MR kadar kesin sonuç verirken ondan çok daha anlaşılır netice veriyor ve maliyeti açısından devede kulak.E' accurata come la risonanza, molto meno difficile da interpretare, e costa drasticamente meno.
MR kadar kesin sonuç verirken ondan çok daha anlaşılır netice veriyor ve maliyeti açısından devede kulak.Es ist genauso präzise wie ein MRI, viel weniger komplex zu interpretieren und kostet nur einen Bruchteil.
MR kadar kesin sonuç verirken ondan çok daha anlaşılır netice veriyor ve maliyeti açısından devede kulak.Es tan segura como una tomografía; es mucho más fácil de interpretar, y cuesta muchísimo menos.
MR kadar kesin sonuç verirken ondan çok daha anlaşılır netice veriyor ve maliyeti açısından devede kulak.Este la fel de exactă ca un RMN, interpretarea este mult mai puţin complexă, şi e la o fracţiune din cost.
MR kadar kesin sonuç verirken ondan çok daha anlaşılır netice veriyor ve maliyeti açısından devede kulak.É tão fiável como uma ressonância magnética, é muito menos complexa de interpretar, e é uma fração do custo.
MR kadar kesin sonuç verirken ondan çok daha anlaşılır netice veriyor ve maliyeti açısından devede kulak.Hasilnya sama akuratnya dengan MRI, jauh lebih mudah untuk ditafsirkan, dan harganya lebih murah.
MR kadar kesin sonuç verirken ondan çok daha anlaşılır netice veriyor ve maliyeti açısından devede kulak.Het is net zo precies als MRI, veel minder complex om te interpreteren, en kost maar een fractie van MRI.
MR kadar kesin sonuç verirken ondan çok daha anlaşılır netice veriyor ve maliyeti açısından devede kulak.Je presný ako MRI, je oveľa jednoduchšie ho interpretovať a stojí len zlomok jeho ceny.
MR kadar kesin sonuç verirken ondan çok daha anlaşılır netice veriyor ve maliyeti açısından devede kulak.Jest tak dokładna jak rezonans, znacznie prostsza w interpretacji i wielokrotnie tańsza.
MR kadar kesin sonuç verirken ondan çok daha anlaşılır netice veriyor ve maliyeti açısından devede kulak.Je tak přesné jako MRI, jeho vyhodnocení je jednodušší a stojí jen zlomek nákladů MRI.
MR kadar kesin sonuç verirken ondan çok daha anlaşılır netice veriyor ve maliyeti açısından devede kulak.MBI는 MRI만큼 정확하고, 해석하기 훨신 더 쉬우며, 비용도 매우 적게 듭니다.
MR kadar kesin sonuç verirken ondan çok daha anlaşılır netice veriyor ve maliyeti açısından devede kulak.Nó có độ chính xác tương đương MRI, ít và giá cả chỉ bằng một phần nhỏ.
MR kadar kesin sonuç verirken ondan çok daha anlaşılır netice veriyor ve maliyeti açısından devede kulak.Είναι τόσο ακριβής όσο και η MRI, είναι πολύ λιγότερο σύνθετη στο να ερμηνευτεί, και κοστίζει λιγότερο.
MR kadar kesin sonuç verirken ondan çok daha anlaşılır netice veriyor ve maliyeti açısından devede kulak.Она точна как MRI, она гораздо мене сложна для интерпретации, и она стоит гораздо дешевле.
MR kadar kesin sonuç verirken ondan çok daha anlaşılır netice veriyor ve maliyeti açısından devede kulak.הוא מדויק כמו MRI, הוא הרבה פחות מסובך לפירוש, והוא עולה שבריר מהמחיר.
MR kadar kesin sonuç verirken ondan çok daha anlaşılır netice veriyor ve maliyeti açısından devede kulak.رغم انه دقيق مثل الرنين المغناطيسي وهو اقل تعقيداً فيما يتعلق بالاكتشاف او ايجاد الورم وكلفته اقل !
MR kadar kesin sonuç verirken ondan çok daha anlaşılır netice veriyor ve maliyeti açısından devede kulak.読影はずっと簡単で コストも ほんのわずかです しかし乳房画像界では
Nesnelerin büyük düzeni içinde, devede piredir.CA: În marea schemă a lucrurilor, e un punct.
Nesnelerin büyük düzeni içinde, devede piredir.En el gran esquema de las cosas, es un pinchazo.
Nesnelerin büyük düzeni içinde, devede piredir.Nel grande schema delle cose, è uno spillo.
Nesnelerin büyük düzeni içinde, devede piredir.Trong một kế hoạch lớn, nó là một điểm mấu chốt.
Nesnelerin büyük düzeni içinde, devede piredir.Wobec ogromu wszechświata to maluszek.
