dev ile cümle

dev kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Böyle devam edemez.It cannot continue like this.
Bu şekilde devam edemez.It cannot continue like this.
Onu yapmaya devam etmeye karar verdim.I've decided to keep doing that.
Dev bir asteroit dünya ile çarpıştığında Tom masasında oturuyordu.Tom was sitting at his desk when a giant asteroid collided with the earth.
Onu yapmaya devam etmemeye karar verdim.I've decided not to continue doing that.
Tom "Birleşik Devletler" ve "Amerika" arasındaki farkı bilmiyor.Tom doesn't know the difference between the "United States" and "America".
Sami, Leyla'ya bakmaya devam etti.Sami kept looking at Layla.
Bunu yapmaya devam etmek istiyor musun?Do you want to continue doing this?
Sami ve Leyla konuşmaya devam ettiler.Sami and Layla kept talking.
Sami, Leyla'ya e-posta göndermeye devam etti.Sami continued to e-mail Layla.
Sami, Facebook'ta çıplak resimler yayınlamaya devam etti.Sami continued to post nude pictures on Facebook.
Sami geri gelmeye devam etti.Sami kept coming back.
Sami, Leyla ile arkadaş olmaya devam etti.Sami continued to be friends with Layla.
Sami, Leyla'ya mektuplar göndermeye devam etti.Sami continued to send letters to Layla.
Sami, Leyla'ya mesaj yollamaya devam etti.Sami continued to send text messages to Layla.
Sami, Leyla'nın yemek masasında oturmaya devam etti.Sami continued to sit at Layla's lunch table.
Sami, Leyla'ya dik dik bakmaya devam etti.Sami continued to stare at Layla.
Sami yürümeye devam etti.Sami kept walking.
Sami sadece yürümeye devam etti.Sami just kept walking.
Umarım Tom ve Mary bunu yapmaya devam eder.I hope Tom and Mary keep doing that.
Amerika Birleşik Devletleri'ne gitmek istiyor.She wants to go to the United States of America.
Tom için çalışmaya devam etmek istiyorum.I want to keep working for Tom.
Tom ile çalışmaya devam etmek istiyorum.I want to continue working with Tom.
Fransız kültürü büyük prestiji yaşamaya devam ediyor.French culture continues to enjoy great prestige.
Tom fazla devamsızlık yapmıyor.Tom isn't absent very often.
Tom'un devamsızlığı az.Tom isn't absent very often.
Eğer yanlış davranmaya devam ederseniz kalıcı kayıtlarınıza geçecektir.If you continue to misbehave, it will go on your permanent record.
Neden böyle şeyler bize olmaya devam ediyor.Why do things like this keep happening to us?
Tom burada çalışmaya devam etmek istiyor.Tom wants to continue working here.
Tom burada çalışmaya devam edecek.Tom will continue to work here.
Senin lisen bir devlet okulu muydu?Was your high school a public school?
Kendini dev aynasında görme Tom.Get over yourself, Tom.
Yaptığını yapmaya devam et.Continue doing what you've been doing.
Yaptığın şeyi yapmaya devam edersen, Tom sinirlenir.Tom is going to get angry if you keep doing what you're doing.
Ayağındaki sıkıntı devam ediyor mu?Are you still having foot problems?
Ayaklarındaki sıkıntı devam ediyor mu?Are you still having foot problems?
Tom olmadan devam edemeyiz.We can't continue without Tom.
Tom ve Mary'nin çocukları devlet okuluna gidiyor.Tom and Mary's children go to public school.
Çoğu İtalyan evlenene kadar aileleriyle yaşamaya devam ederler.Many Italians continue to live with their parents until they marry.
İtalya'nın içinde iki bağımsız devlet vardır: San Marino ve Vatikan.There are two independent states within Italy: San Marino and the Vatican City.
Köpekler havlamaya devam etti.The dogs kept barking.
Sami, Leyla'yı aramaya devam etti.Sami kept calling Layla.
Elbette devam et.Of course, go ahead.
Amerika Birleşik Devletleri Kanada'nın kötü ikizidir.The United States is Canada's evil twin.
Sami'nin okuldaki devamsızlığının altıncı günüydü.Sami was missing a sixth day of school.
Sami okulda altı gün devamsızlık yapmıştı.Sami was missing a sixth day of school.
Leyla tesettürde kalmaya devam ediyor.Layla is keeping her hijab on.
Sami kendini yok edecek bir yolla hayatını yaşamaya devam etti.Sami carried on living his life in a self-destructing way.
Siz ikiniz devam edin.You two go on ahead.
Devam et Tom.Go on, Tom.
John, Birleşik Devletler'de doğdu.John was born in the United States.
Tom ve Mary çölde develere biniyorlardı.Tom and Mary rode on camels through the desert.
Tom ve Mary develere bindiler.Tom and Mary rode on camels.
Develer atlardan biraz daha yavaştır.Camels are slightly slower than horses.
Konuşma gece yarısı sonrasına kadar devam etti.The conversation went on until after midnight.
Tom devam etti.Tom continued.
Tom bunu yapmaya devam ediyor.Tom keeps doing that.
Golden sonra kalabalık pozisyonun tekrarını izlemek için dev ekrana odaklandı.After the goal was scored, the crowd turned to the giant TV to watch the action replay.
Tom masayı devirdi.Tom took his ball and went home.
Müzakereler hız kesmeden devam ediyor.The negotiations are in full swing.

İlgili Sayfalar