Ana içeriğe geç
Sözlük

deva ile cümle

deva kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Mücadele devam ediyor.The fight continues.
Devam etmek istedim.I wanted to continue.
Amerikan evleri büyüktür. Daha da büyümeye devam etmektelerdir.American houses are big. And they keep getting bigger.
Çalmaya devam et.Keep playing.
Çalmaya devam edin.Keep playing.
Oynamaya devam et.Keep playing.
Oynamaya devam edin.Keep playing.
Öğretmen onun sık sık devamsızlık yapmasından dolayı endişeliydi.The teacher was worried by his frequent absence from class.
Öğretmen onun sık devamsızlık yapmasından dolayı endişeliydi.The teacher was worried by his frequent absences from class.
Tom'un sesinden lafa "ama" ile devam edeceğini hissettim.From Tom's tone, I sensed there was a "but" coming.
Ateşle oynamaya devam edersen bir yerini yakınca şaşırma.If you keep playing with fire you must expect to get burnt.
Aramaya devam edeceğiz.We will continue the search.
Bu şekilde ne kadar devam edebiliriz?For how long can we continue like this?
Yaz okuluna devam ederken nehrin yanında bir çadırda yaşadı.He lived in a tent next to the river while he attended summer school.
Tom hâlâ dansa devam ediyor mu?Does Tom still dance?
Düzenli olarak görüşmeye devam ettiler.They continued to meet regularly.
Düzenli olarak buluşmaya devam ettiler.They continued to meet regularly.
Trafik ışığının yeşile döndüğünü gördüğünüzde devam edin.When you see the traffic light turn green, go.
Su bulma umuduyla aynı yönde yürümeye devam ettik.We kept walking in the same direction, hoping to find water.
Sonsuza kadar benimkini kullanmaya devam edemezsin.You can't keep using mine forever.
Ee, Tatoebacılığa hâlâ devam mı?So, are you still Tatoebaing?
Filistinlilerin Doğu Kudüs'ten sürülmesi yıllardır devam ediyor.The eviction of Palestinians from East Jerusalem has been ongoing for years.
Bu iş hâlâ devam ediyor mu?Is that still a thing?
Tom sapkın düşüncesi devam ediyor.Tom aberrant thinking persist.
Ziri resim yapmaya devam etti.Ziri continued to paint.
Ziri çalmaya devam etti.Ziri continued to steal.
Ziri hırsızlık yapmaya devam etti.Ziri continued to steal.
Ziri şarkı söylemeye devam etti.Ziri continued to sing.
İki güç arasındaki barışı bozulmadan devam ettiren tek şey dehşet dengesi.The peace between the two powers is maintained only by the balance of terror.
Hâlihazırda yaptığımız gibi yapmaya devam edelim.Let's continue doing it the way we've been doing it.
Bunun devam etmesine müsaade edilmeyecek.This won't be allowed to continue.
Sağlığı bozulmaya devam etti.His health continued to deteriorate.
Durumu kötüleşmeye devam etti.His condition continued to deteriorate.
Uygulanan devasa yaptırımlar finansal bir nükleer savaş olarak değerlendiriliyor.The huge sanctions imposed are considered a financial nuclear war.
Küfürlü konuşmaya devam ederseniz size ban atacağım.I will ban you if you keep talking dirty.
Böyle gitmeye devam et.Keep going like this.
Çakallar etrafta dolaşmaya devam ediyordu.The jackals continued to hover around.
Eğer bu israfa devam ederse malından arta kalanı da kaybedeceğini gördü.He saw that if he continued to waste, he would lose everything he had left.
Sohbete devam etti.He resumed the conversation.
Robert kaçmaya devam etti.Robert continued to flee.
Tom sessizce çalışmaya devam etti.Tom quietly continued working.
Hayatlarımız devam eden bir süreçtir.Our lives are an ongoing process.
Işık yandığında Felix yürümeye devam etti.When the light came on, Felix continued walking.
Felix fırtınanın seslerini duymaya devam etti.Felix kept hearing the noises of the storm.
Felix arkadaşı ile konuşmaya devam etti.Felix resumed talking with his friend.
Felix polisleri aramaya çalışmaya devam etti.Felix kept trying to call the cops.
Gunter böyle devam edemez.Gunter can't go on like this.
Karl çalışmalarına devam etti.Karl continued with his work.
Karl işine devam etti.Karl continued with his work.
Karl, o uzaklaşırken Amelia'ya bağırmaya devam etti.Karl kept yelling at Amelia as she walked away.
Stefan kavşağa yaklaşmaya devam etti.Stefan continued to approach the intersection.
Stefan ormana bakmaya devam etti.Stefan continued looking into the woods.
"Kraliçe bulunamadı yola devam"."Kraliçe bulunamadı yola devam".
Ayrıca farklı bir isimle birlikte çalışmaya devam ettiler ve Fransa'da biraz zaman geçirdiler.They also continued to perform together under a different name and spent some time in France.
Almanya ana pazar olmaya devam ediyor, ancak uluslararası talepler artıyor.Germany remains the main marketplace, but international demands are increasing.
Beth, Dr. Edwards'a neden hastanede kalmaya devam ettiğini sorar.Beth asks Dr. Edwards why he stays at the hospital.
Slogan başarılı ve uzun süredir devam eden bir reklam kampanyasının bir parçası olmuştur.The slogan has been part of a successful, long-running advertising campaign.
Kadınlar turnuvasına bu yıl devam edilmedi ve yerini Moscow River Cup aldı.The women's tournament was discontinued this year and replaced by the Moscow River Cup.
Kız kalkıp oradan kaçar, Alexander ve diğer öğrenciler dans etmeye devam eder.She gets up and runs away leaving Alexander and all the other students dancing.
Eşinin yardımıyla bir sene boyunca sağ eliyle resim yapmaya devam etti.With the help of his wife, within a year he was painting again with his right hand.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod