnya kibasan sayap burung unta! Tetapi terbang burung bangau tak dapat diimbanginya
‹‹Devekuşunun kanatları sevinçle dalgalanır, Ama leyleğin kanatları ve tüyleriyle kıyaslanamaz.Binder du Reb om dens Hals, pløjer den Furerne efter dig?
‹‹Devekuşunun kanatları sevinçle dalgalanır, Ama leyleğin kanatları ve tüyleriyle kıyaslanamaz.Der Fittich des Straußes hebt sich fröhlich. Dem frommen Storch gleicht er an Flügeln und Federn.
‹‹Devekuşunun kanatları sevinçle dalgalanır, Ama leyleğin kanatları ve tüyleriyle kıyaslanamaz.Izaliś dał pawiowi piękne skrzydła, a pierze bocianowi i strusiowi?
‹‹Devekuşunun kanatları sevinçle dalgalanır, Ama leyleğin kanatları ve tüyleriyle kıyaslanamaz.Kan du tvinga vildoxen att gå i fåran efter töm och förmå honom att i ditt spår harva markerna jämna?
‹‹Devekuşunun kanatları sevinçle dalgalanır, Ama leyleğin kanatları ve tüyleriyle kıyaslanamaz.타조는 즐거이 그 날개를 친다마는 그 깃과 털이 인자를 베푸느냐
‹‹Devekuşunun kanatları sevinçle dalgalanır, Ama leyleğin kanatları ve tüyleriyle kıyaslanamaz.Krýdlo pštrosov plesá. A istotne to nie je peruť ľútostného bociana ani perie!
‹‹Devekuşunun kanatları sevinçle dalgalanır, Ama leyleğin kanatları ve tüyleriyle kıyaslanamaz.Kunt u de wilde os voor het ploegen gebruiken? Zal hij de eg voor u trekken?
‹‹Devekuşunun kanatları sevinçle dalgalanır, Ama leyleğin kanatları ve tüyleriyle kıyaslanamaz.L'ala dello struzzo batte festante, ma è forse penna e piuma di cicogna
‹‹Devekuşunun kanatları sevinçle dalgalanır, Ama leyleğin kanatları ve tüyleriyle kıyaslanamaz.Movem-se alegremente as asas da avestruz; mas é benigno o adorno da sua plumagem?