devasa ile cümle

devasa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Çok daha küçük bir şehirdi, ve şehirleşmenin hızı inanılmaz ve devasa boyutlarda.Ez egy sokkal kisebb város volt. Az urbanizáció üteme hihetetlen és óriási.
Çok daha küçük bir şehirdi, ve şehirleşmenin hızı inanılmaz ve devasa boyutlarda.Het was een veel kleinere stad en het tempo van verstedelijking is ongelooflijk en enorm.
Çok daha küçük bir şehirdi, ve şehirleşmenin hızı inanılmaz ve devasa boyutlarda.훨씬 더 작은 도시였는데, 그처럼 도시화의 속도는 놀랍고 빠른 것입니다.
Çok daha küçük bir şehirdi, ve şehirleşmenin hızı inanılmaz ve devasa boyutlarda.Nó từng là một thành phố nhỏ hơn nhiều, và tốc độ đô thị hóa thật không thể tin nổi, thật khủng khiếp.
Çok daha küçük bir şehirdi, ve şehirleşmenin hızı inanılmaz ve devasa boyutlarda.Se oli ainoastaan paljon pienempi kaupunki, ja kaupungistumisen tahti on uskomaton ja valtava.
Çok daha küçük bir şehirdi, ve şehirleşmenin hızı inanılmaz ve devasa boyutlarda.Ήταν μια πολύ πιο μικρή πόλη και ο ρυθμός ανάπτυξης της αστικοποίησης είναι απίστευτος και ταχύτατος.
Çok daha küçük bir şehirdi, ve şehirleşmenin hızı inanılmaz ve devasa boyutlarda.Било е доста по-малък град, а темпото на урбанизация е невероятно и огромно.
Çok daha küçük bir şehirdi, ve şehirleşmenin hızı inanılmaz ve devasa boyutlarda.То було набагато менше місто і темп урбанізації є неймовірним і величезним.
Çok daha küçük bir şehirdi, ve şehirleşmenin hızı inanılmaz ve devasa boyutlarda.Это был гораздо более маленький город, и темп урбанизации невероятен и огромен.
Çok daha küçük bir şehirdi, ve şehirleşmenin hızı inanılmaz ve devasa boyutlarda.הייתה זו עיר קטנה בהרבה, וקצב העיור הוא כביר ועצום.
Çok daha küçük bir şehirdi, ve şehirleşmenin hızı inanılmaz ve devasa boyutlarda.لقد كانت مجرد مدينة .. أصغر مما هي عليه اليوم بكثير ، ولكن وتيرة التحضر كانت هائلة ولا تصدق
Çok daha küçük bir şehirdi, ve şehirleşmenin hızı inanılmaz ve devasa boyutlarda.都市化のペースは 途方も無いものです ここで 以下の問を理解する必要があります
Çünkü bunda devasa bir fırsat var.Bởi vì ở đó có những cơ hội khổng lồ.
Çünkü bunda devasa bir fırsat var.Denn darin liegen riesige Möglichkeiten.
Çünkü bunda devasa bir fırsat var.왜냐하면 거기에는 큰 기회들이 존재하기 때문입니다.
Çünkü bunda devasa bir fırsat var.Mert hatalmas lehetőség van benne.
Çünkü bunda devasa bir fırsat var.Omdat daarin grote kansen liggen.
Çünkü bunda devasa bir fırsat var.Parce que cela offre d'énormes opportunités.
Çünkü bunda devasa bir fırsat var.Pentru că sunt oportunităţi majore în asta.
Çünkü bunda devasa bir fırsat var.Perché comporta enormi opportunità.
Çünkü bunda devasa bir fırsat var.Porque há enormes oportunidades nisso. Quero acabar com um vídeo rápido.
Çünkü bunda devasa bir fırsat var.Porque hay grandes oportunidades en eso.
Çünkü bunda devasa bir fırsat var.Protože v tom je obrovská příležitost.
Çünkü bunda devasa bir fırsat var.Tkwią w tym ogromne szanse.
Çünkü bunda devasa bir fırsat var.Γιατί υπάρχουν τεράστιες ευκαιρίες σε αυτό.
Çünkü bunda devasa bir fırsat var.Защото в това има огромни възможности.
Çünkü bunda devasa bir fırsat var.Оскільки в цьому є величезні можливості.
Çünkü bunda devasa bir fırsat var.Потому что оно скрывает в себе огромные возможности.
Çünkü bunda devasa bir fırsat var.בגלל שיש הזדמנויות עצומות בזה
Çünkü bunda devasa bir fırsat var.لان هنالك الكثير من الفرص التي نهدرها باهمال هذه الصفات الموجودة في اطفالنا
Çünkü bunda devasa bir fırsat var.最後に短いビデオをお見せして終わりにしたいと思います
Çünkü gerçek şu ki, insanlar son 10.000 yılda doğada devasa bir delik açtılar.왜냐하면 사실은 인류가 지난 1만 년 동안 자연에 거대한 구멍을 만들어왔기 때문입니다.
Çünkü gerçek şu ki, insanlar son 10.000 yılda doğada devasa bir delik açtılar.Adevărul e că oamenii au făcut o gaură adâncă în natură în ultimii 10.000 de ani.