Nesnelerin büyük düzeni içinde, devede piredir.Во вселенских масштабах это булавка.
‹‹Nitekim devenin iğne deliğinden geçmesi, zenginin Tanrı Egemenliğine girmesinden daha kolaydır.››Albowiem łatwiej jest wielbłądowi przejść przez ucho igielne, niż bogatemu wnijść do królestwa Bożego.
‹‹Nitekim devenin iğne deliğinden geçmesi, zenginin Tanrı Egemenliğine girmesinden daha kolaydır.››E' più facile per un cammello passare per la cruna di un ago che per un ricco entrare nel regno di Dio!»
‹‹Nitekim devenin iğne deliğinden geçmesi, zenginin Tanrı Egemenliğine girmesinden daha kolaydır.››Es ist leichter, daß ein Kamel gehe durch ein Nadelöhr, denn daß ein Reicher in das Reich Gottes komme.
‹‹Nitekim devenin iğne deliğinden geçmesi, zenginin Tanrı Egemenliğine girmesinden daha kolaydır.››For det er lettere for en kamel å gå gjennem et nåleøie enn for en rik å gå inn i Guds rike.
‹‹Nitekim devenin iğne deliğinden geçmesi, zenginin Tanrı Egemenliğine girmesinden daha kolaydır.››Helpompi on kamelin käydä neulansilmän läpi kuin rikkaan päästä Jumalan valtakuntaan."
‹‹Nitekim devenin iğne deliğinden geçmesi, zenginin Tanrı Egemenliğine girmesinden daha kolaydır.››약대가 바늘귀로 들어가는 것이 부자가 하나님의 나라에 들어가는 것보다 쉬우니라 하신대
‹‹Nitekim devenin iğne deliğinden geçmesi, zenginin Tanrı Egemenliğine girmesinden daha kolaydır.››Lạc đà chui qua lỗ kim còn dễ hơn người giàu vào nước Ðức Chúa Trời!
‹‹Nitekim devenin iğne deliğinden geçmesi, zenginin Tanrı Egemenliğine girmesinden daha kolaydır.››Lạc_đà chui qua lỗ kim còn dễ hơn người giàu vào nước Ðức_Chúa_Trời !
‹‹Nitekim devenin iğne deliğinden geçmesi, zenginin Tanrı Egemenliğine girmesinden daha kolaydır.››Laže je namreč velblodu priti igli skozi uho, nego bogatinu stopiti v kraljestvo Božje.
‹‹Nitekim devenin iğne deliğinden geçmesi, zenginin Tanrı Egemenliğine girmesinden daha kolaydır.››Lebih gampang seekor unta masuk lubang jarum, daripada seorang kaya masuk Dunia Baru Allah.
‹‹Nitekim devenin iğne deliğinden geçmesi, zenginin Tanrı Egemenliğine girmesinden daha kolaydır.››Lebo ľahšie je veľblúdovi prejsť cez ihelnú dierku ako bohatému vojsť do kráľovstva Božieho.
‹‹Nitekim devenin iğne deliğinden geçmesi, zenginin Tanrı Egemenliğine girmesinden daha kolaydır.››Mert könnyebb a tevének a tû fokán átmenni, hogynem a gazdagnak az Isten országába bejutni.
‹‹Nitekim devenin iğne deliğinden geçmesi, zenginin Tanrı Egemenliğine girmesinden daha kolaydır.››Pois é mais fácil um camelo passar pelo fundo duma agulha, do que entrar um rico no reino de Deus.
‹‹Nitekim devenin iğne deliğinden geçmesi, zenginin Tanrı Egemenliğine girmesinden daha kolaydır.››Porque más fácil le es a un camello pasar por el ojo de una aguja, que a un rico entrar en el reino de Dios
‹‹Nitekim devenin iğne deliğinden geçmesi, zenginin Tanrı Egemenliğine girmesinden daha kolaydır.››Snáze jest zajisté velbloudu skrze jehelnou dírku projíti, nežli bohatému vjíti do království Božího.
‹‹Nitekim devenin iğne deliğinden geçmesi, zenginin Tanrı Egemenliğine girmesinden daha kolaydır.››thi det er lettere for en Kamel at gå igennem et Nåleøje end for en rig at gå ind i Guds Rige."
‹‹Nitekim devenin iğne deliğinden geçmesi, zenginin Tanrı Egemenliğine girmesinden daha kolaydır.››Защото по-лесно е камила да мине през иглени уши, отколкото богат да влезе в Божието царство.
‹‹Nitekim devenin iğne deliğinden geçmesi, zenginin Tanrı Egemenliğine girmesinden daha kolaydır.››ибо удобнее верблюду пройти сквозь игольные уши, нежели богатому войти в Царствие Божие.
