Ana içeriğe geç
Sözlük

deve ile cümle

deve kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Yahyanın deve tüyünden giysisi, belinde deri kuşağı vardı. Yediği, çekirge ve yaban balıydı.이 요한은 약대 털옷을 입고 허리에 가죽띠를 띠고 음식은 메뚜기와 석청이었더라
Yahyanın deve tüyünden giysisi, belinde deri kuşağı vardı. Yediği, çekirge ve yaban balıydı.Měl pak Jan roucho z srstí velbloudových a pás kožený okolo bedr svých, a pokrm jeho byl kobylky a med lesní.
Yahyanın deve tüyünden giysisi, belinde deri kuşağı vardı. Yediği, çekirge ve yaban balıydı.Men Johannes hadde klædebon av kamelhår og lærbelte om sin lend, og hans mat var gresshopper og vill honning.
Yahyanın deve tüyünden giysisi, belinde deri kuşağı vardı. Yediği, çekirge ve yaban balıydı.Vả Giăng mặc áo bằng lông lạc đà, buộc dây lưng bằng da; ăn, thì ăn những châu chấu và mật ong rừng.
Yahyanın deve tüyünden giysisi, belinde deri kuşağı vardı. Yediği, çekirge ve yaban balıydı.Vả_Giăng mặc áo bằng lông lạc_đà , buộc dây_lưng bằng da ; ăn , thì ăn những châu_chấu và mật_ong rừng .
Yahyanın deve tüyünden giysisi, belinde deri kuşağı vardı. Yediği, çekirge ve yaban balıydı.Yohanes memakai pakaian dari bulu unta. Ikat pinggangnya dari kulit, dan makanannya belalang dan madu hutan
Yahyanın deve tüyünden giysisi, belinde deri kuşağı vardı. Yediği, çekirge ve yaban balıydı.А тоя Йоан носеше облекло от камилска козина и кожен пояс около кръста си; а храната му беше акриди и див мед.
Yahyanın deve tüyünden giysisi, belinde deri kuşağı vardı. Yediği, çekirge ve yaban balıydı.והוא יוחנן לבושו שער גמלים ואזור עור במתניו ומאכלו חגבים ודבש היער׃
Yahyanın deve tüyünden giysisi, belinde deri kuşağı vardı. Yediği, çekirge ve yaban balıydı.ويوحنا هذا كان لباسه من وبر الابل وعلى حقويه منطقة من جلد. وكان طعامه جرادا وعسلا بريا.
Yahyanın deve tüyünden giysisi, belinde deri kuşağı vardı. Yediği, çekirge ve yaban balıydı.這 約 翰 身 穿 駱 駝 毛 的 衣 服 、 腰 束 皮 帶 、 喫 的 是 蝗 蟲 野 蜜
Yahyanın deve tüyünden giysisi, belinde deri kuşağı vardı. Yediği, çekirge ve yaban balıydı.這 約翰 身穿 駱駝 毛 的 衣服 、 腰束 皮帶 、 喫 的 是 蝗蟲 野蜜
Yakup alabildiğine zenginleşti. Çok sayıda sürü, erkek ve kadın köle, deve, eşek sahibi oldu.A človek sa rozmohol náramne a mal mnoho stáda a slúžek a sluhov a veľblúdov a oslov.
Yakup alabildiğine zenginleşti. Çok sayıda sürü, erkek ve kadın köle, deve, eşek sahibi oldu.Así prosperó muchísimo el hombre; y tuvo muchas ovejas, siervas, siervos, camellos y asnos
Yakup alabildiğine zenginleşti. Çok sayıda sürü, erkek ve kadın köle, deve, eşek sahibi oldu.Daher ward der Mann über die Maßen reich, daß er viele Schafe, Mägde und Knechte, Kamele und Esel hatte.
Yakup alabildiğine zenginleşti. Çok sayıda sürü, erkek ve kadın köle, deve, eşek sahibi oldu.Dank zij die taktiek groeide Jakobs kudde snel en werd hij steeds rijker, met veel dienaren, kamelen en ezels.
Yakup alabildiğine zenginleşti. Çok sayıda sürü, erkek ve kadın köle, deve, eşek sahibi oldu.Egli si arricchì oltre misura e possedette greggi in grande quantità, schiave e schiavi, cammelli e asini
Yakup alabildiğine zenginleşti. Çok sayıda sürü, erkek ve kadın köle, deve, eşek sahibi oldu.E o homem se enriqueceu sobremaneira, e teve grandes rebanhos, servas e servos, camelos e jumentos.
Yakup alabildiğine zenginleşti. Çok sayıda sürü, erkek ve kadın köle, deve, eşek sahibi oldu.És felette igen meggazdagodék a férfiú; és vala néki sok juha, szolgálója, szolgája, tevéje és szamara.
