dev ile cümle
dev kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Ambalajlamaya devam ettim.I kept packing.
Sürmeye devam ettim.I kept driving.
Kazmaya devam ettim.I kept digging.
Bunun gibi şeyler nasıl olmaya devam ediyor?How do things like this keep happening?
Islık çalmaya devam ettim.I kept whistling.
Küremeye devam ettim.I kept shoveling.
Çığlık atmaya devam ettim.I kept screaming.
Devam etmem gerekiyor mu?Do I need to go on?
Çocuklarımı okula devam ettirmek için ne gerekiyorsa yapacağım.I'll do whatever it takes to keep my children in school.
Ben şarkı söylemeye devam ettim.I kept on singing.
Ben çalışmaya devam etti.I kept on working.
Çalışmaya devam ettim.I kept on working.
Pratik yapmaya devam ettim.I kept practicing.
Birleşik Devletlerin İran ile resmi diplomatik ilişkileri bulunmuyor.The United States does not have official diplomatic relations with Iran.
Amerika Birleşik Devletleri artık her zamankinden daha fazla bölünmüştür.The United States is more divided now than ever.
Nehirde yüzme çalışmaya devam ettim.I continued to try swimming in the river.
Nehirde yüzmeye çalışmaya devam ettim.I continued to try swimming in the river.
Fadıl kolej boyunca Leyla'yla flört etmeye devam etti.Throughout college, Fadil continued to date Layla.
Hem Fadıl hem de Leyla, kendi kariyer merdivenlerini tırmanmaya devam ettiler.Both Fadil and Layla continued to climb their respective career ladders.
Polis, Fadıl'ın minibüsünü aramaya devam etti.The police continued searching Fadil's van.
O, Fadıl'ın kafasında devam eden çılgınca düşüncenin bir örneğiydi.That was an example of the crazy thinking that was going on in Fadil's head.
Tom işte bir aydan daha az devam etti.Tom lasted less than a month on the job.
Aramızda devam eden bir şey yok.There's nothing going on between us.
Bizim aramızda devam eden bir şey yok.There's nothing going on between us.
Mary ve benim aramda devam eden bir şey yok.There is nothing going on between Mary and me.
Ben ve Tom arasında devam eden bir şey yok.There is nothing going on between me and Tom.
Fadıl yetişkinlik dönemi boyunca onu yapmaya devam etti.Fadil continued to do that throughout his adult life.
İki devletli çözüm öldü.The two-state solution is dead.
Bunu yapmaya devam edemezsin.You can't keep doing this.
Fadıl devletten devlete gitti.Fadil traveled from state to state.
Hâlâ bazen otobiyografiler okumaya devam ediyorum.I still sometimes read autobiographies.
Tom yaptığım şeyi yapmaya devam etmemi istedi.Tom asked me to continue doing what I was doing.
Sami ve Leyla'nın tartışmaları devam etti.Sami and Layla's arguments continued.
Obama'nın Fransa'nın büyük bir devlet başkanı olacağını düşünüyorum.I think Obama would be a great President of France.
O benimle dalga geçmeye devam etti.He kept mocking me.
Devrim diye bir şey yoktur.There is no such thing as devolution.
Genlerimizi ebeveynlerimizden devralırız.We inherit our genes from our parents.
Devam edin ve polisi arayın.Go ahead and call the police.
Tom sadece ne yapacağını bilmediğini söylemeye devam etti.Tom just kept saying he didn't know what to do.
Tom sadece cevabı bilmediğini söylemeye devam etti.Tom just kept saying he didn't know the answer.
Tom hakkında iyi şeyler duymaya devam ediyorum.I keep hearing good things about Tom.
Tom Mary'yi yazmaya devam etmesi için teşvik etti.Tom encouraged Mary to keep writing.
Tom devam etmek istedi.Tom wanted to continue.
Tom benimle alay etmeye devam etti.Tom kept making fun of me.
Benim için duyguların yokmuş gibi davranmaya devam edemezsin.You can't keep pretending you don't have feelings for me.
Senin için duygularım yokmuş gibi davranmaya devam edemem.I can't keep pretending that I don't have feelings for you.
Senin için olmayan hislerimi varmış gibi davranmaya devam edemem.I can't keep pretending that I have feelings for you that I don't.
Devam eden bir kar fırtınası var.There's a snowstorm going on.
Giyotin, Fransız Devrimi sırasında yaygın bir şekilde kullanıldı.The guillotine was widely used during the French Revolution.
Devler kolayca düşerler.Giants fall easily
Devletler sürekli savaş halindeydiler.The states were constantly at war.
Yazmaya devam ettim.I continued writing.
Ben yürümeye devam ettim.I continued walking.
Araba sürmeye devam ettim.I continued driving.
Ve insanlar açlıktan ölmeye devam ediyor.And the people continue to die of hunger.
Arkadaşlıkları devam etmedi.Their friendship did not last.
Uzay araştırması insan türünün yayılması ve devamı için gereklidir.Space research is necessary for the propagation and continuation of the human species.
Dev pasifik ahtapotları vahşi doğada beş yıla kadar yaşayabilir.Giant pacific octopuses can live for up to five years in the wild.
Onu yapmaya devam et, harika hissettiriyor.Keep doing that. It feels great.
Yunanlılar dev ahşap bir at inşa ettiler.The Greeks built a giant wooden horse.