devam ile cümle
devam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Onu yapmaya devam etmeye karar verdim.I've decided to keep doing that.
Onu yapmaya devam etmemeye karar verdim.I've decided not to continue doing that.
Sami, Leyla'ya bakmaya devam etti.Sami kept looking at Layla.
Bunu yapmaya devam etmek istiyor musun?Do you want to continue doing this?
Sami ve Leyla konuşmaya devam ettiler.Sami and Layla kept talking.
Sami, Leyla'ya e-posta göndermeye devam etti.Sami continued to e-mail Layla.
Sami, Facebook'ta çıplak resimler yayınlamaya devam etti.Sami continued to post nude pictures on Facebook.
Sami geri gelmeye devam etti.Sami kept coming back.
Sami, Leyla ile arkadaş olmaya devam etti.Sami continued to be friends with Layla.
Sami, Leyla'ya mektuplar göndermeye devam etti.Sami continued to send letters to Layla.
Sami, Leyla'ya mesaj yollamaya devam etti.Sami continued to send text messages to Layla.
Sami, Leyla'nın yemek masasında oturmaya devam etti.Sami continued to sit at Layla's lunch table.
Sami, Leyla'ya dik dik bakmaya devam etti.Sami continued to stare at Layla.
Sami yürümeye devam etti.Sami kept walking.
Sami sadece yürümeye devam etti.Sami just kept walking.
Umarım Tom ve Mary bunu yapmaya devam eder.I hope Tom and Mary keep doing that.
Tom için çalışmaya devam etmek istiyorum.I want to keep working for Tom.
Tom ile çalışmaya devam etmek istiyorum.I want to continue working with Tom.
Fransız kültürü büyük prestiji yaşamaya devam ediyor.French culture continues to enjoy great prestige.
Tom fazla devamsızlık yapmıyor.Tom isn't absent very often.
Tom'un devamsızlığı az.Tom isn't absent very often.
Eğer yanlış davranmaya devam ederseniz kalıcı kayıtlarınıza geçecektir.If you continue to misbehave, it will go on your permanent record.
Neden böyle şeyler bize olmaya devam ediyor.Why do things like this keep happening to us?
Tom burada çalışmaya devam etmek istiyor.Tom wants to continue working here.
Tom burada çalışmaya devam edecek.Tom will continue to work here.
Yaptığını yapmaya devam et.Continue doing what you've been doing.
Yaptığın şeyi yapmaya devam edersen, Tom sinirlenir.Tom is going to get angry if you keep doing what you're doing.
Ayağındaki sıkıntı devam ediyor mu?Are you still having foot problems?
Ayaklarındaki sıkıntı devam ediyor mu?Are you still having foot problems?
Tom olmadan devam edemeyiz.We can't continue without Tom.
Çoğu İtalyan evlenene kadar aileleriyle yaşamaya devam ederler.Many Italians continue to live with their parents until they marry.
Köpekler havlamaya devam etti.The dogs kept barking.
Sami, Leyla'yı aramaya devam etti.Sami kept calling Layla.
Elbette devam et.Of course, go ahead.
Sami'nin okuldaki devamsızlığının altıncı günüydü.Sami was missing a sixth day of school.
Sami okulda altı gün devamsızlık yapmıştı.Sami was missing a sixth day of school.
Leyla tesettürde kalmaya devam ediyor.Layla is keeping her hijab on.
Sami kendini yok edecek bir yolla hayatını yaşamaya devam etti.Sami carried on living his life in a self-destructing way.
Siz ikiniz devam edin.You two go on ahead.
Devam et Tom.Go on, Tom.
Konuşma gece yarısı sonrasına kadar devam etti.The conversation went on until after midnight.
Tom devam etti.Tom continued.
Tom bunu yapmaya devam ediyor.Tom keeps doing that.
Müzakereler hız kesmeden devam ediyor.The negotiations are in full swing.
Sohbetlerine devam ettiler.Their conversation went on.
Devam edin!Go on!
Mücadele devam ediyor.The fight continues.
Devam etmek istedim.I wanted to continue.
Amerikan evleri büyüktür. Daha da büyümeye devam etmektelerdir.American houses are big. And they keep getting bigger.
Çalmaya devam et.Keep playing.
Çalmaya devam edin.Keep playing.
Oynamaya devam et.Keep playing.
Oynamaya devam edin.Keep playing.
Öğretmen onun sık sık devamsızlık yapmasından dolayı endişeliydi.The teacher was worried by his frequent absence from class.
Öğretmen onun sık devamsızlık yapmasından dolayı endişeliydi.The teacher was worried by his frequent absences from class.
Tom'un sesinden lafa "ama" ile devam edeceğini hissettim.From Tom's tone, I sensed there was a "but" coming.
Ateşle oynamaya devam edersen bir yerini yakınca şaşırma.If you keep playing with fire you must expect to get burnt.
Aramaya devam edeceğiz.We will continue the search.
Bu şekilde ne kadar devam edebiliriz?For how long can we continue like this?
Yaz okuluna devam ederken nehrin yanında bir çadırda yaşadı.He lived in a tent next to the river while he attended summer school.