devasa ile cümle
devasa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Onun devasa bir iştahı vardır.She has a gigantic appetite.
Deney devasa bir başarıydı.The experiment was a huge success.
Ben devasa sorunlarla yüz yüzeyim.I am faced with a mountain of problems.
Ne devasa bir zaman kaybı!What a colossal waste of time!
Devasa bir deprem şehrin içinden yardırıp gitti.A colossal earthquake ripped through the city.
Aman tanrım, volkan patlaması devasaydı.OMG, the volcanic eruption was HUGE!
Ağ devasa dinamik bir ağ.The Web is a gigantic, dynamic document.
İlk defa böyle devasa bir oda görüyorum.It is the first time I have seen such a gorgeous room.
Leyla dingoların devasa canavarlar olduğunu düşünüyor.Layla thinks that dingoes are huge monsters.
Ülke eşsiz, görkemli ve devasa!The country is unique, magnificent and gigantic!
ülke, benzersiz büyük ve devasa.The country is unique, grand and gigantic!
Sami, Leyla'nın vücudunu çevirdi ve göğsünde devasa bir yara izi buldu.Sami turned Layla's body over and found a huge gaping wound in her chest.
Uygulanan devasa yaptırımlar finansal bir nükleer savaş olarak değerlendiriliyor.The huge sanctions imposed are considered a financial nuclear war.
Uluslararası Uzay İstasyonu birçok millet tarafından birlikte yapılan devasa bir projedir.The International Space Station is a colossal cooperative project between many nations.
Bu katmanlar bölge bir zamanlar devasa bir göl iken oluşmuş olabilir.These layers may have formed when the whole area was a giant lake.
Çağdaş hızlandırıcılar için tasarlanan dedektörlerin hem boyutu hem de maliyeti devasadır.Detectors designed for modern accelerators are huge, both in size and in cost.
Laharlar devasa büyüklükte olabilirler.Lahars can be huge.
Kayıpların devasa çoğunluğu burada öldürüldüler veya ırmakta boğuldular.The great majority of the casualties fell here or drowned in the river.
Kızıl Ölüm: Devasa boyuttadırlar.Arroz vermelho: um grande problema.
Devasa bir yılan olduğu söylenir.It is revealed to be a giant serpent.
Tyranny dünyası, daha önce bilinmeyen bir uygarlığa ait bir dizi devasa kalıntıya sahiptir.The world of Tyranny also features a number of colossal ruins from a previous, unknown civilization.
Cenazesi binlerce insanın katılımıyla devasa bir ulusal bütünlük gösterisine dönüşmüştür.His funeral drew thousands, which turned into a mass demonstration of national unity.
Orthanc Kulesi, Saruman'ın devasa kulesidir.Orthanc – Saruman's tower.
Bu devasa alan eskiden yıllarca bölgesel havalimanı olarak kullanılmıştı.This massive field was then used for years as a regional airport, with daily airline service.
Kombinasyonun sonucu olarak soğuk kırmızı devasaya sıcak küçük yoldaşı eşlik eder.This combination is the result of a cool red supergiant accompanied by a smaller, hotter companion.
Yine ülkede her yıl belli dönemlerde devasa boynuzlu hayvan göçleri görülmektedir.The West is affected by large wildfires each year.
Garnet'in eldivenleri ve Pearl'ün mızrağını birleştirip devasa bir balyoza dönüştürebilir.She can combine Garnet's gauntlets and Pearl's spear into a giant warhammer.
Erze gölü boyut olarak devasa bir göldür.The World Tree is a tree of immense size.
Devasa boyutlarda savaşçı figürlerini oydu ve portrelerini resmetti.In his spare time he sketched the scenes of soldiers and made portraits of his colleagues.
Başkent Pyongyang'ın devasa kentleşme projesi de Kim Il-Sung iktidarında başlamıştır.Massive urbanisation of the capital Pyongyang was also undertaken during Kim Il-Sung's rule.
Bu devasa istatistiklerden bir anlam çıkaramıyoruz.We can't make meaning out of these enormous statistics.