Yakup alabildiğine zenginleşti. Çok sayıda sürü, erkek ve kadın köle, deve, eşek sahibi oldu.I tak zbogacił się on człowiek bardzo, i miał owiec wiele, i służebnic i sług, i wielbłądów, i osłów.
Yakup alabildiğine zenginleşti. Çok sayıda sürü, erkek ve kadın köle, deve, eşek sahibi oldu.이에 그 사람이 심히 풍부하여 양떼와 노비와 약대와 나귀가 많았더라
Yakup alabildiğine zenginleşti. Çok sayıda sürü, erkek ve kadın köle, deve, eşek sahibi oldu.Og mannen blev rikere og rikere, og han fikk meget småfe og trælkvinner og træler og kameler og asener.
Yakup alabildiğine zenginleşti. Çok sayıda sürü, erkek ve kadın köle, deve, eşek sahibi oldu.Omul acela s'a îmbogăţit astfel din ce în ce mai mult; a avut multe turme, robi şi roabe, cămile şi măgari.
Yakup alabildiğine zenginleşti. Çok sayıda sürü, erkek ve kadın köle, deve, eşek sahibi oldu.På den Måde blev Manden overmåde rig og fik Småkvæg i Mængde, Trælkvinder og Trælle, Kameler og Æsler.
Yakup alabildiğine zenginleşti. Çok sayıda sürü, erkek ve kadın köle, deve, eşek sahibi oldu.Tako je ta mož silno obogatel, in imel je veliko drobnice in dekel in hlapcev in velblodov in oslov.
Yakup alabildiğine zenginleşti. Çok sayıda sürü, erkek ve kadın köle, deve, eşek sahibi oldu.Vậy , người trở_nên rất giàu , có nhiều bầy súc_vật , tôi trai , tớ gái , lạc_đà và lừa .
Yakup alabildiğine zenginleşti. Çok sayıda sürü, erkek ve kadın köle, deve, eşek sahibi oldu.Vậy, người trở nên rất giàu, có nhiều bầy súc vật, tôi trai, tớ gái, lạc đà và lừa.
Yakup alabildiğine zenginleşti. Çok sayıda sürü, erkek ve kadın köle, deve, eşek sahibi oldu.Vzrostl tedy muž ten náramně velmi, a měl dobytka mnoho, děvek i služebníků, velbloudů i oslů.
Yakup alabildiğine zenginleşti. Çok sayıda sürü, erkek ve kadın köle, deve, eşek sahibi oldu.Така човекът забогатя твърде много и придоби големи стада, слугини и слуги, камили и осли.
Yakup alabildiğine zenginleşti. Çok sayıda sürü, erkek ve kadın köle, deve, eşek sahibi oldu.ויפרץ האיש מאד מאד ויהי לו צאן רבות ושפחות ועבדים וגמלים וחמרים׃
Yakup alabildiğine zenginleşti. Çok sayıda sürü, erkek ve kadın köle, deve, eşek sahibi oldu.فاتّسع الرجل كثيرا جدا. وكان له غنم كثير وجوار وعبيد وجمال وحمير
Yakup alabildiğine zenginleşti. Çok sayıda sürü, erkek ve kadın köle, deve, eşek sahibi oldu.於 是 雅 各 極 其 發 大 、 得 了 許 多 的 羊 群 、 僕 婢 、 駱 駝 、 和 驢
Yakup alabildiğine zenginleşti. Çok sayıda sürü, erkek ve kadın köle, deve, eşek sahibi oldu.於是 雅各 極 其 發大 、 得了 許多 的 羊群 、 僕婢 、 駱駝 、 和驢
Yakup çok korktu, sıkıldı. Yanındaki adamları, davarları, sığırları, develeri iki gruba ayırdı.Igen megíjede Jákób és féltében a népet, mely vele vala, a juhokat, a barmokat és a tevéket két seregre osztá.
Yakup çok korktu, sıkıldı. Yanındaki adamları, davarları, sığırları, develeri iki gruba ayırdı.Jakob verbleekte van schrik. Hij deelde zijn huishouden met de kudde en de kamelen in twee groepen en zei:
Yakup çok korktu, sıkıldı. Yanındaki adamları, davarları, sığırları, develeri iki gruba ayırdı.야곱이 심히 두렵고 답답하여 자기와 함께 한 종자와 양과 소와 약대를 두 떼로 나누고
Yakup çok korktu, sıkıldı. Yanındaki adamları, davarları, sığırları, develeri iki gruba ayırdı.ויירא יעקב מאד ויצר לו ויחץ את העם אשר אתו ואת הצאן ואת הבקר והגמלים לשני מחנות׃
Yakup çok korktu, sıkıldı. Yanındaki adamları, davarları, sığırları, develeri iki gruba ayırdı.فخاف يعقوب جدا وضاق به الامر. فقسم القوم الذين معه والغنم والبقر والجمال الى جيشين.
