detaylı ile cümle

detaylı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Neler olduğuna dair detaylı bir açıklamaya ihtiyacımız var.We need a detailed description of what happened.
Daha detaylı bilgi istiyorum.I want more detailed information.
Pilot manzarayı detaylı olarak açıkladı.The pilot described the scene in detail.
Üzgünüm, ama acele etmek zorundayım. Bunu detaylı açıklamak için vaktim yok.Sorry, but I have to hurry. I have no time to explain this in detail.
O, kazayı polise detaylı bir şekilde anlattı.He described the accident in detail to the police.
Konuyu detaylı olarak açıkladı.He explained the matter in detail.
O, ne gördüğünü detaylı olarak açıkladı.He explained in detail what he had seen.
Olay yerini detaylı olarak tanımladı.She described the scene in detail.
Zaman zaman daha akademik biriyle detaylı bir konuşma yapmak istiyorum.I like to have a deep conversation with a more academic person from time to time.
Tom detaylı olarak kazayı bildirdi.Tom reported his accident in detail.
Bunu biraz daha detaylı açıklamak istiyorum.I'd like to explain this in a little more detail.
Çok detaylı cevap için çok teşekkür ederim.Thank you very much for the very detailed response.
Tom ne olduğunu detaylı olarak anlattı.Tom described what had happened in detail.
Tom gördüklerini detaylı olarak açıkladı.Tom explained in detail what he had seen.
Tom, Mary'nin cep telefonuna detaylı bir mesaj bıraktı.Tom left a detailed message on Mary's cell phone.
Clyde, Jüpiter ve Marsla ilgili teleskopik gözlemlerinin çok detaylı çizimlerini yaptı.Clyde made very detailed drawings of his telescopic observations of Jupiter and Mars.
O koşulları detaylı olarak açıkladı.He described the circumstances in detail.
Tom konuyu detaylı olarak inceledi.Tom elaborated on the point.
Ona detaylı talimatlar verdim.I gave him detailed instructions.
Tom'a işi nasıl yapacağına dair detaylı talimatlar verdim.I gave Tom detailed instructions on how to do that.
Tom olayı detaylı olarak anlattı.Tom described the incident in detail.
Daha detaylı bir haritan var mı?Do you have a more detailed map?
Tom bunu detaylı olarak açıkladı ama ben hala onu anlamıyorum.Tom explained it in detail, but I still don't understand it.
Detaylı açıklama için size çok teşekkür ederim.Thank you very much for your detailed explanation.
Tom, olanları detaylı bir şekilde anlattı.Tom described what happened in great detail.
Oldukça detaylıydı.It was pretty elaborate.
Tom onun üzerine son derece detaylı bir rapor yazdı.Tom wrote an extremely detailed report on that.
Tom detaylı bir açıklama istedi.Tom wanted a detailed explanation.
Detaylı bilgi için example.com adresini ziyaret edebilirsiniz.For more information, visit example.com.
Detaylı bir açıklama istiyorum.I want a detailed explanation.
Gezegenlerin detaylı özellikleri başka bir sorundur.The detailed features of the planets are another problem.
Kullandığı ekipmanın daha detaylı bir listesi Sherinian'ın Web sitesinde yer almaktadır ().A more detailed list of equipment can be found at Sherinian's Web site ().
Sadece bize en yakın yıldız için mümkün olan detaylı ölçümlerle uğraşır.It deals with detailed measurements that are possible only for our closest star.
Daha sonra daha detaylı çalışması için veri toplamaya devam etti.Thereafter he continued gathering data for a more detailed work.
Özelleştirme seçenekleri de henüz yönetmek için çok daha detaylı idi.Customisation options were also much more detailed yet simpler to manage.
Dizide daha derine gidip daha detaylı bir şekilde bu dünyayı keşfedebileceğiz" demiştir.In the series we'll be able to go deeper and explore this world in greater detail and depth."
Beckett'ın tipik tarzına uygun olarak, sahne talimatları oldukça detaylı ve kesindir.In a fashion typical of Beckett, the stage directions are exactingly detailed and precise.
Bu konu “Leibniz-Newton controversy” adlı makalede daha detaylı bir şekilde ele alınmıştır.This subject is treated at length in the article Leibniz–Newton calculus controversy.
Mısır metinleri tanrıların vücutlarını detaylı olarak betimler.Egyptian writings describe the gods' bodies in detail.
Bu mayınların ikisi, detaylı bir inceleme için Malta'ya götürüldü.Two of the cut mines were sent to Malta for further examination.
Daha detaylı moleküler çalışmalar bu hipotezin değişmesine neden olabilir.Further molecular studies may result in this hypothesis being modified.
300 yıl boyunca detaylı olarak analiz edilir.It has been extensively analysed for more than 300 years.
Detaylı olarak, herhangi bir zamanda yayılan ışığın profili bozulmuş olacaktır.In detail, at any point in time the profile of the emitted light is going to be distorted.
İş genellikle fiziksel olarak zorlu, detaylıdır ve uzun saatler dikkat gerektiriyor.The job is often physically demanding, requiring attention to detail and long hours.
Yıldızın yakın bir mesafede olması, parlama aktivitesinin detaylı gözlemine izin vermektedir.The proximity of the star allows for detailed observation of its flare activity.
Detaylı bilgi içinDetailed Information.
Depresyonla ve bipolar II disorder ile mücadelesi medya tarafından detaylıca belgelendirilmiştir.Her struggle with depression and bipolar II disorder has been well documented by the media.
Ansiklopedi maddeleri sözlüktekilerden daha uzun ve daha detaylıdır.Encyclopedia entries are longer and more detailed than those in most dictionaries.
Detaylı harita.Detailed map.
Böylece projede 2. aşama olan ve 30.5 ay sürmesi planlanan Detaylı Tasarım Fazı'na geçilmiştir.Thus, the project advanced to Detailed Design Phase scheduled to last 30.5 months.
Michael kardeşini hapishaneden çıkarmak için detaylı bir plan hazırlar.Michael eventually developed an elaborate plan to break his brother out of prison.
Daha detaylı bir tabloya buradan ulaşılabilir.A more detailed list can be found here.
Allah'ın varlığı kavramı gerek özet gerek detaylı olarak birçok eserinde ele alınır.Even in the Quran, God's word is in many respects clothed in human words.
İkonografisini detaylı olarak anlatan bazı metinler onu Üstün Şakti ile kıyaslarlar.Some texts detailing her iconography compare her to the Supreme Shakti.
Detaylı olarak söylemek gerekirse doğal sayılar için belli bir S aksiyomatik sistemi alın.First, fix a particular axiomatic system S for the natural numbers.
Günümüzde daha detaylı ve kesin zamanlamalar geliştirilmeye devam etmektedir.For more recent periods, increasingly precise resolution of timing continues to be developed.
Bu seyahat ile ilgili detaylı bilgi yoktur.There is no further information on this voyage.
Bu görüşmeleri otobiyografisinde detaylı biçimde anlatmıştır.These are described in some detail in his autobiography.
İran ve Türkiye de, detaylı bir şekilde ele alındı.Iran and Turkey were discussed in detail.
Çikatilo, her suç için detaylıca sorgulandı.Chikatilo was initially questioned in detail about each charge upon the indictment.
İlgili Sayfalar