‹‹Nitekim devenin iğne deliğinden geçmesi, zenginin Tanrı Egemenliğine girmesinden daha kolaydır.››Легше бо верблюдові кріз ушко голки пройти, нїж багатому в царство Боже ввійти.
‹‹Nitekim devenin iğne deliğinden geçmesi, zenginin Tanrı Egemenliğine girmesinden daha kolaydır.››כי נקל לגמל עבר בתוך נקב המחט מבוא עשיר אל מלכות האלהים׃
‹‹Nitekim devenin iğne deliğinden geçmesi, zenginin Tanrı Egemenliğine girmesinden daha kolaydır.››لان دخول جمل من ثقب ابرة ايسر من ان يدخل غني الى ملكوت الله.
‹‹Nitekim devenin iğne deliğinden geçmesi, zenginin Tanrı Egemenliğine girmesinden daha kolaydır.››駱 駝 穿 過 鍼 的 眼 、 比 財 主 進 神 的 國 、 還 容 易 呢
‹‹Nitekim devenin iğne deliğinden geçmesi, zenginin Tanrı Egemenliğine girmesinden daha kolaydır.››駱駝 穿 過鍼 的 眼 、 比財 主 進神 的 國 、 還 容易 呢
Onları meyvelerinden tanıyacaksınız. Dikenli bitkilerden üzüm, devedikenlerinden incir toplanabilir mi?Af deres Frugter skulle I kende dem. Sanker man vel Vindruer af Torne eller Figener af Tidsler?
Onları meyvelerinden tanıyacaksınız. Dikenli bitkilerden üzüm, devedikenlerinden incir toplanabilir mi?Av deras frukt skolen I känna dem. Icke hämtar man väl vindruvor från törnen, eller fikon från tistlar?
Onları meyvelerinden tanıyacaksınız. Dikenli bitkilerden üzüm, devedikenlerinden incir toplanabilir mi?Av deres frukter skal I kjenne dem; kan en vel sanke vindruer av tornebusker eller fiken av tistler?
Onları meyvelerinden tanıyacaksınız. Dikenli bitkilerden üzüm, devedikenlerinden incir toplanabilir mi?Dai loro frutti li riconoscerete. Si raccoglie forse uva dalle spine, o fichi dai rovi
Onları meyvelerinden tanıyacaksınız. Dikenli bitkilerden üzüm, devedikenlerinden incir toplanabilir mi?Gyümölcseikrõl ismeritek meg õket. Vajjon a tövisrõl szednek-é szõlõt, vagy a bojtorjánról fügét?
Onları meyvelerinden tanıyacaksınız. Dikenli bitkilerden üzüm, devedikenlerinden incir toplanabilir mi?Îi veţi cunoaşte după roadele lor. Culeg oamenii struguri din spini, sau smochine din mărăcini?
Onları meyvelerinden tanıyacaksınız. Dikenli bitkilerden üzüm, devedikenlerinden incir toplanabilir mi?"그의 열매로 그들을 알찌니 가시나무에서 포도를, 또는 엉겅퀴에서 무화과를 따겠느냐"
Onları meyvelerinden tanıyacaksınız. Dikenli bitkilerden üzüm, devedikenlerinden incir toplanabilir mi?Pelos seus frutos os conhecereis. Colhem-se, porventura, uvas dos espinheiros, ou figos dos abrolhos?
Onları meyvelerinden tanıyacaksınız. Dikenli bitkilerden üzüm, devedikenlerinden incir toplanabilir mi?Po ich ovocí ich poznáte. Či azda z tŕnia oberajú hrozná alebo z bodľače fíky?
Onları meyvelerinden tanıyacaksınız. Dikenli bitkilerden üzüm, devedikenlerinden incir toplanabilir mi?Po njih sadovih jih spoznate. Se li bere s trnja grozdje ali z osata smokve?
Onları meyvelerinden tanıyacaksınız. Dikenli bitkilerden üzüm, devedikenlerinden incir toplanabilir mi?Po ovocích jejich poznáte je. Zdaliž sbírají z trní hrozny, aneb z bodláčí fíky?
Onları meyvelerinden tanıyacaksınız. Dikenli bitkilerden üzüm, devedikenlerinden incir toplanabilir mi?Por sus frutos los conoceréis. ¿Acaso se recogen uvas de los espinos o higos de los abrojos
Onları meyvelerinden tanıyacaksınız. Dikenli bitkilerden üzüm, devedikenlerinden incir toplanabilir mi?Vous les reconnaîtrez à leurs fruits. Cueille-t-on des raisins sur des épines, ou des figues sur des chardons?
Onları meyvelerinden tanıyacaksınız. Dikenli bitkilerden üzüm, devedikenlerinden incir toplanabilir mi?Z owoców ich poznacie je; izali zbierają z ciernia grona winne, albo z ostu figi?