Çünkü gerçek şu ki, insanlar son 10.000 yılda doğada devasa bir delik açtılar.Bởi vì thực tế là, con người đã tạo ra một cái lỗ lớn cho tự nhiên trong 10.000 năm qua.
Çünkü gerçek şu ki, insanlar son 10.000 yılda doğada devasa bir delik açtılar.Denn in den letzten 10.000 Jahren haben die Menschen ein großes Loch in der Natur hinterlassen.
Çünkü gerçek şu ki, insanlar son 10.000 yılda doğada devasa bir delik açtılar.Faktem jest, że człowiek zrobił ogromną wyrwę w przyrodzie w ciągu ostatnich 10 tys. lat.
Çünkü gerçek şu ki, insanlar son 10.000 yılda doğada devasa bir delik açtılar.Feit is dat de mens een enorm gat heeft geslagen in de natuur, de laatste 10.000 jaar.
Çünkü gerçek şu ki, insanlar son 10.000 yılda doğada devasa bir delik açtılar.Mivel a tény az, hogy az emberek egy óriási lyukat képeztek a természetben az elmúlt 10.000 évben.
Çünkü gerçek şu ki, insanlar son 10.000 yılda doğada devasa bir delik açtılar.Perché il fatto è che gli uomini hanno fatto un buco enorme nella natura negli ultimi 10 000 anni.
Çünkü gerçek şu ki, insanlar son 10.000 yılda doğada devasa bir delik açtılar.Porque, o facto é que os humanos fizeram um buraco enorme na Natureza, nos últimos 10 000 anos.
Çünkü gerçek şu ki, insanlar son 10.000 yılda doğada devasa bir delik açtılar.Γιατί είναι γεγονός, ότι ο άνθρωπος δημιούργησε μια τεράστια τρύπα στη φύση τα τελευταία 10.000 χρόνια.
Çünkü gerçek şu ki, insanlar son 10.000 yılda doğada devasa bir delik açtılar.Дело-то в том, что за последние 10 000 лет человечество нанесло природе очень большой ущерб.
Çünkü gerçek şu ki, insanlar son 10.000 yılda doğada devasa bir delik açtılar.בגלל שהאמת היא שהאדם פער חור גדול בטבע במהלך 10,000 השנים האחרונות.
Çünkü gerçek şu ki, insanlar son 10.000 yılda doğada devasa bir delik açtılar.لأن الحقيقة أن الإنسان تسبب في فجوة بيئية ضخمة خلال 10.000 سنة الأخيرة.
Çünkü gerçek şu ki, insanlar son 10.000 yılda doğada devasa bir delik açtılar.自然界に巨大な穴を開けてきたのです 今の私たちにはそのダメージを
Daha dengeli olmak hayatında devasa değişiklikler yapmanı gerektirmez.Att vara mer balanserad innebär inte något omstörtande i ditt liv.
Daha dengeli olmak hayatında devasa değişiklikler yapmanı gerektirmez.Ausgeglichener zu sein bedeutet keinen dramatischen Umbruch in Ihrem Leben.
Daha dengeli olmak hayatında devasa değişiklikler yapmanı gerektirmez.Beter in balans zijn betekent niet dat er een grote omwenteling in je leven moet komen.
Daha dengeli olmak hayatında devasa değişiklikler yapmanı gerektirmez.Być bardziej zrównoważonym to nie wywracać swoje życie do góry nogami.
Daha dengeli olmak hayatında devasa değişiklikler yapmanı gerektirmez.Byť vyrovnanejší neznamená dramatické zmeny vo vašom živote.
Daha dengeli olmak hayatında devasa değişiklikler yapmanı gerektirmez.Être plus équilibré ne rime pas avec un renversement colossal de votre vie.
Daha dengeli olmak hayatında devasa değişiklikler yapmanı gerektirmez.Imeti bolj uravnoteženo življenje ne pomeni dramatičnih preobratov v vašem življenju.
Daha dengeli olmak hayatında devasa değişiklikler yapmanı gerektirmez.Kiegyensúlyozottabbnak lenni nem jelenti az életünk felforgatását fenekestül.
Daha dengeli olmak hayatında devasa değişiklikler yapmanı gerektirmez.보다 균형을 이루는 것은 여러분 인생에서 극적인 대변동을 의미하지 않습니다.
Daha dengeli olmak hayatında devasa değişiklikler yapmanı gerektirmez.Menjadi lebih seimbang tidak berarti perubahan dramatis dalam hidup Anda.
Daha dengeli olmak hayatında devasa değişiklikler yapmanı gerektirmez.Per essere più bilanciati non occorre sconvolgere la propria vita.
Daha dengeli olmak hayatında devasa değişiklikler yapmanı gerektirmez.Să fi mai echilibrat nu înseamnă să-ţi schimbi viața radical.
Daha dengeli olmak hayatında devasa değişiklikler yapmanı gerektirmez.Ser mais equilibrado não significa uma reviravolta drástica na nossa vida.
Daha dengeli olmak hayatında devasa değişiklikler yapmanı gerektirmez.Tener más equilibrio no significa cambios dramáticos en la vida.
Daha dengeli olmak hayatında devasa değişiklikler yapmanı gerektirmez.Získat větší rovnováhu neznamená dramaticky převrátit život.

İlgili Sayfalar