Yakup çok korktu, sıkıldı. Yanındaki adamları, davarları, sığırları, develeri iki gruba ayırdı.雅 各 就 甚 懼 怕 、 而 且 愁 煩 、 便 把 那 與 他 同 在 的 人 口 、 和 羊 群 、 牛 群 、 駱 駝 、 分 作 兩 隊
Yakup çok korktu, sıkıldı. Yanındaki adamları, davarları, sığırları, develeri iki gruba ayırdı.雅各 就 甚 懼怕 、 而且 愁煩 、 便 把 那 與 他 同在 的 人口 、 和 羊群 、 牛群 、 駱駝 、 分作 兩隊
Yani süper kahramanımız bir deve dönüştüğünde, iki olasılıkla uğraşıyoruz.즉, 영웅이 엄청난 거구로 전환할 때, 2가지의 가능성과 마주하게 됩니다.
Yani süper kahramanımız bir deve dönüştüğünde, iki olasılıkla uğraşıyoruz.2つの可能性が考えられる その1 身長が6mになっても
Yani süper kahramanımız bir deve dönüştüğünde, iki olasılıkla uğraşıyoruz.Așadar, când eroul nostru se transformă în uriaș, avem de-a face cu două posibilități.
Yani süper kahramanımız bir deve dönüştüğünde, iki olasılıkla uğraşıyoruz.Así, cuando nuestro superhéroe se transforma en gigante hay dos posibilidades.
Yani süper kahramanımız bir deve dönüştüğünde, iki olasılıkla uğraşıyoruz.Ko naš junak postane velikan, sta torej dve možnosti.
Yani süper kahramanımız bir deve dönüştüğünde, iki olasılıkla uğraşıyoruz.Lorsque notre super-héros se transforme en géant, nous faisons face à deux possibilités.
Yani süper kahramanımız bir deve dönüştüğünde, iki olasılıkla uğraşıyoruz.Portanto, quando o nosso super-herói se transforma num gigante, estamos a lidar com duas possibilidades.
Yani süper kahramanımız bir deve dönüştüğünde, iki olasılıkla uğraşıyoruz.Quindi, quando il nostro supereroe si trasforma in un gigante, abbiamo a che fare con due possibilità.
Yani süper kahramanımız bir deve dönüştüğünde, iki olasılıkla uğraşıyoruz.Vì vậy, khi siêu anh hùng của chúng ta biến thành một người khổng lồ, chúng ta đang đối mặt với hai khả năng.
Yani süper kahramanımız bir deve dönüştüğünde, iki olasılıkla uğraşıyoruz.Wenn sich unser Superheld in einen Riesen verwandelt, haben wir es mit zwei Möglichkeiten zu tun.
Yani süper kahramanımız bir deve dönüştüğünde, iki olasılıkla uğraşıyoruz.Так что, когда наш супергерой превращается в гиганта, возможны два варианта.
Yani süper kahramanımız bir deve dönüştüğünde, iki olasılıkla uğraşıyoruz.אז, כשגיבור העל שלנו הופך לענק, אנחנו מדברים על שתי אפשרויות.
Yani süper kahramanımız bir deve dönüştüğünde, iki olasılıkla uğraşıyoruz.إذاً،عندما تحول بطلنا لعملاق، فنحن نتعامل مع احتمالين.
Yapılan yardımlar, buralardan sağlanan paraların yanında devede kulak kalıyor.Al lado de ellos, estos nuevos flujos de ingresos dejan pequeña a la ayuda.
Yapılan yardımlar, buralardan sağlanan paraların yanında devede kulak kalıyor.Deze nieuwe inkomstenstromen doen de hulp in het niet verzinken.
Yapılan yardımlar, buralardan sağlanan paraların yanında devede kulak kalıyor.Diese neuen Einkommensarten stellen Hilfsmittel in den Schatten.
Yapılan yardımlar, buralardan sağlanan paraların yanında devede kulak kalıyor.Ensemble, ces nouveaux revenus rendent négligeable l'assistance internationale.
Yapılan yardımlar, buralardan sağlanan paraların yanında devede kulak kalıyor.Estes novos fluxos de receitas fazem parecer minúscula a ajuda internacional.
Yapılan yardımlar, buralardan sağlanan paraların yanında devede kulak kalıyor.În comparaţie cu ele, aceste noi surse de venituri diminuează ajutorul extern.
Yapılan yardımlar, buralardan sağlanan paraların yanında devede kulak kalıyor.그 사이에서 이렇게 흘러들어오는 돈은 원조를 초라하게 만듭니다.
Yapılan yardımlar, buralardan sağlanan paraların yanında devede kulak kalıyor.Naproti tomu, jsou zde nové příjmy z těchto vývozů, které převyšují rozvojovou pomoc.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
deve ile cümle - Sayfa 32 - deve kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App