Daha dengeli olmak hayatında devasa değişiklikler yapmanı gerektirmez.Being more balanced doesn't mean dramatic upheaval in your life.
Bu resimler, Botero'nun görkemli üslubunu taşıyan, işkence ve kötü muamele konulu devasa tablolar.They are huge paintings of torture and abuse of power, in the voluminous Botero style.
Avrupa enerjik ajan. Holmes yavaşça açtı gözlerini baktı sabırsızlıkla onun devasa istemcide.Holmes slowly reopened his eyes and looked impatiently at his gigantic client.
Daha önce hiç böyle devasa bir fazlalık olmamıştı.We've never had such gargantuan surpluses before.
Çünkü gerçek şu ki, insanlar son 10.000 yılda doğada devasa bir delik açtılar.Because the fact is, humans have made a huge hole in nature in the last 10,000 years.
Devasa bir küçük esnaf hareketi söz konusu.The artisanal movement is huge.
O kum taneciklerinin bazıları daha sonra toplanarak devasa boyutlarda kum taneciklerine dönüşür.Some of those grains may then accumulate on a massive scale, into a sand dune.
Swartz bu devasa arţivi paralel yüklemelerle kaydetmeye baţladý.Swartz was conducting massive automated parallel downloading of the PACER system.
Ýndirmeler, mahkemlerin devasa gizlilik ihlallerini de açýđa çýkarmýţtý.The downloading also uncovered massive privacy violations in the court documents.
Bu devasa DNA paketi kromozom olarak adlandırılıyor.This huge package of DNA is called a chromosome.
Ekonomimiz 2000'den 2007'ye devasa fazla-kredi çeken tüketicilerin sırtında büyüdü.Our economy grew from 2000 to 2007 on the back of consumers massively overborrowing.
Bu birikimin kendisi devasa büyüklükte bir karbondioksit havzasıdır.An accretion itself is a huge sink of carbon dioxide.
Devasa bir problem.It's a gigantic problem.
Roket güçlü olmalıdır ya da bunlardan biri lazımdır. Devasa bir gaz balonu.It needs to be rocket-powered or one of these things, a great big gas balloon.
Yüzlerce metre yüksekliğinde.Devasa.It's hundreds of feet high. It's enormous.
Yaptığı heykellerin devasa olmasını istiyor.[Jonathan] ...giant sculpture.
Balıkçılık endüstrisi kocaman şeyler devasa makineler kullanıyor.Industrial fishing uses big stuff, big machinery.
Batı ile diğer ülkeler arasındaki devasa fark bugün artık giderek kapanıyor.That huge historical gap between the West and the Rest is now closing.
Holmes gözlerini yavaş yavaş yeniden açıldı ve onun devasa istemcide merakla baktı.Holmes slowly reopened his eyes and looked impatiently at his gigantic client.
Devasa bir trafik bu.It's extreme amounts of traffic.
"şehir" adını verdikleri devasa maymun inleri inşa ederlerThe monkeys build giant monkey hives that they call "cities"
Öğretmenler devasa PVC beyaz tahtaları sınıflara taşıdılar, yani iyi fikilerimiz vardı.The teachers dragged giant PVC whiteboards into the classrooms.
Devasa bir Hampton Inn'e benziyor.It looks like a giant Hampton Inn.
İnternet devasa bir düşünce.The Internet is a transcendent idea.
Bu çok harika bir fikir; devasa bir proje.It's a great idea; it was a huge project.
Devasa Pasifikte kaybolmuş bir dünyaA world lost in the vastness of the Pacific
Böylesi devasa kuşlar için çiftleşme nazik bir süreçtirFor such huge birds, mating is a gentle affair
Çok daha küçük bir şehirdi, ve şehirleşmenin hızı inanılmaz ve devasa boyutlarda.It was just a much smaller city, and the pace of urbanization is incredible and enormous.
Sonunda elimize geçecek devasa bir elektrik dağıtım ağı.What it amounts to is a giant distributed utility.